Kantin Panosundaki Yedi Cümle
Okul kantininin panosuna öğrenciler şu cümleleri yazmış:
(1) Yağmur yağdığı için teneffüste bahçeye çıkamadık.
(2) Kermese katkı olsun diye evden kek getirdim.
(3) Erken gelirsen sıcak simit bulursun.
(4) Poğaça, simitten daha yumuşak.
(5) Kantinde 12 çeşit yiyecek satılıyor.
(6) Buranın tostu dünyanın en lezzetli tostudur.
(7) Kantindeki sıra o kadar uzundu ki ucu komşu mahalleye varıyordu.
Yedi cümlenin her biri başka bir iş yapıyor. Şimdi cümleleri bu işlerine göre ayırmayı öğreneceğiz.
Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç
(1) numaralı cümlede bahçeye çıkamamanın nedeni yağmurdur. Yağmur, istenerek yapılmış bir şey değildir; olmuş, sonucu da gelmiştir. Böyle cümlelere neden-sonuç cümlesi denir.
(2) numaralı cümlede ise kek, bilerek, bir amaç için getirilmiştir. Kişi bir hedefe ulaşmak istiyor: kermese katkı. Cümle bu yüzden bir amaç-sonuç cümlesidir.
İkisini ayırmanın pratik yolu: "için" ya da "diye" yerine "amacıyla" koyun. "Kermese katkı olsun amacıyla kek getirdim" anlamlıdır → amaç. "Yağmur yağması amacıyla bahçeye çıkamadık" saçmadır → neden.
Koşul ve Karşılaştırma
(3) numaralı cümlede simit bulmak, erken gelme şartına bağlıdır. "-sa/-se" eki, "şayet", "eğer" gibi sözcükler koşul bildirir.
(4) numaralı cümlede iki yiyecek tek bir özellik üzerinden (yumuşaklık) karşılaştırılmıştır. "Daha, en, kadar, gibi, -e göre" sözcükleri karşılaştırmanın işaretidir. Bir karşılaştırma sorusunda "hangi özellik bakımından?" diye sorulursa işaret sözcüğün hemen yanına bakın: "daha yumuşak".
Nesnel mi, Öznel mi?
(5) numaralı cümle sayılarak kanıtlanabilir: kantine girip çeşitleri sayarsınız, 12 ise cümle doğrudur. Kişiden kişiye değişmeyen bu yargıya nesnel denir.
(6) numaralı cümle ise kişisel bir beğeni bildirir. Size göre en lezzetli tost başka bir yerde olabilir. Kanıtlanamayan, kişiye göre değişen bu yargıya öznel denir. "Bence, bana göre, güzel, sıkıcı, en iyi, harika" gibi sözcükler çoğu zaman öznelliğin işaretidir.
Tek cümlede iki yargı birden olabilir: "Spor salonunun 20 aleti var ama havalandırması yetersiz." İlk yargı sayılabilir (nesnel), ikincisi kişisel değerlendirmedir (öznel).
Abartma ve Gerçekleşmemiş Durum
(7) numaralı cümlede okul kantinindeki bir sıranın komşu mahalleye uzanması gerçekte mümkün değil. Yazan kişi sıranın çok uzun olduğunu vurgulamak için durumu büyütüyor. Bir durumu gerçekte olamayacak ölçüde büyütmeye abartma denir: "O kadar yorulmuştu ki ayakta uyuyacaktı."
Başka bir tür daha var: "Biraz daha erken çıksaydık otobüsü kaçırmazdık." Burada anlatılan şey olmamıştır; kişi olmayan bir durum üzerinden konuşuyor. Böyle cümleler çoğu zaman pişmanlık ya da hayıflanma taşır. "Keşke" sözcüğü de aynı duyguyu verir: "Keşke şemsiyemi alsaydım."
Aynı Olay, Üç Ayrı Cümle
Anlam ilişkisini asıl belirleyen şey olay değil, olayın nasıl bağlandığıdır. Tek bir olayı üç ayrı biçimde yazalım: Selin satranç turnuvasında birinci oldu.
(a) "Her gün 1 saat çalıştığı için turnuvada birinci oldu" → neden-sonuç; çalışma, başarının nedeni.
(b) "Turnuvada birinci olmak için her gün 1 saat çalıştı" → amaç-sonuç; birincilik, çalışmanın hedefi.
(c) "Her gün 1 saat çalışırsa turnuvada birinci olabilir" → koşul; başarı henüz gelmedi, şarta bağlı.
Fark ettiniz mi? İlk iki cümlede "için" sözcüğü yer değiştirdi ve anlam ilişkisi de değişti. Üçüncü cümlede ise olay henüz gerçekleşmemiştir; zaman da geleceğe kaymıştır. Soruda üç seçenek birbirine çok benziyorsa sözcüklere değil, hangi olayın hangisine bağlandığına bakın.
"İçin" Her Zaman Amaç mı?
Sık yapılan hata: "İçin" sözcüğünü gören öğrenci cümleyi hemen amaç cümlesi sanıyor. Oysa "için" hem nedeni hem amacı bağlayabilir. (1) numaralı cümlede de "için" vardı ama cümle neden-sonuç cümlesiydi. Karar, sözcüğe değil, isteğe bakılarak verilir: sonuç istenerek mi elde edildi?
İkinci yanılgı: içinde sayı geçen her cümleyi nesnel saymak. "Şu 300 sayfalık kitap çok sıkıcı." cümlesinde sayı var ama "çok sıkıcı" kişisel bir görüştür; cümle özneldir.
Dört Cümlelik Alıştırma
Aşağıdaki cümlelerin anlam ilişkisini yazın:
(a) Hava açarsa teleskobu bahçeye kurarız.
(b) Hava soğuduğu için sınıfa döndük.
(c) Dün akşamki gökyüzü gerçekten büyüleyiciydi.
(d) Gölü görmek amacıyla tepeye tırmandık.
Cevaplar: koşul · neden-sonuç · öznel yargı · amaç-sonuç.
Sınav ipucu: Seçeneklerde bir şema verilip "Hangisi bu şemaya uygundur?" deniyorsa şemadaki okun yönüne bakın. "Zincir paslandı → pedal zor döndü" gibi bir şema neden-sonuç ister; ok, nedenden sonuca gider.
Sık sorulanlar
Öznel cümle nasıl anlaşılır?
Kişisel bir beğeni ya da değerlendirme bildiriyorsa özneldir; kanıtlanamaz, kişiden kişiye değişir.
Amaç ile nedeni nasıl ayırırım?
"İçin" ya da "diye" yerine "amacıyla" koyun. Cümle anlamlı kalıyorsa amaç, anlamsızlaşıyorsa neden bildirir.
"Keşke" ile başlayan cümle ne anlatır?
Çoğunlukla gerçekleşmemiş bir durum için duyulan pişmanlığı ya da isteği anlatır: "Keşke erken kalksaydım."