Bir Rafı Dizmek
Sınıf kitaplığına 10 kitap bağışlandı ve üç raf var. Rafların etiketi: olay, duygu, düşünce. Bu ayrım edebî türlerin en temel haritasıdır:
| Raf | Metnin merkezinde | Türler |
|---|---|---|
| Olay çevresinde | Kişiler, zaman, mekân, çatışma | Hikâye, roman, masal, fabl, destan, tiyatro |
| Duygu ağırlıklı | Ahenkli, yoğun, imgeli söyleyiş | Şiir |
| Düşünce ağırlıklı | Bilgi, görüş, yaşantı aktarımı | Makale, deneme, eleştiri, anı, günlük, biyografi |
Olay rafındakiler kendi içinde ikiye ayrılır: anlatmaya bağlı türlerde bir anlatıcı olayı okura aktarır; göstermeye bağlı tiyatroda ise anlatıcı yoktur, olay sahnede oyuncular aracılığıyla gösterilir.
Olay Rafında Kim Kimdir?
- Hikâye: Tek olay örgüsü, az kişi, kısa zaman. Tek bir akşam yemeğinde yaşanan tartışma bir hikâyeye yeter.
- Roman: Çok katlı olay örgüsü, geniş kişi kadrosu; bir ailenin 3 kuşağını anlatabilir. Türk edebiyatına Tanzimat döneminde (1860'lardan sonra) girmiştir.
- Masal: Olağanüstü varlıklar (dev, peri), belirsiz zaman ("evvel zaman içinde"), belirsiz mekân; amaç eğlendirmek ve ders vermek.
- Fabl: Kahramanları çoğunlukla hayvanlardır, sonunda açık bir ders verilir. Tilki kurnazlığı, karınca çalışkanlığı temsil eder. Batıda La Fontaine'in 17. yüzyılda yazdığı fabllar ünlüdür.
- Destan: Bir milletin hayatını derinden etkileyen olayları (göç, savaş, kuraklık) olağanüstü öğelerle anlatır. Olağanüstü öğe vardır ama çekirdekte tarihsel bir olay bulunur. Bu yüzden "destan tamamen hayal ürünüdür" yargısı yanlıştır.
Duygu Rafı: Şiirin Araç Kutusu
Şiir kendi araçlarıyla tanınır. Nazım birimi dize (tek satır), beyit (2 dize), dörtlük (4 dize) ya da bent (dize sayısı değişken) olabilir. Ölçü üç türlüdür: hece ölçüsü (hece sayısı eşitliği), aruz ölçüsü (açık-kapalı hece düzeni) ve serbest ölçü.
Uyak ile redifi ayırmak için kural şudur: önce redif ayrılır, kalan ses benzerliği uyaktır. Redif, dize sonlarında görevi ve anlamı aynı olan ek ya da sözcüğün yinelenmesidir. "Gelenler / gidenler" örneğinde çoğul eki "-ler" rediftir; geriye kalan "-en" sesleri uyaktır. Kendi ürettiğim iki dizeye bakalım: "Atlılar kaldı yolda / Yazılar kaldı kolda". Dize sonundaki "-da" bulunma ekidir ve iki dizede de aynı görevdedir, yani rediftir. Onu ayırınca "yol / kol" kalır; ortak "ol" iki sesten oluştuğu için tam uyaktır.
Düşünce Rafı: Yakın Akrabalar
| Tür | Ayırt edici özellik | Soruda görülen ipucu |
|---|---|---|
| Makale | Bir savı kanıtlarla savunur, nesneldir | "verilerle kanıtlamış" |
| Deneme | Kanıtlama kaygısı yok, yazar kendisiyle konuşur | "kendi düşüncelerini içtenlikle" |
| Eleştiri | Bir eseri gerekçeleriyle değerlendirir | "güçlü ve zayıf yönleri" |
| Günlük | O gün yazılır, tarih atılır | "her akşam, tarih atarak" |
| Anı | Yıllar sonra, geriye bakarak yazılır | "yıllar sonra hatırladıklarını" |
| Otobiyografi | Kişi kendi hayatını baştan anlatır | "kendi kaleminden, çocukluğundan başlayarak" |
| Biyografi | Başka birinin hayatı belgelere dayanarak anlatılır | "bir bilim insanının hayatını araştırmış" |
Mini soru: Bir bilim insanı, çocukluğunu ve öğrenim yıllarını kendi kaleminden anlatan bir kitap yazmış. Tür nedir? Anlatan ile anlatılan aynı kişi olduğu için otobiyografidir.
Rafa Sığmayanlar
Bazı metinler iki rafa birden uzanır. Mensur şiir düzyazıyla yazılır ama duygu ağırlıklıdır. Anı-roman gerçek yaşantıya dayanır ama kurmaca teknikleri kullanır. Manzum hikâye olay anlatır ama ölçülü ve uyaklıdır. Sınavda bu karma türler genellikle "hangi özellik öne çıkıyor?" diye sorulur; cevap metnin ağırlık merkezidir.
Sık Yapılan Hatalar
Makale ile denemeyi karıştırmak: İkisi de düşünce yazısıdır; fark kanıttadır. Makalede "Araştırmaya göre öğrencilerin yüzde 40'ı…" gibi veri görürsünüz, denemede "Bana öyle geliyor ki…" gibi kişisel bir ses.
Anı ile günlüğü karıştırmak: Fark, yazma zamanıdır. Günlükte olay sıcağı sıcağına kaydedilir; anıda aradan yıllar geçmiştir ve yazar olayı değerlendirir.
Uyağı redifle karıştırmak: "Gelenler / gidenler" sözcüklerinde "-ler"i uyak sanan öğrenci, redifi ayırmayı unutmuştur.
Dede Korkut'u destan sanmak: Dede Korkut Hikâyeleri destan özellikleri taşır ama olağanüstülük azalmış, olaylar daha insani bir boyuta inmiştir; destandan halk hikâyesine geçişin ürünüdür.
Tiyatronun Üç Kapısı
Göstermeye bağlı tür olan tiyatro da kendi içinde ayrılır. Trajedi seçkin kişilerin acıklı sonunu işler; komedi toplumun aksaklıklarını güldürerek eleştirir; dram ise 19. yüzyılda bu iki türün katı ayrımına karşı çıkarak acıyı ve gülüncü hayattaki gibi bir arada verir. Türk edebiyatının ilk yerli tiyatro eseri Şinasi'nin 1860'ta yazdığı Şair Evlenmesi'dir; tek perdelik bir komedidir. Geleneksel Türk tiyatrosunda ise Karagöz, orta oyunu ve meddah vardır; bunlar yazılı metne değil doğaçlamaya dayanır.
Mini Uygulama: Beş Metni Rafa Yerleştir
- Bir yazar, her akşam yaşadıklarını tarih atarak defterine yazıyor.
- Karga ile tilkinin konuşması anlatılıyor; sonunda "Dalkavuğa inanan zarar görür" deniyor.
- Eleştirmen, yeni çıkan romanın güçlü ve zayıf yönlerini gerekçeleriyle değerlendiriyor.
- Atalarının dağlarla çevrili bir vadiden demir dağı eriterek çıkışı anlatılıyor.
- Aşk acısını ahenkli dizelerle, 11'li hece ölçüsüyle dile getiren bir metin.
Cevaplar: 1 günlük (düşünce rafı), 2 fabl (olay rafı), 3 eleştiri (düşünce rafı), 4 destan (olay rafı; Ergenekon anlatısı), 5 şiir (duygu rafı). Dördüncü metinde olağanüstü öge var ama bir göç olayına dayanıyor; destanı masaldan ayıran da bu tarihsel çekirdektir.
Sık sorulanlar
Makale ile deneme arasındaki temel fark nedir?
Makale bir savı kanıtlarla savunur ve nesneldir; deneme kanıtlama kaygısı gütmeden yazarın kişisel düşüncesini aktarır.
Fabl ile masal nasıl ayrılır?
Fablın kahramanları çoğunlukla hayvanlardır ve sonunda açık bir ders verilir; masalda dev, peri gibi olağanüstü varlıklar bulunur ve amaç eğlendirmekle birlikte ders vermektir.
Tiyatro neden göstermeye bağlı bir türdür?
Tiyatroda anlatıcı yoktur; olaylar sahnede oyuncuların konuşma ve hareketleriyle seyirciye gösterilir.