On Yılda Küçülen Harita
1908 ile 1918 arasındaki on yılın neredeyse tamamı savaşla geçti. Bir haritayı her yıl yeniden çizdiğinizi düşünün; hemen her çizimde bir parça eksiliyor.
| Yıl | Gelişme |
|---|---|
| 1908 | II. Meşrutiyet; aynı yıl Bulgaristan bağımsızlığını ilan eder, Avusturya-Macaristan Bosna-Hersek'i topraklarına katar |
| 1909 | 31 Mart Olayı; Hareket Ordusu isyanı bastırır |
| 1911-1912 | Trablusgarp Savaşı; Uşi Antlaşması |
| 1912-1913 | I. Balkan Savaşı |
| 1913 | II. Balkan Savaşı; Edirne geri alınır |
| 1914-1918 | I. Dünya Savaşı |
| 30 Ekim 1918 | Mondros Ateşkes Antlaşması |
Meclis Açılınca
1908'de meclis yeniden açıldı, partiler kuruldu ve seçimlerde rekabet başladı: İttihat ve Terakki'nin karşısında Ahrar Fırkası, sonra Hürriyet ve İtilaf Fırkası yer aldı. Siyasi hayat canlandı, ama aynı canlılık sert çatışmaları da getirdi. 1913'teki Bâb-ı Âli Baskını'yla İttihat ve Terakki yönetimi tek başına ele geçirdi.
Mini soru: Çok partili hayatın başladığı yıllar neden aynı zamanda en çok toprak kaybedilen yıllardır? Çünkü iç siyasetteki bölünme, dışarıdaki devletlerin fırsat kollamasına denk geldi; iki süreç birbirini besledi.
Denizsiz Bir Savaş ve İki Balkan Savaşı
Trablusgarp (1911-1912): İtalya'ya karşı savaşılan bölgeye donanma yetersizliği ve kara yolunun İngiltere denetimindeki Mısır'dan geçmesi yüzünden asker gönderilemedi. Gönüllü subaylar (Mustafa Kemal ve Enver Bey dahil) gizlice bölgeye gidip yerel halkla direniş örgütledi. Balkan Savaşı'nın başlaması üzerine Uşi Antlaşması imzalandı: Kuzey Afrika'daki son toprak kaybedildi, On İki Ada geçici olarak İtalya'ya bırakıldı.
Balkan Savaşları: Milliyetçilik, toprak istekleri ve Balkan devletlerinin ittifak kurması birleşince savaş kaçınılmaz oldu.
| Savaş | Osmanlı açısından sonuç |
|---|---|
| I. Balkan (1912-1913) | Ağır yenilgi; Edirne dahil Balkanlarda büyük toprak kaybı |
| II. Balkan (1913) | Balkan devletleri kendi aralarında savaşırken Edirne ve Kırklareli geri alınır |
Balkan yenilgisi Balkanlardan Anadolu'ya büyük bir göç dalgası getirdi.
I. Dünya Savaşı: Cepheler Tablosu
Sömürge rekabeti, silahlanma yarışı, bloklaşma ve milliyetçilik birleşince küçük bir kıvılcım büyük bir savaşa dönüştü. Osmanlı, Almanya ile ittifak kurarak İttifak Devletleri yanında savaşa girdi.
| Cephe | Niteliği | Akılda kalacak nokta |
|---|---|---|
| Kafkas | Taarruz | Sarıkamış Harekâtı (1914-1915) soğuk ve salgınla ağır kayıp |
| Kanal | Taarruz | Süveyş Kanalı'nda İngiltere'nin ulaşımını kesmek hedeflendi, başarılamadı |
| Çanakkale | Savunma | 18 Mart 1915 deniz zaferi, ardından kara savaşları; Boğaz geçilemedi |
| Irak | Savunma | Kut'ül-Amare'de İngiliz kuvvetleri teslim alındı (1916) |
| Hicaz-Yemen | Savunma | Medine savunması; Şerif Hüseyin'in isyanı |
| Suriye-Filistin | Savunma | 1918'de cephe çöktü |
| Galiçya, Makedonya, Romanya | Müttefiklere yardım | Topraklarımız dışında savaşılan cepheler |
Çanakkale'nin savaşın genel gidişatına etkisini zincirle görün: Boğaz geçilemez → Rusya'ya müttefik yardımı ulaşamaz → savaş uzar. Rusya'da 1917'de çıkan ihtilal bu zincirin uzantısında yer alır.
Cephe Gerisi
Savaş yalnız cephede yaşanmadı. Erkek nüfus cephedeyken tarımsal üretim düştü; ulaşım hatları askerî ihtiyaca ayrılınca şehirlere gıda ulaşmakta zorlandı. Karne ve tayın uygulandı. Kadınlar tarımda, atölyelerde ve kamu hizmetlerinde çalışmaya başladı; öğrenciler cepheye gitti. Bu gelişmelerin ortak yönü toplumun bütün kesimlerinin savaşa seferber edilmesidir.
Cephe hattı ilerledikçe halk yerinden oldu, yollar kalabalıklaştı, barınma sorun oldu. Kalabalık ve düzensiz barınma hastalığın hızla yayılmasına, yetersiz beslenme direncin düşmesine yol açtı; tifüs ve kolera askerî kayıplar kadar can aldı. Seyyar hastaneler, karantina ve aşı çalışmaları bu yüzden savaşın bir parçası oldu.
Son Yılın Çelişkisi: 1918
1918'in başında tablo umut verici görünüyordu. Rusya 1917 ihtilalinden sonra savaştan çekildi ve 3 Mart 1918'de imzalanan Brest-Litovsk Antlaşması'yla Kars, Ardahan ve Batum Osmanlı'ya bırakıldı. Aynı yılın sonbaharında ise Suriye-Filistin cephesi çöktü, müttefik Bulgaristan savaştan çekildi ve İstanbul ile Almanya arasındaki kara bağlantısı kesildi.
| Alan | Savaşın etkisi |
|---|---|
| Nüfus | Büyük kayıp ve yer değiştirme; cephe, salgın ve göç |
| Ekonomi | Üretim ve ulaşımda çöküş |
| Sınırlar | Köklü değişim; Arap vilayetleri kaybedildi |
Mini soru: 1911-1913 Trablusgarp ve Balkan, 1914-1918 Dünya Savaşı, 1918 Mondros ve sonrası işgaller. Bu şeritten hangi sonuç çıkar? Osmanlı yedi yıl boyunca aralıksız savaştı; bu uzun savaşların sonunda ağır koşullu bir ateşkese ulaşıldı.
Mondros ve 7. Madde
30 Ekim 1918'de Limni Adası'ndaki Mondros Limanı'nda ateşkes imzalandı. Ağır koşullar içeriyordu: ordunun terhisi, silahlara el konulması, Boğazların açılması. En kritik olanı 7. maddedir: İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit eden bir durum görmeleri hâlinde herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı tanıdı. Madde işgallerin hukuki dayanağı yapıldı.
Mondros'tan sonraki süreç 12. sınıf İnkılap Tarihi'nin konusudur.
Sık Yapılan Hatalar
1. Mondros'u barış antlaşması sanmak. Mondros bir ateşkestir; barış antlaşması Sevr'dir (1920) ve TBMM tarafından tanınmamıştır.
2. Balkan Savaşları'nı tek savaş saymak. İki ayrı savaş vardır; biri kayıp, öbürü Edirne'nin geri alınmasıdır.
3. Kanal ve Kafkas cephelerini savunma saymak. İkisi de taarruz cephesidir.
Kaynak ipucu: Savaş dönemine ait bir gazete haberini kaynak olarak kullanırken sansür ve propaganda olasılığı göz önünde tutulur; haber, dönemin başka kaynaklarıyla karşılaştırılır. Osmanlı arşivleri bu yüzden yalnız Türkiye için değil, bu topraklarla ilişkili birçok ülkenin tarihi için de temel kaynaktır.
Sık sorulanlar
Mondros'un 7. maddesi neden önemlidir?
İtilaf Devletleri'ne güvenliklerini tehdit eden bir durumda herhangi bir stratejik noktayı işgal etme hakkı tanıyarak işgallerin hukuki dayanağı yapılmıştır.
Edirne nasıl geri alındı?
1913'teki II. Balkan Savaşı'nda, Balkan devletlerinin kendi aralarında savaşmasından yararlanılarak.
Trablusgarp'a neden asker gönderilemedi?
Donanma yetersizdi ve kara yolu İngiltere denetimindeki Mısır'dan geçiyordu. Bu yüzden gönüllü subaylar gizlice bölgeye gidip yerel halkla direniş örgütledi.