Saat 09.07: Kamerayı Sınıfa Çevirin
Bir ders saatinin tam ortasında sınıfın fotoğrafını çektiğinizi düşünün. Fotoğraftaki her şey şu anda oluyor:
- The teacher is writing a question on the board. (Öğretmen tahtaya bir soru yazıyor.)
- Ece and Mert are working in pairs. (Ece ile Mert ikili çalışıyor.)
- Can isn't listening; he is looking out of the window. (Can dinlemiyor; pencereden dışarı bakıyor.)
- What are you doing, Selin? — I'm looking for my pen. (Ne yapıyorsun Selin? — Kalemimi arıyorum.)
Hepsinin iskeleti aynı: am / is / are + fiil-ing. Bu yapıya present continuous (şimdiki zaman) denir. Olumsuzda not yardımcı fiilin arkasına gelir, soruda yardımcı fiil başa geçer.
-ing eklerken üç yazım kuralı var: write → writing (sondaki sessiz e düşer), sit → sitting (tek heceli, ünlü + ünsüzle bitiyorsa son harf ikilenir), study → studying (y korunur).
Aynı Öğretmen, İki Farklı Zaman
Şu iki cümleyi karşılaştırın:
Mr Aksoy teaches physics. (Aksoy Bey fizik öğretir. — mesleği, her zaman doğru)
Mr Aksoy is teaching our class today because Ms Kaya is ill. (Aksoy Bey bugün bizim sınıfa
giriyor çünkü Kaya Hanım hasta. — geçici durum)
Simple present düzeni ve alışkanlığı, present continuous ise o an ya da bu günlerle sınırlı olanı anlatır. Soru şu: now, at the moment, today, this week, Look!, Listen! gördüğünüzde hangisini seçersiniz? Present continuous. every day, on Mondays, usually gördüğünüzde ise simple present.
Bir istisna: know, understand, like, want, need gibi durum (stative) fiilleri -ing almaz. Öğretmen "Anlıyor musunuz?" diye sorduğunda Do you understand? der; ✗ Are you understanding? demez.
Yönergeler: Özne Yok, Fiil Yalın
09.15'te öğretmen etkinliği başlatıyor. Sınıfta en sık duyduğunuz cümlelerin ortak özelliği ne?
- Open your books at page 34. (Kitaplarınızı 34. sayfada açın.)
- Work in groups of 3. (3'erli gruplar hâlinde çalışın.)
- Don't talk during the test. (Sınav sırasında konuşmayın.)
- Hand in your papers before 09.40. (Kâğıtlarınızı 09.40'tan önce teslim edin.)
Hepsi emir kipi (imperative): özne yazılmaz, fiil yalın hâlde başa gelir, olumsuzu Don't ile yapılır. Kibarlaştırmak için sona ya da başa please eklenir.
Kural mı, Zorunluluk mu, Yasak mı?
| Kalıp | Anlamı | Sınıftan örnek |
|---|---|---|
| must | Kuralı koyan konuşan kişi | You must raise your hand. (Parmak kaldırmalısın.) |
| have to / has to | Dışarıdan gelen zorunluluk | We have to wear a uniform. (Üniforma giymek zorundayız.) |
| mustn't | Yasak | You mustn't use phones in the exam. |
| don't have to | Gerek yok | You don't have to bring a dictionary. (Sözlük getirmen gerekmiyor.) |
Son iki satır sınavlarda en çok karıştırılan çifttir. mustn't "yapma" der; don't have to "yapmasan da olur" der. Sözlüğü getiren öğrenci kural çiğnemiş olmaz ama sınavda telefonunu kullanan olur.
Unutmayın: must'tan sonra fiil yalın gelir. ✗ You must to listen. ✓ You must listen.
Kaç Tane, Ne Kadar? Sınıftaki Nesneler
Sınıf eşyalarının bir kısmı sayılır, bir kısmı sayılmaz. Bu ayrım miktar sözcüğünü de belirler:
| Sayılabilen (çoğul) | Sayılamayan (tekil kalır) |
|---|---|
| many / a few students, desks, markers | much / a little homework, information, paper |
| How many chairs are there? — 32. | How much time do we have? — 10 minutes. |
Kulüp duyurusundan bir cümle: There are a few students in the club, but there is only a little information about the meeting. Öğrenciler sayıldığı için a few; bilgi sayılamadığı için a little. Aynı nedenle ✗ informations ve ✗ homeworks yazılmaz.
Mini Diyalog: Geç Kalan ve Duyamayan
Teacher: You're late again, Arda. (Yine geç kaldın Arda.)
Arda: I'm sorry. The bus broke down near the bridge. (Özür dilerim. Otobüs köprünün yanında bozuldu.)
Teacher: All right. Sit down, please. We're doing exercise 5. (Peki. Otur lütfen. 5. alıştırmayı yapıyoruz.)
Arda: Sorry, could you repeat the page number? (Pardon, sayfa numarasını tekrar eder misiniz?)
Teacher: Page 34.
Kibar rica için Could you…? ve Can I…? kullanılır: Can I borrow your ruler? (Cetvelini ödünç alabilir miyim?). Özür + sebep sırası da kalıptır: önce I'm sorry, sonra açıklama.
Sık Yapılan Hata
explain / say fiilinden sonra kişiyi doğrudan koymak. Öğrenciler Türkçedeki "bize anlattı" yapısını kopyalıyor: ✗ The teacher explained us the topic. İngilizcede explain kişiyi to ile alır: ✓ The teacher explained the topic to us. Aynı durum say için de geçerli: ✗ She said me… → ✓ She said to me… ya da ✓ She told me…
İkinci yaygın hata yardımcı fiili düşürmek: ✗ We working in pairs. Present continuous am / is / are olmadan kurulamaz; Türkçede "-yor" eki tek başına yettiği için bu fiil unutuluyor.
Kısa Okuma ve Etkinlik
Mert always sits in the front row and takes detailed notes. Today, however, he is sitting at the back because he is helping a new student with the timetable.
(Mert her zaman ön sırada oturur ve ayrıntılı not alır. Ancak bugün arkada oturuyor, çünkü yeni bir öğrenciye ders programında yardım ediyor.)
Soru: Metinde hangi fiil kalıcı bir alışkanlığı, hangisi geçici bir durumu anlatıyor? Cevap: always sits alışkanlık, is sitting bugüne özgü durum; today sözcüğü ipucudur.
Etkinlik: Bir sonraki dersinizin 30. dakikasında sınıfa bakın ve 4 cümle yazın: 2 tanesi is / are + -ing ile o an olanı, 1 tanesi must ya da have to ile bir kuralı, 1 tanesi Could you…? ile öğretmene yönelttiğiniz kibar bir ricayı anlatsın.
Sık sorulanlar
"mustn't" ile "don't have to" arasındaki fark nedir?
"mustn't" yasak bildirir (yapmamalısın). "don't have to" ise gereklilik olmadığını söyler (yapmak zorunda değilsin, istersen yaparsın).
Neden "I am understanding" denmez?
understand, know, like, want gibi durum fiilleri süreç değil durum anlattığı için -ing almaz; "I understand" denir.
Emir cümlesi nasıl olumsuz yapılır?
Fiilin önüne "Don't" getirilir: "Don't open the window." Özne yazılmaz.