Kültür Yolculuğu
11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Kültür Yolculuğu Testi
Anlatıcı ve bakış açısı, olay örgüsü, kişi-zaman-mekân, geriye dönüş tekniği, diyalog, edebî metin ile öğretici metin ayrımı, özetleme ve söz varlığı. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Kültür Yolculuğu
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
28 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Tabloda anlatıcı türleri bilgi düzeyine göre sıralanmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Tabloda anlatıcı türleri bilgi düzeyine göre sıralanmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?
- A) Yalnızca dışarıdan görülebileni aktarır
- B) Kişilerin düşüncelerini bilir
- C) Olaya katılır
- D) Geleceği bilir
- E) Hiçbir şey aktarmaz
Doğru cevap: A — Gözlemci anlatıcı yalnızca dışarıdan gözlenebilen davranış ve konuşmaları aktarır.
- Tablonun ölçütü anlatıcının bilgi düzeyi. Üç anlatıcı bu ölçüte göre sıralanıyor.
- Dolu satırlar iki ucu veriyor: kahraman anlatıcı yalnızca kendi bildiği kadarını aktarıyor; ilahi anlatıcı her şeyi biliyor, kişilerin iç dünyasını da görüyor.
- Gözlemci anlatıcı bu ikisinin arasında değil, başka bir konumdadır: bir kamera gibi davranır ve yalnızca dışarıdan görülebileni aktarır. İç dünyaya giremez.
- Denetleyelim: "kişilerin düşüncelerini bilir" seçeneği ✓ — bu, ÜST SATIRDA ilahi anlatıcı için zaten yazılmış.
-
2. Bir yazarın romanında kahraman anlatıcıyı tercih etmesinin okuma süreci açısından doğurduğu temel sonuç hangisidir?
- A) Okurun her şeyi bilmesi
- B) Okurun olayları tek bir kişinin sınırlı bakışından öğrenmesi
- C) Anlatıcının yok olması
- D) Olay örgüsünün ortadan kalkması
- E) Mekânın verilmemesi
Doğru cevap: B — Kahraman anlatıcı yalnızca kendi bildiğini aktarabildiği için okurun bilgisi de bu bakışla sınırlanır.
- Kahraman anlatıcının konumunu hatırlayalım: olayın içinde bir kişidir ve yalnızca kendi gördüğünü, duyduğunu, düşündüğünü bilir.
- Okurun elindeki tek kaynak da bu anlatıcıdır. Anlatıcının bilmediği bir şey metne girmez; başka bir odada olan biten okura ulaşmaz.
- Bu yüzden tercihin okuma sürecindeki temel sonucu şudur: okur olayları tek bir kişinin sınırlı bakışından öğrenir.
- Denetleyelim: "okurun her şeyi bilmesi" seçeneği ✓ — bu ancak ilahi anlatıcıda mümkün olurdu.
-
3. Kartlarda olay örgüsünün basamakları numaralandırılmıştır. Anlatıdaki gerilimin en yüksek noktaya ulaştığı basamak kaç numaralıdır?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) I ve IV
Doğru cevap: C — Doruk, çatışmanın en yoğunlaştığı ve gerilimin en yüksek olduğu basamaktır.
- Olay örgüsünün dört basamağını sırayla okuyalım: serim, düğüm, doruk, çözüm.
- Her basamağın gerilimle ilişkisine bakalım. Serimde kişiler ve durum tanıtılır, gerilim henüz yoktur. Düğümde sorun ortaya çıkar ve gerilim yükselmeye başlar.
- Doruk, bu yükselişin en üst noktasıdır; çatışma burada en yoğun hâline ulaşır. Çözümde ise gerilim iner ve durum bir sonuca bağlanır.
- Denetleyelim: gerilim tek yönlü yükselip sonra iniyor ✓ — en yüksek nokta bu yüzden üçüncü basamak.
-
4. Yukarıdaki parçada anlatının akışının geçmişe dönmesi hangi teknikle sağlanmıştır?
- A) Diyalog
- B) İç monolog
- C) Özetleme
- D) Geriye dönüş
- E) Betimleme
Doğru cevap: D — Anlatının akışı kesilerek geçmişteki bir olaya dönülmesine geriye dönüş denir.
- Parçadaki zaman akışını izleyelim: önce şimdiki an var — kapıyı çalarken elleri titriyor.
- Ardından anlatı yirmi yıl öncesine gidiyor. Yani ileri doğru akan zaman kesiliyor ve geçmişteki bir ana atlanıyor.
- Bu zaman atlamasının adı geriye dönüştür.
- Denetleyelim: özetleme seçeneği ✓ — özetlemede zaman ileri doğru akar, yalnız hızlanır; burada ise yön değişiyor.
-
5. Geriye dönüş tekniğinin bir romanda kullanılmasının anlatı açısından sağladığı temel yarar hangisidir?
- A) Anlatıcıyı değiştirmesi
- B) Anlatıyı kısaltması
- C) Kişileri ortadan kaldırması
- D) Mekânı gereksizleştirmesi
- E) Şimdiki olayın nedenlerini geçmişten göstererek anlaşılır kılması
Doğru cevap: E — Geriye dönüş, şimdiki durumun arka planını sunarak olayı nedenleriyle anlaşılır kılar.
- Tekniğin okura ne getirdiğini soralım: geçmişte kalan bir olayı, tam da şimdiki olayın anlatıldığı yerde gösteriyor.
- Bir kişinin bugünkü davranışı çoğu kez geçmişteki bir yaşantıya bağlıdır. Geriye dönüş olmadan okur yalnız davranışı görür, nedenini değil.
- Sağladığı temel yarar budur: şimdiki olayın nedenlerini geçmişten göstererek onu anlaşılır kılmak.
- Denetleyelim: "anlatıyı kısaltması" seçeneği ✓ — geriye dönüş anlatıya bölüm ekler, çıkarmaz.
-
6. Yukarıdaki konuşmanın anlatıya kattığı temel değer hangisidir?
- A) Kişileri kendi sözleriyle tanıtıp anlatıyı canlandırması
- B) Zamanı belirsizleştirmesi
- C) Mekânı ortadan kaldırması
- D) Anlatıcıyı gereksiz kılması
- E) Olay örgüsünü bozması
Doğru cevap: A — Diyalog, kişileri kendi sözleriyle tanıtır ve anlatıya hareket katar.
- Konuşmada anlatıcının ne yaptığına bakalım: hiçbir şey. Kişiler doğrudan konuşuyor, aralarına bir açıklama girmiyor.
- Yine de okur bilgi ediniyor. Annenin sorusundaki kaygı, oğlunun yanıtındaki gerekçe; ikisi de kişilerin durumunu ve tavrını gösteriyor.
- İkinci katkı canlılıkta: aktarılan bir konuşma yerine konuşmanın kendisi verildiği için sahne okurun önünde geçiyor.
- Denetleyelim: "anlatıcıyı gereksiz kılması" seçeneği ✓ — diyalog anlatıcıyı ortadan kaldırmaz, bir bölüm için susturur.
-
7. Tabloda iki metin türü karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre bir metnin edebî sayılmasında belirleyici olan hangisidir?
- A) Metnin uzun olması
- B) Amacının estetik yaşantı sunması ve dilin yan anlamla kullanılması
- C) Metnin yeni yazılmış olması
- D) Metnin kısa olması
- E) Metnin ölçülü olması
Doğru cevap: B — Edebî metni belirleyen, estetik yaşantı sunması ve dili yan anlam değeriyle kullanmasıdır.
- Tablonun kurgusu şu: üstte ölçüt, yanda edebî ve öğretici metnin karşılığı. İki ölçüt veriliyor: amaç ve dil.
- Amaç satırı: edebî metin estetik yaşantı sunuyor, öğretici metin bilgi veriyor. Dil satırı: biri yan anlam, öteki temel anlam ağırlıklı.
- Belirleyici olan bu iki ölçüttür. Bir metni edebî yapan şey uzunluğu ya da yazıldığı tarih değil, amacı ve dili kullanma biçimidir.
- Denetleyelim: "metnin ölçülü olması" seçeneği ✓ — ölçü yalnız şiirde bulunur, oysa roman ve hikâye de edebî metindir.
-
8. Yukarıdaki parçada uzun bir zaman diliminin birkaç cümlede aktarılması hangi anlatım tekniğine örnektir?
- A) Diyalog
- B) Geriye dönüş
- C) Özetleme
- D) İç monolog
- E) Betimleme
Doğru cevap: C — Uzun bir zaman diliminin kısaltılarak aktarılmasına özetleme denir.
- Parçada ne kadarlık bir süre anlatıldığına bakalım: üç yıl. Bu süre içinde okul bitiyor, bir iş dönemi geçiyor ve memlekete dönülüyor.
- Şimdi bu sürenin kapladığı yere bakalım: yalnızca iki cümle. Yani zaman metinde çok küçük bir alana sıkıştırılmış.
- Anlatı zamanının bu biçimde kısaltılmasına özetleme denir.
- Denetleyelim: geriye dönüş seçeneği ✓ — orada zamanın yönü değişir, burada ise yönü aynı, yalnız hızı artıyor.
-
9. Bir romanda özetleme tekniğinin kullanılmasının anlatı ritmi bakımından işlevi hangisidir?
- A) Zamanı belirsizleştirmesi
- B) Anlatıyı tamamen yavaşlatması
- C) Kişileri kaldırması
- D) Önemsiz görülen bölümleri hızla geçip önemli anlara yer açması
- E) Diyalogları artırması
Doğru cevap: D — Özetleme, önemsiz görülen bölümleri hızla geçip önemli anlara yer açar.
- Bir romanın hacminin sınırlı olduğunu düşünelim: her günü aynı ayrıntıyla anlatmak mümkün değil.
- Özetleme bu sınırı yönetmenin yoludur. Anlatıcı, olayın gidişi için belirleyici olmayan dönemleri birkaç cümleye sıkıştırır.
- Böylece kazanılan yer asıl anlara ayrılır; okur önemli sahnelerde ayrıntıyla, ara dönemlerde hızla ilerler. Anlatı ritmindeki işlevi budur.
- Denetleyelim: "anlatıyı tamamen yavaşlatması" seçeneği ✓ — özetleme tersine, o bölümde anlatıyı hızlandırıyor.
-
10. Yukarıdaki parçada mekânın bu biçimde betimlenmesinin anlatıdaki işlevi hangisidir?
- A) Metni öğretici kılması
- B) Zamanı belirtmesi
- C) Olay örgüsünü çözmesi
- D) Anlatıcıyı değiştirmesi
- E) Kişinin ruh durumunu yansıtması
Doğru cevap: E — Mekân betimlemesi burada yeri tanıtmakla kalmaz, kişinin ruh durumunu yansıtır.
- Betimlemedeki iki ögeyi ayıralım. Birincisi nesnel: oda dar ve penceresiz.
- İkincisi ise nesnel değil: duvarların her gün biraz daha yaklaşması. Duvarlar gerçekte yaklaşmıyor; bu, kişinin algısı olarak veriliyor — "geliyordu ona".
- Algı kişinin iç durumundan geliyor. Öyleyse mekân burada bir sıkışmışlık duygusunu yansıtan araç olarak kullanılıyor.
- Denetleyelim: "zamanı belirtmesi" seçeneği ✓ — betimlemede zamanla ilgili bir bilgi yok.
-
11. Tabloda kişi tanıtma yöntemleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A) Kişi, davranış ve konuşmalarıyla okura tanıtılır
- B) Kişi hiç tanıtılmaz
- C) Kişinin adı verilmez
- D) Kişi yalnızca ölçüyle anlatılır
- E) Kişi anlatıcı olur
Doğru cevap: A — Dolaylı tanıtmada okur kişiyi davranış, konuşma ve tepkilerinden tanır.
- Tablonun kurgusu şu: solda tanıtma yöntemi, sağda örneği. İki yöntem aynı işi iki ayrı yoldan yapıyor.
- Dolu satır: doğrudan tanıtma → anlatıcı kişinin özelliklerini sayar. Burada bilgi hazır verilir; okur "cömert biriydi" cümlesini okur.
- Dolaylı tanıtmada ise anlatıcı böyle bir cümle kurmaz. Kişi davranışlarıyla, konuşmalarıyla ve tepkileriyle gösterilir; nitelemeyi okur kendi yapar.
- Denetleyelim: "kişi hiç tanıtılmaz" seçeneği ✓ — dolaylı tanıtmada da kişi tanıtılıyor, yalnız yolu farklı.
-
12. Şemada bir romanın zaman kurgusu verilmiştir. Bu kurgunun okur üzerindeki temel etkisi hangisidir?
- A) Okurun olayı hiç anlamaması
- B) Okurun şimdiki durumu geçmişin ışığında yeniden değerlendirmesi
- C) Anlatının kısalması
- D) Kişilerin silinmesi
- E) Mekânın kaybolması
Doğru cevap: B — Bugünden geçmişe dönüp yeniden bugüne gelinmesi, okurun aynı durumu geçmişin ışığında yeniden değerlendirmesini sağlar.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: anlatı bugünden başlar → geçmişe dönülür → yeniden bugüne dönülür.
- Son basamağa dikkat edelim. Okur aynı ana geri dönüyor, ama artık elinde geçmişten öğrendiği bilgi var.
- Bu yüzden ikinci karşılaşma birincisi gibi olmuyor: aynı durum, öğrenilenlerin ışığında yeniden değerlendiriliyor. Kurgunun temel etkisi budur.
- Denetleyelim: "anlatının kısalması" seçeneği ✓ — geçmiş bölümü eklendiği için anlatı kısalmıyor, uzuyor.
-
13. Kartlarda bir dilin belirli ögeleri verilmiştir. Bu ögelerin tamamının oluşturduğu bütün hangi kavramla adlandırılır?
- A) Nazım birimi
- B) Ölçü
- C) Söz varlığı
- D) Olay örgüsü
- E) Bakış açısı
Doğru cevap: C — Bir dilde kullanılan sözcük, deyim, atasözü ve kalıp sözlerin tümüne söz varlığı denir.
- Kartlardaki dört ögeyi okuyalım: atasözleri, deyimler, kalıp sözler, terimler.
- Dördü de dile ait ve dördü de anlam taşıyan kalıplar. Atasözü bir yargıyı, deyim bir durumu, kalıp söz bir toplumsal davranışı, terim ise bir alana özgü kavramı karşılıyor.
- Bir dildeki bütün bu ögelerin oluşturduğu bütüne söz varlığı denir.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki nazım birimi, ölçü, olay örgüsü ve bakış açısı ✓ — dördü de dile değil, metnin yapısına ait kavramlar.
-
14. Tabloda toplumların söz varlığı karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın gösterdiği temel gerçek hangisidir?
- A) Sözcüklerin anlamsız olması
- B) Söz varlığının hiç değişmemesi
- C) Dillerin birbirinden bağımsız olması
- D) Söz varlığının toplumun yaşam biçimini yansıtması
- E) Söz varlığının yalnızca yazıyla oluşması
Doğru cevap: D — Toplum hangi alanla yoğun ilgiliyse o alanda ayrıntılı sözcükler geliştirir; söz varlığı yaşam biçimini yansıtır.
- Tablonun kurgusu şu: solda toplum, sağda söz varlığında zengin olan alan.
- İki satırı yan yana koyalım: denizci toplumda deniz ve gemiyle ilgili sözcükler, tarım toplumunda toprak ve ürünle ilgili sözcükler zengin.
- Her toplumun zengin olduğu alan, günlük hayatını geçirdiği alanla aynı. İnsanlar sık karşılaştıkları şeyleri ayırt etmek için daha çok sözcüğe ihtiyaç duyar. Karşılaştırmanın gösterdiği gerçek budur.
- Denetleyelim: "söz varlığının hiç değişmemesi" seçeneği ✓ — yaşam biçimi değiştiğinde söz varlığı da değişir.
-
15. Tabloda aynı olayın iki anlatıcıyla aktarımı karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre anlatıcı seçiminin okur üzerindeki etkisi hangisidir?
- A) Olay örgüsünün bozulması
- B) Olayın hiç anlaşılmaması
- C) Zamanın değişmesi
- D) Mekânın kaybolması
- E) Okurun olay hakkındaki değerlendirmesini yönlendirmesi
Doğru cevap: E — Anlatıcının bilgi düzeyi ve tutumu okura ulaşan bilgiyi belirler; bu da değerlendirmeyi yönlendirir.
- Tablonun kurgusu şu: aynı olay iki farklı anlatıcıyla aktarılıyor.
- Kahraman anlatıcı kendi haklılığını öne çıkarıyor; okurun elinde yalnız bir tarafın bakışı var. İlahi anlatıcı ise her iki tarafın düşüncesini veriyor.
- Olay aynı, değişen tek şey anlatıcı. Okur ise ancak önüne konan bilgiye göre değerlendirme yapabilir. Anlatıcı seçiminin etkisi, bu değerlendirmeyi yönlendirmesidir.
- Denetleyelim: "olayın hiç anlaşılmaması" seçeneği ✓ — olay iki durumda da anlaşılıyor, farklı olan okurun vardığı yargı.
-
16. Yukarıdaki parçanın alındığı metin için en uygun değerlendirme hangisidir?
- A) Gözleme dayalı, betimleyici anlatımın öne çıktığı bir gezi ya da anı metni olabilir.
- B) Kesinlikle bir dilekçedir.
- C) Bilimsel bir makaledir.
- D) Bir hukuk metnidir.
- E) Bir ticari sözleşmedir.
Doğru cevap: A — Yer ve insan betimlemesinin gözleme dayalı verilmesi, gezi ya da anı gibi bir metni işaret eder.
- Parçanın ne yaptığına bakalım: bir kasabanın sokaklarını, evlerini ve akşamüstü çınar altında toplanan insanlarını betimliyor.
- Anlatım gözleme dayalı; yazar gördüğünü aktarıyor. Ayrıca dilde bir sıcaklık var — "günün yorgunluğunu çaya katarlar" gibi bir söyleyiş bilgi vermeyi değil izlenim aktarmayı amaçlıyor.
- Bu nitelikler gezi ya da anı gibi öğretici-edebî türlere uyar; en uygun değerlendirme budur.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki dilekçe, makale, hukuk metni ve sözleşme ✓ — dördü de resmî ya da bilimsel türler, hiçbiri betimleyici izlenim aktarmaz.
-
17. Bir yazarın olayları yaşandıkları sırayla değil, karışık bir düzenle anlatmayı seçmesi öncelikle neyi amaçlar?
- A) Anlatının kısalmasını
- B) Okurun parçaları birleştirerek anlatıya etkin biçimde katılmasını
- C) Kişilerin azalmasını
- D) Mekânın belirsizleşmesini
- E) Anlatıcının kaldırılmasını
Doğru cevap: B — Kırık zaman düzeni okuru parçaları birleştirmeye yönelterek anlatıya etkin biçimde katar.
- Yazarın ne yaptığını belirleyelim: olayları yaşandıkları sırayla değil, karışık bir düzenle anlatıyor.
- Bu tercih okurun işini değiştiriyor. Olaylar sırayla verilseydi okur akışı hazır bulurdu; karışık düzende ise hangi olayın hangisinden önce geldiğini kendisi kurmak zorunda.
- Amaçlanan da budur: okurun parçaları birleştirerek anlatıya etkin biçimde katılması.
- Denetleyelim: "anlatının kısalmasını" seçeneği ✓ — sıranın değişmesi metnin uzunluğunu değiştirmiyor.
-
18. Yukarıdaki diyaloga göre kişilerle ilgili yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A) İki kişi de aynı tutumdadır.
- B) Kişilerin hiçbir özelliği verilmemiştir.
- C) Kişiler, sözleri aracılığıyla farklı tutumlarıyla tanıtılmıştır.
- D) Diyalogda mekân belirtilmiştir.
- E) Kişiler anlatıcı tarafından doğrudan tanıtılmıştır.
Doğru cevap: C — Anlatıcı özellik saymaz; kişiler kendi sözleriyle, yani dolaylı biçimde tanıtılır.
- Diyalogda anlatıcının katkısını arayalım: hiçbir niteleme cümlesi yok. "Sabırsızdı" ya da "yardımseverdi" gibi bir açıklama verilmemiş.
- Buna karşın okur iki kişi hakkında bilgi ediniyor. Birincisinin sözünde bir sitem ve düzen beklentisi var; ikincisinin yanıtında ise gecikmenin nedeni olarak bir yardım anlatılıyor.
- Yani kişiler kendi sözleri aracılığıyla ve farklı tutumlarıyla tanıtılıyor. Bu, dolaylı tanıtmanın uygulanmış hâlidir.
- Denetleyelim: "kişiler anlatıcı tarafından doğrudan tanıtılmıştır" seçeneği ✓ — anlatıcı hiçbir özellik saymıyor.
-
19. Şemada kültürel aktarımın işleyişi verilmiştir. Şemaya göre edebî metinlerin kültür açısından üstlendiği rol hangisidir?
- A) Yaşam biçimini belirlemesi
- B) Kültürü değiştirmesi
- C) Söz varlığını yok etmesi
- D) Bir dönemin yaşam biçimini ve söz varlığını sonraki kuşaklara taşıması
- E) Aktarımı engellemesi
Doğru cevap: D — Metinler, yazıldıkları dönemin dilini ve yaşam biçimini kaydederek sonraki kuşaklara taşır.
- Şemadaki üç basamağı okuyalım: yaşam biçimi söz varlığını doğurur → söz varlığı metinlere geçer → metinler kuşaklara aktarır.
- İlk basamak dilin nereden beslendiğini söylüyor: insanların nasıl yaşadığından. İkinci basamak bu birikimin nereye kaydedildiğini veriyor.
- Üçüncü basamak ise metinlerin rolünü tamamlıyor. Bir dönemin sözleri ve yaşayışı metinde durduğu için sonraki kuşaklar onları okuyabiliyor. Edebî metnin kültür açısından rolü budur.
- Denetleyelim: "yaşam biçimini belirlemesi" seçeneği ✓ — şemada yön tersi; yaşam biçimi söz varlığını doğuruyor.
-
20. Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A) Anlatı yalnızca olaydan ibarettir.
- B) Anlatıda anlatıcının önemi yoktur.
- C) Zaman kurgusu okuru etkilemez.
- D) Dil ile kültürün ilgisi yoktur.
- E) Anlatı; anlatıcı seçimi, zaman kurgusu ve dil aracılığıyla hem hikâyeyi hem kültürü aktaran bir yapıdır.
Doğru cevap: E — Anlatı; anlatıcı seçimi, zaman kurgusu ve dil aracılığıyla hem hikâyeyi hem kültürü aktaran bir yapıdır.
- Üç kartı okuyalım: anlatıcı bakışı belirler, kurgu zamanı düzenler, dil kültürü taşır.
- Kartlar anlatının üç ayrı boyutunu veriyor. Birincisi okurun neyi göreceğini, ikincisi hangi sırayla göreceğini belirliyor.
- Üçüncüsü ise anlatının hikâyeden fazlasını taşıdığını söylüyor: dilin içinde bir dönemin kültürü de geliyor. En kapsayıcı sonuç üçünü birlikte anmalıdır.
- Denetleyelim: "anlatı yalnızca olaydan ibarettir" seçeneği ✓ — kartların hiçbiri olayı tek başına anmıyor.
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.