Kırmızı Kalemle Okunan Bir Taslak
Bir öğrenci okul gazetesi için kitap şenliği haberini yazmış. Öğretmen taslağı okuyup 6 cümlenin her birinin altını kırmızıyla çizmiş:
(1) Şenliğe yaklaşık 300 kadar öğrenci katıldı.
(2) Yüzlerce öğrenci salonu doldurdular.
(3) Konuk yazar, sanırım kesinlikle en çok ilgi gören kişiydi.
(4) Öğrenciler yeni gelen kitapları çok sevdi ve saatlerce baktı.
(5) Kitaplar kolilerden çıkarıldı ve gönüllüler raflara yerleştirildi.
(6) Kitapların fiyatları çok ucuzdu.
Cümlelerin hepsi ilk bakışta anlaşılıyor. Peki sorun ne? Bir cümle anlaşılır olsa bile dil kurallarına ya da mantığa aykırıysa anlatım bozukluğu taşır. Altı cümlede altı ayrı sebep var.
(1) Aynı Anlamı İki Kez Söylemek
"Yaklaşık" ile "kadar" aynı işi görür; ikisi de sayının tam olmadığını söyler. Birini atmak gerekir: "Şenliğe yaklaşık 300 öğrenci katıldı." Buna gereksiz sözcük kullanımı denir. Benzer örnekler:
"Ücretsiz bedava katalog" → ücretsiz ile bedava aynı anlamdadır.
"Aşağıya doğru indi" → inmek zaten aşağı yönde olur.
"Karşılıklı olarak birbirleriyle tartıştılar" → "birbirleriyle" karşılıklılığı zaten söyler.
Test sorusu: cümleden sözcüğü çıkarın. Anlam eksilmiyorsa o sözcük gereksizdir.
(2) Özne ile Yüklem Uyuşmayınca
"Yüzlerce öğrenci salonu doldurdular." Özne "yüzlerce öğrenci". Sayı ya da çokluk bildiren bir sözcükle nitelenen isim tekil kullanılır ve yüklem de tekil olur: "Yüzlerce öğrenci salonu doldurdu."
Sık yapılan hata tersine de görülür: "Herkes sergiyi çok beğendiler." "Herkes" tekil bir sözcüktür, yüklem de tekil olmalıdır: "Herkes sergiyi çok beğendi."
Kişi yönünden bir sınır durum da var: "Bu sorunun cevabını ne sen ne ben biliyoruz." Burada "sen" ve "ben" birlikte "biz" demektir ve yüklemin "biliyoruz" olması uygundur. Bu cümle bozuk değildir; öğrenciler bunu sık sık yanlış işaretler.
(3) Birbirini Yalanlayan Sözcükler
"Sanırım" bir tahmindir, "kesinlikle" ise kesinlik bildirir. İki sözcük aynı yargıda yan yana gelemez. Cümle ya "Konuk yazar sanırım en çok ilgi gören kişiydi." ya da "Konuk yazar kesinlikle en çok ilgi gören kişiydi." olmalıdır.
Aynı hata "belki mutlaka", "herhâlde kesin" gibi çiftlerde de görülür. Bir prova öncesinde "Yarın kesinlikle sanırım gelirim." diyen arkadaşına "Kesin mi geleceksin, yoksa emin değil misin?" diye soran öğrenci, bu bozukluğu fark etmiştir.
(4) Ortak Öge Eksikliği
İki yüklemli bir cümlede, yüklemler bir ögeyi paylaşıyorsa bu öge her iki yükleme de uymalıdır. (4) numaralı cümlede "kitapları" nesnesi ilk yükleme uyuyor: kitapları sevdi. Ama ikinci yükleme uymuyor: "kitapları baktı" denmez, "kitaplara baktı" denir.
Düzeltme: "Öğrenciler yeni gelen kitapları çok sevdi ve onlara saatlerce baktı."
Bu hatanın bir de tamlama biçimi vardır: "Sergide ekonomik ve sanat değeri yüksek eserler vardı." "Sanat değeri" doğru bir tamlama; ama "ekonomik" tek başına kalmış. Doğrusu: "ekonomik değeri ve sanat değeri yüksek eserler".
(5) Çatı Uyuşmazlığı
"Kitaplar kolilerden çıkarıldı ve gönüllüler raflara yerleştirildi." İlk yüklem edilgen: çıkarıldı. İkinci yüklem de edilgen, ama öznesi "gönüllüler" olmuş; cümle, gönüllülerin raflara yerleştirildiğini söylüyor. Kastedilen bu değil.
İki düzeltme yolu var: (a) ikisini de edilgen yapıp "gönüllüler" sözünü atmak: "Kitaplar kolilerden çıkarıldı ve raflara yerleştirildi." (b) ikisini de etken yapmak: "Gönüllüler kitapları kolilerden çıkardı ve raflara yerleştirdi."
İpucu: bağlaçla bağlanmış iki yüklemden biri edilgen, öteki etkense hemen şüphelenin.
(6) Yanlış Yerde Kullanılan Sözcük ya da Deyim
"Fiyatlar çok ucuzdu." Ucuz olan fiyat değil, kitaptır. Fiyat "düşük" ya da "yüksek" olur: "Kitapların fiyatları çok düşüktü." ya da "Kitaplar çok ucuzdu."
Deyimlerde de aynı hata yapılır. "Birinci olduğunu duyunca burnu havada oldu." cümlesinde deyim yanlış seçilmiştir; "burnu havada olmak" kibirlenmek demektir. Sevinci anlatmak isteyen "ağzı kulaklarına vardı" demelidir.
Sınavda İşinize Yarayacak Bir Sıra
Anlatım bozukluğu sorularında şu 4 adımı sırayla uygulayın:
(1) Yüklemleri bulun ve sayın. İki yüklem varsa ortak ögeyi her birine ayrı ayrı bağlayın.
(2) Özne ile yüklemin tekil-çoğul uyumuna bakın.
(3) Aynı anlamı taşıyan ya da birbiriyle çelişen sözcük çifti arayın.
(4) Anlamı şüpheli sözcüğü ya da deyimi, yerine eş anlamlısını koyarak sınayın.
Mini soru: "Toplantı 2 saat sürdü ve katılımcılar çok memnun kaldılar." cümlesi bozuk mu? Cevap: Hayır. Özne "katılımcılar" çoğul, yüklem de çoğul; iki yüklemin öznesi farklı ve her biri kendi öznesiyle uyumlu.
Sık sorulanlar
"Yüzlerce öğrenci katıldılar." cümlesi neden bozuktur?
Sayı ya da çokluk bildiren bir sözcükle nitelenen özne tekil sayılır; yüklem de tekil olmalıdır: "Yüzlerce öğrenci katıldı."
Gereksiz sözcüğü nasıl bulurum?
Şüphelendiğiniz sözcüğü cümleden çıkarın. Anlam eksilmiyorsa o sözcük gereksizdir: "yaklaşık 300 kadar" yerine "yaklaşık 300".
Ortak öge eksikliği ne demektir?
İki yüklemin paylaştığı bir ögenin yüklemlerden birine uymamasıdır. "Kitapları sevdi ve baktı." cümlesinde ikinci yüklem "kitaplara" ister.