1929 Bunalımı ve Dünya
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı üretimi ve ticareti daralttı, işsizliği büyük ölçüde artırdı. Ağır koşullar ve birinci savaş sonrası hoşnutsuzluk, bazı ülkelerde tek adama dayalı totaliter rejimlerin güçlenmesine zemin hazırladı.
Türkiye'de Devletçilik
Bunalım özel sermayeyi daha da zayıflattı; sanayileşme hedefi sürdürülmek istendiği için devlet doğrudan yatırımcı rol üstlendi.
Birinci Beş Yıllık Sanayi Planı (1934) dokuma, maden ve kimya gibi öncelikli kolları belirledi ve yatırımları programa bağladı. Sınırlı kaynakların önceliklere göre kullanılması bu dönemin ayırt edici yaklaşımıdır.
Dış Politika
Dönemin dış politika ilkesi barışı korumaktı; bölgesel anlaşmalarla caydırıcılık sağlandı:
- Milletler Cemiyeti üyeliği (1932) — çağrı üzerine gerçekleşti, uluslararası saygınlığın göstergesidir.
- Balkan Antantı (1934) — batı komşularıyla sınırların korunması ve bölgesel güvenlik.
- Sadabat Paktı (1937) — doğu komşularıyla saldırmazlık esasına dayalı iş birliği.
Montrö, Hatay ve Çözülen Sorunlar
Montrö Boğazlar Sözleşmesi (1936) ile Lozan'da kurulan uluslararası Boğazlar Komisyonu kaldırıldı; bölgedeki egemenlik hakları Türkiye'ye geçti.
Hatay sorunu (1939) diplomatik görüşmeler, seçim ve Hatay Meclisi'nin katılma kararıyla çözüldü.
Lozan'da çözülemeyen Musul sorunu 1926 Ankara Antlaşması ile sonuca bağlandı. Nüfus mübadelesi Lozan görüşmelerinde imzalanan sözleşmeye dayanılarak yürütüldü. Yabancı okullar konusunda Türkiye, ülkedeki bütün okulların Türk kanunlarına ve eğitim denetimine bağlı olmasını savundu.
Sık sorulanlar
Türkiye neden devletçiliğe yöneldi?
Özel sermaye yetersizdi ve bunalım onu daha da zayıflatmıştı. Sanayileşme hedefini sürdürebilmek için devlet yatırımcı rol üstlendi.
Montrö neden önemli?
Boğazlar üzerindeki uluslararası komisyon kaldırıldı ve egemenlik hakları Türkiye'ye geçti; Lozan'ın eksik kalan bir yönü tamamlandı.
Hatay sorunu nasıl çözüldü?
Savaşla değil diplomasiyle. Uzun görüşmeler, Hatay'da bağımsız bir meclisin oluşturulması ve bu meclisin katılma kararıyla.