10. Sınıf Family Life & Home — Past Continuous ve Ev Yaşamı — Konu Anlatımı

6 dk okuma · Güncellendi: 29 Ağustos 2026 · Hemen teste geç →

Saat 20.15, Elektrikler Kesildi

Geçen kış bir akşam, saat tam 20.15'te bütün mahallenin elektriği kesildi. Ertesi gün Ayşe bunu yabancı arkadaşına anlatıyor:

At 8.15, my father was cooking dinner and my little brother was watching cartoons. I was having a video call with my cousin in Berlin. Suddenly, the lights went out. My brother screamed, my father burnt the rice, and the call ended.

(Saat 8.15'te babam akşam yemeği pişiriyordu, küçük kardeşim çizgi film izliyordu. Ben de Berlin'deki kuzenimle görüntülü konuşuyordum. Birden ışıklar söndü. Kardeşim çığlık attı, babam pilavı yaktı ve görüşme kesildi.)

Metinde iki tür geçmiş var: o anda sürmekte olanlar (was cooking, was watching, was having) ve o anı bölen, bir kez olup biten olaylar (went out, screamed, burnt, ended).

Arka Plan ve Kesen Olay

Past continuous: was / were + -ing. Geçmişte belli bir anda sürmekte olan eylem.
Simple past: tamamlanmış, kısa eylem.

İkisini bağlayan iki sözcük var:

  • when genellikle kısa olayın önüne gelir: My father was cooking when the lights went out.
  • while genellikle uzun olayın önüne gelir: While I was talking to my cousin, the call ended.

İki eylem aynı anda uzun uzun sürdüyse ikisi de continuous olur: While my father was cooking, my brother was watching TV. Arka arkaya olan kısa olaylar ise hep simple past: I found a candle, lit it and sat down.

Mini soru: When I came home, my mother ___ (bake) a cake. Cevap: was baking. Ben eve geldiğimde kek zaten fırındaydı. baked derseniz annem ancak ben gelince kek yapmaya başlamış olur.

Eskiden Böyleydi: Used To

Ayşe'nin babası kendi çocukluğunu anlatıyor: When I was a child, power cuts used to happen almost every week. We used to keep candles in every room. We didn't use to have a TV in the bedroom.

used to + yalın fiil: geçmişte düzenli olan ama artık olmayan alışkanlık ya da durum. Olumsuz ve soruda did geldiği için use yalına döner: didn't use to, Did you use to…?

Bir kuşak karşılaştırması: My grandparents used to keep in touch with letters and visits; today's students keep in touch with messages.

Keşke: I Wish + Past

Bugüne ilişkin gerçekleşmemiş bir dilek I wish + simple past ile kurulur:

I wish we had more time together during the week. (Keşke hafta içi birlikte daha çok vaktimiz olsa.)
I wish my brother didn't play such loud games. (Keşke kardeşim o kadar gürültülü oyun oynamasa.)

Fiil geçmiş zamanda ama anlam şimdiki; tıpkı 9. sınıftaki second conditional'da olduğu gibi, geçmiş biçim gerçekdışılığı işaret ediyor. be fiilinde resmî kullanım I wish I were… olur.

Ev İşleri ve Sıklık

Ev işi (chore)Kim?Ne sıklıkla?
taking out the rubbishAyşeevery day
doing the washing-upthe brotherstwice a day
cleaning the windowsthe fatheronce a month
doing the shoppingthe motheronce a week

Sözcük uyarısı: do the washing-up (bulaşık yıkamak) ve do the shopping (alışveriş yapmak) kalıpları make ile kurulmaz. make daha çok üretilen şeylerde kullanılır: make the bed, make dinner. household (hane), sibling (kardeş) ve upbringing (yetiştirilme) de temanın anahtar sözcükleridir.

Mini Diyalog: Bulaşık Kavgası

Emre: We always argue about who does the washing-up! (Bulaşığı kimin yıkayacağı konusunda hep tartışıyoruz!)
Mother: Then let's make a rota. Emre on Mondays, Wednesdays and Fridays; Can on the other days. (O zaman bir nöbet çizelgesi yapalım. Pazartesi, çarşamba ve cuma Emre; diğer günler Can.)
Can: That's 4 days for me and 3 for him! (Bu bana 4 gün, ona 3 gün eder!)
Mother: You're right. Sundays are mine, then. (Haklısın. Pazar günleri benim o zaman.)

let's + yalın fiil ortak bir öneri sunar. Annenin çözümü kalıcıdır, çünkü sorunu kişilere değil bir düzene bağlar.

Sık Yapılan Hata

"agree" fiilini "be" ile kullanmak: ✗ My parents are agree with my decision. Türkçede "hemfikir olmak" bir sıfat + fiil yapısı olduğu için öğrenciler are ekliyor. Oysa agree tek başına bir fiildir: ✓ My parents agree with my decision. Olumsuzu da don't agree ya da disagree olur; ✗ I am not agree denmez.

İkinci hata: used to'yu şimdiki alışkanlık için kullanmak. ✗ I used to wake up at 7 every day now. Bugünkü alışkanlık simple present ister: I usually wake up at 7.

Okuma ve Etkinlik

My grandmother learned to use a smartphone last year. Now she sends voice messages to all 6 of her grandchildren every Sunday. She used to phone us only on birthdays.

(Babaannem geçen yıl akıllı telefon kullanmayı öğrendi. Şimdi her pazar 6 torununun hepsine sesli mesaj gönderiyor. Eskiden bizi yalnızca doğum günlerinde arardı.)

Soru: Metinde değişen alışkanlık hangi yapıyla anlatılıyor? Cevap: used to phone (eski alışkanlık) ve sends … every Sunday (bugünkü alışkanlık).

Etkinlik: Evinizde beklenmedik bir şeyin olduğu bir anı 5 cümleyle anlatın: en az 2 past continuous (arka plan), 2 simple past (olay), 1 I wish cümlesi.

Sık sorulanlar

"when" ile "while" farkı nedir?

"when" genellikle kısa, araya giren olayın önüne; "while" sürmekte olan uzun eylemin önüne gelir.

"used to" ne zaman kullanılır?

Geçmişte düzenli olan ama artık devam etmeyen alışkanlık ve durumlar için: "We used to live in a village."

"I wish" cümlesinde neden geçmiş zaman kullanılır?

Geçmiş biçim burada zamanı değil gerçekdışılığı gösterir; dilek bugüne ilişkindir: "I wish I had a bigger room."

Anlatımı bitirdin, şimdi dene 10. Sınıf İngilizce Family Life & Home Testi Ücretsiz, üyeliksiz · her sorunun adım adım çözümü var

Theme 4: Family Life & Home testleri

Anlatımı okuduktan sonra aynı konunun testleriyle pratik yapabilirsiniz. Testler ücretsizdir, üyelik istemez; her sorunun doğru cevabı ve adım adım çözümü vardır.