Bir İlanı Çözmek
Ailenizle yeni bir daire arıyorsunuz ve İngilizce bir ilan buldunuz:
FLAT TO RENT — 2nd floor, 3 bedrooms, 1 bathroom. There is a large balcony, but there isn't a lift. There are two supermarkets and a bus stop in the street. The building is 40 years old. Rent: 14,500 TL a month.
(KİRALIK DAİRE — 2. kat, 3 yatak odası, 1 banyo. Geniş bir balkon var ama asansör yok. Sokakta iki süpermarket ve bir otobüs durağı var. Bina 40 yaşında. Kira: ayda 14.500 TL.)
Mini soru: Dizinden rahatsız olan büyükanneniz bu evde rahat eder mi? Cevap ilanın tam ortasında: there isn't a lift. 2. katı her gün merdivenle çıkmak zorunda kalır.
İlanın bel kemiği there is / there are yapısıdır; bir yerde bir şeyin var olup olmadığını söyler. Türkçedeki "var / yok" sözcüğünün karşılığıdır.
There Is mi, There Are mi?
| Tekil / sayılamayan | Çoğul | |
|---|---|---|
| Olumlu | There is a balcony. There is some furniture. | There are 3 bedrooms. |
| Olumsuz | There isn't a lift. There isn't any furniture. | There aren't any shops. |
| Soru | Is there a garage? | Are there any parks nearby? |
Seçimi, ardından gelen ilk isim belirler. There is a sofa and two chairs. cümlesinde ilk isim tekil olduğu için is kullanılır; sıra değişirse There are two chairs and a sofa. olur.
some olumlu cümlede, any olumsuz ve soru cümlesinde tercih edilir. İstisna: bir şey teklif ederken soru olsa da some denir: Would you like some tea?
Sayılamayan Ev Sözcükleri
Türkçede "mobilyalar" diyebildiğimiz için şu sözcükler en çok hata yapılan grup: furniture (mobilya), rubbish (çöp), equipment (donanım), advice (öneri), information (bilgi). Hepsi sayılamaz, çoğul eki almaz.
Saymak gerekiyorsa bir ölçü sözcüğü eklenir: a piece of furniture, two bags of rubbish. Miktar sorusu da ikiye ayrılır: How many rooms are there? ama How much rubbish do we produce?
Krokiyi Okumak: Yer Edatları
Emlakçı mahalleyi şöyle tarif ediyor. Bir kâğıda kroki çizerek takip edin:
- The bank is between the café and the pharmacy. (Banka, kafe ile eczanenin arasında.)
- The bus stop is opposite the bank. (Otobüs durağı bankanın karşısında.)
- The bakery is next to the post office. (Fırın postanenin yanında.)
- There is a small park behind the school. (Okulun arkasında küçük bir park var.)
- The library is on the corner of Lale Street. (Kütüphane Lale Sokağı'nın köşesinde.)
Otobüs durağında duran biri bankaya bakıyorsa, arkasını döndüğünde neyi görür? Krokiye bakmadan söylemek zor; bu yüzden opposite (karşısında) ile next to (yanında) sınavlarda sık karıştırılır. Yol tarifinde ise go straight on, turn left, take the second right kalıpları kullanılır.
Evde Hangi Oda, Mahallede Hangi Yer?
| İhtiyaç | Yer |
|---|---|
| to post a letter (mektup göndermek) | post office |
| to buy medicine (ilaç almak) | pharmacy / chemist's |
| to borrow a book (kitap ödünç almak) | library |
| to get a check-up (kontrol olmak) | health centre |
| to study quietly (sessizce çalışmak) | study / bedroom |
Kitap ödünç alınan yer library, satın alınan yer bookshop'tur. Türkçe "kütüphane" ile benzeşen ama anlamı farklı olan bu çift, okuma sorularında çeldirici olarak sık kullanılır.
Komşuluk: Sorun ve Öneri
Mahallede bir sorun gördüğünüzde çözüm önerisini should ile yaparsınız:
There aren't enough bins. → The municipality should put more bins in the park.
The street lights are broken. → Someone should repair them before winter.
Belediyenin yaptığı düzenli işler çoğu zaman edilgen kurulur, çünkü işi kimin yaptığı değil, işin kendisi önemlidir: The rubbish is collected every morning at 6. (Çöpler her sabah 6'da toplanır.) Yapı: is / are + fiilin 3. hâli. Edilgen yapı 7. temada ayrıntılı işleniyor.
Bir dükkânı ya da kişiyi tanımlarken that / who ile cümleyi uzatabilirsiniz: That is the shop that sells fresh bread every morning. Mrs Demir is the neighbour who waters our plants.
Sık Yapılan Hata
"Var" anlamında "have" kullanmak. Türkçede "Mahallemizde iki fırın var" cümlesi öğrencileri ✗ In our neighbourhood have two bakeries. yazmaya itiyor. Bir yerde bir şeyin varlığı there is / there are ile anlatılır: ✓ There are two bakeries in our neighbourhood. have ancak sahip olan bir özne varsa kullanılır: ✓ Our neighbourhood has two bakeries. İkisi de doğru; yanlış olan öznesiz have.
Kısa Okuma ve Etkinlik
Our neighbourhood has a small park, two bakeries and a health centre. However, there is no library, so students take the bus to the town centre to study. The trip takes about 25 minutes.
(Mahallemizde küçük bir park, iki fırın ve bir sağlık ocağı var. Ancak kütüphane yok, bu yüzden öğrenciler ders çalışmak için otobüsle şehir merkezine gidiyor. Yolculuk yaklaşık 25 dakika sürüyor.)
Soru: Bu mahallenin en büyük eksiği nedir ve belediyeye hangi cümleyle öneride bulunursunuz? Olası cevap: There is no library. The municipality should open a library near the park.
Etkinlik: Kendi evinizden okula giden yolu 5 cümleyle tarif edin. En az 2 farklı yer edatı (opposite, between, next to) ve 1 there is / there are kullanın.
Sık sorulanlar
"There is" ile "there are" nasıl seçilir?
Ardından gelen ilk isme bakılır: tekil ya da sayılamayan isimse "there is", çoğulsa "there are".
"furniture" neden çoğul yapılmaz?
İngilizcede sayılamayan bir addır. Tek tek saymak için "a piece of furniture" denir.
"opposite" ile "next to" farkı nedir?
"opposite" karşısında (yolun öbür tarafında), "next to" hemen yanında demektir.