Benzetme (Teşbih)
İki varlık arasında ortak bir özellik üzerinden ilgi kurulur. Dört ögesi vardır: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü, benzetme edatı.
"Çocuk aslan gibi cesurdu."
benzeyen: çocuk · kendisine benzetilen: aslan · yön: cesaret · edat: gibi
Yalnızca iki temel öge kalırsa güçlü benzetme olur: "Aslanım geldi."
Kişileştirme ve Konuşturma
Kişileştirme: insan dışı varlığa insana özgü nitelik verilir. "Ağaçlar rüzgârda fısıldıyordu."
Konuşturma (intak): insan dışı varlık konuşturulur. "Kedi bana 'acıktım' der gibi baktı."
İlişki tek yönlüdür: her konuşturmada kişileştirme vardır, ama her kişileştirmede konuşturma yoktur.
Abartma ve Karşıtlık
Abartma (mübalağa): olması mümkün olmayan ölçüde büyütme. "Denizler kadar gözyaşı döktü."
Karşıtlık (tezat): zıt kavramların bir arada kullanılması. "Ağlarken güldü."
Konuşma dilinden alma (tecahül-i arif): bilineni bilmezden gelme. "Acaba bu güzellik nereden geliyor?"
Sık Yapılan Hata
Kişileştirme ile benzetmeyi karıştırmak. Ölçüt basit: "gibi, kadar, sanki" varsa benzetme; yoksa ve insan dışı varlık insan gibi davranıyorsa kişileştirmedir.
"Rüzgâr aslan gibi uğulduyordu" → benzetme.
"Rüzgâr uğulduyordu, sanki ağlıyordu" → kişileştirme.
Sık sorulanlar
Kişileştirme ile benzetme nasıl ayrılır?
Benzetmede "gibi, kadar, sanki" gibi bir edat bulunur ve iki varlık karşılaştırılır. Kişileştirmede insan dışı varlığa doğrudan insan özelliği verilir.
Her konuşturmada kişileştirme var mıdır?
Evet. Bir varlığı konuşturmak zaten ona insan özelliği vermek demektir; ama her kişileştirmede konuşturma bulunmaz.