İki "İçin", İki Ayrı İlişki
Şu iki cümleye bakalım:
(1) Yol buz tuttuğu için okul servisi 20 dakika geç geldi.
(2) Takıma seçilmek için her sabah 6'da kalkıp koşuyor.
İkisinde de "için" var. Peki ikisi de aynı ilişkiyi mi kuruyor? Hayır. (1) numaralı cümlede gecikmenin sebebi anlatılıyor: yol buz tuttu, bu yüzden servis gecikti. (2) numaralı cümlede ise erken kalkmanın amacı anlatılıyor: takıma seçilmek henüz gerçekleşmemiş, ulaşılmak istenen bir hedef.
Ayırt etmek için tek bir soru yeter: "Bu iş, bu sonuçtan önce mi oldu, yoksa sonuç olsun diye mi yapılıyor?" Önce olduysa sebep, istenen bir hedefse amaçtır. Pratik bir yol daha var: sebep-sonuçta "için" yerine "-dığından" koyabilirsin ("buz tuttuğundan"). Amaç-sonuçta ise "amacıyla" konur ("seçilmek amacıyla").
Diğer İlişkiler Nasıl Tanınır?
- Koşul (şart): bir yargı başka bir yargının gerçekleşmesine bağlıdır. "Hava açarsa pikniğe gideriz." Koşul her zaman -sa ekiyle gelmez: "Ödevini bitirmeden dışarı çıkamazsın." cümlesinde de koşul var.
- Karşılaştırma: en az 2 varlık ya da durum bir yönüyle kıyaslanır. "Bu yılki deneme sınavları geçen yılkinden daha uzun." "Daha, en, kadar, göre" sık işarettir.
- Olasılık: yargı kesin değildir. "Akşama doğru yağmur yağabilir." "Galiba, belki, muhtemelen, -ebilir" işarettir.
- Kesinlik: söyleyen kişi yargısından emindir. "Bu köprü 2027'de kesinlikle açılacak."
- Varsayım: gerçekleşmemiş bir durum, gerçekmiş gibi kabul edilir. "Diyelim ki otobüsü kaçırdın, ne yapardın?"
Karşılaştırmada bir tuzak var: "Ağabeyi kadar çalışkandı." cümlesinde "kadar" bir benzerlik kuruyor ama yine iki kişi kıyaslanıyor; bu yine karşılaştırmadır.
Öznel mi, Nesnel mi? Kanıt Sorusu
Nesnel yargı kanıtlanabilir, kişiden kişiye değişmez. Öznel yargı ise kişisel görüş, beğeni ya da duygu bildirir.
(1) Okul kütüphanemizde 1.250 kitap var.
(2) Okul kütüphanemiz ilçenin en huzurlu yeri.
(3) Kütüphane hafta içi saat 16.00'da kapanıyor.
(1) ve (3) sayılabilir, kontrol edilebilir: nesnel. (2) numaralı cümlede "huzurlu" bir değerlendirme; başka biri aynı yere "sıkıcı" diyebilir: öznel.
Sık yapılan hata: Öğrenciler sayı gördükleri her cümleyi nesnel sanıyor. "Bu yıl izlediğim 3 film de bence çok sıkıcıydı." cümlesinde sayı var ama yargının özü "sıkıcı" sözcüğündedir; cümle özneldir. Yanlış olan da nesnel olabilir: "Ankara'nın nüfusu 1 milyondur." cümlesi yanlış bilgi içerir ama kanıtla denetlenebildiği için nesnel bir yargıdır.
Satır Arasında Kalan Anlam
LGS'de en çok zorlanılan soru türü, cümlenin açıkça söylemediği ama sezdirdiği anlamdır.
"Bu kez de toplantıya geç kaldı." cümlesinde "de" eki bize kişinin daha önce de geç kaldığını söyletir. "Sonunda odasını topladı." cümlesi ise işin uzun süre bekletildiğini sezdirir. Bu tür sorularda seçeneklerde "cümleden çıkarılamaz" diye düşündüğün bir yargıyı değil, cümle doğru kabul edildiğinde mutlaka doğru olan yargıyı ararsın.
Mini soru: "Kardeşim bile bu bulmacayı çözdü." cümlesinden hangi yargı çıkar? Birkaç saniye düşün. "Bile" sözcüğü bulmacanın kolay olduğunu ya da kardeşin bu işte usta olmadığının düşünüldüğünü gösterir. Bulmacanın zor olduğu sonucu bu cümleden çıkmaz.
Aynı Cümlede İki İlişki
Daha zor bir örnek: "Kar yağarsa okullar tatil olur, çünkü servisler köy yollarına çıkamaz."
Bu cümlede iki ilişki iç içe: "yağarsa" koşul, "çünkü" sebep-sonuç kuruyor. Soru "hangisinde koşul vardır?" diyorsa cümle doğru cevaptır; "hangisinde yalnızca sebep-sonuç vardır?" diyorsa değildir. Kökteki "yalnızca", "hem... hem de" gibi sözcüklere bu yüzden dikkat et.
Anlamca En Yakın Cümleyi Bulmak
Bir başka soru kalıbı, verilen cümleye anlamca en yakın seçeneği ister. Örnek cümle: "Emek vermeden kazanılan başarı uzun sürmez."
Seçenekleri tek tek tartarken iki şeyi kontrol et: ana yargı aynı mı ve kapsam aynı mı? "Çalışmadan elde edilen başarının ömrü kısadır." seçeneği iki şartı da taşır. "Her başarı çok emek ister." seçeneği ise kapsamı değiştirir; asıl cümle başarının süresinden söz ediyordu, bu seçenek başarının koşulundan söz ediyor.
Atasözleri de bu soru tipinde sık kullanılır. "Sakla samanı, gelir zamanı." atasözü, "Bugün gereksiz görünen bir şey ileride işe yarayabilir." yargısıyla aynı doğrultudadır. Atasözünü yorumlarken sözcüklere değil, verdiği öğüde bak: saman burada her türlü eşyanın yerine geçer.
Beş Soruluk Deneme
(1) Otobüsü kaçırmamak için 15 dakika erken çıktı.
(2) Bu şehir, gördüğüm en güzel şehir.
(3) Fırtına yüzünden 4 sefer iptal edildi.
(4) Yarın büyük ihtimalle kar yağar.
(5) Sen de gelirsen maça birlikte gideriz.
Cevaplar: (1) amaç-sonuç, (2) öznel yargı, (3) sebep-sonuç, (4) olasılık, (5) koşul.
Sık sorulanlar
Sebep-sonuç ile amaç-sonuç cümlesini nasıl ayırırım?
Sebep, sonuçtan önce gerçekleşmiş bir olaydır. Amaç ise henüz gerçekleşmemiş, ulaşılmak istenen hedeftir. "İçin" yerine "amacıyla" konabiliyorsa amaç-sonuç, "-dığından" konabiliyorsa sebep-sonuç vardır.
İçinde sayı olan cümle nesnel midir?
Her zaman değil. Yargının özü bir değerlendirmeye ("güzel", "sıkıcı", "başarılı") dayanıyorsa cümle sayı içerse bile özneldir.
Bir cümlede birden fazla anlam ilişkisi olabilir mi?
Evet. Koşul ile sebep-sonuç ya da karşılaştırma ile öznellik aynı cümlede bulunabilir. Bu yüzden soru kökündeki "yalnızca" gibi sözcükler dikkatle okunmalıdır.