Yüz Kişiden On Kişi
1927'de yapılan ilk nüfus sayımında okuryazar oranı yaklaşık yüzde 10 çıktı. Yüz kişiden yalnızca on kişi bir gazeteyi okuyabiliyor, bir dilekçe yazabiliyordu. Yeni bir kanunu, bir aşı duyurusunu ya da bir tapu belgesini halka ulaştırmak bu tabloda nasıl mümkün olacaktı?
Bu konudaki bütün inkılapları bu soruya verilmiş cevaplar olarak okuyabilirsiniz: okullar tek çatıda toplandı, harfler değişti, yetişkinlere okul açıldı, üniversite yenilendi ve kültür taşraya taşındı.
Önce Kongre, Sonra Kanun
Eğitim tartışması savaş bitmeden başladı. 16 Temmuz 1921'de, cephede çatışmalar sürerken Ankara'da Maarif Kongresi toplandı ve millî bir eğitim anlayışı istendi.
Savaştan sonra ülkede üç ayrı okul türü yan yana işliyordu: medreseler, Tanzimat'tan kalan mektepler ve yabancı ya da azınlık okulları. Her biri başka bir program izliyor, başka bir insan tipi yetiştiriyordu. Buna kültür ikiliği denir.
3 Mart 1924'te kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu bütün eğitim kurumlarını Maarif Vekâleti'ne bağladı ve medreseler kapatıldı. Aynı yıl kabul edilen anayasa, ilköğretimi zorunlu ve devlet okullarında parasız saydı.
Mini soru: Tevhid-i Tedrisat yalnız medreseleri mi ilgilendiriyordu? Hayır; yabancı ve azınlık okulları da programlarını devlet denetimine açmak zorunda kaldı.
Sistem kurulurken dış deneyimden de yararlanıldı. 1924 yazında Amerikalı eğitimci John Dewey Türkiye'ye davet edildi ve eğitim sistemi üzerine bir rapor hazırladı. O yıllarda yetenekli öğrenciler devlet bursuyla Avrupa'ya öğrenime gönderildi; dönen bu gençler yeni üniversitelerin ve okulların kadrolarını oluşturdu.
Mini Uygulama: Sorun ve Çözüm
| Sorun | Getirilen çözüm |
|---|---|
| Farklı okulların farklı programları | Tevhid-i Tedrisat (1924) |
| Yetişkinlerin okuma yazma bilmemesi | Millet Mektepleri (1929): ücretsiz, kısa süreli, yetişkinlere açık |
| Köylerde öğretmen bulunamaması | 1936'da açılan eğitmen kursları: askerliğini çavuş olarak yapmış köylü gençler köy okullarına eğitmen olarak yetiştirildi |
| Bilimsel kadronun yetersizliği | 1933 üniversite reformu ve yurt dışına öğrenci gönderilmesi |
Tablonun üçüncü satırı sık gözden kaçar. Köy Enstitüleri 1940'ta kuruldu, ama köyde görev yapacak öğretmen yetiştirme fikri ondan önce, eğitmen kurslarıyla başlamıştı.
Harfler Neden Değişti?
Arap harfleri, ünsüzleri güçlü ama ünlüleri zayıf gösteren bir sistemdir. Türkçede sekiz ünlü vardır; eski yazıda "kol" ile "kul" aynı harflerle yazılıyordu. Okumayı öğrenmek bu yüzden uzun sürüyordu.
Mustafa Kemal 9 Ağustos 1928'de İstanbul Sarayburnu'nda yeni harfleri halka tanıttı ve kendisi bir karatahta başında ders verdi. 1 Kasım 1928'de Türk harflerinin kabulüne ilişkin kanun çıkarıldı. Yetişkinlere okuma yazma öğretmek için 1 Ocak 1929'da Millet Mektepleri açıldı.
Sonuç ölçülebilir: 1935 sayımında okuryazar oranı yaklaşık yüzde 19'a çıktı. Oran sekiz yılda neredeyse ikiye katlandı.
Tarih ve Dil İçin İki Kurum
| Kurum | Kuruluş | Amaç |
|---|---|---|
| Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti (sonra Türk Tarih Kurumu) | 15 Nisan 1931 | Türk tarihini belge ve kazıya dayanarak araştırmak |
| Türk Dili Tetkik Cemiyeti (sonra Türk Dil Kurumu) | 12 Temmuz 1932 | Sözcük derlemek, terim türetmek, dilbilgisi ve sözlük hazırlamak |
1932'de Ankara'da I. Türk Tarih Kongresi, İstanbul'da I. Türk Dil Kurultayı toplandı. Kurultayın açıldığı 26 Eylül bugün Dil Bayramı olarak anılır. Tarih çalışmalarında kazı, arşiv ve yayın zinciri, geçmişin belgeye dayandırılması ilkesine yaslanır.
Üniversite, Sanat ve Halkevleri
Ankara Hukuk Mektebi 1925'te açıldı. 1933'te Darülfünun kapatılarak yerine İstanbul Üniversitesi kuruldu; Almanya'dan ayrılmak zorunda kalan çok sayıda bilim insanı kadroya katıldı. Ankara'da 1933'te Yüksek Ziraat Enstitüsü, 1936'da Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi açıldı.
Sanatta Musiki Muallim Mektebi (1924) ve 1936'da Ankara Devlet Konservatuvarı sanatçı yetiştirmeyi kurumsal hâle getirdi. 19 Şubat 1932'de açılan Halkevleri ise dil ve edebiyat, güzel sanatlar, temsil, spor, sosyal yardım, halk dershaneleri, kütüphane ve yayın, köycülük, tarih ve müze gibi şubelerle çalıştı. Şubelerin bu kadar çeşitli olması, kültürü yalnız okulla sınırlı görmeyen bir anlayışı gösterir.
Bir Çıkarım Hatası
Bir öğrenci okul sayısının arttığını gösteren bir tabloya bakıp "Demek ki eğitimin niteliği de aynı oranda yükseldi" diyor. Hata nerede? Sayı niceliği ölçer, niteliği değil. Öğretmen sayısı, ders kitabı ya da okuma yazma oranı gibi başka veriler olmadan nitelik hakkında yargıya varılamaz.
Kaynak sorularında da benzer dikkat gerekir. Dönemin okul kayıt defteri sayısal veriyi doğrudan verir; bir öğretmenin yıllar sonra yazdığı anı ise dönemin havasını anlatır ama kişisel ve sonradan yazılmıştır.
Sık Karıştırılanlar
Sık yapılan hata 1: Tevhid-i Tedrisat'ı yalnız medreselerin kapatılması sanmak. Kanun bütün eğitim kurumlarını tek bakanlığa bağladı.
Sık yapılan hata 2: Harf inkılabının dili değiştirdiğini düşünmek. Harf yazıyı değiştirir; dilin sadeleşmesi ve terim türetme 1932'den sonra Türk Dil Kurumu'nun işidir. İkisi birbirini destekler ama aynı şey değildir.
Köy Enstitüleri de sık karıştırılır: 1940'ta, Atatürk'ün ölümünden sonra kuruldu. Atatürk dönemi sorusunda seçenek olarak görürseniz tarihine bakın.
Sık sorulanlar
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun amacı nedir?
Farklı programlarla eğitim veren medrese, mektep ve yabancı-azınlık okullarının yarattığı kültür ikiliğini gidermek ve bütün eğitimi 3 Mart 1924'te tek bakanlığa bağlamaktır.
Harf inkılabının gerekçesi nedir?
Arap harflerinin Türkçenin ünlülerini karşılamaması ve okuma yazma öğrenmeyi zorlaştırması. Latin kökenli harfler 1 Kasım 1928'de kabul edildi; 1935 sayımında okuryazar oranı yaklaşık yüzde 19'a çıktı.
Halkevleri ne işe yaradı?
1932'den itibaren dil-edebiyat, temsil, spor, kütüphane, halk dershaneleri gibi şubelerle kültür ve eğitim çalışmalarını okul dışına ve taşraya taşıdı.
Tarih ve dil çalışmalarını yürüten kurumlar ne zaman kuruldu?
Tarih kurumu 15 Nisan 1931'de Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti, dil kurumu 12 Temmuz 1932'de Türk Dili Tetkik Cemiyeti adıyla kuruldu; ikisi sonradan Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu adlarını aldı.