Efe'nin Salı Günü: Bir Kişi, Dört Rol
Efe'nin salı gününü saat saat yazalım. 08.30'da okulda öğrenci, 16.00'da voleybol kulübünde takım kaptanı, 19.00'da evde küçük kardeşine kitap okuyan abi, 20.30'da ise mahalle kütüphanesinin gönüllü üyesi. Efe tek bir kişi ama gün içinde dört farklı rol üstleniyor.
Bir gruptaki yerimize bağlı olarak bizden beklenen davranışlara sosyal rol denir. Her rolün kendi sorumluluğu var: kaptan antrenmana zamanında gelir, abi kardeşine göz kulak olur. Roller zamanla da değişir. Efe 3 yıl önce kulüpte en küçük oyuncuydu; bugün kaptan. 10 yıl sonra belki bir üniversite öğrencisi, 20 yıl sonra bir çalışan ya da bir baba olacak.
Peki roller çakışırsa? Salı akşamı maç uzadı ve Efe'nin kütüphanede 19.00'daki okuma saatine yetişmesi imkânsız hâle geldi. Buna rol çatışması denir. Çözüm, hangi sorumluluğun daha acil olduğuna bakıp öncelik belirlemek ve etkilenen kişiye haber vermektir. Efe'nin kütüphaneyi arayıp okuma saatini perşembeye alması tam olarak budur.
Haberdeki Cümleleri Ayıklamak: Olgu mu, Görüş mü?
Bir yerel gazetede şu haber çıktı: "Van Gölü yaklaşık 3.700 km² ile Türkiye'nin en büyük gölüdür. Göl kıyısındaki yeni sahil yolu, şehrin en güzel yeridir." İki cümle aynı haberde ama türleri farklı.
İlk cümle ölçülüp doğrulanabilir; kim bakarsa baksın aynı sonuca varır. Buna olgu denir. İkinci cümle ise yazarın beğenisini söylüyor; başka biri sahil yolunu hiç sevmeyebilir. Buna görüş (kanaat) denir.
Mini soru: "Sınıfımızda 28 öğrenci var ve bence en eğlenceli sınıf bizimki." cümlesinde kaç olgu, kaç görüş var? Birkaç satır düşün. Cevap: "28 öğrenci var" kısmı olgu (sayılarak doğrulanır), "en eğlenceli sınıf bizimki" kısmı görüştür.
Sık yapılan hata: İçinde sayı geçen her cümle olgu sanılır. "Bu film 2 saat sürüyor ve çok sıkıcı." cümlesinde sayı var ama "sıkıcı" sözcüğü görüş bildiriyor. Sınavda "en güzel, bence, harika, gereksiz, sıkıcı" gibi değer yargısı taşıyan sözcükleri görünce görüş işaretini arayın.
Tanımadan Karar Vermek
Sınıfa başka şehirden Emir geldi. Bora, onunla hiç konuşmadan "Oradan gelenler kimseyle anlaşamaz." dedi. Bora'nın elinde tek bir bilgi yok; yalnızca bir kalıp var. Birini ya da bir grubu tanımadan peşin hüküm vermeye önyargı denir.
Önyargının karşısında empati durur: kendini karşındakinin yerine koyup onun ne hissettiğini anlamaya çalışmak. Ayağı alçıda olduğu için teneffüste oyuna katılamayan Ela'yı gören Poyraz'ın "Ben onun yerinde olsam yalnız oturmak beni çok üzerdi." diye düşünmesi empatidir. Burada dikkat: empati hak vermek değildir. Birinin duygusunu anlayıp yine de onun fikrine katılmayabilirsin.
Toplumu İnceleyen Bilimler
Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'de 1995'ten bu yana süren kazılar yaklaşık 12 bin yıllık dikili taşları ortaya çıkardı. Bu buluntuyu tek bir bilim açıklayamaz: kalıntıları arkeoloji çıkarır, olayların sırasını tarih kurar, insanların o bölgeyi neden seçtiğini coğrafya araştırır, bir arada nasıl yaşadıklarını ise sosyoloji ve antropoloji sorar. Göbeklitepe 2018'de UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındı.
Atatürk'ün "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir hâl alır." sözü tarihçiden kanıta bağlı kalmasını ister. Bir olayı incelerken zamanını, yerini, yaşayanların nedenlerini ve kaynağın güvenilirliğini sormak sosyal bilimcinin temel alışkanlığıdır.
Özel Hayat Nerede Başlar?
Deniz, hastalandığı gün yatakta çekilmiş bir fotoğrafını sınıf grubuna göndermek üzere olan arkadaşını durdurdu: "Ada bunu istemediğini söylemişti." Deniz haklı. Bir kişinin görüntüsü, sağlık bilgisi, adresi ve telefonu onun özel hayatına aittir. Türkiye'de kişisel verileri korumak için 2016'da 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu çıkarıldı.
Aynı ölçü gazeteler için de geçerlidir. Bir sporcunun evinin içi gizlice fotoğraflanıp "halkın haber alma hakkı" gerekçesiyle yayımlanırsa iki hak çatışır. Sporcunun maç performansı haber değeridir; evinin içi ise özel alandır.
Okul Önündeki Trafik: Müzakere Örneği
Toplumsal bir sorun çıkınca herkes kendi çözümünü dayatırsa sorun büyür. Bir okulun önünde sabah 08.00-08.30 arasında servis araçları ve veliler yolu tıkıyor. Veliler "Kapının önüne kadar girmeliyiz.", esnaf "Dükkânımın önü kapanıyor.", belediye "Yol genişletilemez." diyor.
Müzakere, tarafların isteklerini masaya koyup herkesin kabul edebileceği bir orta yolu aramasıdır. Bu okulda üç öneri konuşuldu: servislerin 200 metre ötedeki cepte indirmesi, girişin iki kapıya bölünmesi, sabah trafiğinde yaya gönüllülerinin görev alması. Hiçbir taraf isteğinin tamamını almadı ama sorun küçüldü.
Sınav ipucu: Soruda "farklı görüşler dinlendi, ortak karar alındı" deniyorsa aranan kavram müzakere ve uzlaşmadır. "Bir taraf kararını diğerine kabul ettirdi" ifadesi ise uzlaşma değildir. Kültürel bağlarımız, ortak bayramlar ve dayanışma geleneği bu uzlaşmayı kolaylaştıran ortak zemindir.
Sık sorulanlar
Rol çatışması nedir, nasıl çözülür?
Aynı anda iki rolün sorumluluğunun çakışmasıdır. Hangi sorumluluğun daha acil olduğuna bakılarak öncelik belirlenir ve etkilenen kişiye haber verilir.
İçinde sayı geçen cümle her zaman olgu mudur?
Hayır. "Film 2 saat sürüyor ve çok sıkıcı." cümlesinde sayı var ama "sıkıcı" sözcüğü görüş bildirir. Ölçüt doğrulanabilir olmaktır.
Empati kurmak karşımızdakine hak vermek midir?
Hayır. Empati duygusunu anlamaktır; fikrine katılmayı gerektirmez.