11 💭Felsefe

Hukuk ve Felsefe

📝

11. Sınıf Felsefe Hukuk ve Felsefe Testi

Yasa ve hukuk kavramları, doğal hukuk ile pozitif hukuk tartışması, adalet ve hakkaniyet, suç ve ceza anlayışları, hukuk devleti, hukuk ile ahlak ilişkisi. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.

Bölüm

Hukuk ve Felsefe

Soru / Süre

21 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

28 Ağustos 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 21 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?

    • A) Kuralların yanı sıra ilkeler ve uygulamayı da kapsayan bütün
    • B) Yalnızca bir yasa maddesi
    • C) Yalnızca mahkeme binası
    • D) Yalnızca ceza
    • E) Yalnızca gelenek

    Doğru cevap: A — Yasa tek tek konulan kuralları; hukuk ise kuralların yanında ilkeleri, yorumu ve uygulamayı da kapsayan bütünü ifade eder.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda karşılığı.
    2. Dolu satır: yasa → yetkili organca konulan yazılı kural. Yani yasa somut ve tekil bir metindir.
    3. Hukuk ise daha geniştir. Yalnız yazılı kuralları değil, o kuralların dayandığı ilkeleri, mahkemelerin yorumunu ve günlük uygulamayı da içine alır.
    4. Denetleyelim: bir yasa değişebilir ama hukuk düzeni sürer ✓ — bu, hukukun yasadan geniş olduğunu gösteriyor.
  2. 2. Tabloda iki yaklaşım karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

    • A) Mahkeme kararları
    • B) İnsan doğasından ve akıldan çıkarılan, konulmuş kuralları da ölçen ilkeler
    • C) Gelenekler
    • D) Ekonomik veriler
    • E) Coğrafi koşullar

    Doğru cevap: B — Doğal hukuk anlayışı, konulmuş kuralların üstünde ve onları değerlendirmeye yarayan ilkeler bulunduğunu savunur.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda yaklaşım, sağda o yaklaşıma göre hukukun kaynağı.
    2. Dolu satır: pozitif hukuk → yetkili organın koyduğu kurallar. Kaynak insan iradesiyle konulmuş metinlerdir.
    3. Doğal hukuk ise kaynağı daha yukarıda arar: insan doğasından ve akıldan çıkarılan ilkeler. Bu ilkeler konulmuş kuralları da ÖLÇER.
    4. Denetleyelim: iki yaklaşımın ayrım noktası kaynağın nerede olduğu ✓ — biri iradede, öteki akılda.
  3. 3. Yukarıdaki durumda doğal hukuk yaklaşımının ileri süreceği sav hangisidir?

    • A) Kural hiç uygulanamaz.
    • B) Yürürlükte olduğu için haklıdır.
    • C) Yürürlükte olması, o kuralı haklı kılmaz; üstün ilkelerle sınanmalıdır.
    • D) Yasa kavramı yoktur.
    • E) Haklar ölçülemez.

    Doğru cevap: C — Doğal hukuk anlayışı geçerli olmakla haklı olmayı ayırır; kural yürürlükte olsa bile üstün ilkelerle sınanmalıdır.

    1. Durumu iki parçaya ayıralım: kural yürürlüktedir (geçerli) ama temel haklardan yoksun bırakmaktadır.
    2. Pozitif hukuk açısından bakılsaydı kural geçerli sayılırdı; çünkü yetkili organca konulmuş.
    3. Doğal hukuk ise geçerlilik ile haklılığı ayırır. Bir kural yürürlükte olduğu için haklı olmaz; insan doğasından çıkan üstün ilkelerle sınanmalıdır.
    4. Denetleyelim: bu ayrım olmasaydı hiçbir yürürlükteki kural eleştirilemezdi ✓ — doğal hukukun varlık nedeni bu.
  4. 4. Pozitif hukuk yaklaşımının, hukukun yalnızca konulmuş kurallarla tanımlanmasını savunmasının gerekçesi hangisidir?

    • A) Yargıyı kaldırması
    • B) Adaleti reddetmesi
    • C) Kuralları gizlemesi
    • D) Belirlilik ve öngörülebilirlik sağlaması
    • E) Cezayı artırması

    Doğru cevap: D — Konulmuş ve yazılı kurallar herkesin önceden bilebileceği bir çerçeve sunar; bu belirlilik keyfîliği azaltır.

    1. Pozitif hukuk hukuku yalnız konulmuş kurallarla tanımlar. Bunun bir bedeli var ama bir de kazancı.
    2. Kazanç şu: kurallar yazılıdır ve önceden bilinebilir. Herkes hangi davranışın hangi sonucu doğuracağını baştan görebilir.
    3. Bu belirlilik ve öngörülebilirlik, yargılamanın kişiye ya da ana göre değişmesini önler; keyfîliği azaltır.
    4. Denetleyelim: kural yazılı olmasaydı ne yapılacağı hâkimin kişisel yorumuna kalırdı ✓ — pozitif hukukun kaygısı bu.
  5. 5. Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Buna göre boş bölüme ne gelmelidir?

    • A) Kuralın gizlenmesi
    • B) Kuralın kaldırılması
    • C) Cezanın artırılması
    • D) Yargının kapatılması
    • E) Genel kuralın somut durumun özelliklerine göre yumuşatılması

    Doğru cevap: E — Hakkaniyet, genel kuralın somut olayda haksız sonuç doğurduğu durumlarda düzeltici bir işlev görür.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda işlevi.
    2. Dolu satır: adalet → genel kuralın herkese eşit uygulanması. Bu eşitlik hukukun temelidir.
    3. Ama genel kural her somut duruma tam oturmaz; bazen eşit uygulama haksız bir sonuç doğurur. Hakkaniyet tam burada devreye girer ve kuralı somut durumun özelliklerine göre yumuşatır.
    4. Denetleyelim: hakkaniyet kuralı KALDIRMAZ, uygulanma biçimini düzeltir ✓ — ikisi karşıt değil, tamamlayıcıdır.
  6. 6. Yukarıdaki durumda hakkaniyet ilkesinin gerektirdiği yaklaşım hangisidir?

    • A) Somut koşulun gözetilerek kuralın uygulanma biçiminin değerlendirilmesi
    • B) Kuralın aynen uygulanması
    • C) Kuralın kaldırılması
    • D) Cezanın artırılması
    • E) Kişinin dinlenmemesi

    Doğru cevap: A — Hakkaniyet, kuralı yok saymadan somut koşulların gözetilmesini ve haksız sonucun önlenmesini gerektirir.

    1. Durumdaki iki ögeyi ayıralım: kural herkese aynı cezayı öngörüyor, kişi ise doğal afet nedeniyle ödeme yapamamış.
    2. Kişinin durumu kendi iradesi dışında gelişmiş. Kuralı olduğu gibi uygulamak, elinde olmayan bir nedenden dolayı onu cezalandırmak olur.
    3. Hakkaniyet bu noktada kuralın uygulanma biçiminin değerlendirilmesini ister. Kural yok sayılmaz ama somut koşul gözetilir.
    4. Denetleyelim: bu, kuralı kaldırmak değil ✓ — kural yürürlükte kalır, yalnız bu olaydaki uygulanışı tartışılır.
  7. 7. Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?

    • A) Ceza
    • B) Suç
    • C) Yargı
    • D) Hakkaniyet
    • E) İçtihat

    Doğru cevap: B — Yasada önceden tanımlanmış ve karşılığında yaptırım öngörülmüş davranışa suç denir.

    1. Tanımdaki iki koşulu ayıralım: davranış ÖNCEDEN yasada tanımlanmış ve karşılığında yaptırım öngörülmüş.
    2. Birinci koşul kanunilik ilkesinin gereğidir: kişi ancak önceden bilinen bir kuraldan sorumlu tutulabilir.
    3. İkinci koşul davranışı ahlaki kınamadan ayırır: hukuki bir yaptırım vardır. İki koşulu birden taşıyan kavram suçtur.
    4. Denetleyelim: ceza suçun KARŞILIĞIDIR, kendisi değil ✓ — tanımda karşılığı da ayrıca anılıyor.
  8. 8. Yukarıdaki akıl yürütmenin dayandığı hukuk ilkesi hangisidir?

    • A) Kuvvetler ayrılığı
    • B) Hakkaniyet ilkesi
    • C) Suçta ve cezada kanunilik ilkesi
    • D) Çoğunluk ilkesi
    • E) Kamu yararı ilkesi

    Doğru cevap: C — Bir davranışın suç sayılabilmesi için önceden yasada tanımlanmış olması gerekir; bu, suçta ve cezada kanunilik ilkesidir.

    1. Akıl yürütmenin öncüllerini okuyalım. Birinci öncül: kişi ancak önceden yasada tanımlanmış bir davranıştan sorumlu tutulabilir.
    2. İkinci öncül: bu davranış işlendiği tarihte yasada tanımlanmamıştı.
    3. Sonuç: kişi cezalandırılamaz. Birinci öncülün ifade ettiği kural, suçta ve cezada kanunilik ilkesidir.
    4. Denetleyelim: bu ilke sonradan çıkarılan yasanın geriye yürütülmesini de engeller ✓ — kişinin öngöremeyeceği bir kuraldan sorumlu tutulması önlenir.
  9. 9. Suçluluğu kesinleşene kadar kişinin suçsuz sayılması ilkesinin temel gerekçesi hangisidir?

    • A) Kanıt aramamak
    • B) Yargılamayı hızlandırmak
    • C) Cezayı ağırlaştırmak
    • D) Haksız yere cezalandırma riskini en aza indirmek
    • E) Davayı kapatmak

    Doğru cevap: D — İspat yükünü iddia edene bırakan masumiyet karinesi, kanıtlanmamış bir isnatla cezalandırmayı önler.

    1. İlkeyi tersinden düşünelim: kişi suçlu sayılarak başlansaydı, suçsuzluğunu kendisi kanıtlamak zorunda kalırdı.
    2. Bir şeyin yapılmadığını kanıtlamak çoğu zaman olanaksızdır. Bu durumda kanıtı olmayan her isnat cezaya dönüşebilirdi.
    3. İlke bu yüzden ispat yükünü iddia edene bırakır. Suçluluk kesinleşene kadar kişi suçsuz sayılır; böylece haksız cezalandırma riski en aza iner.
    4. Denetleyelim: ilke suçluların cezasız kalmasını istemez ✓ — istediği tek şey cezanın KANITA dayanmasıdır.
  10. 10. Tabloda ceza anlayışları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

    • A) Kanıtın çoğaltılması
    • B) Cezanın ağırlaştırılması
    • C) Yargının hızlandırılması
    • D) Kuralın kaldırılması
    • E) Kişinin topluma yeniden kazandırılması

    Doğru cevap: E — Islah anlayışı cezayı, kişinin davranışını değiştirip topluma yeniden kazandırma aracı olarak görür.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda ceza anlayışı, sağda o anlayışa göre cezanın amacı.
    2. Karşılık anlayışı GEÇMİŞE bakar: işlenen fiilin karşılığını vermek. Caydırma GELECEĞE ve BAŞKALARINA bakar: yeni suçları önlemek.
    3. Islah ise kişinin KENDİSİNE ve geleceğine bakar. Amaç davranışı değiştirmek ve kişiyi topluma yeniden kazandırmaktır.
    4. Denetleyelim: üç anlayış aynı cezayı farklı gerekçelerle savunabilir ✓ — ayrım cezanın miktarında değil, amacındadır.
  11. 11. Tabloda bir ceza düzeni verilmiştir. Bu düzenin ihlal ettiği ilke hangisidir?

    • A) Ölçülülük (orantılılık) ilkesi
    • B) Kanunilik ilkesi
    • C) Masumiyet karinesi
    • D) Kuvvetler ayrılığı
    • E) Aleniyet ilkesi

    Doğru cevap: A — Cezanın fiilin ağırlığıyla orantılı olması gerekir; tabloda bu orantı tersine dönmüştür.

    1. Tablodaki iki satırı karşılaştıralım: küçük bir hırsızlığa ağır ve uzun süreli, büyük bir zarara hafif ve kısa süreli ceza.
    2. Fiil ağırlaştıkça ceza da ağırlaşmalıydı. Burada ise tam tersi olmuş.
    3. Cezanın fiilin ağırlığıyla orantılı olmasını isteyen ilke ölçülülük (orantılılık) ilkesidir. Tablodaki düzen bu ilkeyi ihlal ediyor.
    4. Denetleyelim: kanunilik ihlali olsaydı ceza hiç TANIMLANMAMIŞ olurdu ✓ — burada cezalar tanımlı, sorun miktarlarının orantısızlığında.
  12. 12. Tabloda iki düzen karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre bir davranışın hukuka uygun olup ahlaken eleştirilebilmesi nasıl açıklanır?

    • A) Hukukun ahlaktan doğmasıyla
    • B) İki düzenin ölçüt ve kapsamının farklı olmasıyla
    • C) Ahlakın yaptırımsız olmasıyla
    • D) İkisinin aynı olmasıyla
    • E) Hukukun niyeti ölçmesiyle

    Doğru cevap: B — Hukuk dış davranışı düzenler, ahlak niyeti de kapsar; ölçüt ve kapsam farklı olduğu için iki değerlendirme ayrışabilir.

    1. Tabloda iki ölçüt karşılaştırılıyor: yaptırım ve kapsam.
    2. Yaptırım bakımından hukuk devlet gücüne, ahlak ise vicdana ve toplumsal tepkiye dayanıyor.
    3. Kapsam bakımından hukuk yalnız DIŞ davranışa bakıyor; ahlak ise niyeti ve iç dünyayı da içine alıyor. Bir davranış dıştan kurala uygun olabilir ama niyeti bakımından eleştirilebilir.
    4. Denetleyelim: iki düzenin ölçütü aynı olsaydı böyle bir ayrışma hiç olmazdı ✓ — ayrışmanın nedeni tam olarak bu fark.
  13. 13. Kartlarda bir düzenin ilkeleri verilmiştir. Bu ilkelerin tanımladığı düzen hangisidir?

    • A) Ütopya
    • B) Doğa durumu
    • C) Hukuk devleti
    • D) Teknokrasi
    • E) Anarşi

    Doğru cevap: C — Eşit uygulama, yöneticinin de yasayla bağlı olması ve yargı bağımsızlığı hukuk devletinin temel ilkeleridir.

    1. Kartlardaki üç ilkeyi okuyalım ve neyi güvence altına aldıklarına bakalım.
    2. "Yasalar herkese eşit uygulanır" — ayrıcalık yok. "Yöneticiler de yasayla bağlıdır" — gücü elinde tutan da kuralın üstünde değil.
    3. "Yargı bağımsızdır" — kararlar dış etkiden korunuyor. Üçü birlikte gücün kuralla sınırlandığı bir düzeni tarif ediyor: hukuk devleti.
    4. Denetleyelim: bu ilkelerden biri eksik olsa düzen hukuk devleti sayılmazdı ✓ — üçü birbirini tamamlıyor.
  14. 14. Yargı bağımsızlığının hukuk devleti için vazgeçilmez sayılmasının gerekçesi hangisidir?

    • A) Dava sayısının azalması
    • B) Yargılamanın hızlanması
    • C) Maliyetin düşmesi
    • D) Kararların dış etkiden bağımsız olarak yalnızca hukuka göre verilebilmesi
    • E) Cezaların artması

    Doğru cevap: D — Yargı bağımsız değilse kararlar hukuka değil, etki eden güce göre şekillenir.

    1. Yargının işi kararları hukuka göre vermektir. Peki bağımsız olmasaydı ne olurdu?
    2. Bu durumda karar veren merci dışarıdan gelen isteklere açık olurdu; sonuç hukuka değil, en çok etki edenin isteğine göre çıkardı.
    3. Böyle bir düzende yasa metinleri yerinde dursa bile uygulaması güce bağlanır. Hukuk devleti fiilen ortadan kalkar.
    4. Denetleyelim: bu yüzden bağımsızlık bir ayrıcalık değil, kararların hukuka dayanmasının koşulu ✓.
  15. 15. Kartlarda bir hakkın ögeleri verilmiştir. Bu ögelerin oluşturduğu hak hangisidir?

    • A) Sağlık hakkı
    • B) Seçme hakkı
    • C) Mülkiyet hakkı
    • D) Eğitim hakkı
    • E) Adil yargılanma hakkı

    Doğru cevap: E — Savunma hakkı, aleni yargılama, gerekçeli karar ve makul süre; dördü adil yargılanma hakkının ögeleridir.

    1. Kartlardaki dört ögenin ortak yanını bulalım: dördü de yargılama SÜRECİNE ait.
    2. Savunma hakkı kişinin kendini anlatabilmesini, aleni yargılama sürecin görülebilir olmasını sağlar.
    3. Gerekçeli karar kararın denetlenebilmesini, makul süre ise adaletin geç kalmamasını güvence altına alır. Dördü birlikte adil yargılanma hakkını kurar.
    4. Denetleyelim: öteki seçenekler (sağlık, seçme, mülkiyet, eğitim) yargılama süreciyle ilgili değil ✓.
  16. 16. Mahkeme kararlarının gerekçeli olmasının hukuk açısından sağladığı temel yarar hangisidir?

    • A) Kararın denetlenebilir ve tartışılabilir hâle gelmesi
    • B) Kararın gizlenmesi
    • C) Sürenin uzaması
    • D) Cezanın artması
    • E) Davanın kapanması

    Doğru cevap: A — Gerekçe kararın hangi kanıt ve kurala dayandığını gösterir; böylece karar denetlenebilir ve itiraz edilebilir olur.

    1. Gerekçesiz bir karar yalnız sonucu bildirir: "şu ceza verildi". Neden verildiği bilinmez.
    2. Nedeni bilinmeyen bir karar sınanamaz; hangi kanıtın nasıl değerlendirildiği görülemediği için hatası da gösterilemez.
    3. Gerekçe bu bilgiyi görünür kılar. Karar artık üst mahkemede denetlenebilir, taraflarca itiraz edilebilir, kamuoyunca tartışılabilir.
    4. Denetleyelim: gerekçe hâkimi de disipline eder ✓ — yazılması gereken bir dayanak, keyfî karar vermeyi güçleştirir.
  17. 17. Tabloda bir uygulama verilmiştir. Bu uygulamanın ihlal ettiği ilke hangisidir?

    • A) Masumiyet karinesi
    • B) Yasa önünde eşitlik
    • C) Kanunilik ilkesi
    • D) Ölçülülük ilkesi
    • E) Aleniyet ilkesi

    Doğru cevap: B — Aynı fiil için kişiye göre farklı işlem yapılması yasa önünde eşitlik ilkesini ihlal eder.

    1. Tablodaki iki satırı karşılaştıralım: fiil AYNI, ama işlemler farklı.
    2. Tanınmış kişide fiil görmezden gelinmiş, sıradan kişide işlem yapılmış.
    3. Farkı yaratan şey fiilin niteliği değil, kişinin toplumdaki konumu. Bu, yasanın herkese eşit uygulanması gerektiği ilkesine aykırıdır.
    4. Denetleyelim: kanunilik ihlali olsaydı fiil hiç tanımlanmamış olurdu ✓ — burada fiil tanımlı, sorun uygulamanın kişiye göre değişmesinde.
  18. 18. Şemada hukukun değişimi verilmiştir. Şemaya göre hukuk için en uygun ifade hangisidir?

    • A) Toplumdan bağımsızdır.
    • B) Hiç değişmeyen bir yapıdır.
    • C) Toplumsal değişimle etkileşim içinde gelişen bir yapıdır.
    • D) Yalnızca geçmişe bakar.
    • E) İhtiyaçlarla ilgisizdir.

    Doğru cevap: C — Şema toplumsal değişimin yeni ihtiyaçlar doğurduğunu ve yasaların bu ihtiyaçlara göre güncellendiğini gösteriyor.

    1. Şemadaki üç basamağı izleyelim: toplumsal değişim yaşanır → yeni ihtiyaç doğar → yasa değiştirilir.
    2. Zincirin yönü toplumdan hukuka doğru. Yani hukuk toplumu izliyor ve ona göre güncelleniyor.
    3. Öyleyse hukuk ne toplumdan bağımsızdır ne de değişmez bir yapıdır; toplumsal değişimle etkileşim içinde gelişir.
    4. Denetleyelim: yeni teknolojilerle ilgili yasaların sonradan çıkması bunun örneği ✓ — ihtiyaç doğduğu için kural geliyor.
  19. 19. Tabloda iki görüş karşılaştırılmıştır. İkinci görüşün "meşru yollar" vurgusunun gerekçesi hangisidir?

    • A) Adaletin ölçülemezliği
    • B) Karşı çıkışın gereksizliği
    • C) Yasaların değişmezliği
    • D) Karşı çıkışın da hukuk düzenini bütünüyle ortadan kaldırmaması gerektiği
    • E) Görüşlerin aynılığı

    Doğru cevap: D — "Meşru yollar" vurgusu, itirazın hukuk düzeninin kendi mekanizmaları içinde yapılmasını ve düzenin bütünüyle çökmemesini gözetir.

    1. İkinci görüş iki şey söylüyor: adaletsiz bulunan yasaya karşı çıkılabilir, AMA meşru yollarla.
    2. Birinci bölüm itiraz hakkını tanıyor; yani yasa yürürlükte diye tartışılamaz sayılmıyor.
    3. İkinci bölüm ise bir sınır koyuyor. İtiraz hukukun kendi yolları (dava, kanun yolu, yasama süreci, meşru gösteri) içinde yapılmalı. Aksi hâlde bir yasaya karşı çıkarken bütün düzen çökebilir.
    4. Denetleyelim: düzen çökerse itiraz edenin haklarını koruyacak güvenceler de kalmaz ✓ — vurgu bu yüzden var.
  20. 20. Yukarıdaki akıl yürütmede yapılan hata hangisidir?

    • A) Terimlerin çokluğu
    • B) Öncülün yanlış olması
    • C) Sonucun kısalığı
    • D) Öncül sayısının azlığı
    • E) Hukuka uygunluktan ahlaki doğruluk sonucu çıkarmak

    Doğru cevap: E — Hukuk ile ahlakın ölçütleri farklıdır; yasaya aykırı olmamak ahlaki doğruluğu göstermez.

    1. Akıl yürütmeyi ayıralım. Öncül hukuki bir bilgi veriyor: davranış yasaya aykırı değil.
    2. Sonuç ise ahlaki bir yargı içeriyor: davranış ahlaken doğrudur.
    3. İki alanın ölçütleri farklıdır. Hukuk dış davranışı, ahlak niyeti de değerlendirir. Bir alanın ölçütünden ötekinin sonucuna geçilemez.
    4. Denetleyelim: tersi de geçersiz olurdu ✓ — "ahlaken doğru, öyleyse yasaldır" çıkarımı da aynı hatayı taşır.
  21. 21. Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

    • A) Hukuk; konulmuş kuralları adalet ölçütleriyle sınayan ve güvencelerle denetleyen bir düzendir.
    • B) Hukuk yalnızca yazılı kurallardan ibarettir.
    • C) Hakkaniyet gereksizdir.
    • D) Güvencelerin işlevi yoktur.
    • E) Geçerlilik haklılığı gösterir.

    Doğru cevap: A — Kartlar geçerlilik-haklılık ayrımını, hakkaniyetin düzeltici işlevini ve güvencelerin denetim rolünü birlikte gösteriyor.

    1. Üç kartı okuyalım: geçerlilik ile haklılık ayrıdır, hakkaniyet düzeltir, güvenceler denetim sağlar.
    2. Birinci kart hukukun SINANABİLİR olduğunu söylüyor; kural yürürlükte diye haklı sayılmaz.
    3. İkinci kart bu sınamanın somut olayda nasıl işlediğini, üçüncüsü ise sürecin nasıl denetlendiğini ekliyor.
    4. Denetleyelim: soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor ✓ — kuralları adalet ölçütleriyle sınayan ve güvencelerle denetleyen bir düzen tanımı üç kartı da içine alıyor.

Bu testin konusundaki MEB kazanımları

Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.

  • FEL.11.6.1 Hukukun doğasına yönelik soru ve felsefi problemleri anlayabilme
  • FEL.11.6.2 Hukuk sorunları üzerine felsefi düşünce ortaya koyabilme
11. Sınıf Felsefe kazanımlarının tamamı →

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.