Buzdolabı Kapağındaki Çizelge
Dört kişilik bir ailenin buzdolabında şu çizelge asılı:
| Görev | Anne | Baba | Elif (17) | Can (11) |
|---|---|---|---|---|
| Akşam yemeği | 3 gün | 3 gün | 1 gün | — |
| Bulaşık | 2 gün | 2 gün | 2 gün | 1 gün |
| Market | 1 kez | 1 kez | — | — |
| Babaanneyi ziyaret | Pazar, hep birlikte | |||
Bir çizelge ahlakla ne ilgisi var, diyebilirsin. Aslında bu tablo üç değeri birden gösteriyor. Görevler yaşa ve güce göre dağıtılmış: adalet. Kimse tüm yükü tek başına taşımıyor: dayanışma. Pazar ziyareti kimseye bırakılmamış: vefa. Yükün tek kişiye binmesi haksızlık ve yıpranma doğurur; paylaşım hem adaleti hem birlikteliği güçlendirir.
Dikkat: adalet "herkes aynı işi yapsın" demek değildir. 11 yaşındaki Can'a akşam yemeği verilmemesi haksızlık değil, hakkaniyettir.
Daha zor bir durum: aile bu yıl Elif'in üniversite sınavı için ayda 4.000 liralık özel derse para ayırıyor, Can'a ise aynı miktar verilmiyor. Can "Bana haksızlık yapılıyor." diyor. Haklı mı? Adalet eşit harcama değil, ihtiyaca göre hakkaniyettir; ama ailenin bunu Can'a açıklaması, onun ihtiyaç duyduğu yıl aynı desteğin verileceğini söylemesi gerekir. Açıklanmayan fark, adil olsa bile haksızlık gibi algılanır.
Değerlerin Aile Hayatındaki Karşılığı
- Sevgi ve merhamet: ilişkinin temel bağı; zayıf ve ihtiyaç sahibine şefkatle davranmak.
- Sadakat: eşler arasında güvenin korunması.
- Adalet: çocuklar ve aile bireyleri arasında ayrım yapmadan hakkaniyetle davranmak. Buhârî ve Müslim'in aktardığı bir rivayette, çocuklarından yalnızca birine hediye verip ötekileri dışarıda bırakmak isteyen bir babaya Hz. Peygamber, çocuklar arasında adaletli davranmasını söylemiştir.
- Sabır ve hoşgörü: uzun süreli ve yakın bir birliktelikte görüş ayrılığı kaçınılmazdır; önemli olan onun yıkıcı olmadan yönetilmesidir.
- Mahremiyet: yakınlık kişisel alanın ortadan kalkması demek değildir. Kur'an aile içinde bile çocukların belirli 3 vakitte (sabah namazından önce, öğle sıcağında dinlenirken ve yatsıdan sonra) izin alarak odaya girmesini öğretir (Nûr suresi, ayet 58).
Mini soru: Ailede sır olmaz mı? Olur ve olmalıdır. Her bireyin kişisel alanına saygı güveni ve bireyselliği korur.
Güven: Zor Kazanılır, Kolay Kaybedilir
Güveni bir kumbara gibi düşünelim. Elif söz verdiği saatte eve döndüğü her akşam kumbaraya bir jeton atıyor. 6 ay boyunca 150 jeton birikti. Bir akşam haber vermeden 3 saat geç kaldı ve telefonunu açmadı. Kumbaradaki jetonların yarısı bir gecede gitmiş gibi olur.
Bu asimetri güveni korumayı ilişkideki en önemli sorumluluklardan biri yapar. Tutarlı davranışlar uzun süre yinelenerek güven kurar; tek bir tutarsızlık beklentileri belirsizleştirir ve ilişkiyi yıpratır. Tutarsız davranışı "bir kereden bir şey olmaz" diye önemsiz saymak sık yapılan hatadır.
Sağlıklı iletişim de tek yönlü değildir: dinlemek (anlaşılmak kadar anlamak), empati kurmak, incitmeden ifade etmek ve saygıyı korumak birlikte gerekir.
Anne Baba ve Çocuk: Karşılıklı Sorumluluk
Ebeveynin sorumluluğu: bakım, eğitim, iyi örnek olma. Çocuğun sorumluluğu: anne babaya saygı ve iyilikle davranma, aile içi görevlerini yerine getirme.
Çocuk bir emanettir. Bu kavram sahiplik değil sorumluluk bildirir; ebeveyn çocuğu üzerinde sınırsız yetki değil, bakım ve eğitim sorumluluğu taşır.
Örnek olmak sözden etkilidir. Çocuk büyük ölçüde gözlem ve taklitle öğrenir. "Yalan söyleme" diyen ama telefona "Babam evde yok." dedirten ebeveynin çocuğu söyleneni değil yapılanı öğrenir.
Çözümlü Örnek: Ahkaf Suresi, Ayet 15
Ayette insana anne babasına iyi davranması öğütlenir; annenin onu zahmetle taşıdığı, zahmetle doğurduğu, taşıma ve sütten kesme süresinin 30 ay olduğu hatırlatılır.
- Ayet soyut bir öğüt vermekle kalmaz, annenin katlandığı somut zorlukları sayar.
- Böylece öğüdün gerekçesi görünür: iyilik, görülen emeğin karşılığıdır.
- İsra suresinin 23-24. ayetleri kapsamı genişletir: yaşlandıklarında onlara "öf" bile denmemesi, güzel söz söylenmesi ve merhametle kanat gerilmesi istenir.
Sonuç: iyiliğin kapsamı maddi destekle sınırlı değildir. Hâl hatır sormak, incitmemek, gönül almak ve yaşlılıkta yalnız bırakmamak da iyiliktir. Anne babaya iyiliği yalnızca para göndermeye indirgemek sık yapılan bir yanılgıdır. Meali okurken de öncesi ve sonrası okunmalı, birden çok meal karşılaştırılmalı ve konuyla ilgili diğer ayetlere bakılmalıdır.
Değişen Aile, Değişmeyen İlkeler
Aile içi şiddet hiçbir gerekçeyle meşru görülemez; merhamet, adalet ve insan onuruna saygı ilkeleriyle bağdaşmaz. Şiddet yalnızca fiziksel değildir; sözel ve duygusal şiddet de onuru zedeler. Türkiye'de 6284 sayılı Kanun (2012) aile bireylerini şiddete karşı korur; destek için ALO 183 hattı aranabilir.
Teknoloji iki yönde işler: başka şehirdeki babaanneyle görüntülü konuşmayı sağlar, ama aynı masadaki dört kişinin dört ayrı ekrana bakmasına da yol açabilir. Belirleyici olan araç değil kullanım biçimidir.
Anlaşmazlık: aynı konuda sürekli tartışılıyorsa sorun çözülmemiştir. Sakin bir zamanda birbirini kesmeden dinlemek, sorunu somut tanımlamak ("Geç kalman değil, haber vermemen beni üzdü.") ve ortak bir çözümde uzlaşmak gerekir. Konuyu hiç açmamak sorunu büyütür.
Aile biçimleri değişebilir: geniş aile yerini çekirdek aileye bırakabilir, iş bölümü farklılaşabilir. Ama birlikte yaşamanın gerektirdiği sevgi, saygı, güven ve adalet ihtiyacı değişmez. Kültürümüzde yaşlılara gösterilen saygının dayanağı da buradadır: dinî öğretilerin büyüklere iyiliği öğütlemesi ve birikimin, deneyimin değerli görülmesi.
Sınav ipucu: "Söylenemez" sorularında "Ailede yakınlık olduğu için kişisel alandan söz edilemez." türündeki ifade yanlıştır; mahremiyet aile içinde de geçerlidir.
Sık sorulanlar
Aile içinde adalet herkesin aynı işi yapması mıdır?
Hayır. Adalet ayrım yapmadan hakkaniyetle davranmaktır; görevler yaşa ve güce göre dağıtılır.
Çocuğun emanet sayılması ne anlama gelir?
Ebeveynin sınırsız yetki değil, bakım ve eğitim sorumluluğu taşıdığı anlamına gelir.
Anne babaya iyilik yalnızca maddi destek midir?
Hayır. Hâl hatır sormak, incitmemek, gönül almak ve yaşlılıkta yalnız bırakmamak da iyiliktir.