"Bisiklet Satılık" İlanını Büyütelim
Emre küçüldüğü bisikletini satmak için mahalle panosuna şu ilanı asıyor: "Bisiklet satılık." İki gün geçiyor, arayan olmuyor. Neden? Okur bisiklet hakkında hiçbir şey öğrenmiyor ki.
Emre ilanı yeniden yazıyor:
"Kırmızı, hafif, 21 vitesli bir bisiklet satılıktır. Yeni lastikleri ve paslı bir zili var."
İkinci ilanda "kırmızı, hafif, yeni, paslı" sözcükleri isimlerin nasıl olduğunu söylüyor; "21 vitesli" ise kaç vitesi olduğunu. İsimlerin önüne gelip onları niteleyen ya da belirten sözcüklere sıfat diyoruz. Sıfat ile isim birlikte sıfat tamlaması kurar: kırmızı bisiklet, paslı zil.
Niteleme Sıfatı "Nasıl?" Sorusuna Cevap Verir
Rengi, biçimi, durumu, boyutu söyleyen sıfatlara niteleme sıfatı denir. Bulmak için isme "nasıl?" diye sorarız:
- Nasıl bisiklet? Cevap: kırmızı.
- Peki zil nasıl? Paslı.
- Evin önündeki yokuş nasıl bir yokuş? Dik bir yokuş.
Bir isim birden çok sıfat alabilir: "kırmızı, hafif bisiklet". Eş görevli sıfatların arasına virgül konur.
Hangisi, Kaç Tane? Belirtme Sıfatları
Bazı sıfatlar ismin nasıl olduğunu değil, hangisi ya da kaç tane olduğunu belirtir. 4 grupta toplanır:
- İşaret sıfatı yer göstererek belirtir: bu bisiklet, şu kask, o pedal.
- Sayı sıfatı: asıl sayı (2 tekerlek, 21 vites), sıra sayı (3. sıra, dördüncü sahip), üleştirme (ikişer kask), kesir (yarım saat, çeyrek tur).
- Belgisiz sıfat sayıyı ya da kimliği açık söylemez: birkaç alıcı, bazı parçalar, her sabah, birçok ilan.
- Soru sıfatı isimle birlikte soru sorar: hangi renk?, kaç vites?, kaçıncı sıra?
"Nasıl bir zil?" dersek "nasıl" soru sıfatıdır; "paslı zil" dersek "paslı" niteleme sıfatı. Soru soran sözcük soru sıfatı olur.
Aynı Sözcük, İki Görev
Emre'nin kardeşi soruyor: "Bu senin mi?" Emre cevap veriyor: "Bu bisiklet artık başkasının."
İki cümlede de "bu" var ama görevler farklı. Birincisinde "bu"dan sonra isim yok; bir varlığın yerini tutuyor, yani zamir. İkincisinde "bisiklet" isminin önünde onu gösteriyor, yani sıfat. Aynı ölçüt "bazı, hangi, kaç, birkaç" için de geçerlidir:
- Birkaç alıcı aradı. (sıfat) · Birkaçı pazarlık etti. (zamir)
- Hangi renk? (sıfat) · Hangisi seninki? (zamir)
Sıfatın arkasındaki isim düşerse sıfat isimleşir: "Yaşlılara yer verin." cümlesinde "yaşlı insanlar" demek yerine yalnız "yaşlılar" denmiş; sözcük artık isim görevindedir.
Sarıyı Sapsarı, Küçüğü Küçücük Yapmak
Pekiştirme anlamı güçlendirir. Sözcüğün ilk hecesi alınır, sonuna m, p, r ya da s eklenip başa getirilir: sapsarı, yemyeşil, bembeyaz, tertemiz, masmavi. Bazılarında araya ünlü girer: sapasağlam.
Küçültme için -cık/-cik, -ce/-ca, -msı/-mtırak ekleri kullanılır: küçücük, ufacık, mavimsi, ekşimtırak, büyükçe.
"Küçücük bir kutu" ile "ufacık bir kulübe" aynı inceliği katar: küçüklüğü azaltmaz, tersine vurgular. Küçültme eki bazen sevgi de taşır: "şirin, küçücük bir ev".
Unvanlar da Sıfat Görevindedir
"Sınıfımıza dün Hemşire Leyla Hanım konuk oldu." cümlesinde "Hemşire" ve "Hanım" kişi adının önüne ve arkasına gelmiş unvanlardır. Bu unvanlar adı belirttiği için sıfat görevi üstlenir. "Leyla" ise özel isimdir; sıfat değildir.
Aynı durum "Ahmet Usta", "Hemşire Zehra", "Kaptan Murat" söyleyişlerinde de görülür. Unvanlar büyük harfle yazılır, çünkü özel adın parçası sayılır.
Daha Zor Bir Örnek: Sıfatları Tek Tek Ayıklamak
İlanın son hâline bakalım: "Bu 3 yıllık bisikleti her gün kullandım; 2 küçük çizik dışında hiçbir kusuru yok."
Adım adım gidelim:
- "Bu" → arkasında "bisiklet" var, onu gösteriyor: işaret sıfatı.
- "3 yıllık" → "Nasıl bisiklet?" sorusuna cevap veriyor: niteleme sıfatı. İçinde sayı olması onu sayı sıfatı yapmaz; bisikletin kaç tane olduğunu değil, ne kadar kullanıldığını anlatıyor.
- "her" → "gün" ismini belgisiz biçimde belirtiyor: belgisiz sıfat.
- "2" → çiziklerin sayısını veriyor: sayı sıfatı. Hemen arkasındaki "küçük" niteleme sıfatıdır.
- "hiçbir" → "kusur" ismini belirtiyor: belgisiz sıfat.
Demek ki bir isim aynı anda iki sıfat alabilir: "2 küçük çizik" söyleyişinde önce sayı, sonra niteleme sıfatı gelir.
Tahta Masa mı, Eski Masa mı?
Sık yapılan hata: çoğu öğrenci "tahta masa" sözünü sıfat tamlaması sanıyor. Oysa "tahta" bir maddenin adıdır ve masanın neyden yapıldığını söyler; bu, takısız isim tamlamasıdır. "Eski masa"da "eski" bir özelliktir, yani sıfattır.
Kısa bir deneme işinizi görür: sözcüğün başına "çok" getirin. "Çok eski masa" olur, "çok tahta masa" olmaz. "Çok" alabilen sözcük niteleme sıfatıdır.
İkinci hata: türü ezberden söylemek. "Bu" her cümlede sıfat değildir; yukarıda 2 cümlede iki ayrı görev gördük.
Kendin Dene
Cümle: "Dar bir sokakta, eski evin iki penceresinden sarı bir ışık sızıyordu." Kaç sıfat var, türleri ne?
Cevap: 6 sıfat. dar, eski, sarı → niteleme (3 tane); iki → sayı; iki ayrı "bir" → belgisiz.
Sınav ipucu: soru "kimi sözcükler isimlerin nasıl olduğunu, kimileri sayısını bildiriyor" diyorsa niteleme ile sayı sıfatını ayırmanızı istiyordur.
Sık sorulanlar
"Bu" ne zaman sıfat, ne zaman zamir olur?
Arkasından isim geliyorsa sıfattır ("bu bisiklet"). İsim gelmiyor ve bir varlığın yerini tutuyorsa zamirdir ("Bu senin mi?").
Pekiştirme sıfatı nasıl yapılır?
Sözcüğün ilk hecesi alınır, sonuna m, p, r ya da s eklenip başa getirilir: sap-sarı, bem-beyaz, ter-temiz.
"Tahta masa" sıfat tamlaması mıdır?
Hayır. "Tahta" masanın neyden yapıldığını bildirir; takısız isim tamlamasıdır. "Eski masa" ise sıfat tamlamasıdır.