Kimya Hayattır
9. Sınıf Kimya Hayattır Testi
Kimyanın uğraş alanları ve meslekler, simyadan kimyaya geçiş, kimyasal maddelerin güvenli kullanımı ve tehlike işaretleri. 20 soru, çözümlü.
Bölüm
Kimya Hayattır
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Kartlarda kimya biliminin doğrudan katkı sağladığı üç alan verilmiştir. Bu alanların ortak yanı aşağıdakilerden hangisidir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Kartlarda kimya biliminin doğrudan katkı sağladığı üç alan verilmiştir. Bu alanların ortak yanı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Hiçbirinde kimya kullanılmaması
- B) Üçünün de madde ve maddenin dönüşümü üzerine kurulu olması
- C) Yalnız fizikle ilgili olmaları
- D) Yalnız laboratuvarda kalmaları
- E) Üçünün de yeni bilimler olması
Doğru cevap: B — İlaç, gıda ve tarım; üçü de maddenin yapısını ve dönüşümünü bilmeyi gerektirir.
- Üç alanı tek tek okuyalım. İlaçta etkin madde tasarlanır ve vücutta nasıl davranacağı hesaplanır; gıdada koruyucular, katkılar ve bozulma süreçleri söz konusudur; tarımda gübre ve ilaç bileşimleri belirlenir.
- Üçünün ortak yanını arayalım: hepsinde bir MADDE var ve o maddenin başka maddelere dönüşmesi, etkileşmesi ya da korunması gerekiyor.
- Maddenin yapısını, özelliklerini ve dönüşümlerini inceleyen bilim kimyadır. Öyleyse üç alanın ortak yanı, kimyanın konusu üzerine kurulu olmalarıdır.
- Denetleyelim: üçü de laboratuvarda kalmıyor ✓ — hepsi doğrudan günlük hayata dokunan uygulama alanları.
-
2. Tabloda simya ile kimya karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan yöntem hangisidir?
- A) Yine deneme yanılma
- B) Yalnız gözlem yapmama
- C) Sonuçları gizli tutma
- D) Ölçüme dayalı, yinelenebilir ve yayımlanan deney
- E) Kayıt tutmama
Doğru cevap: D — Simyayı kimyaya dönüştüren şey ölçüme dayalı, yinelenebilir ve yayımlanan deney yöntemidir.
- Tablonun kurgusu şu: solda yaklaşım, sağda temel yöntemi. Dolu satır: simya → deneme yanılma, gizlilik, kayıt tutmama.
- Simyacıların da deney yaptığını, hatta bugün kullandığımız pek çok işlemi (damıtma, süzme) geliştirdiğini not edelim. Öyleyse fark maddeyle uğraşmakta değil.
- Fark yöntemdedir: kimya ölçmeye dayanır, aynı koşullarda yinelendiğinde aynı sonucu verir ve bulgular yayımlanır. Yayımlama bilginin birikmesini, yinelenebilirlik ise yanlışların ayıklanmasını sağlar. Simyanın gizliliği tam da bunu engelliyordu.
- Denetleyelim: bugün bir deney başka laboratuvarda doğrulanamıyorsa kabul edilmiyor ✓ — ölçütün hâlâ geçerli olduğunun kanıtı.
-
3. Bir öğrenci kimya bilgisinin kullanıldığı meslekleri araştırmaktadır. Aşağıdakilerden hangisi bu listede yer almaz?
- A) Eczacı
- B) Gıda mühendisi
- C) Metalurji mühendisi
- D) Ziraat mühendisi
- E) Hiçbiri; hepsinde kimya bilgisi kullanılır
Doğru cevap: E — Dördü de maddenin yapısı ve dönüşümüyle çalışır; kimya bu mesleklerin ortak temelidir.
- Meslekleri tek tek sınayalım. Eczacı ilaç etkin maddesinin yapısını, dozunu ve etkileşimlerini bilmek zorundadır.
- Gıda mühendisi besinlerin bileşimi, bozulma tepkimeleri ve koruyucularla; metalurji mühendisi metallerin yapısı, alaşımlar ve korozyonla; ziraat mühendisi gübreler, toprak pH’ı ve tarım ilaçlarıyla çalışır.
- Dördü de maddenin yapısını ve dönüşümünü bilmeyi gerektiriyor. Öyleyse listeden çıkarılacak bir meslek yok; hepsinde kimya bilgisi kullanılır.
- Denetleyelim: alanları çok farklı ✓ — ama ortak temel aynı, bu da kimyanın kapsayıcılığını gösteriyor.
-
4. Yukarıdaki etiket bir temizlik ürününe aittir. Bu ürünle çalışırken alınması gereken önlem hangisidir?
- A) Koruyucu gözlük ve eldiven kullanmak
- B) Ürünü ısıtmak
- C) Ürünü başka ürünle karıştırmak
- D) Ambalajı açık bırakmak
- E) Kokusunu kontrol etmek
Doğru cevap: A — Aşındırıcı maddeler dokuyla tepkimeye girip kalıcı yanık bırakır; koruyucu gözlük ve eldiven kullanılmalıdır.
- Etiketteki iki bilgiyi okuyalım: simge maddenin AŞINDIRICI olduğunu, uyarı ise özellikle GÖZ için tehlikeli olduğunu söylüyor.
- Aşındırıcılığın ne demek olduğunu koyalım: madde temas ettiği dokuyla kimyasal tepkimeye girer ve onu tahrip eder. Deride yanık, gözde kalıcı görme kaybı oluşabilir.
- Öyleyse önlem, maddenin deriye ve göze ulaşmasını engellemek olmalıdır. Bunu sağlayan koruyucu gözlük ve eldivendir. Etiketteki uyarı bir öneri değil, doğrudan bir talimattır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki ısıtmak ve karıştırmak ✓ — ikisi de riski azaltmaz, tersine artırır.
-
5. Evde temizlik ürünlerinin saklanacağı yer belirlenmektedir. Bu seçimde en önemli ölçüt hangisidir?
- A) Çocukların ulaşamayacağı, serin ve kuru bir yer olması
- B) Görünür olması
- C) Mutfağa yakın olması
- D) Isıya yakın olması
- E) Gıdaların yanında olması
Doğru cevap: A — Temizlik ürünleri çocukların ulaşamayacağı, serin ve kuru bir yerde saklanmalıdır.
- Riskleri sıralayalım. En büyük tehlike çocuk zehirlenmeleridir; ev kazalarında en sık karşılaşılan neden budur. Öyleyse ilk ölçüt erişilebilirlik.
- İkinci ölçüt sıcaklıktır: ısıya yakın saklanan ürünler bozunabilir, uçucu olanların buharı birikebilir ve bazı ambalajlar deforme olur. Serin ve kuru yer bu riski azaltır.
- Üçüncü ölçüt gıdalardan ayrı tutmaktır; yan yana duran ürünlerde karıştırma ve yanlışlıkla kullanma riski doğar. Üç ölçütü birden karşılayan seçenek doğru olandır.
- Denetleyelim: "görünür olması" bir güvenlik ölçütü değil ✓ — tersine, çocuğun ilgisini çekebilir.
-
6. Bir kimyasalın kendi ambalajından çıkarılıp içecek şişesine aktarılması ciddi bir tehlike sayılmaktadır. Bu tehlikenin nedeni nedir?
- A) Kimyasalın bozulması
- B) Şişenin erimesi
- C) Ürünün ucuzlaması
- D) Kokusunun değişmesi
- E) Etiketsiz kabın gıda sanılarak içilebilmesi
Doğru cevap: E — Etiketsiz bir içecek şişesindeki sıvı gıda sanılıp içilebilir; kimyasallar daima kendi ambalajında tutulur.
- İki bilgiyi birleştirelim: kap bir içecek şişesi ve üzerinde ürünün etiketi yok. Kabın biçimi insana "içilebilir" mesajı veriyor.
- Ambalajın işlevini hatırlayalım: yalnız sıvıyı tutmaz, içeriğini ve tehlikelerini bildirir. Etiket kaybolduğunda o bilgi de kaybolur; kabı gören kişi içindekini bilemez.
- Zehirlenme kazalarının önemli bölümü tam olarak böyle olur: tanıdık bir şişedeki sıvı su ya da içecek sanılıp içilir. Bu yüzden kimyasallar hiçbir zaman gıda ambalajına aktarılmaz.
- Denetleyelim: sonradan etiket yapıştırmak da yeterli değil ✓ — şişenin biçimi yine yanıltıcı olur.
-
7. Bir ürünün ambalajında "doğal" ifadesi yer almaktadır. Bu ifadenin ürünün güvenliği hakkında söylediği nedir?
- A) Ürünün kesinlikle zararsız olduğu
- B) Ürünün hiç kimyasal içermediği
- C) Tek başına güvenlik garantisi vermediği; doğal maddeler de zehirli olabilir
- D) Ürünün ilaç yerine kullanılabileceği
- E) Ürünün sınırsız kullanılabileceği
Doğru cevap: C — "Doğal" ifadesi tek başına güvenlik garantisi vermez; doğal maddeler de zehirli olabilir.
- İki kavramı ayıralım: bir maddenin DOĞADA bulunması ile GÜVENLİ olması farklı şeylerdir. İkisi arasında zorunlu bir bağ yoktur.
- Doğada son derece zehirli maddeler bulunur: yılan zehri, bazı mantar toksinleri, arsenik. Hepsi doğaldır ve hiçbiri güvenli değildir.
- Ayrıca "kimyasal içermiyor" iddiası da anlamsızdır; her madde kimyasaldır, su da bir kimyasaldır. Bir ürünün güvenliği doğallığından değil, içerdiği maddelerden ve dozundan anlaşılır.
- Denetleyelim: tersi de doğru ✓ — laboratuvarda üretilmiş pek çok madde güvenle kullanılıyor.
-
8. İlaç kutularında son kullanma tarihi ve saklama sıcaklığı belirtilmektedir. Bu bilgilerin kimyasal gerekçesi nedir?
- A) İlacın renginin korunması
- B) Kutunun dayanıklılığı
- C) Fiyatın belirlenmesi
- D) Etkin maddenin zamanla ve ısıyla bozunup etkisini yitirmesi
- E) Ambalajın geri dönüşümü
Doğru cevap: D — Etkin madde bir kimyasal bileşiktir; zaman ve sıcaklık onu bozundurur, ilaç etkisini yitirir.
- İlacın hangi bölümünün önemli olduğunu belirleyelim: etkin madde. Bu, belirli bir yapıya sahip kimyasal bir bileşiktir ve etkisini o yapıyla gösterir.
- Kimyasal bileşikler sonsuza dek kararlı kalmaz; ışık, nem ve özellikle sıcaklık etkisiyle yavaş yavaş bozunur, başka maddelere dönüşür.
- Bozunan etkin madde artık beklenen etkiyi göstermez; bazı durumlarda oluşan bozunma ürünleri zararlı bile olabilir. Son kullanma tarihi ve saklama sıcaklığı, bu bozunmanın ne zamana kadar ihmal edilebilir kaldığını bildirir.
- Denetleyelim: bazı ilaçlar buzdolabında saklanıyor ✓ — bozunmaları daha hızlı olduğu için sıcaklık sınırı daha düşük.
-
9. Tarımda gübre kullanımının bilinçsiz yapılması durumunda ortaya çıkabilecek sorun nedir?
fazla gübre -> yeraltı suyuna sızma
- A) Ürün veriminin sınırsız artması
- B) Toprağın hiç etkilenmemesi
- C) Bitkilerin daha hızlı büyümesi
- D) Toprağın kendiliğinden temizlenmesi
- E) Toprak yapısının bozulması ve yeraltı sularının kirlenmesi
Doğru cevap: E — Bitkinin alamadığı fazla gübre toprakta birikir ve yağmurla yeraltı sularına taşınır.
- Gübrenin ne yaptığını yazalım: bitkinin ihtiyaç duyduğu azot, fosfor ve potasyumu toprağa verir. Ama bitki bunların ancak bir bölümünü alabilir.
- Gereğinden fazla verildiğinde alınamayan kısım toprakta kalır. Toprağın tuz derişimi yükselir, yapısı ve mikroorganizma dengesi bozulur.
- Yağmur suyu bu fazlalığı çözüp aşağı doğru taşır; yeraltı suyuna ve akarsulara karışır. Sularda aşırı besin birikmesi yosun patlamasına ve oksijenin tükenmesine yol açar. Bu yüzden gübre ölçülü kullanılır.
- Denetleyelim: sorun gübrenin kendisinde değil ✓ — ölçüsüz kullanımda; doğru miktarda verildiğinde verimi artırıyor.
-
10. Kimya biliminin inceleme alanı tanımlanmaktadır. Buna göre kimyanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
kimya = maddenin yapısı + dönüşümü
- A) Yalnız canlıların davranışı
- B) Yalnız gök cisimlerinin hareketi
- C) Maddenin yapısı, özellikleri ve dönüşümleri
- D) Yalnız sayılar arasındaki ilişkiler
- E) Yalnız yer kabuğunun katmanları
Doğru cevap: C — Kimya, maddenin yapısını, özelliklerini ve dönüşümlerini inceleyen bilimdir.
- Tanımın iki parçasını ayıralım: maddenin YAPISI (nelerden oluştuğu, taneciklerinin nasıl dizildiği) ve DÖNÜŞÜMÜ (başka maddelere nasıl çevrildiği).
- Seçenekleri bu tanımla karşılaştıralım. Canlıların davranışı biyoloji, gök cisimlerinin hareketi astronomi, sayılar arasındaki ilişkiler matematik, yer kabuğunun katmanları ise jeolojinin konusudur.
- Hiçbiri maddenin yapısını ve dönüşümünü merkeze almıyor. Kimyanın konusu bu ikisidir ve bu tanım onun bütün alt dallarını — organik, analitik, fizikokimya — kapsar.
- Denetleyelim: ünitenin bütün örnekleri bu tanıma bağlanıyor ✓ — ilaç, gıda, tarım, malzeme ve pil.
-
11. Tabloda tehlike simgeleri ile anlamları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan anlam hangisidir?
- A) Yanıcı
- B) Aşındırıcı
- C) Zehirli
- D) Radyoaktif
- E) Çevreye zararlı
Doğru cevap: C — Kafatası ve çapraz kemik simgesi zehirliliği gösterir; bu ürünler solunmamalı ve yutulmamalıdır.
- Tablonun kurgusu şu: solda tehlike simgesi, sağda anlamı. Dolu satır: alev → yanıcı.
- Dolu satırdaki mantığı görelim: simge, tehlikenin TÜRÜNÜ tek bakışta anlatacak biçimde seçilmiş. Alev yanma riskini doğrudan çağrıştırıyor.
- Kafatası ve çapraz kemik, evrensel olarak ölüm ve zehir uyarısıdır. Bu simgeyi taşıyan ürünler yutulduğunda ya da solunduğunda kısa sürede ciddi zarar verir; anlamı "zehirli"dir.
- Denetleyelim: aşındırıcı için ayrı bir simge var ✓ — el ve yüzey üzerinde damla resmi; her tehlike türünün kendi simgesi bulunuyor.
-
12. Temizlik ürünü kullanılırken pencerelerin açılması önerilmektedir. Bu önerinin gerekçesi nedir?
- A) Ürünün daha hızlı kuruması
- B) Buharlaşan maddelerin derişiminin düşürülüp solunmasının azaltılması
- C) Ürünün kokusunun güzelleşmesi
- D) Odanın soğuması
- E) Ürünün ucuza gitmesi
Doğru cevap: B — Birçok temizlik ürünü uçucudur; havalandırma buhar derişimini düşürüp solunan miktarı azaltır.
- Ürünün nereye gittiğini izleyelim: yüzeye sürülen sıvının bir bölümü buharlaşıp havaya karışır. Kokusunu duymamız zaten bunun kanıtıdır.
- Kapalı bir odada bu buhar birikir ve havadaki derişimi giderek yükselir. Yüksek derişimdeki buhar solunum yollarını ve gözü tahriş eder, baş ağrısı yapar.
- Pencere açmak dışarıyla hava değişimini sağlar; buhar seyrelir ve derişimi düşük kalır. Böylece aynı iş yapılırken solunan madde miktarı azalır. Önerinin gerekçesi budur.
- Denetleyelim: koku hafiflemesi de aynı nedenden ✓ — koku derişimin göstergesi, azalması riskin azaldığını da gösteriyor.
-
13. Kullanılmayan ilaçların lavaboya dökülmemesi istenmektedir. Bu isteğin çevresel gerekçesi nedir?
- A) Lavabonun tıkanması
- B) Etkin maddelerin atık su arıtmasında tutulamayıp doğaya karışması
- C) Suyun renginin değişmesi
- D) Boruların ısınması
- E) İlacın kokusunun yayılması
Doğru cevap: B — İlaç etkin maddeleri atık su arıtmasında tam olarak tutulamaz; sulara karışıp canlıları etkiler.
- İlacın lavaboya döküldükten sonra nereye gittiğini izleyelim: kanalizasyondan atık su arıtma tesisine, oradan da akarsu ya da denize.
- Arıtma tesislerinin neye göre tasarlandığına bakalım: organik kirliliği, katı maddeyi ve besin tuzlarını gidermek için. İlaç etkin maddeleri ise bilerek KARARLI olacak biçimde tasarlanmıştır; vücutta hemen parçalanmasınlar diye. Bu kararlılık arıtmada da sürer.
- Tutulamayan etkin maddeler doğal sulara karışır. Çok düşük derişimlerde bile su canlılarının üremesini ve davranışını etkiler; antibiyotikler ayrıca dirençli bakteri gelişimine yol açar. Bu yüzden kullanılmayan ilaçlar eczanelere teslim edilir.
- Denetleyelim: sorun miktarda değil kararlılıkta ✓ — az miktar bile parçalanmadan doğada kalıyor.
-
14. Uçak gövdelerinde çelik yerine hafif alaşımların tercih edilmesi kimyanın hangi katkısına örnektir?
- A) İhtiyaca göre özellikleri ayarlanmış yeni malzemeler geliştirmesi
- B) Uçakların ucuzlaması
- C) Yolcu sayısının artması
- D) Havacılığın hızlanması
- E) Yakıtın değişmesi
Doğru cevap: A — Alaşım, istenen özellikleri elde etmek için bileşimi tasarlanmış bir malzemedir; bu, malzeme kimyasının katkısıdır.
- Uçaktan ne beklendiğini yazalım: gövde hem hafif olmalı hem yüksek dayanım göstermeli. İki istek çoğu zaman birbirine ters düşer.
- Tek bir saf metal ikisini birden vermez: çelik dayanıklıdır ama ağırdır, saf alüminyum hafiftir ama yumuşaktır.
- Alaşımda metallerin oranları ve eklenen katkılar ayarlanarak istenen özellik bileşimi elde edilir. Yani malzeme bulunmaz, TASARLANIR. İhtiyaca göre özellikleri ayarlanmış yeni malzemeler geliştirmek kimyanın doğrudan katkısıdır.
- Denetleyelim: aynı yaklaşım her alanda var ✓ — cam elyaf, kompozit ve polimerler de aynı biçimde tasarlanıyor.
-
15. Bir maddenin az miktarda yararlı, çok miktarda zararlı olabildiği bilinmektedir. Bu durumun kimyasal ilkesi nedir?
zehri belirleyen dozdur
- A) Her maddenin zararsız olduğu
- B) Her maddenin zararlı olduğu
- C) Bir maddenin etkisini miktarının belirlediği
- D) Doğal maddelerin zararsız olduğu
- E) Miktarın önemsiz olduğu
Doğru cevap: C — Bir maddenin etkisini adı değil miktarı belirler; zehirliliği belirleyen dozdur.
- Verilen gözlemi okuyalım: aynı madde az miktarda yararlı, çok miktarda zararlı olabiliyor. Değişen tek şey miktar.
- Öyleyse "zehirli madde" ile "zararsız madde" diye kesin bir ayrım yapılamaz. Aynı madde iki kategoriye de girebiliyorsa, belirleyici olan maddenin kimliği değildir.
- Belirleyici olan dozdur. Vitaminler aşırı alındığında zehirlidir, su bile çok fazla içildiğinde ölümcül olabilir; buna karşılık pek çok zehir çok düşük dozda ilaç olarak kullanılır. İlke bütün maddeler için geçerlidir.
- Denetleyelim: bu ilke "doğal olan güvenlidir" inancını da çürütüyor ✓ — doğallık bir doz ölçütü değil.
-
16. Laboratuvarda bir çözeltinin kokusunu almak gerektiğinde doğrudan koklamak yerine el yardımıyla buharın yönlendirilmesi öğretilmektedir. Bu kuralın nedeni nedir?
- A) Kokunun daha iyi alınması
- B) Derişik buharın solunum yollarına zarar verebilmesi
- C) Kabın devrilmesi
- D) Çözeltinin bozulması
- E) Ölçümün etkilenmesi
Doğru cevap: B — Kap ağzındaki buhar derişimi yüksektir; doğrudan koklamak yerine el ile az miktar buhar yönlendirilir.
- Kap ağzında ne olduğunu düşünelim: uçucu maddenin buharı orada en yoğun hâldedir, çünkü henüz havaya karışıp seyrelmemiştir.
- Burnu doğrudan yaklaştırıp derin nefes almak, bu derişik buharın tamamını solunum yollarına çekmek demektir. Bazı maddelerde tek bir soluk bile burun ve akciğer dokusuna zarar verebilir.
- Doğru yöntemde el, kap ağzının üzerinden buruna doğru hafifçe yellenir. Böylece buharın yalnız çok küçük ve seyrelmiş bir bölümü koklanır; madde tanınırken risk en aza iner.
- Denetleyelim: yöntem kokuyu daha iyi almak için değil ✓ — tersine, bilerek daha az buhar koklanıyor.
-
17. Bir öğrenci internette okuduğu "bu karışım her lekeyi çıkarır" tarifini uygulamak istemektedir. Bu durumda yapması gereken en doğru davranış nedir?
- A) Hemen denemek
- B) Miktarı iki katına çıkarmak
- C) Karışıma bir ürün daha eklemek
- D) Ürünlerin etiketlerini okuyup birlikte kullanılıp kullanılamayacağını denetlemek
- E) Kapalı odada denemek
Doğru cevap: D — Bazı ürün karışımları zehirli gaz üretir; denemeden önce etiketlerdeki uyarılar okunmalıdır.
- Tarifin nereden geldiğini not edelim: internette paylaşılmış, denetlenmemiş bir bilgi. Doğru olduğunu gösteren hiçbir dayanağı yok.
- Riski adlandıralım: temizlik ürünlerinin bazıları karıştırıldığında tepkimeye girer ve zehirli gaz açığa çıkarır. Çamaşır suyu ile asidik bir ürünün karışımı buna örnektir.
- Bu tehlikeler ambalaj etiketlerinde açıkça yazılıdır ve o uyarılar geçmişte yaşanmış kazalardan öğrenilmiştir. Öyleyse yapılacak ilk iş, ürünlerin etiketlerini okuyup birlikte kullanılıp kullanılamayacağını denetlemektir.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki "kapalı odada denemek" ✓ — riski azaltmak şöyle dursun, gaz birikeceği için en tehlikeli seçenek.
-
18. Pil ve akü teknolojisindeki gelişmeler taşınabilir cihazların yaygınlaşmasını sağlamıştır. Bu gelişme kimyanın hangi alanına örnektir?
- A) Kimyasal enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren sistemlerin geliştirilmesi
- B) Gök cisimlerinin incelenmesi
- C) Canlıların sınıflandırılması
- D) Sayısal modelleme
- E) Yer kabuğunun haritalanması
Doğru cevap: A — Pil, kimyasal tepkimeden elektrik üreten bir düzenektir; gelişimi yeni tepkime ve malzeme tasarımı gerektirir.
- Pilin içinde ne olduğunu yazalım: birbirine elektron veren ve alan iki madde. Aralarındaki tepkime yürürken elektronlar dış devreden geçer ve akım oluşur.
- Öyleyse pil bir enerji dönüştürücüsüdür: kimyasal bağlarda depolanmış enerjiyi elektrik enerjisine çevirir.
- Kapasiteyi artırmak, daha hafif ve daha uzun ömürlü pil yapmak; daha uygun tepkime çiftleri ve elektrot malzemeleri tasarlamak demektir. Taşınabilir cihazların yaygınlaşmasını sağlayan gelişme budur ve doğrudan bir kimya uygulamasıdır.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki gök cisimleri ve sınıflandırma ✓ — hiçbiri madde dönüşümüyle ilgili değil.
-
19. Tabloda laboratuvar kazalarında yapılacaklar verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan işlem hangisidir?
- A) Gözü ovuşturmak
- B) Beklemek
- C) Göz kapağını kapalı tutmak
- D) Bol su ile yıkayıp hemen sağlık yardımı istemek
- E) Sabun kullanmak
Doğru cevap: D — Göz en hassas bölgedir; bol su ile yıkanmalı ve hemen sağlık yardımı istenmelidir.
- Tablonun kurgusu şu: solda kaza durumu, sağda yapılması gereken. Dolu satır: deriye asit sıçraması → bol su ile uzun süre yıkamak.
- Dolu satırdaki mantığı görelim: öncelik maddeyi seyreltip uzaklaştırmaktır. Bol su hem derişimi düşürür hem maddeyi yıkar; bu yüzden nötrleştirici aramak yerine hemen su kullanılır.
- Göz için aynı ilke geçerlidir, ama iki ek vardır: göz dokusu çok daha hassastır ve ovuşturmak hasarı derinleştirir. Bu yüzden göz açık tutularak uzun süre yıkanır ve hasar görünmese bile hemen sağlık yardımı istenir.
- Denetleyelim: sabun kullanmak yanlış olurdu ✓ — ek bir kimyasal daha eklemek durumu ağırlaştırır.
-
20. Kimya maddenin yapısını ve dönüşümünü inceler; ilaç, gıda, tarım ve malzeme alanlarında kullanılır ve maddelerin etkisini dozu belirler. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Kimya çok alanlı bir bilimdir.
- B) Doz etkiyi belirler.
- C) Maddenin dönüşümü kimyanın konusudur.
- D) İlaç üretimi kimya bilgisi gerektirir.
- E) Doğal olan her madde güvenlidir.
Doğru cevap: E — Verilen bilgi etkiyi dozun belirlediğini söyler; doğallığı güvenlik ölçütü saymak bununla çelişir.
- Verilen bilgiyi üç yargıya ayıralım: kimya maddenin yapısını ve dönüşümünü inceler; ilaç, gıda, tarım ve malzeme alanlarında kullanılır; maddelerin etkisini DOZ belirler.
- Seçenekleri bunlarla karşılaştıralım. Kimyanın çok alanlı olması ikinci yargıdan, ilaç üretiminin kimya bilgisi gerektirmesi yine oradan, maddenin dönüşümünün kimyanın konusu olması birinciden, dozun etkiyi belirlemesi ise üçüncüsünden doğrudan çıkıyor.
- Geriye kalan yargı, doğal olan her maddenin güvenli olduğunu söylüyor. Bilgi güvenliği DOZA bağlıyor; doğallık ise bir doz ölçütü değildir. Üstelik pek çok doğal madde zehirlidir. Bu yargı söylenemez.
- Denetleyelim: aynı ilke #14572 ve #14580’de de kullanılıyor ✓ — ünitenin üç sorusu tek bir cümleye bağlanıyor.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- KİM.9.1.1 Kimya biliminin günlük hayata katkısına ilişkin bilimsel çıkarım yapabilme
- KİM.9.1.2 Farklı ortamlarda kimyasal maddelerin kullanımından kaynaklanan problemleri çözebilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.