Düz Cümleden Sanatlı Cümleye
Başlangıç cümlemiz çok sade: "Rüzgâr esiyordu." Bilgi veriyor ama gözümüzün önünde bir resim canlandırmıyor. Şimdi bu cümleyi dört kez yeniden yazalım:
(1) Rüzgâr, bir kurt gibi uluyarak esiyordu.
(2) Rüzgâr, pencereleri tek tek tıklatıp içeri girmek istiyordu.
(3) Rüzgâr kapıya eğilip "Açın, üşüyorum!" diye fısıldadı.
(4) Öyle bir rüzgâr esti ki bütün şehrin çatıları havalandı.
Dört cümle de aynı rüzgârı anlatıyor, ama her biri ona başka bir güç veriyor. Bu güçlere söz sanatı diyoruz: anlatımı daha etkili ve canlı yapmak için dilin bilerek kullanılan yolları.
Benzetme: "Gibi"nin Köprüsü
(1) numaralı cümlede rüzgâr bir kurda benzetilmiş. Ortak özellik ses: ikisi de uluyor. Bir varlığı, aralarındaki ortak bir özellik yüzünden daha güçlü bir varlığa benzetmeye benzetme denir.
Benzetmede genellikle gibi, kadar, sanki, andıran sözcüklerinden biri köprü görevi görür. "Yanakları elma gibi kırmızıydı." cümlesinde yanak, renk bakımından elmaya benzetilmiştir.
Kişileştirme ve Konuşturma
(2) numaralı cümlede rüzgâr, bir insan gibi pencereleri tıklatıyor ve içeri girmek istiyor. İnsan dışındaki bir varlığa insana özgü bir davranış, duygu ya da düşünce vermeye kişileştirme denir: "Yaşlı çınar bize eski günleri anlattı.", "Menekşeler bize el salladı."
(3) numaralı cümlede bir adım daha atılmış: rüzgâr konuşuyor. İnsan dışındaki bir varlığı konuşturmaya konuşturma denir. Fabllarda çok sık görülür: "Karınca, ağustos böceğine 'Yazın çalışsaydın şimdi aç kalmazdın.' dedi."
Dikkat: konuşan bir varlık aynı zamanda insan gibi davranmış olur. Bu yüzden konuşturmanın olduğu her yerde kişileştirme de vardır; tersi her zaman doğru değildir.
Abartma: Olağan Ölçüyü Aşmak
(4) numaralı cümlede bütün şehrin çatılarının havalanması gerçekte olamaz. Bir durumu olduğundan çok büyük ya da çok küçük göstermeye abartma denir.
"Öyle bağırdı ki sesi 3 mahalle öteden duyuldu." · "Ağladı ağladı, gözyaşları sel oldu." · "Karnım o kadar acıktı ki bir fil yiyebilirim."
Abartma yalan söylemek değildir; okur da yazar da bunun gerçek olmadığını bilir. Amaç duyguyu vurgulamaktır.
İki Sanat Tek Dizede
Aşağıdaki 4 dizeyi biz yazdık; her birinde en az bir sanat var:
Gökyüzü uçsuz bucaksız bir deniz gibi,
Bulutlar ağır ağır yürüyordu üstünde,
Rüzgâr pencereme usulca dokundu,
Yağmur bana upuzun bir masal anlattı.
İlk dizede gökyüzü denize benzetilmiş (benzetme). İkinci dizede bulutlar insan gibi yürüyor, üçüncüde rüzgâr insan gibi dokunuyor (kişileştirme). Son dizede yağmur masal anlatıyor; bu hem kişileştirme hem konuşturmadır.
Şu cümleye bakın: "Yaşlı değirmen, kambur bir ihtiyar gibi inleyerek dönüyordu." Değirmen ihtiyara benzetilmiş (gibi → benzetme) ve inliyor (insana özgü → kişileştirme). Tek cümlede iki sanat.
Eşleştirme: Hangi Cümle, Hangi Sanat?
Testlerde söz sanatları sıklıkla iki sütunlu tabloyla sorulur. Kendiniz deneyin:
Sanatlar: 1 benzetme · 2 kişileştirme · 3 abartma
Cümleler: (a) Ağladı ağladı, gözyaşları dere oldu. (b) Sesi bülbül gibi güzeldi.
(c) Papatyalar güneşe gülümsedi.
Önce her cümlede "gerçekte olabilir mi?" diye sorun. Gözyaşının dere olması olamaz, demek ki (a) abartma. Sonra "gibi" var mı diye bakın: (b) cümlesinde ses bülbüle benzetilmiş. Son olarak insana özgü bir davranış arayın: gülümsemek insana özgüdür, (c) kişileştirme.
Cevap: 1-b, 2-c, 3-a.
Söz sanatları yalnızca şiirde değil, günlük konuşmada da karşımıza çıkar. "Kafam kazan gibi oldu" diyen arkadaşınız benzetme, "Bilgisayarım yine nazlanıyor" diyen babanız kişileştirme, "Bin kere söyledim!" diyen anneniz abartma yapıyor. Sanatları tanımak, çevrenizdeki konuşmaları da daha iyi anlamanızı sağlar.
Her "Gibi" Benzetme Değildir
Sık yapılan hata: "Gibi" sözcüğünü gören öğrenci cümlede hemen benzetme olduğunu sanıyor. "Ben de senin gibi pikniğe gelmek istiyorum." cümlesinde benzetme yoktur; iki kişinin aynı isteği paylaştığı söylenir. Benzetmede biri daha güçlü özellikteki başka bir varlığa benzetilir; eşit iki kişinin karşılaştırılması sanat değildir.
İkinci karışıklık: sıradan güçlü ifadeleri abartma saymak. "Sınavda çok heyecanlandım." cümlesi gerçekte olabilecek bir durumu anlatır; abartma yoktur. Abartmada durum gerçekte olamayacak kadar büyütülür.
Sınav ipucu: Kişileştirme sorusunda eylemin öznesine bakın. "Kuşlar dallara kondu." cümlesinde konmak kuşun kendi eylemidir, sanat yoktur. "Kuşlar dallarda dedikodu yapıyordu." cümlesinde ise dedikodu insana özgüdür, kişileştirme vardır.
Sık sorulanlar
Kişileştirme nasıl anlaşılır?
İnsan dışındaki bir varlığa insana özgü bir davranış, duygu ya da düşünce verilmişse kişileştirme vardır: "Menekşeler bize el salladı."
Konuşturma ile kişileştirme arasındaki ilişki nedir?
Konuşturmada insan dışı bir varlık konuşur. Konuşmak insana özgü olduğu için konuşturmanın bulunduğu yerde kişileştirme de vardır.
"Gibi" geçen her cümlede benzetme var mıdır?
Hayır. "Ben de senin gibi düşünüyorum." cümlesinde benzetme yoktur; benzetmede bir varlık, ortak bir özellik yüzünden daha güçlü başka bir varlığa benzetilir.