Elimizde Bir Kitabe Var
Mahallenizdeki eski çeşmenin üstünde, Arap harfleriyle yazılmış bir taş levha duruyor. Taşın son satırında "1150" yazıyor. Bu taş size ne söyleyebilir, ne söyleyemez? Tarih biliminin bütün yöntemi aslında bu soruya verilen cevaptır.
Önce tanımı hatırlayalım: tarih, geçmişte yaşamış insan topluluklarının birbirleriyle ve çevreleriyle kurdukları ilişkileri yer ve zaman göstererek, belgeye dayanarak ve sebep-sonuç ilişkisi içinde inceleyen bilimdir. Tanımdaki üç parça tek tek işe yarar: yer ve zaman yoksa anlatı masala döner; belge yoksa iddia denetlenemez; sebep-sonuç yoksa elimizde yalnız bir olaylar listesi kalır.
Tarih deney yapamaz. Çeşmenin yapıldığı gün yeniden yaşatılamaz, aynı koşullar laboratuvarda kurulamaz. Tarihçinin laboratuvarı bu yüzden kaynaktır.
Olay mı, Olgu mu?
Çeşmenin yapılması bir olaydır: başı sonu belli, kısa süreli, tek seferlik. Aynı yüzyılda şehirde onlarca çeşme ve sebil yapılması ise bir olguya işaret eder: uzun süreli bir süreç, örneğin şehrin su ihtiyacının vakıflarla karşılanması.
| Olay | Olgu |
|---|---|
| Malazgirt Savaşı (1071) | Anadolu'nun Türkleşmesi |
| İstanbul'un fethi (1453) | Osmanlı'nın imparatorluğa dönüşmesi |
| Matbaanın kurulması (1727) | Bilginin yayılma hızının artması |
Sık yapılan hata: olguyu tek bir tarihe sıkıştırmak. "Anadolu 1071'de Türkleşti" cümlesi yanlıştır; 1071 bir kapıyı açar, Türkleşme yüzyıllar süren bir olgudur.
Beş Basamakta Araştırma
Kitabeyi tek başına okumak yetmez. Tarihçi şu sırayı izler:
- Tarama: Konuyla ilgili bütün kaynaklar toplanır. Çeşmenin vakfiyesi, şehrin eski fotoğrafları, onarım kayıtları, yaşlıların anlattıkları.
- Tasnif: Kaynaklar türüne ve dönemine göre ayrılır.
- Tahlil: Kaynakların ne söylediği çözümlenir; kitabe okunur, vakfiye çevrilir.
- Tenkit: Kaynak sınanır. Dış tenkit belgenin sahici olup olmadığına, iç tenkit içeriğin doğru olup olmadığına bakar. Kitabe sonradan yenilenmiş olabilir mi? Vakfiyedeki rakamlar abartılı mı?
- Terkip: Sınanmış bilgiler birleştirilir ve eser yazılır.
Hangi basamak atlanırsa ne olur? Tenkit atlanırsa sahte ya da yanlı belge doğruymuş gibi kullanılır; tarama eksik kalırsa tarihçi yalnız işine gelen kaynağı görür. Kendi görüşünü destekleyen belgeleri alıp ötekileri hiç kullanmamak nesnellik ilkesine aykırıdır.
Kaynağı Sınıflandırmak
İki ayrı sınıflandırma vardır ve sınavda karıştırılır:
- Zamana göre: Birinci elden (ana) kaynak olayın döneminde üretilir: kitabe, ferman, sikke, tapu kaydı, günlük. İkinci elden kaynak sonradan yazılır: araştırma kitabı, makale, belgesel.
- Biçime göre: yazılı (kitabe, ferman, kronik), sözlü (destan, efsane, atasözü), kalıntı (çanak çömlek, mezar, silah), görsel (minyatür, fotoğraf, harita).
Mini soru: Kitabe, çanak çömlek, destan ve mezar taşından hangisi sözlü kaynaktır? Destan. Mezar taşı üzerinde yazı varsa hem kalıntı hem yazılı kaynak niteliği taşır.
Unutulmaması gereken nokta: birinci elden kaynak otomatik olarak tarafsız değildir. Aynı savaşı galip tarafın vakayinamesi zafer, mağlup tarafın kroniği haksızlık vurgusuyla anlatır. İki kaynak karşılaştırılmadan hüküm verilmez.
Taşı Kim Okuyacak? Yardımcı Bilimler
| Bilim dalı | Kitabe örneğinde katkısı |
|---|---|
| Paleografya | Eski yazıyı, harfleri okur |
| Epigrafi | Taş ve metal üzerindeki yazıtları inceler |
| Filoloji | Metnin dilini, kelimelerin dönemdeki anlamını çözer |
| Kronoloji | Takvimleri çevirir, tarihi doğru yıla oturtur |
| Nümizmatik | Temelden çıkan sikkeleri inceler |
| Diplomatik | Vakfiye ve ferman gibi resmî belgelerin biçimini sınar |
| Arkeoloji | Kazıyla maddi kalıntıyı ortaya çıkarır |
1150 Hangi Yıl? Takvim Çevirisi
Kitabedeki 1150 Hicri bir yıldır. Hicri takvim 622'deki Hicret'i başlangıç alır ve Ay'ın Dünya çevresindeki dolanımına dayanır; yılı yaklaşık 354 gündür. Miladi takvim Güneş yılına (365 gün) dayanır. Aradaki yaklaşık 11 günlük fark her yıl birikir; yaklaşık 33 Hicri yıl 32 Miladi yıla denk gelir.
Yaklaşık çeviri: Miladi = Hicri − (Hicri ÷ 33) + 622.
- 1150 − 35 + 622 = 1737. Çeşme 1737-1738 dolaylarında yapılmış.
- Sağlama: İstanbul'un fethi Hicri 857'dir. 857 − 26 + 622 = 1453.
Neden sadece 622 eklemiyoruz? Çünkü Hicri yıl kısa olduğu için her 33 yılda bir yıl "öne geçer". Sadece 622 eklemek 1150 için 1772 verir; 35 yıllık hata olur.
Türk tarihinde başka takvimler de kullanıldı: On İki Hayvanlı Türk Takvimi ve Büyük Selçuklu döneminde Melikşah'ın emriyle hazırlanan, Güneş yılına dayanan Celali Takvimi (1079).
Yüzyıl Hesabı ve Tuzakları
Kural: yılın yüzler basamağına 1 eklenir. 1737 → 18. yüzyıl, 1453 → 15. yüzyıl. İstisna: 00 ile biten yıl kendi yüzyılının son yılıdır. 1900, 19. yüzyıla aittir; 20. yüzyıl 1901'de başlar.
Yüzyılın yarıları: 1401-1450 ilk yarı, 1451-1500 ikinci yarı. 1453 bu yüzden 15. yüzyılın ikinci yarısıdır.
Milattan önce ise sayılar geriye doğru akar. MÖ 3200, MÖ 32. yüzyılın ilk yılıdır ve MÖ 3180 o yüzyılın ilk yarısında kalır. Yazının bulunuşu (MÖ 3200 dolayları), Kavimler Göçü (375) ve İstanbul'un fethi (1453) bir zaman çizgisine konunca aralarındaki mesafe de hesaplanabilir: MÖ 3200 ile MS 375 arası 3.200 + 375 − 1 = 3.574 yıldır. Neden 1 çıkarılır? Sıfır yılı yoktur; MÖ 1'den hemen sonra MS 1 gelir.
Sık Yapılan Hatalar
1. Eskiyi güvenilir sanmak. Bir ferman da dönemin resmî bakışını yansıtır. Eskilik güvenilirlik değil, yalnız birinci elden olma ölçütüdür.
2. Tarih öncesini "tarihsiz" sanmak. Yazı dünyanın her yerinde aynı tarihte kullanılmadı. Mezopotamya MÖ 3200 dolaylarında tarih çağlarına girerken bazı bölgelerde yazı binlerce yıl sonra geldi. Çağ sınırları bölgeye göre değişir.
3. Değişmeyeni görmemek. Tarihsel düşünme yalnız değişimi değil süreklilik de arar: ulaşım araçları tamamen değişti, yazının kullanılması sürüyor.
Sınav ipucu: Soruda "belgenin sahte olup olmadığı araştırıldı" geçiyorsa dış tenkit, "yazarın taraflı olup olmadığı" geçiyorsa iç tenkit aranır. İkisi de tenkit basamağıdır.
Sık sorulanlar
Tarih biliminde neden deney yapılamaz?
Tarihî olaylar bir kez yaşanır ve aynı koşullarda tekrarlanamaz. Bu yüzden tarihçi deney yerine kaynağa dayanır ve kaynağı tenkit ederek sınar.
Hicri bir yıl Miladi yıla nasıl çevrilir?
Yaklaşık olarak Miladi = Hicri − (Hicri ÷ 33) + 622 formülüyle. Örneğin Hicri 857, Miladi 1453 eder. Kesin gün için ay ve gün bilgisi gerekir.
1900 yılı hangi yüzyıldadır?
19. yüzyıldadır; 00 ile biten yıl yüzyılın son yılıdır. 20. yüzyıl 1901 yılında başlar.