Din ve Sanat
11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Din ve Sanat Testi
Dinin sanata etkisi, İslam sanatlarının biçimlenişi, hat, tezhip, ebru ve mimarideki yansımalar. 20 soru, 5 şık, açıklamalı.
Bölüm
Din ve Sanat
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Tarih boyunca dinî inançların sanatı beslediği görülmektedir. Bu ilişkinin temel nedeni nedir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Tarih boyunca dinî inançların sanatı beslediği görülmektedir. Bu ilişkinin temel nedeni nedir?
- A) Sanatçıların dindar olması
- B) İnancın anlatılmak istenen derin duyguları taşıyacak bir ifade biçimi araması; sanatın bu ifadeye imkân vermesi
- C) Sanatın ucuz olması
- D) Dinin sanatı zorunlu kılması
- E) Sanatın başka konu bulamaması
Doğru cevap: B — Din ile sanatın buluşmasının temel nedeni, inancın uyandırdığı derin duyguların sözün ötesinde bir ifade biçimi araması ve sanatın bu imkânı sunmasıdır.
- Soru, ilişkinin kaynağını soruyor: dışarıdan bir zorunluluk mu, yoksa inancın kendi doğasından gelen bir ihtiyaç mı?
- İnanç insanda hayranlık, huşu, şükran ve sevgi gibi yoğun duygular uyandırır; bu duygular gündelik sözle tam anlatılamaz.
- Sanat; biçim, renk, ses ve ritimle bu duyguları görünür ve duyulur kılar. Cami mimarisi, hat, ilahi ve mevlit bu buluşmanın ürünleridir.
- Denetleyelim: ilişki inancın içinden doğan bir anlatım ihtiyacına dayandığı için farklı çağlarda ve farklı dinlerde tekrar tekrar görülür ✓ — geçici ya da dışsal bir neden bu sürekliliği açıklayamazdı.
-
2. İslam sanatının insan ve hayvan tasvirinden çok yazıya, geometriye ve bitkisel motiflere yöneldiği görülmektedir. Bu yönelimin nedeni nedir?
- A) Sanatçıların resim bilmemesi
- B) Malzeme yetersizliği
- C) Tasvirin puta dönüşme kaygısıyla temkinli karşılanması ve sanatın soyut anlatıma yönelmesi
- D) Resmin pahalı olması
- E) Resmin yasaklanmamış olması
Doğru cevap: C — İslam sanatının yazı, geometri ve bitkisel motife yönelmesi, tasvirin kutsallaştırılıp puta dönüşme kaygısıyla temkinli karşılanmasından doğmuştur.
- İslam’ın temel ilkesi tevhittir: yalnız Allah’a ibadet edilir, yaratılmış hiçbir varlık kutsallaştırılmaz.
- İnsan ve hayvan tasvirleri, özellikle ibadet mekânlarında, zamanla saygı ve tapınma nesnesine dönüşebilir; bu yüzden tasvir temkinle karşılanmıştır.
- Sanatçılar bu sınırda soyut anlatıma yönelmiş; hat, tezhip, geometrik desen ve rumi, hatayi gibi bitkisel motifler olağanüstü bir gelişme göstermiştir.
- Denetleyelim: yönelim bir yetenek ya da malzeme eksikliğinden değil inanç esasından kaynaklanıyor ✓ — aynı ustalar karmaşık geometrik desenleri ve kubbeleri üretebildiğine göre resim bilmemek gerekçe olamaz.
-
3. Tabloda geleneksel sanatlarımız tanıtılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?
- A) Su yüzeyinde boyalarla desen oluşturup kâğıda aktarma sanatı
- B) Ahşap oymacılığı
- C) Taş işçiliği
- D) Halı dokuma
- E) Cam üfleme
Doğru cevap: A — Ebru, kitreyle yoğunlaştırılmış su yüzeyine serpilen boyalarla desen oluşturup bu deseni kâğıda aktarma sanatıdır.
- Tablo her sanat dalının konusunu kısaca veriyor: hat güzel yazı, tezhip altın ve boyayla süsleme. Boş kalan ebrunun tanımı.
- Ebruda boyalar su yüzeyine damlatılır, bız ve tarak gibi araçlarla desen verilir; ardından kâğıt suyun üstüne kapatılarak desen kâğıda alınır.
- Suyun kendi hareketi desene katıldığı için hiçbir ebru bir diğerinin tıpkısı olmaz; bu, ebrunun ayırt edici yanıdır.
- Denetleyelim: tanımda "su, boya, kâğıt" üçlüsü bulunmalı ✓ — su yüzeyinde desen oluşturup kâğıda aktarma ifadesi üçünü de içeriyor.
-
4. Hat sanatının İslam kültüründe bu kadar merkezî bir yer edinmesinin nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Yazının kolay olması
- B) Kâğıdın bol bulunması
- C) Boyanın ucuz olması
- D) Kur’an-ı Kerim’in yazıyla korunması ve aktarılması nedeniyle yazının kutsalla doğrudan ilişkilenmesi
- E) Başka sanatın bulunmaması
Doğru cevap: D — Vahyin taşıyıcısı olan harfler, güzelliğin en çok emek verilen alanı oldu. Hattatlar yıllar süren bir eğitimden geçti; yazı, bir iletişim aracı olmanın ötesinde bir saygı ifadesine dönüştü.
- Kur’an yazıyla korunup aktarıldı.
- Harfler kutsal metnin taşıyıcısı oldu.
- Yazıyı güzelleştirmek bir saygı ifadesi hâline geldi.
-
5. Klasik cami mimarisinde geniş ve bölünmemiş bir iç mekân oluşturulmasının gerekçesi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Yapının ucuzlaması
- B) Cemaatin kesintisiz saflar hâlinde durabilmesi ve mekânın birlik duygusunu desteklemesi
- C) Malzeme tasarrufu
- D) Isıtmanın kolaylaşması
- E) Yapının hafiflemesi
Doğru cevap: B — Klasik camide geniş ve bölünmemiş iç mekân, cemaatin kesintisiz saflar hâlinde durabilmesi ve birlik duygusunun desteklenmesi için tercih edilmiştir.
- Namaz cemaatle, omuz omuza dizilen düz saflar hâlinde kılınır; saflar ne kadar kesintisizse cemaatin birliği o kadar belirgindir.
- Çok sayıda sütun safları böler, imamın görülmesini ve sesinin duyulmasını zorlaştırır.
- Bu yüzden mimarlar büyük merkezi kubbe ve yarım kubbelerle taşıyıcıları kenarlara çekmiş, ortada geniş bir boşluk elde etmiştir; Mimar Sinan’ın Selimiye Camii bunun doruk örneğidir.
- Denetleyelim: tercih ibadetin biçiminden doğuyor ✓ — geniş kubbe yapıyı ucuzlatmaz, tersine daha büyük mühendislik emeği ister.
-
6. İslam sanatında sonsuza uzanır izlenimi veren geometrik desenlerin yaygın kullanılmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Desenlerin kolay çizilmesi
- B) Boşluk doldurma isteği
- C) Tekrarın ve sınırsızlığın, sonsuzluk düşüncesini soyut biçimde çağrıştırması
- D) Renklerin sınırlı olması
- E) Ustaların zaman kazanması
Doğru cevap: C — Sonsuza uzanır izlenimi veren geometrik desenler, tekrar ve sınırsızlık yoluyla sonsuzluk düşüncesini tasvire başvurmadan soyut biçimde çağrıştırır.
- Bu desenler belirli bir birimin kurallı biçimde tekrar etmesiyle oluşur; çerçevenin kenarında kesilir ama örüntü bakanın zihninde devam eder.
- İslam düşüncesinde sonsuzluk Allah’ın sıfatlarıyla ilişkilidir ve tasvir edilemez; sanatçı bu fikri bir figürle değil biçimin kendisiyle anlatır.
- Böylece desen yalnız süs olmaktan çıkar, bakana bir anlam taşıyan soyut bir dil hâline gelir.
- Denetleyelim: soru desenin "anlamını" soruyor ✓ — cevap da desenin neyi çağrıştırdığını söylüyor; kolaylık ya da zaman kazancı bir anlam değil, bir gerekçe olurdu.
-
7. Ezanın belirli makamlarla okunmasının kazandırdığı boyut sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Sözün ezgiyle birleşerek estetik ve duygusal bir etki kazanması
- B) Sesin uzağa ulaşması dışında bir işlevi bulunmaması
- C) Okumanın kolaylaşması
- D) Sürenin kısalması
- E) Kelimelerin değişmesi
Doğru cevap: A — Ezanın makamla okunması, değişmeyen sözü ezgiyle birleştirerek çağrıya estetik ve duygusal bir etki kazandırır.
- Ezanın sözleri sabittir; hiçbir makam kelimeleri değiştirmez. Değişen, sözün nasıl okunduğudur.
- Makam, belli seslerin belli bir düzenle kullanılmasıdır ve dinleyende farklı duygular uyandırır; geleneğimizde ezan vakitlerine göre farklı makamlar seçilmiştir.
- Böylece ezan yalnız vaktin girdiğini duyuran bir haber olmaktan çıkar, dinleyeni etkileyen bir deneyime dönüşür.
- Denetleyelim: söz aynı kalırken etki derinleşiyor ✓ — cevap da sözün ezgiyle birleşmesinden doğan etkiyi anlatıyor.
-
8. Dinî musikimizde ilahi, kaside, tevşih ve mevlit gibi türlerin gelişmesinin nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Enstrüman çeşitliliği
- B) Sözün ezgiyle kalıcılaşması ve toplu icranın ortak bir duygu deneyimi yaratması
- C) Musikinin ucuz olması
- D) Şiirin yetersiz kalması
- E) Camilerin akustiği
Doğru cevap: B — İlahi, kaside, tevşih ve mevlit gibi türler; ezginin sözü kalıcılaştırması ve toplu icranın ortak bir duygu deneyimi yaratması sayesinde gelişmiştir.
- Tablodaki icra ortamlarına bakalım: cami, tekke, toplu meclisler, kandil, doğum ve vefat. Hepsi insanların bir araya geldiği ortamlardır.
- Ezgiyle söylenen söz daha kolay ezberlenir ve kuşaktan kuşağa aktarılır; Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât adlı mevlidi yüzyıllardır bu yolla yaşamaktadır.
- Toplu icra, bir kişinin duygusunu herkesin paylaştığı ortak bir deneyime dönüştürür; bu da türlerin toplumda sevilip yaygınlaşmasını sağlar.
- Denetleyelim: tablo toplu icra ortamlarını gösteriyor ✓ — cevaptaki "toplu icra" ve "sözün kalıcılaşması" tabloyla uyuşuyor.
-
9. Cami ve türbelerin duvarlarında çini kullanılmasının işlevi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Yalnız duvarı korumak
- B) Yalnız maliyeti düşürmek
- C) Yalnız sesi yansıtmak
- D) Yalnız ısı yalıtımı sağlamak
- E) Mekâna renk ve derinlik katarak ibadet ortamını estetik bir bütünlüğe kavuşturmak
Doğru cevap: E — Cami ve türbelerde çini, mekâna renk ve derinlik katarak ibadet ortamını estetik bir bütünlüğe kavuşturur.
- Yanlış şıkların hepsi "yalnız" sözcüğüyle başlıyor; soru çininin tek bir teknik işlevini değil, bütün işlevini soruyor.
- Çini dayanıklıdır, sırlı yüzeyi duvarı korur ve kolay temizlenir; bunlar gerçek ama tali faydalardır.
- Asıl katkısı; bitkisel ve geometrik motiflerle, İznik çinisinde görülen canlı renklerle mekânı sarması ve ibadet yerini gündelik mekândan ayıran bir atmosfer oluşturmasıdır.
- Denetleyelim: estetik bütünlük, koruma gibi faydaları da kapsayan geniş bir işlev ✓ — "yalnız" ile sınırlanan hiçbir seçenek bu genişliği karşılamıyor.
-
10. Büyük külliyelerin cami, medrese, aşevi, hamam ve şifahaneyi bir arada barındırmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Yapıların ucuzlaması
- B) Alanın küçük olması
- C) Dinî hayatın eğitim, sağlık ve sosyal yardımla iç içe düşünülmesi
- D) Ustaların aynı olması
- E) Malzemenin ortak olması
Doğru cevap: C — Külliyede cami, medrese, imaret, hamam ve şifahanenin bir arada olması, dinî hayatın eğitim, sağlık ve sosyal yardımla iç içe düşünüldüğünü gösterir.
- Bir külliyedeki yapıların işlevlerini ayıralım: cami ibadet, medrese eğitim, imaret yemek dağıtımı, şifahane tedavi, hamam temizlik, kütüphane bilgi.
- Bu farklı işlevler aynı avlu çevresinde toplanmıştır; yani ibadet, insanın öğrenme, beslenme ve iyileşme ihtiyaçlarından ayrı tutulmamıştır.
- Süleymaniye Külliyesi bu anlayışın bilinen örneğidir: ibadet eden kişi aynı yerde ilim, şifa ve yardım da bulur.
- Denetleyelim: soru yapıların bir arada olmasının "anlamını" soruyor ✓ — cevap teknik bir ortaklık değil, hayatı bütün olarak gören bir anlayış ortaya koyuyor.
-
11. Kur’an-ı Kerim nüshalarının tezhiple süslenmesinin taşıdığı anlam sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Kitabın ağırlaşması
- B) Sayfaların korunması
- C) Metnin okunmasının zorlaşması
- D) Metne duyulan saygının, ona en güzel biçimi sunma çabasıyla ifade edilmesi
- E) Kitabın pahalılaşması
Doğru cevap: D — Mushafların tezhiple süslenmesi, Kur’an metnine duyulan saygının ona en güzel biçimi sunma çabasıyla ifade edilmesidir.
- Tezhip, altın varak ve boyalarla sayfa kenarlarını, sure başlarını ve ayet aralarını süsleme sanatıdır.
- Süsleme metnin önüne geçmez; onu çerçeveler, sure başlarını belirginleştirerek okuyanın dikkatini yönlendirir.
- Bir sayfanın tezhibi aylar süren emek ve ustalık ister; en değerli malzeme ve en uzun emeğin kutsal metne ayrılması, saygının somut karşılığıdır.
- Denetleyelim: tezhip metni daha okunaklı ve değerli kılıyor ✓ — okumayı zorlaştırmak ya da kitabı ağırlaştırmak bir amaç olamaz.
-
12. Dinî duyarlılığın sanatı yalnız sınırlandırmadığı, aynı zamanda yönlendirdiği belirtilmektedir. Bu değerlendirmenin dayanağı nedir?
- A) Sanatın hiç sınırlanmamış olması
- B) Tasvirden uzak durmanın hat, tezhip, ebru ve geometri gibi özgün alanların olağanüstü gelişmesine yol açması
- C) Sanatçıların serbest olması
- D) Sınırların uygulanmaması
- E) Sanatın gerilemesi
Doğru cevap: B — Dinî duyarlılığın sanatı yönlendirdiğini söylemenin dayanağı, tasvirden uzak durmanın hat, tezhip, ebru ve geometri gibi özgün alanların olağanüstü gelişmesine yol açmasıdır.
- Değerlendirmede iki kavram var: "sınırlandırma" ve "yönlendirme". Sınırlandırma bir yolun daraldığını, yönlendirme ise enerjinin başka yola aktığını anlatır.
- Tasvir konusundaki temkin gerçekten bir sınırdı; bu kısmı inkâr etmek gerekmez.
- Ancak sanatçıların yaratıcılığı yok olmadı; hat, tezhip, ebru ve geometrik desenlere yöneldi ve bu alanlarda dünyada eşi az bulunan eserler ortaya çıktı.
- Denetleyelim: hem bir sınır hem de onun açtığı yeni alanlar görülüyor ✓ — "yalnız sınırlandırmadı, yönlendirdi" ifadesi tam olarak buna dayanıyor.
-
13. Tasavvuf edebiyatında hikâye ve mesnevi biçiminin sık kullanılmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Soyut manevi düşüncelerin somut anlatılarla daha anlaşılır ve akılda kalıcı hâle gelmesi
- B) Şiirin kolay yazılması
- C) Nesirin bilinmemesi
- D) Hikâyenin kısa olması
- E) Kâğıdın azlığı
Doğru cevap: A — Tasavvuf edebiyatında hikâye ve mesnevinin sık kullanılması, soyut manevi düşünceleri somut anlatılarla anlaşılır ve akılda kalıcı kılma amacından doğar.
- Tasavvufun konuları nefis terbiyesi, ilahi aşk, sabır, tevazu gibi soyut kavramlardır; bunları tanımla anlatmak zordur.
- Hikâye kavramı bir olayın ve kişinin içinde yaşatır; okuyan kendi hayatıyla bağ kurar ve anlamı kolayca kavrar.
- Mesnevi, beyitlerin kendi arasında uyaklandığı ve uzun anlatılara elverişli bir nazım biçimidir; Mevlânâ’nın Mesnevî’si ney’in hikâyesiyle başlayarak bu yöntemi kullanır.
- Denetleyelim: soyut düşünce + somut anlatı = anlaşılır ve kalıcı öğreti ✓ — tercih bir kolaylıktan değil, öğretme amacından geliyor.
-
14. Tabloda sanat alanları ile dinî hayattaki karşılıkları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan karşılık hangisidir?
- A) Halı desenleri
- B) Ahşap oyma
- C) Mushaf yazımı, cami levhaları, hilye
- D) Bahçe düzeni
- E) Cam işçiliği
Doğru cevap: C — Hat sanatının dinî hayattaki karşılığı mushaf yazımı, cami levhaları ve hilyedir.
- Tablo her sanat alanını dinî hayatta görüldüğü yerle eşleştiriyor: mimari → cami, medrese, külliye; musiki → ezan, ilahi, mevlit.
- Hat güzel yazı sanatıdır; en önemli ürünü Kur’an-ı Kerim’in el yazması nüshaları, yani mushaflardır.
- Camilerin duvarlarındaki ve kubbelerindeki büyük yazılı levhalar ile Hz. Muhammed’in dış görünüşünü ve ahlakını anlatan hilyeler de hattatların eseridir.
- Denetleyelim: üç karşılığın ortak noktası yazıdır ✓ — hat bir yazı sanatı olduğuna göre boşluğa yazıyla ilgili karşılık gelmelidir.
-
15. Yukarıdaki hadis, sanat ve estetiğe bakışa temel oluşturur. Bu sözden çıkarılan sonuç nedir?
- A) Güzelliğin gereksiz olduğu
- B) Sanatın yasaklandığı
- C) Sanatın yalnız camilere ait olduğu
- D) Yalnız sadeliğin makbul olduğu
- E) Güzelliğin ve estetik çabanın dinî bakışta olumlu bir yer tuttuğu
Doğru cevap: E — "Allah güzeldir, güzelliği sever." hadisi (Müslim, Îmân), güzelliğin ve estetik çabanın dinî bakışta olumlu bir yer tuttuğunu gösterir.
- Hadisin iki parçası var: Allah’ın güzel olduğu ve güzelliği sevdiği.
- Allah’ın sevdiği bir şey dinî bakışta değerli ve olumlu sayılır; öyleyse güzellik aramak kınanan değil takdir edilen bir tutumdur.
- Bu bakış kıyafette temizlik ve özenden mimaride, yazıda ve seste güzelliği aramaya kadar geniş bir alana yansır; İslam sanatının gelişmesinde de önemli bir dayanaktır.
- Denetleyelim: hadiste "sever" fiili olumlu bir değerlendirme bildiriyor ✓ — güzelliği gereksiz sayan ya da sanatı yasaklayan bir sonuç bu sözle çelişir.
-
16. Mimar Sinan’ın eserlerinde taşıyıcı sistemin dışarıdan da okunabildiği ve süslemenin yapıyı gizlemediği görülmektedir. Bu tercihin anlamı nedir?
- A) Süslemenin pahalı olması
- B) Ustaların yetersizliği
- C) Malzemenin kıtlığı
- D) Güzelliğin süslemeden önce oran, denge ve yapının kendi mantığında aranması
- E) Zamanın az olması
Doğru cevap: D — Mimar Sinan’ın taşıyıcı sistemi göstermesi ve süslemeyle gizlememesi, güzelliğin süslemeden önce oran, denge ve yapının kendi mantığında arandığını gösterir.
- Sinan’ın yapılarında kubbe, yarım kubbeler, kemerler ve payandalar dışarıdan kademe kademe okunur; yapının nasıl ayakta durduğu görünür.
- Süsleme bu sistemi örtmek için değil tamamlamak için kullanılır; çini ve kalem işi yapının çizgilerini bozmaz.
- Böylece estetik, dışarıdan eklenen bir kaplamadan değil, parçaların birbirine oranından ve dengesinden doğar; Süleymaniye ve Selimiye bu anlayışın örnekleridir.
- Denetleyelim: soru bir "tercihin anlamını" soruyor ✓ — cevap da bilinçli bir estetik anlayışı ortaya koyuyor; kıtlık ya da zaman darlığı bir tercih değil zorunluluk olurdu.
-
17. Farklı dinlerin sanat anlayışlarının birbirinden ayrıştığı görülmektedir. Bu farklılığın nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Sanatçıların yeteneklerinin farklı olması
- B) İklim farkı
- C) Malzemelerin farklı olması
- D) Her dinin kendi inanç esaslarının, neyin nasıl anlatılacağını biçimlendirmesi
- E) Rastlantı
Doğru cevap: D — Farklı dinlerin sanat anlayışlarının ayrışması, her dinin inanç esaslarının neyin nasıl anlatılacağını biçimlendirmesinden kaynaklanır.
- Sanatın konusu ve biçimi, inancın neyi kutsal saydığına, tasvire nasıl baktığına ve ibadetin nasıl yapıldığına bağlıdır.
- Örneğin tasvire temkinle yaklaşan İslam’da hat ve geometri öne çıkarken, tasviri öğretim aracı olarak kullanan Hristiyan geleneğinde fresk, ikona ve heykel gelişmiştir.
- İbadet biçimi de mimariyi belirler: saf hâlinde kılınan namaz geniş ve bölünmemiş cami mekânını gerektirir.
- Denetleyelim: aynı iklimde ve aynı malzemeyle çalışan farklı dinlerin sanatı yine de farklılaşıyor ✓ — öyleyse belirleyici etken inanç esaslarıdır.
-
18. Geleneksel sanatlarımızın bugün de öğretilmesi ve sürdürülmesinin önemi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?
- A) Turizm geliri sağlaması
- B) Hızlı üretilmesi
- C) Malzemenin ucuz olması
- D) Kolay öğrenilmesi
- E) Kültürel hafızanın canlı tutulması ve bir birikimin kesintiye uğramadan aktarılması
Doğru cevap: E — Geleneksel sanatların öğretilip sürdürülmesi, kültürel hafızanın canlı tutulması ve birikimin kesintiye uğramadan aktarılması için önemlidir.
- Hat, tezhip, ebru ve çini gibi sanatlar kitaptan değil usta-çırak ilişkisiyle, yıllar süren uygulamayla öğrenilir; hattatlıkta bu süreç icazetle tamamlanır.
- Aktarım bir kuşak kesilirse yalnız bir teknik değil, o tekniğe bağlı bakış açısı ve incelikler de kaybolur; yeniden kurmak çok zordur.
- Bu sanatları yaşatmak, geçmiş kuşakların birikimini gelecek kuşaklara devretmek ve toplumun kültürel hafızasını korumaktır.
- Denetleyelim: önemin kaynağı süreklilik ve hafıza ✓ — cevap geçici bir çıkarı değil, kalıcı bir kültürel değeri gösteriyor.
-
19. Geleneksel sanatlarımızın çoğunun gündelik kullanım nesnelerinde de görüldüğü belirtilmektedir. Bu durumun anlamı nedir?
- A) Sanatın müzeye kapanmayıp hayatın içinde yer alması ve güzelliğin gündelik olanla birleşmesi
- B) Nesnelerin pahalanması
- C) Sanatın değersizleşmesi
- D) Kullanımın zorlaşması
- E) Ustaların iş bulamaması
Doğru cevap: A — Geleneksel sanatların gündelik nesnelerde görülmesi, sanatın müzeye kapanmayıp hayatın içinde yer aldığını ve güzelliğin gündelik olanla birleştiğini gösterir.
- Örneklere bakalım: çini bir tabakta, hat bir kapı üstünde ya da çeşme kitabesinde, ebru bir kitap kapağında, işleme bir peşkirde görülür.
- Geleneğimizde sanat ile zanaat arasında keskin bir ayrım yoktur; kullanılan eşya da özenle ve güzel yapılır.
- Böylece güzellik yalnız özel mekânlarda değil, insanın her gün dokunduğu nesnelerde yaşar.
- Denetleyelim: süslenen nesneler kullanılmaya devam ediyor ✓ — sanat nesneyi kullanışsız ya da değersiz yapmıyor, ona anlam katıyor.
-
20. Dinî duyarlılık İslam sanatını tasvirden uzaklaştırıp yazı, geometri ve bitkisel motiflere yöneltmiş; hat, tezhip, ebru, çini ve mimari bu zeminde gelişmiştir. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) Hat, mushaf yazımı ve levhalarda kullanılır.
- B) Geometrik desenler sonsuzluk düşüncesini çağrıştırır.
- C) Cami mimarisi cemaatin saflarını gözetir.
- D) Ezan makamla okunarak estetik boyut kazanır.
- E) Dinî duyarlılık sanatın gelişmesini engellemiştir.
Doğru cevap: E — Verilen bilgiye göre "Dinî duyarlılık sanatın gelişmesini engellemiştir." yargısı söylenemez; bilgi, duyarlılığın sanatı engellemediğini, yönlendirdiğini gösterir.
- Soru kalıbı "söylenemez": metinden çıkarılamayan ya da metinle çelişen yargıyı arıyoruz.
- Metin, duyarlılığın sanatı yazı, geometri ve bitkisel motife yönelttiğini ve hat, tezhip, ebru, çini ve mimarinin "bu zeminde geliştiğini" söylüyor.
- Hat–mushaf, geometri–sonsuzluk, cami–saf ve ezan–makam yargıları bu gelişmenin örnekleridir; hepsi metinle uyumludur.
- Denetleyelim: metinde "gelişmiştir" deniyor, yargıda "engellemiştir" deniyor ✓ — ikisi birbirinin tersi olduğu için bu yargı söylenemez.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- DKAB.11.2.3 Din ve sanat arasındaki ilişkiyi çözümleyebilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.