Okul Gazetesine Gelen Yazı
Okul gazetesi editörü olduğunu düşün. Bir arkadaşın bahar şenliğini anlatan şu cümleleri göndermiş:
(1) Şenliğe yaklaşık 300 civarında veli katıldı.
(2) Bahçeye fidanları diktik ve düzenli olarak sulanacak.
(3) Ne yağmur yağdı ne de kimse şemsiye açmadı.
(4) Ayşe, Zeynep'in çizdiği resmin çok beğenildiğini söyledi; kendisi de sevindi.
(5) Kardeşim benden daha uzun boylu ve hızlı koşar.
Beşinde de bir sorun var, ama hepsi aynı sorun değil. Bir cümleyi düzeltmeden önce sorunun anlamdan mı, yapıdan mı kaynaklandığını bulmak işi yarı yarıya çözer.
Beş Cümlenin Teşhisi
(1) Gereksiz sözcük. "Yaklaşık" ile "civarında" aynı işi görüyor. Birini at: "Şenliğe yaklaşık 300 veli katıldı."
(2) Çatı uyuşmazlığı. "Diktik" etken, öznesi "biz". "Sulanacak" edilgen, sözde öznesi "fidanlar"; oysa fidanlar ilk yargıda nesne durumunda. Aynı cümlede iki ayrı çatı tek özneye bağlanamıyor. Düzeltme: "Bahçeye fidanları diktik, onları düzenli olarak sulayacağız."
(3) Olumsuzluk çelişkisi. "Ne... ne" yapısı zaten olumsuz anlam verir; yüklemi de olumsuz yapınca anlam karışır. Düzeltme: "Ne yağmur yağdı ne de kimse şemsiye açtı."
(4) Anlam belirsizliği. "Kendisi" kim: Ayşe mi, Zeynep mi? Cümle iki türlü okunabiliyor. Düzeltme: "...söyledi; Zeynep de buna çok sevindi."
(5) Ortak yüklem hatası. "Uzun boylu" sözü "koşar" yüklemine bağlanamaz; "uzun boylu koşmak" diye bir anlam kurulmaz. Birinci yargının kendi yüklemi eksik kalmış. Düzeltme: "Kardeşim benden daha uzun boyludur ve daha hızlı koşar."
Anlamdan Kaynaklanan Bozukluklar
- Gereksiz sözcük: "Geri iade etti." (iade zaten geri vermek) · "Yukarıya doğru tırmandı." (tırmanmak zaten yukarı gitmek)
- Yanlış anlamda sözcük: "Hastalığı günden güne iyileşiyor." (İyileşen hastalık değil hastadır: "Hastalığı günden güne geçiyor." ya da "Günden güne iyileşiyor.")
- Çelişen sözler: "Kesinlikle yarın gelirim sanırım." ("kesinlikle" ile "sanırım" aynı yargıda duramaz)
- Deyim yanlışı: "Sevinçten etekleri tutuştu." (Deyim "etekleri zil çalmak"; "etekleri tutuşmak" telaşlanmak anlamındadır.)
- Mantık ve sıralama hatası: "Kitabı okudum, satın aldım ve eve getirdim." (Olaylar gerçekleşme sırasıyla verilmemiş.)
Yapıdan Kaynaklanan Bozukluklar
Bu grupta anlam anlaşılsa bile cümlenin iskeleti eksik ya da uyumsuzdur.
- Özne eksikliği: "Bu dergiyi çok seviyorum ve her ay yayımlanıyor." İkinci yüklemin öznesi "dergi" ama ilk yargıda nesne durumunda; ikinci yargının öznesi söylenmemiş sayılır. Düzeltme: "Bu dergiyi çok seviyorum; dergi her ay yayımlanıyor."
- Nesne ya da tümleç eksikliği: "Arkadaşımı gördüm ve selam verdim." Birinci yüklem "arkadaşımı" nesnesini alıyor, ikincisi "arkadaşıma" tümlecini ister. Düzeltme: "Arkadaşımı gördüm ve ona selam verdim."
- Özne-yüklem uyumsuzluğu: "Kardeşimle ben aynı okula gidiyor." Özne "kardeşimle ben", yani "biz"; yüklem de 1. çoğul kişi eki almalı: "gidiyoruz".
- Yüklem eksikliği: "Bu projede hem çok emek hem de zaman harcadık." Burada yüklem ortaktır, cümle doğrudur. Ama "Toplantıda bazı öğrenciler sessiz, bazıları sürekli konuştu." cümlesinde "sessiz" yüklemsiz kalmış: "sessizdi" olmalı.
Bir karşılaştırma: gereksiz sözcük cümleden atılınca cümle düzelir; yapı bozukluğunda ise bir şey eklemek gerekir. Bu fark, "Cümle nasıl düzeltilir?" sorularında seçenekleri hızla eler.
Öğrenciler Nerede Takılıyor?
Sık yapılan hata: Öğrenciler uzun cümleyi bozuk, kısa cümleyi doğru sanıyor. Uzunluk bir ölçüt değildir. "Dün akşam yarın yapılacak sınavı düşündüm." cümlesi zaman bildiren iki sözcük yan yana geldiği için ilk bakışta çelişkili görünür, ama doğrudur: düşünme işi dün oldu, sınav yarın olacak.
İkinci yanılgı: devrik cümleyi bozuk saymak. "Geldi sonunda beklenen gün." dil bilgisi açısından doğrudur.
LGS Sorusunda İzlenecek Yol
Yeni nesil soruda çoğunlukla bir duyuru, mektup ya da haber metni verilir ve 4 cümlesi numaralanır. Kök "hangisinde anlatım bozukluğu vardır?" ya da "bozukluk hangisinde farklı nedenden kaynaklanır?" olur. İzlenecek yol:
- Aynı anlamı taşıyan iki sözcük arıyorum (gereksiz sözcük).
- Yüklemleri bulup her biri için "Kim? Neyi? Kime?" soruyorum (öge eksikliği).
- Bir yüklem etken, öteki edilgen mi (çatı)?
- Cümle iki türlü okunabiliyor mu (belirsizlik)?
Mini uygulama: "Bu yarışmaya 8. sınıflardan 2 öğrenci ve öğretmenleri katılacak ve ödül alacaklar." cümlesinde sorun ne? Cevap: belirsizlik; ödülü kimin alacağı (öğrenciler mi, herkes mi) belli değil.
Sık sorulanlar
Anlatım bozukluğu ile yazım yanlışı aynı şey midir?
Hayır. Yazım yanlışı bir sözcüğün ya da ekin yanlış yazılmasıdır. Anlatım bozukluğu ise sözcükler doğru yazılsa bile cümlenin anlamının ya da yapısının kusurlu olmasıdır.
Ortak öge hatası nasıl anlaşılır?
Sıralı ya da bağlı cümledeki her yüklem için ayrı ayrı "kim, neyi, kime" diye sorulur. Ortak kullanılan öge yüklemlerden birine uymuyorsa bozukluk vardır ve eksik öge cümleye eklenerek düzeltilir.
"Yaklaşık 50 civarında" neden yanlıştır?
İki sözcük de kesin olmayan bir miktarı anlatır; biri öbürünü gereksiz kılar. "Yaklaşık 50" ya da "50 civarında" demek yeterlidir.