3. Sınıf Türkçe 1. Dönem 2. Yazılı
10 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Maçı anlatan spiker heyecanla “Bu akşam sahaya takımın yıldızı çıktı.” dedi. Spikerin bu sözünde yıldız sözcüğü hangi anlamda kullanılmıştır?
- A Gökyüzünde parlayan gök cismi
- B Kâğıda çizilen beş köşeli şekil
- C Sahanın orta yerindeki işaret
- D Takımın en başarılı, en beğenilen oyuncusu
Tahtadaki dört karttan üçü varlığın nasıl olduğunu anlatıyor, biri ise doğrudan bir varlığın adı. Varlığın adının yazılı olduğu kart hangisidir?
- A tatlı
- B sarı
- C kitap
- D yumuşak
Telefonu kapatan babaannem gözleri dolarak “Bize çok acı bir haber geldi.” dedi. Babaannemin kurduğu bu cümledeki acı sözcüğü hangi anlama gelmektedir?
- A Üzücü, yürek burkan
- B Tadı yakan, biber gibi
- C Sesi çok yüksek olan
- D Beklenmedik biçimde hızlı olan
Mert eş anlamlı sözcük ikililerini tabloya yazdı, ancak bir satıra yanlış sözcük yazdı. Mert’in yanlış yazdığı satır hangisidir?
- A 1. satır
- B 2. satır
- C 3. satır
- D 1. ve 3. satır
Öğretmen tahtaya üç cümle yazdı ve bunlardan yalnızca birinin soru cümlesi olduğunu söyledi. Soru cümlesi kaçıncı sırada yazılmıştır?
- A 1. sırada
- B 2. sırada
- C 3. sırada
- D Hiçbir sırada
İki arkadaşın parkta yaptıkları iki cümleyle anlatıldı. İkinci cümledeki "Onlar" sözcüğü kimlerin yerine kullanılmıştır?
- A Parktakilerin
- B Salıncakların
- C Kerem ile Sude'nin
- D Ailelerinin
Yukarıdaki metinde kasabanın iki mevsimdeki hâli karşılaştırılmıştır. Metne göre bu karşılaştırmayı sağlayan karşıt anlamlı sözcük çifti hangisidir?
- A yaz – sahil
- B çarşı – park
- C sokak – kasaba
- D kalabalık – ıssız
Ada komşusunu yukarıdaki cümleyle anlattı. Ada’nın kullandığı cömert sözcüğünün karşıt anlamlısı hangisidir?
- A yardımsever
- B çalışkan
- C neşeli
- D cimri
Elif sabah sınıfa girince arkadaşlarına kendini anlatan bir cümle söyledi. Elif'in cümlesindeki "Ben" sözcüğü kimin yerine kullanılmıştır?
- A Konuşan kişinin, yani Elif'in
- B Dinleyen arkadaşının
- C Öğretmenin
- D Sınıftaki herkesin
Duvara iki hayvan kartı asıldı ve her kartın altına iki sözcük yazıldı. Kartlardaki "iri" ve "ufak" sözcükleri hayvanların neyini anlatmaktadır?
- A Adını
- B Rengini
- C Büyüklüğünü
- D Sayısını
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Yıldız sözcüğünün gerçek anlamı gökyüzündeki ışıklı gök cismidir. Futbol sahasına gök cismi çıkamayacağına göre sözcük mecaz anlamda, “en parlak, en başarılı oyuncu” anlamında kullanılmıştır.
- Önce sözcüğün gerçek anlamına bakalım: yıldız, gece gökyüzünde parlayan gök cismidir.
- Cümlede yıldızın sahaya çıktığı söyleniyor; gökteki bir yıldız sahaya çıkamaz.
- Öyleyse sözcük benzetme yoluyla kullanılmıştır: parlayan yıldız gibi göze çarpan oyuncu.
- Bu anlamı veren seçenek D’dir; A, B ve C sözcüğün başka kullanımlarıdır ama bu cümleye uymaz.
2. sorunun çözümü
tatlı, sarı ve yumuşak sözcükleri bir varlığın tadını, rengini ve dokusunu anlatır; "kitap" ise varlığın kendi adıdır.
- Kartların başına "nasıl bir?" sorusunu koyalım: nasıl bir tatlı, nasıl bir sarı, nasıl bir yumuşak.
- tatlı, sarı ve yumuşak sözcükleri bir varlığın özelliğini anlatır.
- "kitap" ise özellik değil, elimizle tutabildiğimiz varlığın kendi adıdır.
- Varlığın adı olan kart "kitap" → cevap C.
3. sorunun çözümü
Acı sözcüğünün gerçek anlamı biberin, sarımsağın tadıyla ilgilidir. Haberin tadı olmayacağına göre burada acı sözcüğü mecaz anlamda, “üzücü, yürek burkan” anlamında kullanılmıştır.
- Acı sözcüğünün gerçek anlamı dile yakıcı gelen tattır: acı biber, acı sarımsak.
- Cümlede acı sözcüğü haber için söylenmiş; haberin tadına bakılamaz.
- Babaannenin gözlerinin dolması, haberin üzücü olduğunu gösteriyor.
- Öyleyse acı burada “üzücü, yürek burkan” demektir → doğru seçenek A’dır.
4. sorunun çözümü
Üzüntü, kötü bir durum karşısında duyulan kederdir; öfke ise kızgınlık duygusudur. Bu ikisi farklı duygulardır. Üzüntü sözcüğünün eş anlamlısı kederdir.
- 1. satır: yaşam da hayat da doğumdan ölüme kadar geçen süredir → doğru.
- 3. satır: bina da yapı da insan eliyle kurulmuş kalıcı eserlerdir → doğru.
- 2. satır: üzüldüğümüzde ağlarız, öfkelendiğimizde kızarız; duygular aynı değildir.
- İki sözcük birbirinin yerine kullanılamadığı için hatalı satır 2. satırdır; oraya “üzüntü – keder” yazılmalıydı.
5. sorunun çözümü
1. cümledeki "mu" sözcüğü soru bildirir; diğer iki cümle bilgi verir.
- 2. cümle bahçedeki çiçeklerin durumunu bildiriyor, soru sormuyor.
- 3. cümle bir planı bildiriyor, soru sormuyor.
- 1. cümlede "mu" sözcüğü var ve cevap bekleniyor.
- Soru cümlesi 1. sıradadır → cevap A.
6. sorunun çözümü
Birinci cümlede adı geçen iki kişi, ikinci cümlede tekrar edilmesin diye "Onlar" sözcüğüyle anlatılmıştır.
- Birinci cümlede parka gidenleri bulalım: Kerem ile Sude.
- İkinci cümlede salıncakta sallananlar da aynı kişilerdir.
- İki kişiden söz edildiği için "O" değil, "Onlar" kullanılmıştır.
- "Onlar" Kerem ile Sude'nin yerine kullanılmıştır → cevap C.
7. sorunun çözümü
Metinde yaz için “çok kalabalık”, kış için “ıssız” denmiştir. Kalabalık insanın çok olması, ıssız ise kimsenin bulunmaması demektir; bu ikisi birbirinin karşıtıdır.
- Yaz mevsiminde sokaklar için ne söylenmiş? “Çok kalabalık olur.”
- Kış mevsiminde aynı sokaklar için ne söylenmiş? “Issız kalır.”
- Sahil, çarşı, park ve sokak yer adlarıdır; biri diğerinin tersi değildir.
- Karşılaştırmayı sağlayan çift kalabalık ↔ ıssızdır.
8. sorunun çözümü
Cömert, elindekini kolayca paylaşan kişidir. Bunun tersi, elindekini paylaşmaktan kaçınan kişidir; ona cimri denir. Yardımsever cömert ile yakın anlamlıdır, çalışkan ve neşeli ise başka özellikler anlatır.
- Cömert sözcüğünün anlamı: verdiğini esirgemeyen, paylaşmayı seven kişi.
- Yardımsever de paylaşan kişidir; bu, cömerdin karşıtı değil yakınıdır.
- Çalışkan çok çalışan, neşeli ise güler yüzlü demektir; ikisi de paylaşmayla ilgili değildir.
- Paylaşmayı sevmeyen kişiye cimri denir → cömert sözcüğünün karşıtı cimridir.
9. sorunun çözümü
"Ben" sözcüğü her zaman konuşan kişinin yerine kullanılır; burada konuşan kişi Elif'tir.
- Cümleyi kim söylüyor? Balonun altında yazdığı gibi: Elif.
- "Ben" sözcüğü konuşanın kendi adının yerine kullanılır.
- Yani cümleyi "Elif bugün erken kalktı." diye de söyleyebilirdik.
- "Ben" konuşan kişi Elif'in yerine kullanılmıştır → cevap A.
10. sorunun çözümü
"iri" ve "ufak" sözcükleri varlığın ne kadar büyük ya da küçük olduğunu, yani büyüklüğünü anlatır.
- Kartlardaki varlıkların adlarını bulalım: fil ve fare.
- Adların önündeki sözcükler "iri" ve "ufak"tır.
- Bu sözcükler rengi ya da sayıyı değil, varlığın ne kadar büyük olduğunu anlatır.
- Anlattıkları şey büyüklüktür → cevap C.