Bir Mektubun Açtığı Soru
5 Haziran 1964'te Ankara'ya ABD Başkanı Lyndon Johnson'dan bir mektup geldi. Kıbrıs'ta Türklere yönelik saldırılar üzerine Türkiye adaya müdahaleye hazırlanıyordu. Mektup iki şey söylüyordu: Türkiye'nin müdahalesi bir Sovyet tepkisi doğurursa NATO müttefiklerinin yardıma gelip gelmeyeceği tartışılır; ABD'den alınan silahlar da bu amaçla kullanılamaz.
Ankara müdahaleden vazgeçti ama kamuoyunda şu soru büyüdü: İttifak her durumda güvence midir? Bu soruya verilen cevap, sonraki çeyrek yüzyılın dış politikasını şekillendirdi. Konuyu anlamak için önce mektuba nasıl gelindiğine, sonra mektuptan sonra nelerin değiştiğine bakalım.
Geriye Dönelim: Batı İttifakına Giriş
1945'te Sovyetler Birliği Boğazlarda üs ve Kars-Ardahan bölgesi üzerinde talepte bulundu. Tek başına savunmanın güçleştiğini gören Türkiye ittifak aradı:
- 1947 Truman Doktrini ile askerî ve ekonomik yardım başladı.
- 1950'de Birleşmiş Milletler çağrısı üzerine Kore'ye asker gönderildi.
- 18 Şubat 1952'de NATO üyeliği gerçekleşti.
- 1953-1954'te Yunanistan ve Yugoslavya ile Balkan Paktı, 1955'te Irak ile başlayan Bağdat Paktı kuruldu.
Bu yıllarda dış politika neredeyse tek eksenliydi: blok güvenliği. Ortak savunma taahhüdü, askerî standartların uyumu ve ortak tatbikatlar ittifakın getirileriydi; hepsi güvenliğin ortak sağlanmasına hizmet ediyordu.
Mektuptan Önce Bir Uyarı: Küba Krizi
Ekim 1962'de ABD ile Sovyetler Birliği, Küba'ya yerleştirilen Sovyet füzeleri yüzünden nükleer savaşın eşiğine geldi. Kriz, iki süper gücün pazarlığıyla çözüldü; bu süreçte Türkiye'deki Jüpiter füzeleri de 1963'te söküldü. Türkiye'nin topraklarındaki silahlar, Türkiye'nin masada olmadığı bir görüşmede konu edilmişti.
Küba Krizi ve iki yıl sonraki mektup aynı dersi verdi: ittifak içinde de çıkarlar her zaman örtüşmez.
Mektuptan Sonra: Çok Yönlülük Arayışı
1965'ten sonra Türkiye tek eksenden çıkıp ilişkilerini çeşitlendirdi. Sovyetler Birliği ile ilişkiler yumuşadı; Sovyet teknik desteğiyle İskenderun'da demir-çelik, Seydişehir'de alüminyum tesisleri kuruldu. Orta Doğu ve İslam ülkeleriyle yakınlaşıldı; Türkiye 1969'da kurulan İslam Konferansı Örgütü'nün toplantılarına katıldı.
Mini soru: Bu yaklaşım NATO'dan çıkmak mıdır? Hayır. Ankara ittifakta kaldı, yalnız yumurtaları tek sepete koymamayı seçti. Sınavda bu tutum "çok yönlü dış politika" olarak geçer: Batı ile ilişkiler, komşularla ilişkiler ve bölge ülkeleriyle ekonomik bağlar bir arada yürütülür.
Kıbrıs Kronolojisi
| Tarih | Gelişme |
|---|---|
| 1959 | Zürih ve Londra antlaşmaları; Türkiye, Yunanistan ve İngiltere garantör |
| 16 Ağustos 1960 | Kıbrıs Cumhuriyeti kuruldu; Türk ve Rum toplumlarının ortak devleti |
| Aralık 1963 | Adadaki Türklere yönelik saldırılar; ortaklık fiilen dağıldı |
| 1964 | Johnson mektubu; müdahale ertelendi |
| 15 Temmuz 1974 | Yunanistan destekli darbe, adanın Yunanistan'a bağlanması hedefi |
| 20 Temmuz ve 14 Ağustos 1974 | Garantörlük hakkına dayanan iki aşamalı Kıbrıs Barış Harekâtı |
| 1975-1978 | ABD'nin Türkiye'ye silah ambargosu |
| 15 Kasım 1983 | Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilan edildi |
Tabloda iki dayanak ayrımına dikkat: 1974 harekâtının hukuki dayanağı 1960 düzenini kuran antlaşmalardaki garantörlük hakkıdır. Bir devletin, kültürel bağı bulunan bir topluluğun güvenliğini uluslararası antlaşmalara dayanarak gündeme getirmesi sorulursa ölçüt budur.
Avrupa Yolunda Yedi Durak
1959 ortaklık başvurusu → 12 Eylül 1963 Ankara Antlaşması → 1970 Katma Protokol → 14 Nisan 1987 tam üyelik başvurusu → 1 Ocak 1996 Gümrük Birliği → Aralık 1999 Helsinki Zirvesi'nde adaylık → 3 Ekim 2005 katılım müzakerelerinin başlaması.
Zincirin her halkası ekonomik bütünleşmeyi biraz daha derinleştirdi: ortaklık anlaşması imzalanır, gümrük düzenlemeleri uyumlanır, bütünleşme derinleşir. Ama zincirin son halkası olan tam üyelik gerçekleşmedi.
1991 Sonrası: Harita Genişliyor
Soğuk Savaş'ın sona ermesi bloklardan birini dağıttı, yeni devletler ortaya çıktı ve yeni ilişki alanları doğdu. Türkiye 9 Kasım 1991'de Azerbaycan'ın bağımsızlığını ilk tanıyan ülke oldu; Orta Asya'daki Türk cumhuriyetlerini de aynı yıl tanıdı. 1992'de Karadeniz Ekonomik İş Birliği kuruldu. 2009'da kurulan Türk Konseyi, 2021'de Türk Devletleri Teşkilatı adını aldı.
Coğrafya yeni bir rol daha kazandırdı: enerji kaynağı bölgelerle tüketim pazarları arasında bulunmak. 2006'da açılan Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı, Türkiye'nin enerji hatlarında üstlendiği rolün ilk büyük örneğidir. Afet yardımı, sağlık ve eğitim desteği, kalkınma projeleri gibi araçlar da zorlamaya değil, iş birliğine dayanan bir dış politika aracıdır.
| Ölçüt | Soğuk Savaş yılları | 1990 sonrası |
|---|---|---|
| Öncelik | Blok güvenliği | Bölgesel ve ekonomik iş birliği |
| İlişki yönü | Ağırlıkla tek eksen | Çok yönlü |
Sık Yapılan Hatalar
Yanılgı 1: "Bir ülke ittifaka üyeyse bütün dış politika kararlarını başkaları alır." Johnson mektubu tam tersini gösterir: Türkiye müttefikinin itirazına karşın 1974'te kendi kararını uyguladı. İttifak üyeliği egemenliği ortadan kaldırmaz.
Yanılgı 2: Gümrük Birliği'ni tam üyelik sanmak. Gümrük Birliği sanayi ürünlerinde ortak gümrük düzenidir; AB kurumlarında oy hakkı vermez.
Yanılgı 3: NATO üyeliğini dönemin tek dış politika konusu saymak. Kıbrıs, Avrupa süreci ve bölgesel ilişkiler aynı yıllarda yürüyen dosyalardı.
Sık sorulanlar
Johnson mektubu neden önemlidir?
1964'te Türkiye'nin Kıbrıs'a müdahalesini engellemeye yönelik bu mektup, ittifakın her durumda güvence olmadığını gösterdi ve Türkiye'yi çok yönlü bir dış politika arayışına yöneltti.
1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın dayanağı nedir?
1960'ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti'nin düzenini belirleyen antlaşmalarla Türkiye'ye tanınan garantörlük hakkı.
Türkiye Gümrük Birliği'ne ne zaman girdi?
Gümrük Birliği 1 Ocak 1996'da yürürlüğe girdi. Bu, tam üyelikten farklı bir statüdür.