11 ✍️Türk Dili ve Edebiyatı

Yaşamın İzinde

📝

11. Sınıf Türk Dili ve Edebiyatı Yaşamın İzinde Testi

Yaşam öyküsü ve öz yaşam öyküsü, tezkire geleneği, divan edebiyatı geleneğinde kişi tanıtımı, nesnellik ve öznellik, kurmaca ile gerçek ilişkisi, üslup, roman ve radyo tiyatrosu. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.

Bölüm

Yaşamın İzinde

Soru / Süre

20 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

28 Ağustos 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Bu özellikleri taşıyan tür hangisidir?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Kartlarda bir türün özellikleri verilmiştir. Bu özellikleri taşıyan tür hangisidir?

    • A) Yaşam öyküsü (biyografi)
    • B) Fabl
    • C) Destan
    • D) Dilekçe
    • E) Masal

    Doğru cevap: A — Bir kişinin hayatını belgelere dayanarak üçüncü kişi ağzından anlatan tür yaşam öyküsüdür (biyografi).

    1. Kartları tek tek okuyalım: konu bir kişinin hayatı, dayanak belge, anlatıcı üçüncü kişi.
    2. Konusu gerçek bir kişinin hayatı olan türler yaşam öyküsü, öz yaşam öyküsü ve anıdır; öz yaşam öyküsü ile anıyı kişi kendisi, yani birinci kişi ağzından yazar.
    3. Belgeye dayanan ve başkası tarafından, üçüncü kişi ağzından yazılan tür yaşam öyküsüdür.
    4. Denetleyelim: kişinin hayatı ✓ belge ✓ üçüncü kişi ✓ — üç kartın üçü de biyografide karşılanıyor.
  2. 2. Tabloda iki tür anlatan kişiye göre ayrılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

    • A) Bir tarihçi
    • B) Kişinin kendisi
    • C) Bir gazeteci
    • D) Bir okur
    • E) Bir yayınevi

    Doğru cevap: B — Öz yaşam öyküsünü (otobiyografi) kişinin kendisi yazar; tablodaki boşluğa "Kişinin kendisi" gelir.

    1. Tablo iki türü tek bir ölçüte göre ayırıyor: anlatan kişi.
    2. Yaşam öyküsü satırında "bir başkası" yazıyor; yani biyografiyi, hayatı anlatılan kişiden başka biri yazar.
    3. Türün adındaki "öz" sözcüğü "kendi" anlamına gelir: öz yaşam öyküsü, kişinin kendi hayatını kendi kaleminden, birinci kişi ağzından anlatmasıdır.
    4. Denetleyelim: tablodaki karşıtlık "başkası ↔ kendisi" biçiminde tamamlanıyor ✓
  3. 3. Tabloda iki cümle değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. İkinci cümlenin niteliği ve gerekçesi hangi seçenekte doğru verilmiştir?

    • A) Nesnel; tarih içerir.
    • B) Nesnel; belgeye dayanır.
    • C) Öznel; kişisel bir değerlendirme içerir ve doğrulanamaz.
    • D) Öznel; tarih içermez.
    • E) Nesnel; herkes aynı görüştedir.

    Doğru cevap: C — "En büyük" nitelemesi kişiden kişiye değişen bir değerlendirmedir; kanıtlanamadığı için öznel bir yargıdır.

    1. İlk cümle belgeyle doğrulanabilir bir bilgi veriyor.
    2. İkinci cümle bir değer yargısı içeriyor.
    3. Doğrulanamayan değer yargıları özneldir.
  4. 4. Yaşam öyküsü yazarının kişiyi överken abartılı nitelemelerden kaçınması gerektiği söylenir. Bu ölçünün gerekçesi hangisidir?

    • A) Kişinin tanınmaması
    • B) Metnin uzamaması
    • C) Okurun sıkılmaması
    • D) Türün belgeye dayalı ve güvenilir bilgi verme amacını zedelememesi
    • E) Yazarın gizlenmesi

    Doğru cevap: D — Yaşam öyküsünde abartılı nitelemelerden kaçınılır, çünkü tür belgeye dayalı ve güvenilir bilgi vermeyi amaçlar.

    1. Önce türün amacını hatırlayalım: yaşam öyküsü bir kişinin hayatını doğru ve belgeli biçimde tanıtır; okur ondan bilgi bekler.
    2. "Eşi benzeri görülmemiş", "çağının en büyüğü" gibi abartılı nitelemeler bir belgeyle kanıtlanamaz; yazarın hayranlığını yansıtır.
    3. Kanıtlanamayan ifadeler çoğaldıkça okur, metindeki doğru bilgilere de şüpheyle bakar; metin güvenilirliğini yitirir.
    4. Denetleyelim: ölçünün gerekçesi türün amacıyla, yani güvenilir bilgi vermekle doğrudan bağlantılı ✓
  5. 5. Kartlarda bir eser türünün özellikleri sıralanmıştır. Kartlara göre söz konusu tür hangisidir?

    • A) Dilekçe
    • B) Mesnevi
    • C) Gazel
    • D) Fabl
    • E) Tezkire

    Doğru cevap: E — Divan edebiyatında şairleri tanıtıp şiirlerinden örnekler veren eser türü tezkiredir.

    1. Kartlardaki üç özelliği birleştirelim: şairleri tanıtır, şiirlerinden örnek verir, divan edebiyatına aittir.
    2. Tezkire, şairlerin kısa hayat hikâyelerini, sanatlarına ilişkin değerlendirmeleri ve şiirlerinden seçilmiş örnekleri bir arada sunan eserdir; bugünkü biyografik sözlüklerin öncüsü sayılır.
    3. Anadolu’da bu türün ilk örneği 16. yüzyılda Sehî Bey’in yazdığı Heşt Bihişt’tir.
    4. Denetleyelim: üç kart da tezkirenin tanımında karşılanıyor ✓
  6. 6. Tabloda iki tür karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmaya göre tezkirelerin bugün kullanımı için en uygun ifade hangisidir?

    • A) Dönemin edebiyat anlayışını göstermesi bakımından değerli bir kaynaktır; ancak değerlendirmeleri sınanmalıdır.
    • B) Hiçbir değeri yoktur.
    • C) Modern biyografiyle tamamen aynıdır.
    • D) Yalnızca şiir öğretir.
    • E) Belge olarak olduğu gibi kullanılır.

    Doğru cevap: A — Tezkire, dönemin edebiyat anlayışını göstermesi bakımından değerli bir kaynaktır; ancak değerlendirmeleri sınanarak kullanılmalıdır.

    1. Tablodaki iki satırı ayrı ayrı okuyalım. Kapsam: tezkire çok sayıda şairi kısaca anlatır. Değerlendirme: tezkirede yazarın beğenisi öne çıkabilir.
    2. Yazarın beğenisinin öne çıkması, şairler hakkındaki yargıların öznel olabileceği anlamına gelir; bu yargılar başka kaynaklarla karşılaştırılmadan kesin bilgi sayılamaz.
    3. Öte yandan bu beğeni, o dönemde neyin iyi şiir sayıldığını da gösterir; bu yüzden tezkire, dönemin edebiyat anlayışını öğrenmek için değerli bir kaynaktır.
    4. Denetleyelim: şık hem tezkirenin değerini hem sınırını birlikte söylüyor; tablodaki iki bilgiyle de uyumlu ✓
  7. 7. Yukarıdaki parçada kişi tanıtımının hangi yönü öne çıkmaktadır?

    • A) Şairin doğum tarihinin verilmesi
    • B) Şairin sanat ve üslup özelliklerinin değerlendirilmesi
    • C) Şairin ailesinin tanıtılması
    • D) Şairin öğrenim durumunun belirtilmesi
    • E) Şairin görev yerlerinin sayılması

    Doğru cevap: B — Parçada şairin sanat ve üslup özellikleri değerlendirilmektedir.

    1. Parçadaki nitelemeleri ayıklayalım: "sözü tatlı", "hayali geniş", "nazmı akıcı", "meclislerde beğeniyle okunur".
    2. Bunların hiçbiri şairin doğumu, ailesi, öğrenimi ya da görevleriyle ilgili değil; hepsi şiirinin nasıl olduğunu anlatıyor.
    3. Söyleyişin tatlılığı, hayal gücü ve nazmın akıcılığı bir şairin sanatına ve üslubuna ilişkin yargılardır.
    4. Denetleyelim: parçadaki her ifade şairin şiirini niteliyor ✓ — kişi tanıtımının sanat yönü öne çıkıyor.
  8. 8. Tabloda iki yazarın anlatım özellikleri karşılaştırılmıştır. Bir yazarı ötekinden ayıran bu bireysel anlatım biçimine ne ad verilir?

    • A) Olay örgüsü
    • B) Tema
    • C) Üslup
    • D) Bakış açısı
    • E) Ölçü

    Doğru cevap: C — Bir yazarın cümle kuruluşu ve sözcük seçimiyle oluşan kendine özgü anlatım biçimine üslup denir.

    1. Tabloda iki yazar iki ölçüte göre karşılaştırılıyor: cümle yapısı ve söz varlığı.
    2. Birinci yazar kısa, yalın cümleler ve günlük sözcükler kullanıyor; ikinci yazar uzun, iç içe cümleler ve yabancı kökenli sözcükler.
    3. Konu değil, dilin kullanılış biçimi farklı. Yazarı ötekinden ayıran bu kişisel anlatım tarzına üslup (biçem) denir.
    4. Denetleyelim: cümle yapısı ve sözcük seçimi, üslubun en temel iki bileşenidir ✓
  9. 9. Aynı konuyu işleyen iki yazarın metinlerinin birbirinden farklı etki bırakmasının temel nedeni hangisidir?

    • A) Metinlerin uzunluğunun eşit olması
    • B) Konunun değişmesi
    • C) Okurun aynı olması
    • D) Konuyu ele alış biçimlerinin ve üsluplarının farklı olması
    • E) Yayın tarihlerinin yakın olması

    Doğru cevap: D — Aynı konuyu işleyen iki metnin farklı etki bırakması, yazarların konuyu ele alış biçimleri ve üsluplarının farklı olmasındandır.

    1. Sorudaki sabit öğeyi belirleyelim: konu iki metinde de aynı.
    2. Konu aynıysa farkı yaratan başka bir şey olmalıdır: yazarın konuya bakış açısı, hangi ayrıntıyı seçip öne çıkardığı ve dili nasıl kullandığı.
    3. Biri konuyu mizahla, öteki hüzünle anlatabilir; biri kısa cümleler, öteki imgelerle yüklü uzun cümleler kurabilir. Okurun hissettiği etki bu tercihlerle değişir.
    4. Denetleyelim: etkiyi değiştiren tek değişken yazarın ele alışı ve üslubu ✓
  10. 10. Tabloda iki tür kişilerin niteliği bakımından ayrılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

    • A) Yalnızca hayvanlar
    • B) Yalnızca gerçek kişiler
    • C) Yalnızca tarihî kişiler
    • D) Hiç kişi bulunmaz
    • E) Kurmaca kişiler; gerçekten esinlenebilir ama birebir aynı değildir

    Doğru cevap: E — Romandaki kişiler kurmacadır; gerçekten esinlenebilir ama gerçek kişilerle birebir aynı değildir.

    1. Tablo iki türü kişilerin niteliğine göre ayırıyor; yaşam öyküsünde kişiler gerçekten yaşamış kişilerdir.
    2. Roman ise kurmaca bir türdür: yazar olayları ve kişileri hayal gücüyle kurar.
    3. Yazar gerçek bir insandan, hatta kendisinden esinlenebilir; ama romanın içindeki kişi artık yazarın biçimlendirdiği bir karakterdir ve gerçek kişinin birebir kopyası değildir.
    4. Denetleyelim: tablodaki karşıtlık "gerçek kişi ↔ kurmaca kişi" biçiminde tamamlanıyor ✓
  11. 11. Tarihî bir romanı okuyan bir kişinin, romandaki bütün olayların gerçekten yaşandığını düşünmesi neden yanlıştır?

    • A) Tarihî romanda tarihsel çerçeve gerçek olsa da kişiler ve olaylar kurgulanmış olabilir.
    • B) Tarihî romanlar hiç tarih içermez.
    • C) Romanlar belge sayılır.
    • D) Tarih ve edebiyat aynıdır.
    • E) Romanda kurgu bulunmaz.

    Doğru cevap: A — Tarihî romanda tarihsel çerçeve gerçek olsa da kişiler ve olaylar kurgulanmış olabileceği için bütün olayları gerçek saymak yanlıştır.

    1. Tarihî roman, geçmişte yaşanmış bir dönemi ya da olayı arka plan olarak alır: savaş, savaşın tarihi, dönemin yöneticileri gerçektir.
    2. Ama roman kurmaca bir türdür; yazar bu çerçevenin içine uydurduğu kişileri, konuşmaları, duyguları ve yan olayları yerleştirir.
    3. Gerçek kişilere de söylemedikleri sözler söyletilebilir; okur hangi ayrıntının belgeye, hangisinin hayal gücüne dayandığını metinden ayıramaz.
    4. Denetleyelim: çerçeve gerçek + içerik kısmen kurgu → roman tarih belgesi gibi okunamaz ✓
  12. 12. Kartlarda bir türün özellikleri sıralanmıştır. Buna göre kartlarda tanıtılan tür hangisidir?

    • A) Gölge oyunu
    • B) Radyo tiyatrosu
    • C) Sinema
    • D) Roman
    • E) Tezkire

    Doğru cevap: B — Yalnız sesle anlatılan, efekt ve müzikle desteklenen, görüntüsü olmayan tür radyo tiyatrosudur.

    1. Kartlar üç özellik veriyor: anlatım yalnızca sesle yapılır, efekt ve müzik kullanılır, görüntü yoktur.
    2. "Efekt ve müzik" sahnelenen, canlandırılan bir oyunu çağrıştırır; "görüntü yok" ise sahneyi ve ekranı dışarıda bırakır.
    3. Oyunun yalnızca sesle, kulağa seslenerek canlandırıldığı tür radyo tiyatrosudur.
    4. Denetleyelim: sinema ve gölge oyunu görüntü ister, roman ve tezkire okunur; üç kartı birden karşılayan tek tür radyo tiyatrosu ✓
  13. 13. Radyo tiyatrosunda mekânın ve zamanın dinleyiciye aktarılmasında hangi araçlara başvurulur?

    • A) Işık düzeni
    • B) Dekor ve kostüm
    • C) Ses efektleri, müzik ve kişilerin sözleri
    • D) Sahne düzeni
    • E) Oyuncu jestleri

    Doğru cevap: C — Radyo tiyatrosunda mekân ve zaman ses efektleri, müzik ve kişilerin sözleriyle aktarılır.

    1. Radyo tiyatrosunun temel koşulu: dinleyici hiçbir şey görmez, yalnız duyar.
    2. Bu yüzden sahnede mekânı ve zamanı gösteren dekor, kostüm, ışık ve oyuncu jestleri radyoda işe yaramaz.
    3. Geriye ses kalır: dalga sesi deniz kıyısını, horoz sesi sabahı, müzik havayı kurar; kişiler de "Hava kararmış, dönelim." gibi sözlerle mekânı ve zamanı söyler.
    4. Denetleyelim: şıktaki üç araç da kulakla algılanır; öteki şıkların hepsi göz için ✓
  14. 14. Yukarıda anlatılan durumun okur açısından doğurduğu sonuç hangisidir?

    • A) Kişilerin ortadan kalkması
    • B) Okurun anlatıcıya tam güvenmesi
    • C) Anlatının bitmesi
    • D) Okurun anlatıcının aktardıklarını sorgulayarak okuması
    • E) Zamanın belirsizleşmesi

    Doğru cevap: D — Anlatıcının bazı ayrıntıları yanlış hatırladığını itiraf etmesi, okuru aktarılanları sorgulayarak okumaya yöneltir.

    1. Durumu ikiye ayıralım: anlatıcı olayları kendi gözünden aktarıyor, sonra bazı ayrıntıları yanlış hatırladığını söylüyor.
    2. Bu itiraf, anlatılanların kesin doğru olmadığını gösterir; hangi ayrıntının yanlış olduğunu da okur bilemez.
    3. Okur bu nedenle anlatıcıya körü körüne güvenmez; her bilgiyi tartarak, sorgulayarak okur. Edebiyatta buna "güvenilmez anlatıcı" denir.
    4. Denetleyelim: itiraf → güvenin sarsılması → sorgulayarak okuma; sonuç doğrudan okur açısından ✓
  15. 15. Tabloda iki türde öznelliğin yeri karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırmanın gösterdiği temel gerçek hangisidir?

    • A) Denemede nesnellik arandığı
    • B) Öznelliğin her metinde yasak olduğu
    • C) Nesnelliğin gereksiz olduğu
    • D) İki türün aynı olduğu
    • E) Öznelliğin her türde aynı ölçüde kusur sayılmadığı, türün amacına göre değiştiği

    Doğru cevap: E — Karşılaştırma, öznelliğin her türde aynı ölçüde kusur sayılmadığını, türün amacına göre değiştiğini gösterir.

    1. Tablodaki iki türü okuyalım: yaşam öyküsünde öznellik en aza indirilir; denemede yazarın kendi görüşü esastır.
    2. Neden farklı? Yaşam öyküsünün amacı bir kişi hakkında doğru bilgi vermektir; yazarın kişisel yorumu bu amacı zedeler.
    3. Denemenin amacı ise yazarın bir konudaki kişisel düşüncesini paylaşmaktır; öznellik bu türün kusuru değil, özüdür.
    4. Denetleyelim: öznelliğin yeri iki türde farklı ve fark türlerin amacından doğuyor ✓
  16. 16. Bir kişinin yaşamını araştıran öğrencinin, yalnızca o kişinin kendi yazdığı öz yaşam öyküsüne dayanmasının sakıncası hangisidir?

    • A) Kişinin kendini anlatırken seçici davranabilmesi ve tek yönlü bir tablo oluşması
    • B) Öz yaşam öyküsünün hiç bilgi vermemesi
    • C) Metnin çok uzun olması
    • D) Metnin edebî olmaması
    • E) Metnin okunamaması

    Doğru cevap: A — Yalnızca öz yaşam öyküsüne dayanmanın sakıncası, kişinin kendini anlatırken seçici davranabilmesi ve tek yönlü bir tablo oluşmasıdır.

    1. Öz yaşam öyküsünü kişinin kendisi yazar; hangi olayı anlatacağına, hangisini atlayacağına kendisi karar verir.
    2. İnsan kendini anlatırken başarılarını öne çıkarıp hatalarını geri plana atabilir ya da olayları kendi bakışından yorumlayabilir.
    3. Tek kaynağa dayanan araştırmacı bu bakışı sınayamaz; ortaya kişinin kendi gözünden çizilmiş tek yönlü bir tablo çıkar. Bu yüzden mektuplar, belgeler ve başkalarının anlattıklarıyla karşılaştırma yapılmalıdır.
    4. Denetleyelim: sakınca metnin kendisinde değil, kaynağın tek ve öznel olmasında ✓
  17. 17. Tabloda aynı kişi hakkında iki farklı değerlendirme verilmiştir. Bu durumda araştırmacının izlemesi gereken yol hangisidir?

    • A) Yalnızca olumlu olanı almak
    • B) İki değerlendirmeyi de kaydedip başka kaynaklarla karşılaştırmak
    • C) Yalnızca olumsuz olanı almak
    • D) İkisini de yok saymak
    • E) Kendi görüşünü yazmak

    Doğru cevap: B — Araştırmacı iki değerlendirmeyi de kaydedip başka kaynaklarla karşılaştırmalıdır.

    1. Tabloda aynı kişi için iki farklı yargı var: biri "cömert ve alçakgönüllü", öteki "ölçülü ama mesafeli".
    2. Farklı yargılar, kaynakların kişiyi farklı açılardan ya da farklı ilişkiler içinden gördüğünü gösterir; ikisi de tamamen yanlış olmayabilir.
    3. Birini seçip ötekini atmak, o kaynağın bakışını doğru kabul etmek olur. Doğruya yaklaşmanın yolu iki görüşü de not edip üçüncü kaynaklar ve belgelerle karşılaştırmaktır.
    4. Denetleyelim: bu yol hem bilgi kaybını önler hem araştırmacının öznelliğini devre dışı bırakır ✓
  18. 18. Tabloda amaca göre tür seçimi verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre bu boşluğa ne yazılmalıdır?

    • A) Tezkire
    • B) Dilekçe
    • C) Öz yaşam öyküsü ya da anı
    • D) Fabl
    • E) Genelge

    Doğru cevap: C — Kişinin kendi çocukluğunu anlatması öz yaşam öyküsü ya da anı türüyle yapılır.

    1. Tablodaki dolu satırı okuyalım: bir bilim insanının hayatını tanıtmak → yaşam öyküsü, çünkü anlatılan kişi başkasıdır.
    2. Boş satırda anlatılan kişi yazarın kendisidir ve konusu kendi yaşadıklarıdır.
    3. Kişinin kendi hayatını anlattığı tür öz yaşam öyküsüdür; hayatının belli bir dönemini, tanık olduğu olaylarla birlikte anlattığı tür ise anıdır. Çocukluk anlatısı ikisine de uyar.
    4. Denetleyelim: amaç "kendi" hayatını anlatmak; şıktaki iki tür de birinci kişi ağzından yazılır ✓
  19. 19. Yukarıdaki parçayla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yapılamaz?

    • A) Nesnel bilgiler verilmiştir.
    • B) Kişinin mesleği belirtilmiştir.
    • C) Metinde bir değerlendirme cümlesi de vardır.
    • D) Üçüncü kişi ağzından anlatılmıştır.
    • E) Kişinin kendi kaleminden yazılmıştır.

    Doğru cevap: E — Parça üçüncü kişi ağzından yazılmıştır; "Kişinin kendi kaleminden yazılmıştır." değerlendirmesi yapılamaz.

    1. Soru olumsuz: yapılamayacak değerlendirmeyi arıyoruz. Şıkları parçayla tek tek karşılaştıralım.
    2. Nesnel bilgi var mı? Evet: 1910’da doğdu, öğretmen okulunu bitirdi. Meslek belirtilmiş mi? Evet: öğretmen, otuz yıl köy okullarında çalıştı. Değerlendirme cümlesi var mı? Evet: "öğrencileri onu sabrıyla hatırlar."
    3. Fiillere bakalım: "doğdu", "bitirdi", "çalıştı" üçüncü tekil kişi ekleriyle çekimlenmiş. Kişi kendini yazsaydı "doğdum", "bitirdim" derdi; demek ki metni bir başkası yazmıştır.
    4. Denetleyelim: dört değerlendirme parçayla uyuşuyor, yalnız "kendi kaleminden" ifadesi fiil çekimleriyle çelişiyor ✓
  20. 20. Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

    • A) Üslup metni etkilemez.
    • B) Bütün metinler aynıdır.
    • C) Kurmaca ile belge arasında fark yoktur.
    • D) Yaşamı anlatan metinler; belgeye dayanma ölçüsüne ve yazarın üslubuna göre birbirinden ayrılır.
    • E) Belge kullanmak gereksizdir.

    Doğru cevap: D — Kartların en kapsayıcı sonucu: yaşamı anlatan metinler belgeye dayanma ölçüsüne ve yazarın üslubuna göre birbirinden ayrılır.

    1. Kartları sırayla okuyalım: birinci kart gerçeğin belgeye dayandığını, ikinci kart kurmacanın yaşamı yeniden kurduğunu, üçüncü kart üslubun yazarı ayırdığını söylüyor.
    2. İlk iki kart birlikte bir ölçüt veriyor: bir metin yaşamı ne ölçüde belgeye dayanarak anlatıyor, ne ölçüde kurguluyor. Yaşam öyküsü bir uçta, roman öbür uçtadır.
    3. Üçüncü kart ikinci bir ölçüt ekliyor: aynı yaşamı anlatan iki metin bile yazarın üslubuyla birbirinden ayrılır.
    4. Denetleyelim: doğru şık üç kartın üçünü de içeriyor; "kapsayıcı" olmanın koşulu bu ✓

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.