Görünmez Olsaydınız Dürüst Kalır mıydınız?
Platon (MÖ 427-347) Devlet'in ikinci kitabında bir öykü anlatır: Gyges adlı bir çoban, parmağına taktığında onu görünmez yapan bir yüzük bulur. Kimse onu göremeyecekse, yakalanma korkusu yoksa, insan yine de adil davranır mı? Öyküdeki soru bugün de canlıdır.
Gündelik bir sürümü: Kimsenin görmediği bir anda yerde içinde 500 TL ve kimlik olan bir cüzdan buldunuz. Sahibine ulaştırdınız ve "Aksini yapsaydım huzursuz olurdum" dediniz. Sizi durduran yasa değildi, polis de yoktu. Sizi durduran iç yargılama gücüne vicdan denir. Ahlak felsefesi, bu tür davranışların dayanağını arar: İyi nedir, neden iyi davranmalıyım?
Ahlak ile Etik; Olgu ile Değer
Ahlak, bir toplumda fiilen geçerli olan davranış kurallarıdır. Etik ise bu kuralları felsefi olarak inceler: Neden bu kural? Hangi ölçüte dayanıyor?
İkinci ayrım yargılar arasındadır. "Bu odanın sıcaklığı 22 derecedir" bir olgu yargısıdır; termometreyle doğrulanır. "Bu davranış yanlıştır" ise bir değer yargısıdır; ölçü aletiyle değil, gerekçeyle savunulur. David Hume (1711-1776), 1739'da yayımlanan İnsan Doğası Üzerine Bir İnceleme'de olan hakkındaki önermelerden olması gereken hakkında bir sonuca doğrudan geçilemeyeceğine dikkat çekti.
Mini soru: "İnsanlar tarih boyunca savaşmıştır; o hâlde savaşmak doğrudur." Hata nerede? Tarihsel bir olgudan (olan) bir değer yargısına (olması gereken) atlanmış. Bir şeyin sık yaşanması onu doğru yapmaz.
İyi Nedir? Dört Büyük Cevap
| Yaklaşım | İyi olan | Temsilci |
|---|---|---|
| Hazcılık (hedonizm) | Haz veren; acıdan kaçınma | Aristippos (yaklaşık MÖ 435-356), Epikuros (MÖ 341-270) |
| Faydacılık | En çok sayıda insana en büyük mutluluğu sağlayan | Bentham (1748-1832), J. S. Mill (1806-1873), Faydacılık, 1861 |
| Ödev etiği | Ahlak yasasına saygıdan, ödev için yapılan | Kant (1724-1804), Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi, 1785 |
| Erdem etiği | Erdemli karakterden doğan, ölçülü olan | Aristoteles (MÖ 384-322), Nikomakhos'a Etik |
"İyi"ye verilen bu farklı cevaplar, ahlak felsefesinin temel gerçeğini gösterir: iyinin ölçütü tartışmalıdır ve her ölçüt kendi gerekçesini sunmak zorundadır.
Niyet mi, Sonuç mu?
| Kişi | Niyeti | Sonuç |
|---|---|---|
| Birinci | Yardım etmek | Zarar doğdu |
| İkinci | Zarar vermek | Yarar doğdu |
Hangisi ahlaken daha iyi davrandı? Faydacı yaklaşım sonuca bakar. Kant ise niyete ve ilkeye bakar; ona göre sonucu iyi çıksa da kötü niyetle yapılan eylemin ahlaki değeri yoktur. Kant'ın ölçütü evrenselleştirmedir: eyleminin ilkesinin herkes için geçerli bir yasa olmasını isteyebiliyor musun? "Zor durumda kalınca yalan söylerim" ilkesini herkes benimserse kimse kimsenin sözüne güvenmez; ilke kendini yok eder.
Ödev etiğinin faydacılığa yönelttiği temel eleştiri şudur: yalnızca sonuca bakılırsa, çoğunluğun mutluluğu için bir kişinin hakkı çiğnenebilir.
Makas Kimin Elinde? Tramvay Sorusu
Filozof Philippa Foot 1967'de bir düşünce deneyi kurdu. Freni tutmayan bir tramvay raylarda çalışan 5 kişiye doğru gidiyor. Makası çevirirseniz tramvay yan hatta geçecek ve orada çalışan 1 kişiye çarpacak. Makası çevirir misiniz?
Faydacı hesap kısadır: 5 hayat 1 hayattan fazladır, makas çevrilmelidir. Kant'ın izinden giden ödev etiği ise daha temkinlidir. Kant'a göre insana hiçbir zaman yalnızca bir araç olarak değil, her zaman aynı zamanda bir amaç olarak davranılmalıdır; yan hattaki kişiyi başkalarını kurtarmak için feda etmek bu ilkeyle gerilime girer. Sorunun amacı doğru cevabı ezberletmek değil, iki yaklaşımın hangi noktada ayrıldığını görünür kılmaktır.
Özgürlük Yoksa Sorumluluk da Yok
Sorumlu tutulabilmek için seçim yapabilmek gerekir. Bu yüzden her davranışın önceki nedenlerce belirlendiğini savunan determinizm, ahlak felsefesine zor bir soru sorar: seçim yoksa övgü ve ceza neye dayanır?
| Durum | Sorumluluk |
|---|---|
| Bilerek ve isteyerek yapılan | Tam |
| Tehdit altında yapılan | Azalır |
| Sonucu öngörülemeyen | Azalır ya da ortadan kalkar |
Bir Kırlangıçla Bahar Gelmez: Erdem
Aristoteles Nikomakhos'a Etik'te "Bir kırlangıçla bahar gelmez" der: tek bir iyi davranış kişiyi erdemli yapmaz. Erdem, iyi davranışın tekrarlanıp alışkanlığa, alışkanlığın karaktere dönüşmesidir. Ona göre erdem iki aşırılığın ortasıdır: cesaret, korkaklık ile gözü karalık arasında; cömertlik, cimrilik ile savurganlık arasındadır.
Görecilik ve Evrensellik; İki Yanılgı
Sofist Protagoras (MÖ 5. yüzyıl) "İnsan her şeyin ölçüsüdür" der; ahlaki yargılar topluma ve döneme göre değişir. Sokrates ve Kant ise herkes için geçerli, evrensel ahlak ilkeleri arar. Katı göreciliğe yöneltilen temel eleştiri şudur: her toplumun kuralı kendi içinde doğruysa, köleliği kabul eden bir toplumu eleştirecek ortak ölçüt kalmaz.
Yanılgı 1: Hazcılığı "canın ne isterse yap" sanmak. Epikuros sade yaşamı, dostluğu ve ruh dinginliğini (ataraksia) öğütler; ona göre ölçüsüz haz daha büyük acı getirir.
Yanılgı 2: Yasaya uygun olan her şeyi ahlaki saymak. Yasanın yaptırımı dışsaldır (ceza), vicdanınki içseldir (huzursuzluk, pişmanlık). Yalnızca yasaya dayanan düzen, kimsenin görmediği yerde işlemez.
Mini Uygulama: Sır mı, Başkasının Güvenliği mi?
Bir arkadaşınıza sırrını saklayacağınıza söz verdiniz; ama sırrı saklamak başka birinin zarar görmesine yol açacak. Buna ahlaki ikilem denir: iki ödev çatışır ve biri yerine getirilirken öteki çiğnenir. Faydacı, hangi seçeneğin daha az zarar doğuracağını hesaplar. Hangi ilkenin evrenselleştirilebileceğine ise ödev etiği bakar. Tıp etiği, meslek etiği, çevre etiği gibi uygulamalı alanların doğması da bu yüzdendir: yeni teknolojiler ve meslekler, eski kuralların cevaplamadığı yeni ikilemler üretir.
Sık sorulanlar
Ahlak ile etik arasındaki fark nedir?
Ahlak bir toplumda fiilen geçerli davranış kurallarıdır. Etik bu kuralları ve dayandıkları ölçütleri felsefi olarak inceleyen disiplindir.
Kant'ın evrenselleştirme ölçütü ne işe yarar?
Bir eylemin ilkesinin herkes tarafından uygulanmasının kabul edilebilir olup olmadığını sınar. Herkes uyguladığında kendini yok eden ilke ahlaki olamaz.
Aristoteles'e göre erdem nasıl kazanılır?
İyi davranışların tekrarlanmasıyla alışkanlık, alışkanlıkla da karakter oluşur. Erdem iki aşırılığın ortasında yer alır.