Dondurma Boğulmaya mı Yol Açıyor?
Bir kıyı kentinde tutulan kayıtlar ilginç bir şey gösteriyor: dondurma satışı arttığı aylarda boğulma vakaları da artıyor. Biri hemen yorum yapıyor: "Dondurma boğulmaya yol açıyor."
Yorumun neresi yanlış? İki olayın birlikte artması, birinin ötekinin nedeni olduğunu göstermez. İkisini de etkileyen üçüncü bir etken var: sıcak hava. Temmuzda hem dondurma yenir hem denize girilir. Bilim felsefesi tam bu tür sorularla uğraşır: Bir açıklamayı bilimsel yapan nedir, bilimsel bilgi nasıl sınanır, nasıl değişir?
Bilimsel Yöntemin Basamakları
- Sorun belirlenir: Yeni bir öğrenme yöntemi başarıyı artırıyor mu?
- Hipotez kurulur: Sınanmayı bekleyen bir açıklama önerisi: "Yöntem notları yükseltir."
- Sınama yapılır: 60 öğrenci rastgele iki gruba ayrılır. Deney grubuna yeni yöntem uygulanır; kontrol grubu eski yöntemle devam eder.
- Sonuç değerlendirilir: Fark yalnızca yöntemden kaynaklanıyorsa hipotez desteklenir.
Kontrol grubu olmasaydı ne olurdu? Notlar başka bir nedenle, örneğin sınavın kolay olması yüzünden yükselmiş olabilirdi; karşılaştırma yapılamazdı. Bir haberde "Araştırmaya göre bu içecek hafızayı güçlendiriyor" deniyor ama katılımcı sayısı, süre ve karşılaştırma grubu verilmiyorsa, iddianın sınanabilirliği değerlendirilemez.
Kavramları da ayıralım: hipotez sınanmayı bekleyen açıklama önerisidir; kuram sınamalardan geçmiş, geniş bir olgu alanını açıklayan sistemdir; yasa ise olgular arasındaki düzenli ilişkinin ifadesidir. Günlük dilde "kuram"ın "kanıtsız tahmin" anlamında kullanılması bu yüzden yanıltıcıdır: bilimde kuram, en sağlam yapılardan biridir.
El Yıkamanın Öyküsü: Bilimsel Bilgi Nasıl Bir Bilgidir?
1847'de Viyana'daki bir doğumhanede çalışan Ignaz Semmelweis, doktorların baktığı koğuşta lohusa humması kaynaklı ölümlerin ebelerin baktığı koğuştakinden çok daha yüksek olduğunu fark etti. Hipotezi şuydu: otopsiden doğrudan doğuma gelen doktorların ellerinde hastalık taşıyan bir şey vardı. Klorlu suyla el yıkamayı zorunlu kıldı ve ölümler belirgin biçimde azaldı. Ama meslektaşlarının çoğu onu yıllarca ciddiye almadı; mikrop kuramı ancak on yıllar sonra yerleşti.
Öykü bilimsel bilginin niteliklerini tek tek gösterir. Bilimsel bilgi sistemlidir (gözlem, hipotez ve sınama bir düzen içinde), sınanabilirdir (el yıkayan ve yıkamayan koğuşlar karşılaştırılabilir), düzeltilebilirdir (yeni kanıt eski kabulü değiştirir) ve kesin değildir: bugünün en sağlam bilgisi de yarın genişletilebilir. Mini soru: Semmelweis'in hipotezinin önce reddedilmesi bilimin başarısızlığı mıdır? Hayır; kanıtın birikmesiyle düzeltilmesi, bilimin kendini denetleyen yapısının örneğidir.
Yüz Beyaz Kuğu Neyi Kanıtlar?
Francis Bacon (1561-1626) 1620'de yayımlanan Novum Organum'da bilimin gözlemden genel yasalara, yani tümevarımla ilerlemesi gerektiğini savundu. 1920'lerde toplanan Viyana Çevresi düşünürleri bir adım ileri gitti: bir önerme ancak gözlemle doğrulanabiliyorsa anlamlıdır.
Karl Popper (1902-1994) 1934'te yayımlanan Bilimsel Araştırmanın Mantığı'nda bu ölçütü tersine çevirdi. "Yüz gözlemin yüzü de hipotezi destekledi, o hâlde hipotez kesin olarak doğrudur" akıl yürütmesi hatalıdır; 101. gözlem onu çürütebilir. Popper'a göre bir savı bilimsel yapan, onu çürütebilecek bir gözlemin tarif edilebilmesidir: yanlışlanabilirlik.
| Sav | Onu çürütebilecek gözlem | Bilimsel mi? |
|---|---|---|
| Bütün metaller ısıtılınca genleşir. | Isıtılınca genleşmeyen bir metal | Evet, yanlışlanabilir |
| Her olayın gizli bir nedeni vardır; bulunamıyorsa daha da gizlidir. | Tarif edilemez; her sonuç savı doğrular | Hayır |
Sık yapılan hata, yanlışlanabilir olmayı "yanlış olmak" sanmaktır. Yanlışlanabilir sav doğru olabilir; önemli olan, yanlışsa bunun nasıl anlaşılacağının belli olmasıdır.
Kuhn: Bilim Hep Üst Üste Mi Eklenir?
Thomas Kuhn (1922-1996) 1962'de yayımlanan Bilimsel Devrimlerin Yapısı'nda bilimin yalnızca birikerek ilerlemediğini savundu. Bir dönemin bilim insanları hangi soruların sorulacağı, hangi yöntemlerin geçerli olduğu ve neyin çözüm sayılacağı konusunda ortak bir çerçeveyi paylaşır. Kuhn buna paradigma der.
| Evre | Ne olur? | Örnek |
|---|---|---|
| Normal bilim | Çerçeve içinde çalışılır | Yer merkezli gökbilim hesapları |
| Anomali | Açıklanamayan olgular artar | Gezegen konumlarındaki uyumsuzluklar |
| Bunalım | Çerçeve sorgulanır | Hesapların giderek karmaşıklaşması |
| Devrim | Yeni çerçeveye geçilir | Kopernik'in 1543'te yayımlanan güneş merkezli modeli |
Birikimci görüşe göre bilgi üst üste eklenerek ilerler; Kuhn'un devrimci görüşüne göre ise bilim zaman zaman çerçeve değiştirerek sıçrar.
Bilim ile Sözde Bilimi Ayırmak
| Ölçüt | Bilim | Sözde bilim |
|---|---|---|
| Sınama | Karşı kanıta açıktır | Karşı kanıtı dışlar ya da yorumla yok eder |
| Yöntem | Açık ve yinelenebilir | Belirsiz |
| Denetim | Hakem incelemesi, yayın, eleştiri | Yalnızca taraftar onayı |
Bir deneyin başka araştırmacılarca yinelenebilmesi neden aranır? Sonuç tek bir laboratuvarın hatasına ya da beklentisine bağlı kalmasın diye. Araştırma yapılır, hakemler inceler, yayınla topluluğa açılır, eleştiri ve sınama sürer: bilimsel bilginin güvenilirliği bu açık denetimden gelir, kesinliğinden değil.
Bilim Her Soruyu Cevaplar mı?
"Bu teknoloji nasıl çalışır?" bilimin sorusudur. "Bu teknoloji kullanılmalı mı?" ise etiğin ve felsefenin sorusudur; değer içerir ve deneyle kapanmaz. Bilimin her soruyu cevaplayamayacağını söyleyen görüş bu ayrıma dayanır. Bilim insanının araştırmasının sonuçlarını gözetmesi gerektiği görüşü de aynı yerden beslenir: bilgi, kullanıldığı bağlamdan bağımsız değildir. Ağustos 1945'te Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombaları, fiziğin en parlak buluşlarının hangi kararlarla kullanılabileceğini acı biçimde gösterdi.
Mini Uygulama
"Bilim yalnızca gözlemleri biriktirmekle ilerlemez; zaman zaman bir dönemin bütün sorularını ve yöntemlerini kuşatan çerçeve çöker, yerine başkası gelir." Bu paragraf hangi düşünürü yansıtır? Kuhn'u. "Bir sav, hangi gözlemin onu çürüteceği söylenemiyorsa bilimsel değildir" diyen paragraf ise Popper'dır. Sınav ipucu: "paradigma", "anomali", "bunalım" Kuhn'un; "yanlışlanabilirlik", "siyah kuğu" Popper'ın; "doğrulanabilirlik" Viyana Çevresi'nin anahtar sözcükleridir.
Sık sorulanlar
Doğrulanabilirlik ile yanlışlanabilirlik arasındaki fark nedir?
Doğrulanabilirlik, bir savı destekleyen gözlem bulunabilmesini ölçüt alır. Yanlışlanabilirlik ise savı çürütebilecek bir gözlemin tarif edilebilmesini ister; Popper'a göre bilimselliğin ölçütü budur.
Paradigma nedir?
Bir dönemin bilim insanlarının paylaştığı; hangi soruların sorulacağını, hangi yöntemlerin geçerli olduğunu ve neyin çözüm sayılacağını belirleyen ortak çerçevedir.
Kontrol grubu neden gereklidir?
Deney grubundaki değişimin gerçekten uygulanan yöntemden kaynaklanıp kaynaklanmadığını anlamak için karşılaştırma sağlar.