Bir Öğretmen Kırmızı Kalemle Neyi Düzeltti?
Bir öğrenci şu cümleyi yazdı: "The students are studying hardly for the exam." Öğretmen tek bir kelimenin altını çizdi. Hangisi?
Cevap: hardly. Çoğu zarf sıfata -ly eklenerek yapılır: quick → quickly, careful → carefully. Ama "hard" (sıkı, çok) zarf olarak da hard kalır. "Hardly" başka bir kelimedir ve "neredeyse hiç" demektir. Öğrencinin cümlesi "Öğrenciler sınava neredeyse hiç çalışmıyor" anlamına geldi. Doğrusu: "The students are studying hard for the exam."
Benzer tuzaklar: fast → fast (fastly yok), good → well, late → late (lately "son zamanlarda" demektir).
Aynı Cümlede İki Zaman
Testlerde sık çıkan bir durum: Nehir genellikle sabah çalışır ama bugün öğleden sonra çalışıyor.
"Nehir usually studies in the morning, but today she is studying in the afternoon."
- Geniş zaman → alışkanlık: usually, always, every day, on Mondays
- Şimdiki zaman → şu an ya da bugüne özel durum: now, today, at the moment, this week
Mini soru: "Look! Mr Demir ___ (write) the answers on the board." "Look!" o anı gösterdiği için "is writing".
Kırtasiye ve Çalışma Biçimleri
| English | Türkçe | Ne işe yarar? |
|---|---|---|
| highlighter | fosforlu kalem | önemli cümlenin üstünü renkli çizmek |
| stapler | zımba | kâğıtları tutturmak |
| folder | dosya | kâğıtları saklamak |
| marker | keçeli kalem | tahtaya ya da afişe yazmak |
| glue stick | yapıştırıcı | afiş hazırlamak |
Çalışma biçimleri: work alone (tek başına), work in pairs (ikişerli), work in groups (grupla), take turns (sırayla). Öğretmen "Work in pairs" dediğinde sınıftaki 28 öğrenci 14 ikili olur.
Öneri ve Rica: Shall We, Could You
Shall we …? birlikte bir şey yapmayı önerir: "Shall we work together on this project?" Kabul: "Yes, that's a great idea!" · "Sure, why not?" Ret: "Sorry, I'm working with Ali."
Could you …, please? "Can you"dan daha kibar bir ricadır: "Could you repeat the question, please?" Öğretmenin kabul cevabı: "Of course. Listen carefully."
Mini Diyalog: Proje Görev Dağılımı
| Group | Task |
|---|---|
| Group A | poster |
| Group B | presentation |
| Group C | survey |
Ali: We are Group B. We have to prepare the presentation.
Sude: Shall we meet in the library after school?
Ali: Good idea. Last week we worked there and it was quiet.
Sude: I can bring my laptop.
Üç zaman bir arada: "are / have to" şimdiki durum, "worked / was" geçen hafta, "can bring" yetenek.
Okuma: Deney Günü
Our Science teacher usually starts the lesson with a question. Last week we did an experiment with ice and salt. We worked in groups of 4. My group finished first, in 15 minutes. Today we are writing our reports. I am using a highlighter to mark the important results.
(1) How does the teacher usually start the lesson? (2) When did they do the experiment? (3) What are they doing today? · Cevaplar: (1) With a question. (2) Last week. (3) Writing their reports.
Yanılgılar
Sık yapılan hata: "hardly" kelimesini "hard"ın zarfı sanmak. Yukarıdaki cümlede gördüğümüz gibi anlam tersine döner. İkinci yanılgı: alışkanlık cümlesini şimdiki zamanla kurmak: "She is usually studying in the morning" yerine "She usually studies in the morning".
Üçüncü: "Shall we…?" sorusuna "Yes, we shall" diye cevap vermek. Dil bilgisi olarak yanlış değil ama günlük konuşmada yapay durur; "That's a great idea" gibi bir kabul kalıbı beklenir.
Sınavda Nasıl Sorulur?
Hata bulma sorularında önce zarflara bakın (hardly, fastly, goodly). Sonra zaman ipucu ile fiili eşleştirin. Diyalogda "memnuniyetle kabul edecektir" bilgisi varsa olumlu ve istekli bir cevap seçin.
1. He runs very ___ (fast). 2. They ___ (play) basketball every Friday, but today they ___ (play) volleyball. 3. ___ you close the door, please? (kibar rica) · Cevaplar: 1. fast · 2. play / are playing · 3. Could
Sık sorulanlar
'Hard' ile 'hardly' aynı mı?
Hayır. Hard 'sıkı, çok' demektir: study hard. Hardly ise 'neredeyse hiç' anlamına gelir.
'Shall we…?' ne için kullanılır?
Birlikte bir şey yapmayı önermek için: Shall we work together?
Geniş zaman ile şimdiki zaman aynı cümlede olabilir mi?
Evet. Alışkanlık geniş zamanla, bugüne özel durum şimdiki zamanla anlatılır: She usually studies in the morning, but today she is studying in the afternoon.