Doğaya Bakış Açıları
Antroposentrizm (insan merkezcilik): doğanın değeri, insana yararlı olmasındandır.
Biyosentrizm: bütün canlılar kendi başına değerlidir.
Ekosentrizm: değer taşıyan, tek tek canlılar değil ekosistemin bütünüdür.
Fark somuttur: bir ormanı korumanın gerekçesi "bize odun ve temiz hava veriyor" mu, yoksa "kendi başına değerli" mi?
Çevre Etiği
Temel sorular: Doğaya karşı ödevlerimiz var mı? Hayvanların hakları olabilir mi? Gelecek kuşaklara karşı sorumluluğumuz nedir?
Kuşaklar arası adalet: henüz doğmamış insanların çıkarları bugünkü kararlarda hesaba katılmalı mıdır? Sürdürülebilirlik kavramının felsefi temeli budur.
Jonas'ın sorumluluk ilkesi: "Öyle davran ki eyleminin sonuçları yeryüzünde gerçek insan yaşamının sürmesiyle bağdaşsın."
Kalkınma ve Doğa Gerilimi
Ekonomik büyüme ile doğanın korunması sık sık çatışır. Bu gerilim yalnızca teknik değil, değer sorunudur: neyin öncelikli olduğuna karar vermek gerekir.
Sürdürülebilir kalkınma, bugünün ihtiyacını gelecek kuşakların olanaklarını yok etmeden karşılamayı önerir.
Eleştirisi de vardır: sınırsız büyüme ile sınırlı kaynakların uzun vadede bağdaşıp bağdaşamayacağı tartışılır.
Sık Karıştırılan Nokta
Çevreciliği tek bir görüş sanmak. Doğayı korumanın gerekçesi konuma göre değişir: insan yararı, canlının kendi değeri ya da ekosistemin bütünlüğü.
İkinci karışıklık: sürdürülebilirliği yalnızca teknik bir önlem saymak — özünde kuşaklar arası adalet sorusudur.
Sık sorulanlar
Antroposentrizm ile ekosentrizm nasıl ayrılır?
Antroposentrizm doğanın değerini insana yararında görür; ekosentrizm ekosistemin bütününü kendi başına değerli sayar.
Kuşaklar arası adalet ne demektir?
Bugünkü kararlarda henüz doğmamış kuşakların çıkarlarının da hesaba katılması gerektiği düşüncesidir.