Her "Gibi" Benzetme midir?
Şu iki cümleye bakın:
(1) "Fenerin ışığı bir bıçak gibi karanlığı kesti."
(2) "Bekçi, söylediğin gibi lambayı saat 9'da yaktı."
İkisinde de "gibi" var ama yalnız birincisinde söz sanatı var. Neden? Birincide ışık ile bıçak arasında ortak bir özellik, keskinlik, üzerinden ilgi kuruluyor. İkincide "gibi" "uygun olarak" anlamında; kimse kimseye benzetilmiyor.
Çoğu öğrenci "gibi" gördüğü an "benzetme" diye işaretliyor ve bu soruda puan kaybediyor. Söz sanatını bulurken sözcüğe değil, anlama bakacağız: bir şey başka bir şeye mi benzetiliyor, insan olmayan bir varlık insan gibi mi davranıyor, bir durum olduğundan büyük mü gösteriliyor?
Benzetmenin 4 Parçası
"Fenerin ışığı yıldız gibi parlaktı." cümlesini parçalara ayıralım:
- Benzeyen: ışık (özelliği zayıf olan)
- Kendisine benzetilen: yıldız (özelliği güçlü olan)
- Benzetme yönü: parlaklık
- Benzetme edatı: gibi
Edat olarak "gibi, kadar, sanki, andıran, misali" kullanılır: "Deniz ayna kadar durgundu." Yön ya da edat söylenmese de benzetme sürer: "Işık bir yıldızdı." cümlesinde 2 öge kalmış, benzetme hâlâ var. Benzeyen ile benzetilen ise mutlaka bulunur.
Mini soru: "Yelken, bulut gibi beyazdı." cümlesinde kendisine benzetilen hangisi? Beyazlık özelliği bulutta daha güçlü: cevap "bulut".
Kişileştirme: İnsan Olmayana İnsan Davranışı
"Fener bütün gece gemilere göz kırptı." Fener bir yapıdır; göz kırpmak insana özgüdür. İnsan dışı bir varlığa insana ait bir davranış, duygu ya da düşünce verilmesine kişileştirme denir.
- "Rüzgâr bacada ıslık çaldı."
- "Dalgalar kıyıyı öpüp geri döndü."
- "Yaşlı kayık limanda yorgun yorgun uyuyordu."
Ölçüt iki soruluk: Varlık insan mı? Değilse, yaptığı iş insana mı özgü? İkisine de "evet" diyorsanız kişileştirme vardır.
Konuşturma: Söz Hakkı Verilince
"Martı fenere seslendi: 'Işığını kısma, daha 3 tekne denizde!'" Martı yalnız insan gibi davranmıyor, konuşuyor da. İnsan dışı varlıklara söz söyletilmesine konuşturma denir.
Dikkat: konuşturmanın olduğu her yerde kişileştirme de vardır, çünkü konuşmak insana özgüdür. Ama her kişileştirmede konuşturma yoktur. "Fener göz kırptı" kişileştirmedir; fener konuşmuyor.
Abartma: Olduğundan Büyük ya da Küçük
Bir olayı, durumu ya da duyguyu gerçekte olabileceğinden çok daha büyük ya da küçük göstermeye abartma denir:
- "Dalgalar gökyüzüne kadar yükseldi."
- "Balıkçı o sabah denizdeki bütün balıkları tuttu."
- "Sevincinden havalara uçtu."
- "İğne deliğinden geçecek kadar zayıflamıştı."
Sonuncu küçültme yönünde bir abartmadır. Abartmanın ölçütü, söylenenin gerçekte mümkün olmamasıdır: iğne deliğinden geçmek de, 1 sabahta denizin bütün balıklarını tutmak da olanaksızdır.
Daha Zor: Bir Dörtlükte 4 Sanat
Fener yorgun gözlerini açtı akşamla,
Dalgalar dağ gibi kabardı birden;
Bir martı seslendi: "Korkma, buradayım!"
Bekçiye o gece bin yıl kadar uzun geldi.
- İlk dize: fener göz açıyor, yoruluyor → kişileştirme
- İkinci dizede dalgalar dağa, yükseklik bakımından benzetiliyor → benzetme
- Üçüncüde martı konuşuyor → konuşturma (içinde kişileştirme de var)
- Son dize: bir gece bin yıl kadar sürmez → abartma
Son dizede "kadar" edatı var; benzetme mi? Gece bin yıla bir ortak özellik üzerinden benzetilmiyor, süresi olanaksız ölçüde büyütülüyor. Yine sözcüğe değil, anlama baktık.
Şiirin Dışında da Karşımızda
Söz sanatları yalnız şiirde yaşamaz. Bir günde duyduğumuz cümlelere bakalım:
- Bir yastık reklamı: "Bulut kadar yumuşak, 7 gece deneyin." → benzetme
- Mutfakta: "Çaydanlık ocakta şarkı söylüyor." → kişileştirme
- Annenin sitemi: "Sana bin kere söyledim!" → abartma; gerçekte 1.000 kez söylenmedi
- Bir çocuk kitabı: "Kaplumbağa, 'Acele etme, yol kaçmaz.' dedi." → konuşturma
Reklamcılar benzetmeyi sever, çünkü ürünü okurun zaten bildiği güçlü bir şeye bağlar. Yastığı kimse denemeden bilemez; ama bulutun yumuşaklığını herkes hayal edebilir.
Kendin Dene
Sanatı bulun: (1) Liman vinçleri akşamla birlikte esnedi. (2) Deniz, çarşaf gibi dümdüzdü. (3) Vapur saat 8'de iskeleden ayrıldı. (4) Martıların çığlığı bütün şehri sağır etti.
Cevaplar: 1 kişileştirme, 2 benzetme, 3 söz sanatı yok, 4 abartma. Üçüncü cümle önemli: her cümlede sanat aranmaz; sınav bazen sanatsız cümleyi de sorar.
Sık Yapılan Hata
Kişileştirme ile benzetmeyi karıştırmak. "Ay denize gülümsedi." cümlesinde "gibi" yok, ay insan gibi davranıyor: kişileştirme. "Martının sesi ıslık gibi inceydi." cümlesinde ses ıslığa benzetiliyor: benzetme.
Benzeyen ile benzetileni ters çevirmek. "Kaptan kaya gibi sağlamdı." cümlesinde sağlamlık kayada daha güçlüdür; kendisine benzetilen kayadır, benzeyen kaptandır.
Sınav ipucu: reklam ve şiir soruları "okurun ilgisini çekmek için hangi sanata başvurulmuştur" diye sorar. Önce "gibi, sanki" arayın, sonra insan dışı varlığın ne yaptığına bakın, en son olanaksız bir büyütme olup olmadığını kontrol edin.
Sık sorulanlar
Benzetmenin kaç ögesi vardır?
Dört: benzeyen, kendisine benzetilen, benzetme yönü ve benzetme edatı. Yön ve edat söylenmeyebilir; benzeyen ile benzetilen mutlaka bulunur.
Konuşturma ile kişileştirme arasındaki fark nedir?
Kişileştirmede insan dışı varlığa insana özgü bir davranış verilir. Konuşturmada o varlık konuşur da. Her konuşturmada kişileştirme vardır, ama her kişileştirmede konuşturma yoktur.
"Gibi" geçen her cümlede benzetme var mıdır?
Hayır. "Söylediğin gibi yaptı." cümlesinde "gibi" "uygun olarak" anlamındadır; iki varlık arasında ortak özellik üzerinden ilgi kurulmadığı için benzetme yoktur.