"Kaderimde Varmış" Diyen Kerem
İki öğrencinin bir aylık verisi:
- Ada: günde 2 saat çalışıyor, deneme ortalaması 82.
- Kerem: günde 20 dakika çalışıyor, deneme ortalaması 41.
Kerem sonucu için "Benim kaderim buymuş." diyor. Haklı mı? Tabloya bak: sonuç, çalışma süresiyle birlikte değişiyor. Ada 6 kat fazla çalışmış, puanı da 2 katına çıkmış. Kerem'in cümlesi, ünitenin en çok sorulan yanılgısıdır: kaderi, insanın seçimlerini ve emeğini ortadan kaldıran bir bahane gibi kullanmak.
Peki kader gerçekte ne anlatıyor? Önce iki kavramı ayıralım, sonra Kerem'e döneriz.
Kader Plan, Kaza Uygulama
Kader, evrende olup biten her şeyin Allah tarafından belirli bir ölçü, düzen ve plan içinde takdir edilmesidir. "Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık." ayeti bunu anlatır (Kamer suresi, ayet 49). Kaza ise takdir edilenin zamanı gelince gerçekleşmesidir.
Şöyle bir benzetme yapılabilir: bir mimarın çizdiği proje ile binanın yapılması. Proje kadere, yapının ortaya çıkması kazaya benzer. Benzetme yalnızca iki kavramın ilişkisini gösterir; Allah'ın bilgisini insan bilgisiyle eşitlemez.
Mini soru: "Takdir edilenin zamanı gelince gerçekleşmesi" hangi kavramdır? Cevap: kaza. "Yalnızca kötü olayların yaşanması" diye bir tanım yoktur; kaza sözcüğünün günlük dildeki "trafik kazası" anlamı sınavda çeldiricidir.
Evrendeki Üç Tür Yasa
Kaderin evrendeki görünümü yasalardır. Program bunları üçe ayırır:
- Fiziksel yasalar: madde ve enerjiyle ilgili düzen. Su deniz seviyesinde 100 °C'de kaynar; bırakılan cisim yere düşer.
- Biyolojik yasalar: canlıların doğması, büyümesi, beslenmesi ve ölmesi. Tohum uygun koşulda çimlenir.
- Toplumsal yasalar: toplumların yükselişi ve çöküşü. Çalışan, adil davranan toplumlar kalkınır. Kur'an bunu şöyle ifade eder: "Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Ra'd suresi, ayet 11).
Yasalar düzenli işlediği için insan geleceği planlayabilir: köprü yapan mühendis yer çekimine, tarla eken çiftçi mevsimlere güvenir. Mevsimlerin her yıl aynı sırayla gelmesi, suyun yüksekten alçağa akması evrendeki düzenin gözlemlenebilir örnekleridir.
İrade ve Sorumluluk
Küllî irade: Allah'ın her şeyi kuşatan, sınırsız iradesi.
Cüz'î irade: insana verilmiş, sınırlı seçme gücü.
Kartlarda "sınırsızdır, Allah'a aittir, sınırlıdır, insana verilmiştir" karışık verilirse cüz'î iradenin doğru eşleşmesi "sınırlıdır ve insana verilmiştir"dir.
İnsan cüz'î iradesi olduğu için yaptıklarından sorumludur. Kur'an'da "İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır." buyrulur (Necm suresi, ayet 39). Sorumlu tutulmak için şu şartlar aranır: akıl sahibi olmak, ergenlik çağına ulaşmak, seçim yapabilecek durumda olmak (zorlanmamak) ve bilgi sahibi olmak. Tehdit altında bir davranışa mecbur bırakılan kişi bu yüzden sorumlu tutulmaz; bilerek yalan söyleyen ise sorumludur.
Sık Yapılan Hata: Tevekkül = Beklemek
Ders çalışmadan sınava giren bir öğrenci "Ben tevekkül ettim." diyor. Öğrencilerin çoğu tevekkülü böyle, hiçbir şey yapmadan sonucu beklemek sanıyor. Oysa tevekkül, gerekli hazırlığı yaptıktan, elinden geleni ortaya koyduktan sonra sonucu Allah'a bırakmak ve O'na güvenmektir. Kur'an'da önce karar verilmesi, sonra tevekkül edilmesi istenir (Âl-i İmrân suresi, ayet 159).
Tevekkülün öncesinde tedbir vardır: kask takmak, emniyet kemerini bağlamak, hastalanınca doktora gitmek. "Hiçbir önlem almamak" tedbir değildir. Kapıyı açık bırakıp korunmayı beklemek de tevekkül sayılmaz.
Ecel ve Rızık
Ecel, her canlının belirlenmiş yaşam süresinin sonudur. Rızık ise canlının yararlandığı her şeydir: yiyecek, sağlık, bilgi, aile. Tarlasını sürüp tohum atan, sulayan ve zamanı gelince ürün alan çiftçi ile hiçbir hazırlık yapmadan ürün bekleyen komşusu karşılaştırılırsa sonuç açıktır: rızka ulaşmanın yolu çalışmak ve sebeplere sarılmaktır.
Kerem'e dönelim. Doğru cümle Efe'nin cümlesidir: "İnsan seçim yapar ve seçiminden sorumludur." Nil'in "Her şey baştan bellidir, insanın hiçbir seçeneği yoktur." görüşü programdaki kader anlayışıyla bağdaşmaz.
Sınav ipucu: Ünite sonundaki "en kapsayıcı sonuç" sorularında üç fikir birleştirilir: evrende düzen vardır, insan seçer, seçiminden sorumludur. Doğru seçenek üçünü birden içerir: "Düzenli bir evrende insan, iradesiyle seçer ve seçiminin sonucunu üstlenir."
Deprem Örneği: Yasa, Tedbir, Sorumluluk
Türkiye topraklarının büyük bölümü deprem kuşağındadır. Yer kabuğunun hareketi fiziksel bir yasadır; insan onu durduramaz. Ama binanın yönetmeliğe uygun, sağlam zemin üzerine ve yeterli demirle yapılması insanın seçimidir. Denetimsiz yapılan bir bina yıkıldığında "kader" demek, yukarıda Kerem'in yaptığı hatanın büyük ölçekli hâlidir: sorumluluğu, iradesini kötü kullananın üzerinden alıp bir kavrama yüklemek.
Program bu yüzden kader inancını pasiflikle değil tedbirle birlikte anlatır. Deprem çantası hazırlamak, eşyaları duvara sabitlemek, tahliye tatbikatına katılmak tedbirdir. Yasaları bilmek insanı çaresiz bırakmaz; tersine, neye karşı hazırlanacağını gösterir.
Sık sorulanlar
Kader ile kaza arasındaki fark nedir?
Kader her şeyin bir ölçü ve plan içinde takdir edilmesidir; kaza, takdir edilenin zamanı gelince gerçekleşmesidir.
Tevekkül çalışmayı bırakmak mıdır?
Hayır. Tevekkül gerekli çabayı ve tedbiri aldıktan sonra sonucu Allah'a bırakmaktır.