Savaşa Girmemek Kolay mıydı?
Eylül 1939'da Avrupa'da savaş başladığında Ankara'daki yöneticilerin önünde bir harita vardı ve haritada Türkiye'nin konumu hem değerli hem tehlikeliydi. Boğazlar, Karadeniz'e açılan tek deniz yoluydu; Balkanlar ile Orta Doğu arasında köprüydü. Böyle bir ülkeyi iki taraf da yanında görmek ister.
İsmet İnönü 11 Kasım 1938'de cumhurbaşkanı seçilmişti. Onun ve hükûmetin temel kararı şuydu: ülke, Kurtuluş Savaşı'ndan yalnızca 17 yıl sonra yeni bir yıkımı kaldıramaz. Asıl beceri bu kararı altı yıl boyunca, her iki bloğun baskısı altında korumaktı. Konuyu anlamanın yolu da bu baskıları ve verilen cevapları sırayla okumaktır.
Baskı ve Cevap Takvimi
| Tarih | Dışarıdan gelen baskı | Ankara'nın cevabı |
|---|---|---|
| 19 Ekim 1939 | İngiltere ve Fransa güvence arıyor | Üçlü yardım antlaşması imzalandı; ek protokolle Sovyetler Birliği'ne karşı savaşa sürüklenmemek şartı konuldu |
| Haziran 1940 | Fransa yenildi, antlaşmanın bir tarafı çöktü | Ek protokole dayanılarak çatışmanın dışında kalındı; Türkiye "savaş dışı" bir ülke olarak anıldı |
| Nisan-Haziran 1941 | Almanya Yunanistan'ı işgal etti, sınıra dayandı | 18 Haziran 1941'de Türk-Alman Saldırmazlık Antlaşması imzalandı |
| 30-31 Ocak 1943 | Churchill Adana'da savaşa girmeyi istedi | Ordunun silah ve teçhizat eksiği gerekçe gösterildi |
| Aralık 1943 | Kahire'de Roosevelt ve Churchill ısrar etti | Savaşa girme, yardımın tamamlanmasına bağlandı |
| Nisan-Ağustos 1944 | Müttefikler Almanya ile ticaretin kesilmesini istedi | Almanya'ya krom satışı durduruldu, 2 Ağustos 1944'te diplomatik ilişkiler kesildi |
| 23 Şubat 1945 | Yeni uluslararası örgüte kurucu olarak katılma koşulu | Almanya ve Japonya'ya savaş ilan edildi; çatışmaya girilmedi |
Tabloya bir soru soralım: 1941'deki Alman antlaşması, 1939'daki İngiliz-Fransız antlaşmasını çiğnemek anlamına mı geliyordu? Hayır. Metinde iki tarafın daha önce üstlendiği yükümlülüklerin saklı tutulduğu belirtilmişti. Ankara bir kapıyı kapatırken ötekini açık bırakmayı tercih etti.
Denge Politikası Nasıl İşler?
Denge politikasının üç aracı vardır: görüşmeleri kesmeden sürdürmek, kesin bir taahhüde girmemek ve zaman kazanmak. Adana'da Churchill'e "hayır" denmedi; "önce silah" dendi. Bu cevap kapıyı kapatmadan savaşı erteledi.
Ticaret de bu dengede bir araçtı. Almanya'nın savaş sanayisi için önemli bir maden olan kromun satışı, iki blok arasında pazarlık konusu oldu. Satış 1944'te durduğunda, bu tercih Türkiye'nin savaşın sonunu nasıl okuduğunu da gösteriyordu.
Mini soru: Bir ülke bir tarafla antlaşma imzalayıp öbür tarafla ticareti sürdürüyorsa hangi politikayı izliyordur? Cevap: iki tarafa da bağlanmadan dengeyi korumaya çalışan denge politikası.
İçeride Olağanüstü Yetkiler
Savaş dışında kalmanın bedeli içeride ödendi. Ordu seferber tutulduğu için hükûmet ekonomiye doğrudan müdahale edecek yetki istedi.
- Millî Korunma Kanunu (18 Ocak 1940): Fiyatları belirleme, üretime ve dağıtıma el koyma, gerekirse zorunlu çalışma isteme yetkisi verdi.
- Varlık Vergisi (11 Kasım 1942): Servet ve kazanç üzerinden bir kez alınan olağanüstü vergiydi. Miktarı komisyonlar takdir ediyordu; uygulamadaki eşitsizlik yoğun eleştiri aldı ve vergi 15 Mart 1944'te kaldırıldı.
- Toprak Mahsulleri Vergisi (1943): Üreticiden ürünün bir kısmının ayni olarak alınmasını öngördü; köylünün yükünü artırdı.
Siyasi yapı da bu olağanüstülüğe göre biçimlendi. Aralık 1938'de İnönü partinin değişmez genel başkanı yapılmış, "Millî Şef" unvanıyla anılmaya başlanmıştı. Savaş yıllarında yürütmenin ağırlığı arttı.
Bütün bu sıkıntıya karşın 17 Nisan 1940'ta Köy Enstitüleri kuruldu. Savaşın ortasında eğitime yatırım yapılması, hükûmetin uzun vadeli hedeflerden vazgeçmediğini gösterir.
1945: Dışarıdaki Değişim İçeriye Yansıyor
Savaşın sonu iki yeni gündem getirdi. Birincisi dıştaydı: Mart 1945'te Sovyetler Birliği, 1925'ten beri yürürlükte olan dostluk ve tarafsızlık antlaşmasını yenilemeyeceğini bildirdi. Ardından Boğazlarda üs ve Kars-Ardahan bölgesi üzerinde talepler geldi. Bu baskı Türkiye'yi Batı'ya yaklaştırdı.
İkinci gündem içteydi. Savaşı demokrasilerin kazanması, tek partili yönetimin sorgulanmasını kolaylaştırdı. Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu görüşülürken dört milletvekili 7 Haziran 1945'te "Dörtlü Takrir" adıyla anılan önergeyi verdi; önerge meclis denetiminin ve anayasadaki hakların tam uygulanmasını istiyordu. Türkiye 26 Haziran 1945'te imzaladığı Birleşmiş Milletler Antlaşması'yla da demokratik ilkeleri benimsediğini uluslararası alanda taahhüt etti. Aynı yıl Millî Kalkınma Partisi, 7 Ocak 1946'da Demokrat Parti kuruldu. Tek partili dönem, savaşın bittiği yıl kapanmaya başladı.
Sınavda Karıştırılan Üç İkili
Savaş dışı ile tarafsız: 1940'tan sonra Türkiye kendini "savaş dışı" olarak tanımladı; bir tarafla antlaşması olan ama çatışmaya girmeyen ülke durumu. Sorularda ikisi yakın anlamda kullanılabilir; asıl ölçüt fiilen çatışmaya girilmemesidir.
Savaş ilanı ile savaşa girmek: Sık yapılan hata, 23 Şubat 1945'teki ilanı cephede savaşmak sanmaktır. İlan, Birleşmiş Milletler'in kurucu toplantısına çağrılmanın koşuluydu; Türk askeri çatışmaya katılmadı.
1939 ile 1941 antlaşmaları: Birincisi İngiltere ve Fransa ile yardım antlaşması, ikincisi Almanya ile saldırmazlık antlaşmasıdır. "Türkiye 1941'de taraf değiştirdi" yorumu yanılgıdır; ikisi aynı denge politikasının parçasıdır.
Bir de şu çıkarım var: "Savaşa girilmediyse ülke savaştan etkilenmemiştir." Oysa seferberlik, kıtlık ve olağanüstü vergiler toplumun her kesimine dokundu.
Kaynakla Çalışmak
Bu dönemi inceleyen bir öğrencinin önünde iki kaynak olsun: 1943 tarihli bir gazete haberi ve 2000'lerde yazılmış bir inceleme kitabı. Gazete, olayın yaşandığı günlerde yazıldığı için birinci el kaynaktır; ama savaş yıllarında basın denetim altında olduğundan tek başına yeterli değildir. İnceleme ise sonradan, birçok belge karşılaştırılarak yazılmış ikinci el bir kaynaktır. İyi bir değerlendirme ikisini birlikte kullanır.
Sık sorulanlar
Türkiye II. Dünya Savaşı'nda neden savaşa girmedi?
Uzun savaş yıllarından yeni çıkmış ülkenin insan gücü, ordusu ve ekonomisi yeni bir savaşı kaldıramazdı. Denge politikasıyla iki bloğa da bağlanmadan zaman kazanıldı.
Adana Görüşmesi'nde ne konuşuldu?
30-31 Ocak 1943'te İnönü ile Churchill görüştü. Churchill Türkiye'nin savaşa girmesini istedi; Türkiye ordusunun silah ve teçhizat eksiğini gerekçe göstererek kesin söz vermedi.
Varlık Vergisi neden eleştirildi?
Verginin miktarı komisyonların takdirine bırakılmıştı ve uygulamada eşitsizlik yaşandı. Olağanüstü bir önlem olarak çıkarılan vergi 15 Mart 1944'te kaldırıldı.