İman Kavramı
İman, bir şeyin doğruluğunu kalpten kabul etmektir. İslam düşüncesinde imanın yeri kalp, ifadesi dildir.
İcmâlî iman: inanç esaslarına topluca inanmak
Tafsîlî iman: her esasa ayrı ayrı, bilerek inanmak
İslam düşüncesinde taklidî iman (görerek, sorgulamadan) ile tahkikî iman (araştırarak) ayrımı yapılır; ikincisi yeğlenir.
Altı İnanç Esası
Allah'a inanmak
Meleklere inanmak
Kitaplara inanmak — Tevrat, Zebur, İncil, Kur'an
Peygamberlere inanmak
Ahirete inanmak
Kadere inanmak
Bu esaslar "âmentü" olarak bilinen ifadede özetlenir.
Akıl ve İnanç
İslam düşüncesinde akıl, dinî sorumluluğun ön koşuludur; aklı olmayan sorumlu tutulmaz.
Kur'an'da düşünmeye, gözlemlemeye ve akletmeye çağıran çok sayıda ayet bulunur.
Kader ve irade: İslam düşüncesinde insanın cüzî iradesi vardır; seçimlerinden sorumlu tutulmasının nedeni budur. Kader, insanın seçimini ortadan kaldıran bir zorunluluk olarak anlaşılmaz.
Kavram Notu
Kaderi "her şeyin önceden belirlenmiş olması, insanın seçiminin bulunmaması" biçiminde anlamak yaygın bir yanlıştır. İslam düşüncesinde insan cüzî iradesiyle seçim yapar ve bu yüzden sorumludur.
Tevekkül de "hiçbir şey yapmamak" değil, gereğini yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak anlamına gelir.
Sık sorulanlar
İcmâlî ile tafsîlî iman arasındaki fark nedir?
İcmâlî iman esaslara topluca inanmaktır; tafsîlî iman her esasa ayrı ayrı ve bilerek inanmaktır.
Tevekkül ne anlama gelir?
Gerekli çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır; çalışmamak anlamına gelmez.