10 ✍️Türk Dili ve Edebiyatı

Sözün Ezgisi

📝

10. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Sözün Ezgisi Testi

Sözlü kültür ürünleri, anonimlik ve varyant kavramı, olağanüstülük, kurmaca, masalın bölümleri ve anlatıcısı, yapı unsurları (olay, kişi, zaman, mekân), ahenk ve ezgi. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.

Bölüm

Sözün Ezgisi

Soru / Süre

20 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

28 Ağustos 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Kartlarda bir ürün grubunun özellikleri verilmiştir. Bu özellikleri taşıyan ürünler hangi başlık altında toplanır?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Kartlarda bir ürün grubunun özellikleri verilmiştir. Bu özellikleri taşıyan ürünler hangi başlık altında toplanır?

    • A) Bilimsel metinler
    • B) Sözlü kültür ürünleri
    • C) Resmî yazışmalar
    • D) Hukuk metinleri
    • E) Ders kitapları

    Doğru cevap: B — Anlatılarak aktarılan, söyleyeni belli olmayan ve yazıya sonradan geçen ürünler sözlü kültür ürünleridir.

    1. Üç kartı okuyalım: kuşaktan kuşağa anlatılır, yazıya sonradan geçmiştir, söyleyeni belli değildir.
    2. Birinci kart aktarımın yolunu veriyor: yazı değil, anlatı. İkinci kart yazının sonradan geldiğini, yani ürünün yazıyla doğmadığını söylüyor.
    3. Üçüncü kart ise bir yazarın bulunmadığını belirtiyor. Üç ölçütü birlikte taşıyan grup sözlü kültür ürünleridir.
    4. Denetleyelim: bilimsel metinlerin, hukuk metinlerinin ve ders kitaplarının yazarı bellidir ✓ — üçüncü ölçüt hepsini eliyor.
  2. 2. Bir masalın kim tarafından ilk kez anlatıldığının bilinmemesi, bu ürünün hangi niteliğini gösterir?

    • A) Didaktik olduğunu
    • B) Kurmaca olduğunu
    • C) Anonim olduğunu
    • D) Manzum olduğunu
    • E) Çeviri olduğunu

    Doğru cevap: C — Söyleyeni ya da yazarı bilinmeyen ürünlere anonim ürün denir.

    1. Sorudaki ölçütü belirleyelim: masalı İLK KEZ kimin anlattığı bilinmiyor.
    2. Bu, ürünün içeriğiyle değil KAYNAĞIYLA ilgili bir nitelik. Öyleyse yanıt da yazarla ilgili olmalı.
    3. Yazarı ya da söyleyeni bilinmeyen ürünlere anonim denir.
    4. Denetleyelim: kurmaca, didaktik ve manzum olmak İÇERİK ve BİÇİM nitelikleri ✓ — hiçbiri kaynağı bilinmemeyle ilgili değil.
  3. 3. Tabloda aynı masalın iki yöredeki bitişi karşılaştırılmıştır. Aynı ürünün yöreden yöreye böyle değişmesine ne ad verilir?

    • A) Redif
    • B) Motif
    • C) Beyit
    • D) Varyant
    • E) Mazmun

    Doğru cevap: D — Sözlü kültür ürünlerinin anlatıcıya ve yöreye göre değişen biçimlerine varyant denir.

    1. Tablodaki iki satırı okuyalım: A yöresinde kahraman köyüne dönüyor, B yöresinde padişah oluyor.
    2. Anlatılan masal aynı; değişen şey ONUN BİÇİMİ. Aynı ürün iki yörede farklı sonla anlatılıyor.
    3. Sözlü aktarımda her anlatıcı ürüne kendi katkısını yapar; ortaya çıkan bu farklı biçimlere varyant denir.
    4. Denetleyelim: redif, beyit ve mazmun NAZIM terimleri ✓ — anlatı biçimlerinin farklılaşmasını karşılamıyorlar.
  4. 4. Sözlü kültür ürünlerinde varyantların oluşmasının temel nedeni hangisidir?

    • A) Ürünün ölçülü yazılması
    • B) Ürünün basılı olarak çoğaltılması
    • C) Ürünün tek bir kişiye ait olması
    • D) Ürünün çeviri olması
    • E) Ürünün yazılı bir asla bağlı olmadan anlatıcı aracılığıyla aktarılması

    Doğru cevap: E — Değiştirilemez yazılı bir asıl bulunmadığı için her anlatıcı ürünü kendi belleği ve yöresine göre yeniden kurar.

    1. Varyantın ne olduğunu hatırlayalım: aynı ürünün farklı biçimleri. Öyleyse soru bu farklılığı neyin MÜMKÜN kıldığını soruyor.
    2. Yazılı bir metinde farklılık olmaz; nüsha karşılaştırılır ve fark düzeltilir. Sabit bir asıl, değişimi engeller.
    3. Sözlü üründe böyle bir asıl yoktur. Her anlatıcı ürünü belleğinden, yöresinin diline ve dinleyicisine göre yeniden kurar. Varyantın temel nedeni budur.
    4. Denetleyelim: basılı olarak çoğaltılan bir ürün varyantlaşmaz ✓ — bu, nedenin doğrulaması.
  5. 5. Yukarıdaki parçada masalın hangi özelliği belirgin biçimde öne çıkmaktadır?

    • A) Olağanüstülük
    • B) Nesnellik
    • C) Bilimsellik
    • D) Belgesellik
    • E) Tarihsellik

    Doğru cevap: A — Bir anda kaybolma ve sihirli nesne, gerçek hayatta karşılığı olmayan olağanüstü unsurlardır.

    1. Parçadaki iki ayrıntıyı ayıralım. Birincisi: yaşlı adamın verdiği tüyler yakıldığında yardım getiriyor, yani sihirli bir işlevleri var.
    2. İkincisi: yaşlı adam "göz açıp kapayıncaya kadar" kayboluyor. Bu da gerçeklikte mümkün değil.
    3. İki ayrıntı da doğa yasalarıyla açıklanamıyor. Öne çıkan özellik olağanüstülüktür.
    4. Denetleyelim: nesnellik, bilimsellik ve belgesellik gerçeğe dayanmayı gerektirir ✓ — parçadaki unsurlar bunun tam tersi.
  6. 6. Tabloda iki metnin anlattıkları bakımından farkı verilmiştir. Masalın bu özelliğini karşılayan kavram nedir?

    • A) Nesnellik
    • B) Kurmaca
    • C) Tanıklık
    • D) Belge
    • E) Nakil

    Doğru cevap: B — Yaşanmış olaya değil, hayal gücüne dayanarak kurulan metinlere kurmaca denir.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda metin, sağda anlatılanların niteliği.
    2. Dolu satır: haber metni → yaşanmış olaya dayalı. Yani haberde anlatılan şeyin dışarıda bir karşılığı vardır.
    3. Masalda ise anlatılanlar hayal gücüyle kuruluyor; dev, peri ve sihirli nesnelerin gerçeklikte karşılığı yok. Bu özelliği karşılayan kavram kurmacadır.
    4. Denetleyelim: kurmaca "yalan" demek değil ✓ — gerçeği aktarmayı amaçlamayan, kurularak var edilen metin demek.
  7. 7. Kartlarda masalın bölümleri sırayla numaralandırılmıştır. Anlamla ilgisi bulunmayan, ölçülü ve kafiyeli sözlerle dinleyicinin dikkatini çeken bölüm kaç numaralıdır?

    • A) I
    • B) II
    • C) III
    • D) IV
    • E) V

    Doğru cevap: A — Döşeme (tekerleme), masalın başında yer alan ve ses değeri anlamından önde olan bölümdür.

    1. Sorudaki ölçütleri ayıralım: bölüm anlamla ilgili değil, ölçülü ve kafiyeli, dinleyicinin dikkatini çekiyor.
    2. Masalın bölümlerini işlevlerine göre okuyalım. Serimde kişiler ve ortam tanıtılır, düğümde sorun çıkar, çözümde giderilir, dilekte masal kapanır. Dördü de anlamla doğrudan ilgilidir.
    3. Geriye döşeme, yani tekerleme kalıyor. Tekerlemede ses ve ritim anlamın önündedir. Kartlarda bu bölüm I numaralıdır.
    4. Denetleyelim: tekerleme masalın EN BAŞINDA ✓ — dikkat çekme işlevi de bu konumdan geliyor.
  8. 8. Bir masalın "Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine." sözüyle bitmesi, masalın hangi bölümüne örnektir?

    • A) Serim bölümü
    • B) Döşeme bölümü
    • C) Dilek bölümü
    • D) Düğüm bölümü
    • E) Çözüm bölümü

    Doğru cevap: C — Masalın sonunda anlatıcının iyi dilekte bulunduğu bölüme dilek bölümü denir.

    1. Sözün masaldaki konumunu belirleyelim: "Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine." masalın EN SONUNDA söylenir.
    2. İçeriğine bakalım: hem kahramanlar için hem anlatıcı ve dinleyiciler için bir iyi dilek var.
    3. Masalın sonunda yer alan ve iyi dilek içeren bu bölüme dilek bölümü denir.
    4. Denetleyelim: çözüm bölümü sorunun giderildiği yerdir ✓ — dilek ondan sonra gelir ve masalı kapatır.
  9. 9. Yukarıdaki parçada masal anlatıcısıyla ilgili hangi özellik dikkat çekmektedir?

    • A) Anlatıcının kişileri hiç tanıtmaması
    • B) Anlatıcının hiç görünmemesi
    • C) Anlatıcının olayları belgelere dayandırması
    • D) Anlatıcının kendini olayın içine katarak dinleyiciyle bağ kurması
    • E) Anlatıcının zamanı kesin vermesi

    Doğru cevap: D — Masal anlatıcısı kendini anlatının içine katarak dinleyiciyle doğrudan ilişki kurar.

    1. Parçadaki anahtar ifadeyi bulalım: "ben de oradaydım … bana da bir tabak pilav verdiler."
    2. Anlatıcı burada olayları dışarıdan aktarmıyor; kendini olayın içine bir kişi olarak yerleştiriyor.
    3. Üstelik pilavın elinden dökülmesi şakacı bir ayrıntı; anlatıcı dinleyiciye göz kırpıyor. Bu tutum sözlü anlatımda dinleyiciyle bağ kurmanın yoludur.
    4. Denetleyelim: "kırk gün kırk gece" kalıbı da aynı sözlü gelenekten ✓ — anlatı yazılı bir metin gibi değil, canlı bir icra gibi kuruluyor.
  10. 10. Kartlarda anlatmaya bağlı metinlerin yapı unsurları verilmiştir. Bu unsurlardan hangisi metnin "nerede" sorusuna karşılık gelir?

    • A) Anlatıcı
    • B) Olay
    • C) Kişiler
    • D) Zaman
    • E) Mekân

    Doğru cevap: E — Olayın geçtiği yeri belirten yapı unsuru mekândır.

    1. Anlatmaya bağlı metinlerin yapı unsurlarını sorularıyla eşleştirelim.
    2. Olay "ne oldu", kişiler "kim", zaman "ne zaman" sorusuna karşılık gelir.
    3. "Nerede" sorusu yeri sorar; bunu karşılayan unsur mekândır.
    4. Denetleyelim: kartlarda dört unsur var ve her biri farklı bir soruyu yanıtlıyor ✓ — hiçbiri ötekinin yerini almıyor.
  11. 11. Tabloda iki metnin zaman ifadesi karşılaştırılmıştır. Masaldaki zaman ifadesinin bu biçimde kullanılmasının nedeni hangisidir?

    • A) Masalın belirli bir tarihe bağlanmayarak her zamana ve yere uyarlanabilmesi
    • B) Anlatıcının tarihi bilmemesi
    • C) Masalın belge niteliği taşıması
    • D) Masalın kısa olması
    • E) Zamanın önemsiz sayılması

    Doğru cevap: A — Belirsiz zaman masalı belirli bir çağa bağlamaz; böylece her dinleyici için geçerli ve aktarılabilir kalır.

    1. Tablodaki iki ifadeyi karşılaştıralım. Anı: "1938 yılının kışında" — kesin bir tarih. Masal: "evvel zaman içinde" — hiçbir tarihe bağlanmayan bir kalıp.
    2. Anının işi yaşanmış bir olayı kaydetmektir; bu yüzden tarih zorunludur. Masalın işi ise bir olayı belgelemek değil.
    3. Belirsiz zaman masalı bir çağa hapsetmez; hangi kuşak dinlerse dinlesin anlatı geçerliliğini korur. Kullanımın nedeni budur.
    4. Denetleyelim: kesin bir tarih verilseydi masal o döneme ait bir anlatı gibi okunurdu ✓ — belirsizlik tam bunu önlüyor.
  12. 12. Masallarda mekânın çoğu kez "bir memleket", "uzak diyarlar" gibi belirsiz ifadelerle verilmesi, aşağıdakilerden hangisiyle açıklanır?

    • A) Anlatıcının coğrafya bilmemesi
    • B) Masalın gerçek bir yeri anlatma amacı taşımaması
    • C) Masalın belge olması
    • D) Mekânın yapı unsuru olmaması
    • E) Masalın çeviri olması

    Doğru cevap: B — Masal gerçek bir yeri tanıtmayı amaçlamaz; kurmaca yapısı belirsiz mekânla uyumludur.

    1. Masalın ne olduğunu hatırlayalım: hayal gücüyle kurulan, gerçeklikte karşılığı olmayan olaylar anlatan kurmaca bir metin.
    2. Gerçek bir yer adı verilseydi anlatı o yere dair bir iddia taşırdı; oysa masalın böyle bir iddiası yok.
    3. "Bir memleket", "uzak diyarlar" gibi ifadeler bu yüzden yeterlidir. Belirsiz mekân, metnin kurmaca yapısıyla uyumludur.
    4. Denetleyelim: aynı gerekçe belirsiz zaman için de geçerliydi ✓ — masal ne çağa ne yere bağlanıyor.
  13. 13. Yukarıdaki tekerlemede dizeler arasında anlam bağı bulunmadığı hâlde söz akıcı biçimde söylenebilmektedir. Bunu sağlayan temel unsur nedir?

    • A) Kişi tanıtımı
    • B) Olay örgüsü
    • C) Ses tekrarlarına ve ritme dayalı ahenk
    • D) Mekân betimlemesi
    • E) Didaktik amaç

    Doğru cevap: C — Tekerlemede anlam değil; ses benzerlikleri, ritim ve söyleyiş kolaylığı, yani ahenk öndedir.

    1. Verilen dizeleri okuyalım: "Dam üstünde saksağan" ile "Vur beline kazmayı" arasında hiçbir anlam bağı yok.
    2. Buna rağmen söz akıcı biçimde söylenebiliyor. Öyleyse akıcılığı sağlayan şey anlam olamaz.
    3. Geriye sesler kalıyor: hece sayısının denkliği, dize sonlarındaki ses benzerliği ve düzenli ritim. Akıcılığı sağlayan temel unsur bu ahenktir.
    4. Denetleyelim: tekerleme ezberlenmesi kolay bir yapı ✓ — bu kolaylık da ritimden geliyor, anlamdan değil.
  14. 14. Şemada sözlü ürünlerin aktarım biçimi verilmiştir. Şemaya göre "gelenek" kavramı bu süreçte neyi ifade eder?

    • A) Ürünün bir kişiye ait olmasını
    • B) Ürünün hiç değişmeden kalmasını
    • C) Ürünün yazıya geçirilmesini
    • D) Ürünün kuşaklar boyunca belirli kalıplar içinde aktarılmasını
    • E) Ürünün unutulmasını

    Doğru cevap: D — Gelenek, ürünün belirli kalıp ve kurallar içinde kuşaktan kuşağa aktarılmasını sağlayan yapıdır.

    1. Şemadaki üç basamağı okuyalım: anlatıcı ürünü aktarır → dinleyici öğrenir → yeni anlatıcı kendi katkısıyla anlatır.
    2. Şemada iki şey birlikte var. Süreklilik: ürün kuşaklar boyunca yaşıyor. Değişim: her yeni anlatıcı bir katkı ekliyor.
    3. Gelenek bu ikisini birden karşılar. Ürün belirli kalıplar içinde aktarılır; kalıplar sürekliliği sağlar, katkı ise değişime yer bırakır.
    4. Denetleyelim: masallardaki "bir varmış bir yokmuş" kalıbı her anlatıcıda aynı ✓ — ama sonu değişebiliyor, yani varyantlaşıyor.
  15. 15. Tabloda iki tür karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre fablı masaldan ayıran en belirgin özellik hangisidir?

    • A) Anonim olmaması
    • B) Kurmaca olmaması
    • C) Ders vermemesi
    • D) Manzum yazılamaması
    • E) Kahramanlarının genellikle hayvanlardan seçilmesi

    Doğru cevap: E — Tabloda iki tür de kurmaca ve ders vericidir; ayrım kahraman kadrosundadır.

    1. Tablodaki iki satırı ölçüt ölçüt karşılaştıralım.
    2. Amaç sütunu: masal eğlendirmek ve ders vermek, fabl ders vermek. Yani ders verme AMACI ikisinde de var; bu ayırt edici olamaz.
    3. Kahramanlar sütunu: masalda insan, dev ve peri; fablda genellikle hayvanlar. Tablodaki tek belirgin fark burada. Fablı masaldan ayıran özellik kahramanlarının genellikle hayvanlardan seçilmesidir.
    4. Denetleyelim: iki tür de anonim ve kurmaca olabiliyor ✓ — bu ölçütler de ayrım kurmuyor.
  16. 16. Masal anlatıcısının anlatıya tekerlemeyle başlamasının dinleyici üzerindeki temel işlevi hangisidir?

    • A) Dinleyiciyi gerçeklikten uzaklaştırıp masal dünyasına hazırlamak
    • B) Olayın tarihini bildirmek
    • C) Kişileri tanıtmak
    • D) Mekânı betimlemek
    • E) Dersi doğrudan vermek

    Doğru cevap: A — Anlamsız ve şaşırtıcı sözlerden oluşan tekerleme, dinleyiciyi gündelik gerçeklikten koparıp masal dünyasına geçirir.

    1. Tekerlemenin niteliğini hatırlayalım: anlam bağı zayıf, ses ve ritim önde, mantık geri planda.
    2. Dinleyici masala başlarken hâlâ gündelik gerçekliğin içindedir; oysa dinleyeceği anlatıda devler, periler ve sihirli nesneler olacak.
    3. Tekerleme bu geçişi sağlar: mantığın askıya alındığı bir söyleyişle dinleyiciyi kurmaca dünyaya hazırlar. Temel işlevi budur.
    4. Denetleyelim: kişileri tanıtmak SERİMİN, dersi vermek anlatının SONUNUN işi ✓ — tekerlemeye bu görevler düşmüyor.
  17. 17. Şemada bir masalın olay düzeni verilmiştir. Bir öğrenci yazdığı masalda kahramanın karşısına hiçbir engel çıkarmamıştır. Şemaya göre bu masalda eksik kalan bölüm ve doğuracağı sonuç hangisidir?

    • A) Serim; kişiler tanıtılamaz
    • B) Düğüm; olay ilgi çekiciliğini yitirir
    • C) Çözüm; masal bitmez
    • D) Dilek; masal kapanmaz
    • E) Döşeme; masal başlayamaz

    Doğru cevap: B — Düğüm, kahramanın karşısına engelin çıktığı bölümdür; olmadığında anlatı merak duygusunu yitirir.

    1. Şemadaki üç bölümü işlevleriyle okuyalım: serimde kişiler tanıtılır, düğümde sorun ortaya çıkar, çözümde sorun giderilir.
    2. Öğrencinin masalında kahramanın karşısına hiçbir engel çıkmamış. Engel ve sorun düğümün tanımı olduğuna göre eksik kalan bölüm düğümdür.
    3. Düğüm olmayınca dinleyici "acaba ne olacak?" diye sormaz; merak kurulmaz. Sonuç, olayın ilgi çekiciliğini yitirmesidir.
    4. Denetleyelim: düğüm yoksa çözülecek bir şey de kalmaz ✓ — çözüm bölümü de işlevsizleşir.
  18. 18. Tabloda iki ürün türü üç ölçüte göre karşılaştırılmıştır. Bu tabloya dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Sözlü ürünlerde yazar belirsizdir.
    • B) Yazılı üründe metin sabittir.
    • C) Sözlü ürün anlatılarak aktarılır.
    • D) İki tür de aktarım yoluyla yaşar.
    • E) Sözlü ürünler yazılı ürünlerden daha eskidir.

    Doğru cevap: E — Tabloda ürünlerin ortaya çıkış sırasına ilişkin bir veri yoktur; bu yargı tablodan çıkarılamaz.

    1. Soru "söylenemez" diyor; yani tablonun DESTEKLEMEDİĞİ yargıyı arıyoruz. Ölçüt yargının doğru olması değil, tablodan çıkması.
    2. Tablodaki üç ölçütü okuyalım: yazar (belirsiz/belli), metin (değişebilir/sabit), aktarım (anlatarak/okuyarak).
    3. İlk dört seçenek bu satırlardan doğrudan okunuyor. Ama tabloda hiçbir satır TARİH ya da ortaya çıkış sırası bildirmiyor; "sözlü ürünler daha eskidir" yargısı tablodan çıkarılamaz.
    4. Denetleyelim: bu yargı başka bilgilerle doğru olabilir ✓ — ama soru tabloya dayanmayı istiyor.
  19. 19. Yukarıdaki sözlerin farklı masallarda hemen hemen aynı biçimde karşımıza çıkması, sözlü kültür ürünlerinin hangi özelliğiyle ilgilidir?

    • A) Ürünlerin belge niteliği taşıması
    • B) Ürünlerin çeviri olması
    • C) Kalıplaşmış ifadelerin belleğe ve aktarıma kolaylık sağlaması
    • D) Ürünlerin ölçülü olması
    • E) Ürünlerin yazarının belli olması

    Doğru cevap: C — Kalıp sözler anlatıcının belleğine dayanak olur ve anlatının akışını kolaylaştırır.

    1. Verilen sözlere bakalım: "bir varmış bir yokmuş", "az gitmiş uz gitmiş", "gökten üç elma düşmüş". Bunlar farklı masallarda neredeyse aynı biçimde geçiyor.
    2. Nedenini sözlü aktarımın koşullarında arayalım: anlatıcının elinde yazılı bir metin yok, anlatıyı belleğinden kuruyor.
    3. Hazır kalıplar bu belleğe dayanak olur; anlatıcı düşünmeden geçiş yapar, dinleyici de tanıdık sözle akışı izler. Kalıpların yaygınlığı bu kolaylıktan gelir.
    4. Denetleyelim: aynı işlevi destanlardaki "kırk gün kırk gece" kalıbı da görüyor ✓ — sözlü kültürün ortak aracı.
  20. 20. Kartlarda bu temada işlenen üç temel nitelik verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde masal hakkında ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

    • A) Masal aktarıldıkça hiç değişmez.
    • B) Masal belge niteliği taşıyan bir metindir.
    • C) Masalın yazarı her zaman bellidir.
    • D) Masal; söyleyeni belirsiz, aktarıldıkça değişen ve gerçeklik dışı unsurlarla kurulan bir sözlü kültür ürünüdür.
    • E) Masalda olağanüstü unsur bulunmaz.

    Doğru cevap: D — Kartlar anonimliği, varyantlaşmayı ve kurmaca-olağanüstü yapıyı birlikte gösterir.

    1. Üç kartı okuyalım: anonimdir, varyantlaşır, kurmaca ve olağanüstüdür.
    2. Birinci kart ürünün kaynağını (söyleyeni belirsiz), ikinci kart aktarımdaki davranışını (değişerek yayılır) veriyor.
    3. Üçüncü kart ise içeriğini söylüyor: gerçeklik dışı unsurlarla kurulmuş. En kapsayıcı sonuç üç niteliği birlikte anmalıdır.
    4. Denetleyelim: üç kart aslında tek nedene bağlanıyordu ✓ — yazılı bir asıl olmaması hem anonimliği hem varyantlaşmayı doğuruyor.

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.