Saat 10.15, 6-C Sınıfında Neler Oluyor?
İkinci teneffüsten sonra 6-C sınıfına bir fotoğraf makinesiyle girdiğinizi düşünün. O an gördüklerinizi İngilizce anlatmak için tek bir yapı yeter:
(1) The teacher is writing on the whiteboard. (Öğretmen tahtaya yazıyor.)
(2) Two students are reading their books. (İki öğrenci kitap okuyor.)
(3) Mert is looking out of the window. (Mert pencereden dışarı bakıyor.)
(4) I am sitting next to Zeynep. (Zeynep'in yanında oturuyorum.)
Dört cümlenin ortak kalıbı: am / is / are + fiil-ing. Buna şimdiki zaman (present continuous) diyoruz ve tam şu anda olan işi anlatır. "I" ile am, "he/she/it" ve tekil isimle is, "we/you/they" ve çoğul isimle are gelir.
Neden "The teacher writes on the whiteboard" demedik? Çünkü o cümle öğretmenin her zaman tahtaya yazdığını, yani bir alışkanlığı anlatır. Biz ise saat 10.15'teki tek bir anı anlatıyoruz.
Sınıftaki Eşyalar
| English | Türkçe |
|---|---|
| whiteboard / board | yazı tahtası |
| projector | projeksiyon cihazı (sunumu duvara yansıtır) |
| cupboard | dolap |
| desk | sıra, masa |
| pencil case | kalem kutusu |
| rubber / eraser | silgi |
| ruler | cetvel |
| notebook | defter |
| clock | duvar saati |
"Rubber" İngiliz İngilizcesinde, "eraser" Amerikan İngilizcesinde daha çok kullanılır. İkisi de silgi demektir; testte hangisi çıkarsa çıksın aynı eşyayı düşünün.
Nerede? Dört Yer Edatı
Sıranızın üstünü bir harita gibi düşünün:
- on (üstünde): The book is on the desk.
- under (altında): My bag is under the chair.
- in (içinde): The pen is in the pencil case.
- behind (arkasında): The map is behind the teacher.
- between (arasında): I sit between Ece and Can.
- next to (yanında): The clock is next to the door.
"Between" her zaman iki şeyle kullanılır ve araya and girer: between the window and the door. Mini soru: 3 kalem kutunun içindeyse "The pens are on the pencil case" doğru olur mu? Olmaz; "on" üstünde demek. Kutunun içi için "in" gerekir.
Can I…? mi, Can you…? mi
Sınıfta en çok kurulan iki soru birbirine çok benzer ama işleri farklıdır.
Can I …? → izin istersiniz; işi siz yapacaksınız.
"Can I open the window, please?" (Pencereyi açabilir miyim?)
"Can I go to the toilet?"
Can you …? → rica edersiniz; işi karşınızdaki yapacak.
"Can you lend me your rubber, please?" (Silgini bana ödünç verir misin?)
"Can you repeat that, please?" (Tekrar eder misiniz?)
Cevaplar: kabul için "Sure, go ahead." (Tabii, buyur.), "Yes, of course." · ret için "Sorry, you can't. It's cold today."
Öğretmenin Yönergeleri
Öğretmen bütün sınıfa bir iş yaptırırken emir cümlesi kurar: Close your notebooks. · Listen carefully. · Work in pairs. · Look at page 12. · Don't talk, please.
Bunlar kaba sayılmaz; sonuna "please" eklenince nazik bir yönergeye dönüşür.
Mini Diyalog: Tahtayı Göremiyorum
Zeynep: Excuse me, teacher. I can't see the board.
Teacher: Oh, you're in the last row. Come and sit in the front, next to Ada.
Zeynep: Thank you. Can I take my bag with me?
Teacher: Of course.
Öğretmen sorunu çözmek için bir öneri getiriyor (öne gel). Testte "boş balona uygun yanıt" sorulduğunda, sorunla ilgisi olan çözümü arayın; "Close the window" gibi alakasız bir yönerge seçeneği çeldiricidir.
Okuma Parçası
It is 11 o'clock and it is an English lesson. Our teacher is showing a video on the projector. Twenty-four students are watching it. My friend Emre is taking notes in his notebook. His pencil case is on the desk and his bag is under the chair. The window is open because it is very hot today.
(1) What is the teacher using? (2) How many students are watching the video? (3) Where is Emre's bag? · Cevaplar: (1) The projector. (2) 24. (3) Under the chair.
Sık Yapılan Hata: "is" Düşünce
Sık yapılan hata: şimdiki zamanda am/is/are'ı atlamak. "The teacher writing on the board" cümlesi eksiktir, çünkü Türkçedeki "-yor" eki İngilizcede iki parçaya bölünür: is + -ing. Doğrusu "The teacher is writing on the board."
İkinci karışıklık: izin ve ricayı ters kurmak. Silgi isteyen öğrenci "Can I lend your rubber?" derse, silgiyi kendisinin ödünç vereceğini söylemiş olur. Doğrusu "Can you lend me your rubber?" ya da "Can I borrow your rubber?"
Sınav Köşesi
Soruda "şu anda", "tam o anda" ifadesi geçiyorsa seçeneklerde am/is/are + -ing arayın. Eşya tablosunda yer soruluyorsa edatı tablodan okuyun, tahmin etmeyin.
Deneyin: 1. My ruler is ___ my notebook. (altında) 2. Ali ___ (draw) a picture now. 3. Silgi istemek için doğru soru hangisi? a) Can I lend your rubber? b) Can I borrow your rubber?
Cevaplar: 1. under · 2. is drawing · 3. b
Sık sorulanlar
Şimdiki zamanın yapısı nedir?
am / is / are + fiilin -ing hâli: 'She is reading a book.' Tam şu anda olan işleri anlatır.
'Can I…?' ile 'Can you…?' farkı nedir?
'Can I…?' izin ister, işi konuşan yapar. 'Can you…?' rica eder, işi karşıdaki kişi yapar.
'Between' nasıl kullanılır?
İki şey arasında kullanılır ve 'and' ile bağlanır: between the door and the window.