Kader ve Kaza
İslam düşüncesinde kader, Allah'ın evrendeki her şeyi bir ölçü ve düzen içinde belirlemesi olarak tanımlanır. Kaza ise bu belirlemenin zamanı geldiğinde gerçekleşmesidir.
Bu iki kavram birbirini tamamlar: kader plan, kaza uygulamadır.
Evrendeki Yasalar
Müfredat evrendeki düzeni üç başlıkta ele alır:
Fiziksel yasalar: madde ve enerjiyle ilgili, deneyle doğrulanabilen düzenlilikler — yer çekimi gibi.
Biyolojik yasalar: canlıların doğması, büyümesi, beslenmesi ve ölmesiyle ilgili düzen.
Toplumsal yasalar: toplumların yükselişi ve çöküşüyle ilgili düzenlilikler.
Bu yasaların düzenli işlemesi, insanın geleceği planlayabilmesini olanaklı kılar.
İrade ve Sorumluluk
Cüzi irade: insanın kendi seçimlerini yapma gücü.
Külli irade: her şeyi kuşatan ilahi irade.
İnsan, kendisine verilen cüzi irade nedeniyle yaptıklarından sorumlu tutulur. Sorumluluk için üç koşul aranır: akıl sahibi olmak, özgür seçim yapabilmek ve bilgi sahibi olmak.
Emek, tevekkülün önündedir: önce üzerine düşeni yapmak, sonra sonucu Allah'a bırakmak biçiminde anlaşılır.
Sık Karıştırılan Nokta
Tevekkül, çalışmayı bırakmak değildir. Müfredattaki tanım açıktır: gerekli çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmaktır.
Derse özgü ikinci ayrım: kadere iman, insanın sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İnsan seçimlerinden sorumludur; bu yüzden "kaderim böyleymiş" diyerek sorumluluktan kaçmak dersin öğretisiyle bağdaşmaz.
Sık sorulanlar
Kader ile kaza arasındaki fark nedir?
Kader, her şeyin belirli bir ölçü ve düzen içinde belirlenmesidir; kaza ise bu belirlemenin zamanı gelince gerçekleşmesidir.
Tevekkül çalışmamak mıdır?
Hayır. Tevekkül, gereken çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakmak olarak tanımlanır; çalışmayı bırakmak anlamına gelmez.