Demokrasiyi Ölçmek İçin Dört Soru
"Bu ülke ne kadar demokratik?" sorusuna tek cümleyle cevap verilmez. Siyaset bilimi birkaç ölçütü birlikte arar:
- Seçim: Yurttaş iktidarı serbest ve dürüst bir oylamayla değiştirebiliyor mu?
- Hukukun üstünlüğü: Yönetenler de yasalara bağlı mı?
- Temel hak ve özgürlükler: Haklar anayasada sayılmış ve kanunla kolayca daraltılamaz durumda mı?
- Denetim: Meclis, bağımsız yargı ve serbest basın iktidarı denetleyebiliyor mu?
Dört ölçüt neden birlikte aranır? Çünkü biri tek başına yetmez. Seçimle gelen bir iktidar yargı ve basın denetiminden kurtulursa, sandık tek başına özgürlüğü korumaz. Bu anlatımda Türkiye'nin 1946'dan bugüne yolunu bu dört soruyla okuyacağız.
1946 ile 1950: Sandık Güven Kazanıyor
Türkiye 1946'da çok partili düzende ilk genel seçime gitti. Ancak oylama "açık oy, gizli sayım" ilkesiyle yapıldı: oy herkesin gözü önünde veriliyor, sayım kapalı kapılar ardında yapılıyordu. Birinci ölçüt tam karşılanmamıştı.
16 Şubat 1950'de kabul edilen seçim kanunu bu sorunu çözdü: gizli oy, açık sayım ve yargı güvencesi. 14 Mayıs 1950 seçiminde iktidar ilk kez seçim yoluyla ve barışçıl biçimde el değiştirdi. Türk demokrasi tarihinde bu yüzden 1950 bir dönüm noktası sayılır.
Üç Anayasayı Yan Yana Koymak
| Ölçüt | 1924 Anayasası | 1961 Anayasası | 1982 Anayasası |
|---|---|---|---|
| Nasıl kabul edildi? | TBMM kabul etti | Kurucu Meclis hazırladı, 9 Temmuz 1961 halkoylaması | Danışma Meclisi hazırladı, 7 Kasım 1982 halkoylaması |
| Meclis yapısı | Tek meclis | İki meclis: Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu | Tek meclis |
| Kanunların anayasaya uygunluğu | Denetleyen mahkeme yok | Anayasa Mahkemesi kuruldu | Anayasa Mahkemesi sürdü |
| Haklara yaklaşım | Haklar sayılmış, güvenceleri sınırlı | Hak ve özgürlükler genişletildi; üniversite ve TRT özerk | Düzen ve güvenlik öne çıktı; sınırlama nedenleri genişledi |
Tabloyu dördüncü ölçütle okuyalım: 1961 Anayasası'nın en büyük yeniliği, meclisin çıkardığı kanunu bir mahkemenin anayasaya aykırı bulup iptal edebilmesidir. Bu, çoğunluğun gücüne hukuki bir sınır koyar.
Kesintiler: 1960, 1971, 1980
Demokratikleşme düz bir çizgi izlemedi. 27 Mayıs 1960'ta ordu yönetime el koydu ve 1961 Anayasası hazırlandı. 12 Mart 1971'de verilen muhtıra üzerine hükûmet istifa etti. 12 Eylül 1980'de ordu yeniden yönetimi üstlendi; meclis kapatıldı, siyasi partiler faaliyetten alıkonuldu ve 1982 Anayasası hazırlandı. Seçimli düzene 6 Kasım 1983 seçimleriyle dönüldü.
Muhtıra ile askerî müdahaleyi karıştırmamak gerekir: 1971'de meclis kapatılmadı, hükûmet muhtıra üzerine çekildi. 1960 ve 1980'de ise meclis faaliyeti durdu. Üç olayın ortak sonucu, seçilmiş kurumların işleyişinin kesintiye uğramasıdır.
Genişleyen Katılım: Sayılarla Bir Zincir
1982 Anayasası sonraki yıllarda birçok kez değiştirildi ve katılım genişledi:
- Seçmen yaşı 21'den 1987'de 19'a, 1995'te 18'e indi.
- Milletvekili seçilme yaşı 30'dan 2006'da 25'e, 2017'de 18'e indi.
- Cumhurbaşkanını halkın seçmesi 2007 halkoylamasıyla kabul edildi; ilk seçim 2014'te yapıldı.
- Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru 2010 değişikliğiyle getirildi, 23 Eylül 2012'de başladı.
Mini soru: Bireysel başvuru hangi ölçütü güçlendirir? Cevap: temel hakları ve yargı denetimini. Hakkı ihlal edilen yurttaş artık doğrudan yüksek mahkemeye gidebilir.
Kuvvetler Ayrılığı ve Yerel Yönetim
Anayasaların hepsinde yasama, yürütme ve yargı ayrı organlara verilir. Ayrımın amacı, gücün tek elde toplanmasını önlemektir. Yargı bağımsızlığı ise mahkeme kararlarının hükûmetten ve dış etkiden korunmasını sağlar. Bir düzenleme ile amacını eşleştiren sorularda bu iki kavramı karıştırmayın: kuvvetler ayrılığı organlar arası dengedir, yargı bağımsızlığı mahkemenin baskıdan korunmasıdır.
Demokratikleşme yalnız Ankara'da olmaz. Belediye ve il genel meclisi seçimleri yurttaşın kendi mahallesine, kendi kentine dair kararlara katılmasını sağlar. Merkezî kararlar ülkenin tamamını kapsar; yerel yönetim kararları ise yurttaşın gündelik hayatına daha doğrudan dokunur: çöpün toplanması, parkın yeri, toplu taşıma hattı. Yerel seçime katılım da katılımcı demokrasinin bir parçasıdır.
Sivil toplum kuruluşları da aynı işi başka yoldan yapar. Dernek, sendika, meslek odası ve vakıflar, yurttaşların ortak taleplerini örgütlü biçimde dile getirmesine imkân verir. 1980'lerin sonundan itibaren bu kuruluşların sayısının ve etkisinin artması, demokratikleşmenin seçim dışındaki yüzüdür.
Tablo Sorularında Dikkat
Testlerde sık görülen üç tablo türü vardır. Seçim düzeni tablosunda yüksek seçim barajının sonucu sorulur: bazı görüşler mecliste temsil edilemez; baraj düştükçe temsil genişler ama meclis parçalanabilir. Hükûmet türü tablosunda tek partili hükûmetin karar alma hızı ile koalisyonun uzlaşma zorunluluğu karşılaştırılır. Bilgi kaynağı tablosunda tek kaynaktan beslenen yurttaşın karşılaştırma imkânının azaldığı, çok sayıda bağımsız kaynağın ise sağlıklı karar vermeyi kolaylaştırdığı beklenir.
Oy vermek, dilekçe vermek, derneğe üye olmak ve toplantıya katılmak gibi kartların ortak yönü sorulursa cevap şudur: hepsi yurttaşın yönetime katılma yoludur.
Sık Karıştırılanlar
Sık yapılan hata, 1946 seçimini "ilk serbest ve dürüst seçim" saymaktır. 1946 çok partili ilk genel seçimdir; serbest ve dürüst seçim ölçütünü karşılayan ilk seçim 1950'dir.
İkinci yanılgı 1961 ve 1982 anayasalarını aynı nitelikte görmektir. 1961 hakları genişleten, 1982 düzen kaygısını öne çıkaran bir metin olarak doğmuştur; 1982 Anayasası'nın sonraki değişiklikleri ise hakları yeniden genişletme yönünde olmuştur.
Üçüncüsü, demokratikleşmeyi tek bir tarihe bağlamaktır. Süreç uzun ve kesintilidir; tek bir seçim ya da anayasa değişikliğiyle tamamlanmış sayılmaz.
Sık sorulanlar
1950 seçimi neden dönüm noktasıdır?
Gizli oy, açık sayım ve yargı güvencesiyle yapılan bu seçimde iktidar ilk kez seçim yoluyla barışçıl biçimde el değiştirdi.
1961 Anayasası hangi yenilikleri getirdi?
Anayasa Mahkemesi kuruldu, iki meclisli yapı (Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu) benimsendi, temel hak ve özgürlükler genişletildi, üniversite ve TRT özerklik kazandı.
Seçmen yaşı nasıl değişti?
Anayasa değişiklikleriyle 21'den 1987'de 19'a, 1995'te 18'e indirildi.