Yağmur Üzerine Üç Şiir
Aşağıdaki üç şiir aynı konuyu, yağmuru, üç ayrı anlayışla anlatıyor. Üçü de bu anlatım için yazılmış özgün örneklerdir; gerçek şairlerin dizeleri değildir.
A
Yağmur yağıyor Kadıköy'de
Şemsiyemi evde unuttum
Ne iyi
B
Kiremitlerde ince bir ney sesi
Damla geçmişi sayar birer birer
Hüzün bahçede eski çeşme gibi
Ağır ağır dolar, yavaşça biter
C
yağmurun cam kanatları
bir saatin içinde kuruyor
ben aynaya yağıyorum
Mini soru: Hangisi sade günlük dil ve şaşırtıcı bir sonla okuru gülümsetiyor? A. Hangisi ses uyumunu ve müzikaliteyi önceliyor? B. Hangisi anlamı kapalı, çağrışıma dayalı imgeler kuruyor? C. Bu üç şiir, Cumhuriyet sonrası şiirin üç eğilimini minyatür olarak taşıyor.
İnceleme Sırası: Sesten Temaya
Bir şiiri incelerken önce ses, sonra imge, en sonunda tema belirlenir. Bu sıra rastgele değildir: gözlemlenebilir ögelerden yoruma doğru ilerlemek, yorumun metne dayanmasını sağlar. Şimdi B şiirini bu sırayla okuyalım.
- Ses: Dizeler 11 hecelidir. Uyak düzeni abab: "sesi / gibi" ile "birer / biter". "Ağır ağır" tekrarı (tekrir) yavaş bir ritim kurar; "r" ve "ğ" sesleri kulağa ağırlık verir.
- İmge ve sanat: Yağmurun kiremitteki sesi neye benzetiliyor? Bir ney sesine. Hüzün bir çeşmeye benzetilmiş ve "gibi" edatı kullanılmış: benzetme (teşbih). "Damla geçmişi sayar" dizesinde damlaya insana özgü bir eylem verilmiş: kişileştirme.
- Tema: Konu yağmurlu bir gün; tema ise geçmişe duyulan hüzün ve zamanın yavaşlığıdır.
Konu metnin somut olarak anlattığı şey (yağmur), tema bunun ardındaki soyut ve genel düşüncedir (geçmişin ağırlığı). Sıra tersine çevrilip önce tema söylenirse yorum metne değil okurun ön yargısına dayanır.
Dört Anlayış, Dört Dil
| Anlayış | Şiire bakışı | Dil ve biçim | Yağmur şiirlerimizde |
|---|---|---|---|
| Saf (öz) şiir | Şiir estetik bir yapıdır, toplumsal araç değildir | Müzikalite, ölçü, özenli söz | B |
| Garip (Birinci Yeni) | Şiir sıradan insanın gündelik hayatını anlatabilir | Ölçüsüz, uyaksız, sanatsız, esprili | A |
| Toplumcu gerçekçi | Şiir toplumsal sorunları ve emeği anlatır | Serbest ölçü, açık ileti, mücadele vurgusu | Yağmurda çalışan işçiyi anlatsaydı |
| İkinci Yeni | Şiir anlamdan çok imge ve çağrışımdır | Kapalı, soyut, dilde sapma | C |
İkinci Yeni 1950'lerde Garip'in doğrudan anlatımına tepki olarak doğdu. Ama bu anlayışların bir bölümü aynı yıllarda üretildi; edebiyat tarihi tek çizgili ilerlemez, aynı dönemde farklı arayışlar yan yana bulunur.
Serbest Ölçüde Ahenk Nereden Gelir?
A ve C şiirlerinde hece sayısı ya da uyak yok. Ahenk yine de var: ses yinelemeleri, sözcük tekrarları, dize kırılmaları ve iç uyaklar ritmi kurar. Modern şiirde dize uzunluğu ve dizilişi de anlamı vurgulayan bir araçtır. A şiirinde "Ne iyi" tek başına bir dize olmuş; dize sonu bir duraklama üretir ve okuru beklenmedik yargıda bekletir. Şaka tam da o duraklamada doğar.
Gelenekten yararlanma da bir seçenektir: Cumhuriyet dönemi şairlerinin bir bölümü halk şiirinin hece ölçüsünü ve dörtlüğünü kullandı. 11'li hecesiyle B şiiri bu çizgiye yakındır. Gelenekten yararlanmak taklit değildir; birikim yeni bir bağlamda yeniden yorumlanır.
Mini Uygulama: Dört İpucu, Dört Anlayış
Her ipucu setinin hangi şiir anlayışına ait olduğunu bulun.
- 1941'de 3 şairin birlikte çıkardığı kitap; ön sözde "şairane" söyleyişe karşı çıkılıyor.
- 1950'lerde doğuyor; "anlamsız" diye eleştiriliyor; imgeler kapalı, dil zorlanıyor.
- Serbest ölçü; fabrika, tarla, alın teri; şiir bir mücadele aracı sayılıyor.
- Her dize 11 hece; uyak ve müzikalite özenle korunuyor; toplumsal ileti yok.
Cevaplar: (1) Garip, (2) İkinci Yeni, (3) toplumcu gerçekçi şiir, (4) saf şiir ya da gelenekten beslenen şiir. İpuçlarındaki sayılar da işe yarar: "1941" doğrudan Garip'i, "1950'ler" İkinci Yeni'yi işaret eder; "11 hece" ise ölçülü bir şiir demektir ve Garip ile İkinci Yeni'yi seçeneklerden eler.
Şiir Neden Çevrilmez Gibidir?
Şiir dilini günlük dilden ayıran şey, sözcüklerin yalnız anlamıyla değil çağrışım ve ses değerleriyle de seçilmesidir. B şiirindeki "ağır ağır dolar" söyleyişini başka bir dile çevirdiğinizde anlam gelir, "r" sesinin ağırlığı gelmez. Şiir çevirisinin güç olmasının nedeni budur: ses düzeni ve çağrışımlar başka dile birebir aktarılamaz.
Sık Yapılan Hatalar
Garip ile İkinci Yeni'yi karıştırmak: Garip açık ve günlük dil (A), İkinci Yeni kapalı imge ve çağrışım (C). Birinde anlam hemen gelir, ötekinde okur imgeyi çözmeye çalışır.
Serbest ölçüyü ahenksizlik sanmak: Ölçü ve uyak ahengin tek kaynağı değildir.
Konu ile temayı karıştırmak: "Yağmur" konudur; tema "geçmişin ağırlığı" ya da "yalnızlık" gibi soyut bir düşüncedir.
Sık sorulanlar
Garip ile İkinci Yeni arasındaki temel fark nedir?
Garip günlük dili ve doğrudan anlatımı öne çıkarır; İkinci Yeni imge ve çağrışıma dayanan kapalı bir dil kurar.
Şiir incelemesinde neden önce ses ögelerine bakılır?
Gözlemlenebilir ögelerden (ses, imge) yoruma (tema) ilerlemek, yorumun metne dayanmasını sağlar.
Serbest ölçülü şiir nasıl ahenk kazanır?
Ses yinelemeleri, sözcük tekrarları, dize düzeni, dize kırılmaları ve iç uyaklarla.