Allah-insan İlişkisi
9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Allah-insan İlişkisi Testi
İnsanın evrendeki konumu, akıl ve irade, yaratılış amacı, Allah’ın isim ve sıfatları, dua ve tövbe, tevekkül, insanın sorumluluğu ve emanet bilinci. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Allah-insan İlişkisi
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
28 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Yukarıdaki kutuda sözü edilen iki özellik hangi seçenekte doğru verilmiştir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Yukarıdaki kutuda sözü edilen iki özellik hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A) Akıl ve irade
- B) Sağlık ve güç
- C) Zenginlik ve şöhret
- D) Sabır ve şükür
- E) Bilgi ve tecrübe
Doğru cevap: A — Doğruyu yanlıştan ayıran düşünme gücü akıl, seçenekler arasından birini seçme yeteneği ise iradedir.
- Kutuda iki ayrı özellik sayılıyor. Birincisi "doğru ile yanlışı ayırt edebilen bir düşünme gücü"; ayırt etme, karşılaştırma ve sonuç çıkarma işini gören yeti akıldır.
- İkincisi "iki seçenek arasından birini seçebilme yeteneği"; bir seçeneği ötekine yeğleyebilme gücüne irade denir.
- Öyleyse kutuda sözü edilen iki özellik akıl ve iradedir.
- Denetleyelim: bu ikisi bulunmasaydı kişi ne doğruyu ayırt edebilir ne de seçim yapabilirdi ✓ — dinî sorumluluğun bu iki özelliğe bağlanmasının sebebi budur.
-
2. Bir öğretmen, insanın yaptıklarından sorumlu tutulmasının rastgele bir kabul olmadığını, belirli bir gerekçeye dayandığını söylemiştir. Bu gerekçe aşağıdakilerden hangisidir?
- A) İnsanın güçlü bir bedene sahip olması
- B) İnsanın akıl ve irade sahibi olması
- C) İnsanın toplum içinde yaşaması
- D) İnsanın konuşabilmesi
- E) İnsanın uzun yaşaması
Doğru cevap: B — İnsanın yaptıklarından sorumlu tutulmasının gerekçesi, akıl ve irade sahibi olmasıdır.
- Sorumluluğun neyi gerektirdiğini düşünelim: kişinin önünde birden çok seçenek bulunmalı ve o bunlardan birini seçebilmelidir.
- Ayrıca seçtiği şeyin ne anlama geldiğini ve nereye varacağını kavrayabilmelidir; kavramadan yapılan bir iş için hesap sorulmaz.
- Seçme gücünü irade, kavrama gücünü akıl sağlar. Öyleyse sorumluluğun dayanağı insanın akıl ve irade sahibi olmasıdır.
- Denetleyelim: bu yüzden dinî hükümlerde akıl sağlığı yerinde olmayan ya da henüz akli olgunluğa ermemiş kişiler yükümlü sayılmaz ✓ — ölçüt tutarlı işliyor.
-
3. Kartlarda insana verilmiş bazı imkânlar sıralanmıştır. Emanet bilinci taşıyan bir kişiden bu imkânlar karşısında beklenen tutum hangisidir?
- A) Hiçbirine ilgi göstermemek
- B) Yalnızca bedenine dikkat etmek
- C) Hepsini korumak ve amacına uygun kullanmak
- D) Yalnızca zamanı önemsemek
- E) Hepsini başkasına devretmek
Doğru cevap: C — Emanet, korunmak ve amacına uygun kullanılmak üzere verilendir; bu bilinç kartlardaki imkânların tamamını kapsar.
- Kartlarda dört ayrı imkân sayılıyor: beden ve sağlık, akıl, zaman, doğal çevre.
- Emanet kavramının iki gereği vardır: emanet edileni korumak ve onu veriliş amacına uygun kullanmak. Emaneti alan kişi onun mutlak sahibi gibi davranamaz.
- Bu gereklilik sayılanlardan birine değil hepsine birden bakar; birini gözetip ötekini ihmal etmek emanet bilinciyle bağdaşmaz.
- Denetleyelim: sağlığını koruyup çevreyi kirleten ya da aklını kullanıp zamanını boşa harcayan biri emaneti tam gözetmiş sayılır mı? Sayılmaz ✓ — beklenen tutum hepsini korumak ve amacına uygun kullanmaktır.
-
4. Tabloda Allah’ın bazı isimleri ve anlamları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere hangisi gelmelidir?
- A) Her şeyi işiten
- B) Her şeye gücü yeten
- C) Rızık veren
- D) Mutlak adaletli olan
- E) Yaratan
Doğru cevap: D — "el-Adl" ismi adalet kökünden gelir ve mutlak adaletli olanı ifade eder.
- Tablonun düzeni: solda Allah’ın bir ismi, sağda o ismin anlamı. Dolu satırlar "er-Rahmân → karşılıksız merhamet eden" ve "el-Alîm → her şeyi bilen".
- İki örnek de gösteriyor ki isim ile anlam aynı kökten geliyor: rahmet ile merhamet, ilim ile bilme.
- Aynı ölçütü "el-Adl" için uygulayalım: sözcük "adl", yani adalet kökündendir. Öyleyse anlamı mutlak adaletli olandır.
- Denetleyelim: öteki seçeneklerin karşılığı başka isimlerdir — işitme es-Semî’, güç yetirme el-Kadîr, rızık verme er-Rezzâk, yaratma el-Hâlık ✓ — hiçbiri adalet köküne bağlanmıyor.
-
5. Tabloda Allah’ın sıfatları türüne göre sınıflandırılmış, biri boş bırakılmıştır. Zatî sıfatlar yalnızca Allah’a ait olup başkasında bulunmayan sıfatlar olduğuna göre soru işaretli yere ne gelmelidir?
- A) Zatî; çünkü bilmek yalnızca Allah’a özgüdür.
- B) Hiçbiri; ilim bir sıfat değildir.
- C) Zatî; çünkü sıfatların hepsi zatîdir.
- D) Subutî; çünkü sıfat sayısı bellidir.
- E) Subutî; çünkü bilmek sınırlı ölçüde insanda da bulunur.
Doğru cevap: E — Zatî sıfatlar yalnızca Allah’a ait ve başkasında hiç bulunmayan sıfatlardır; ilim, kudret gibi sıfatlar insanda sınırlı biçimde bulunduğu için subutî sıfatlar arasında sayılır.
- Soruda zatî sıfatın ölçütü verilmiş: başkasında hiç bulunmamak.
- Bilmek insanda da sınırlı olarak bulunur.
- Öyleyse ilim zatî değil, subutî sıfattır.
-
6. İslam inancında Allah’ın varlığında, isim ve sıfatlarında, yaratma ve yönetmede ortağı bulunmadığı kabul edilir. Bu inanç esası hangi kavramla ifade edilir?
- A) Tevhid
- B) Tevekkül
- C) Takva
- D) Tövbe
- E) Tefekkür
Doğru cevap: A — Allah’ın varlığında, isim ve sıfatlarında, yaratma ve yönetmede ortağı bulunmadığına inanmaya tevhid denir.
- Soruda üç ayrı alanda ortaksızlık vurgulanıyor: varlık, isim ve sıfatlar, yaratma ile yönetme.
- "Tevhid" sözcüğü birleme anlamındadır ve İslam inancında tam da bu üç alandaki birliği ifade eder.
- Öyleyse soruda anlatılan inanç esası tevhiddir.
- Denetleyelim: öteki kavramların alanı farklıdır — tevekkül üzerine düşeni yaptıktan sonra Allah’a güvenmek, takva sakınma bilinci, tövbe yanlıştan dönmek, tefekkür ise varlık üzerine düşünmektir ✓ — hiçbiri birliği tanımlamaz.
-
7. Yukarıda tanımı verilen kavram hangisidir?
- A) Tövbe
- B) Dua
- C) Zekât
- D) Tevekkül
- E) Sabır
Doğru cevap: B — Kulun isteklerini, şükrünü ve içinden geçenleri aracısız biçimde Allah’a yöneltmesine dua denir.
- Tanımdaki anahtar öğeleri ayıralım: bir yönelme var, bu yönelme hem istek hem şükür içeriyor ve aracısız yapılıyor.
- Üç öğeyi birlikte karşılayan kavram duadır; dua yalnız istemek değil, şükretmeyi ve içini dökmeyi de kapsar.
- Öyleyse tanımı verilen kavram duadır.
- Denetleyelim: tanımda belirli bir vakit, ölçü ya da mal şartı geçmiyor ✓ — dua her zaman ve her durumda yapılabilen bir yönelmedir.
-
8. Sınava hiç hazırlanmadan yalnızca dua eden bir öğrenciye öğretmeni, duanın çalışmanın yerine geçmediğini söylemiştir. Öğretmenin bu değerlendirmesinin dayanağı hangisidir?
- A) Dua etmek gereksizdir.
- B) Sonuç yalnızca şansa bağlıdır.
- C) Dua, gerekli çabayı ortaya koymanın yerine geçmez; onu tamamlar.
- D) Dua yalnızca yetişkinler içindir.
- E) Sınavlarda dua edilmez.
Doğru cevap: C — Dinî anlayışta dua, gerekli çabayı ortadan kaldırmaz; sebeplere sarılmakla birlikte anlam kazanır.
- Durumu belirleyelim: öğrenci sınava hiç hazırlanmamış, yalnızca dua etmiş. Yani sonucu sağlayacak sebebi hiç yerine getirmemiş.
- İslam’ın öğretisinde sonuçlar sebeplere bağlanmıştır: tarla ekilmeden ürün, çalışılmadan başarı beklenmez. Dua bu düzeni ortadan kaldıran bir kestirme yol değildir.
- Öyleyse öğretmenin değerlendirmesinin dayanağı şudur: dua, gerekli çabanın yerine geçmez, onu tamamlar.
- Denetleyelim: çalışıp sonra dua eden bir öğrenciye öğretmen aynı uyarıyı yapar mıydı? Yapmazdı ✓ — eleştirilen dua değil, çabanın hiç gösterilmemesidir.
-
9. Kartlarda bir kavramın basamakları sırayla verilmiştir. Bu basamakların tamamının birlikte gerektiği kavram hangisidir?
- A) Zekât
- B) Tevekkül
- C) Şükür
- D) Tövbe
- E) Oruç
Doğru cevap: D — Yanlışı fark etme, pişmanlık, bir daha yapmama kararı ve varsa hakkı ödeme basamaklarını birlikte gerektiren kavram tövbedir.
- Kartlardaki basamakları sırayla okuyalım: yanlışı fark etmek, pişman olmak, bir daha yapmamaya karar vermek, varsa hakkı ödemek.
- Basamakların hepsi geçmişte yapılmış bir yanlışa bakıyor ve onu gidermeyi amaçlıyor. Böyle bir dönüşü anlatan kavram tövbedir.
- Tövbe yalnız bir sözden ibaret değildir; sayılan dört basamağın birlikte bulunması beklenir.
- Denetleyelim: basamaklardan biri eksik kalsaydı ne olurdu? Pişmanlık olmadan söylenen söz ya da karar verilmeden duyulan pişmanlık dönüşü tamamlamazdı ✓ — bu yüzden basamaklar birbirine bağlıdır.
-
10. Bir kişi başkasının hakkını yemiş, sonra pişman olup tövbe etmiştir. Ancak hak sahibine hiçbir şey ödememiştir. Dinî anlayışa göre bu durumun eksik yönü hangisidir?
- A) Pişmanlık duyulmamıştır.
- B) Tövbe için pişmanlık yeterlidir.
- C) Tövbe hiçbir zaman kabul edilmez.
- D) Kul hakkı diye bir kavram yoktur.
- E) Kul hakkı, hak sahibine ödenmedikçe telafi edilmiş sayılmaz.
Doğru cevap: E — Kul hakkı söz konusu olduğunda tövbenin tamamlanması, hakkın sahibine ödenmesine bağlıdır.
- Kişinin yaptıklarını ayıralım: başkasının hakkını yemiş, sonra pişman olmuş ve tövbe etmiş. Yani içsel dönüşü gerçekleştirmiş.
- Ancak ortada zarar gören bir taraf var ve onun kaybı yerine konmamış. Pişmanlık kişinin kendi iç dünyasını düzeltir, karşı tarafın uğradığı zararı gidermez.
- Bu yüzden dinî anlayışta kul hakkında telafi, hakkın sahibine iade edilmesiyle tamamlanır. Durumun eksik yönü budur.
- Denetleyelim: hak sahibine ödeme yapılsaydı hem pişmanlık hem telafi gerçekleşmiş olurdu ✓ — eksik olan tam da bu ikinci adımdır.
-
11. Şemada bir kavramın basamakları sırayla verilmiştir. Şemaya göre bu kavram ve yanlış anlaşılma biçimi hangi seçenekte birlikte doğru verilmiştir?
- A) Tevekkül – hiçbir şey yapmadan beklemek sanılması
- B) Tövbe – yalnızca söz sanılması
- C) Şükür – yalnızca söz sanılması
- D) Sabır – hareketsizlik sanılması
- E) Dua – istek sanılması
Doğru cevap: A — Şemada tevekkülün ilk iki basamağı çalışma ve tedbirdir; kavram bu basamaklar atlanarak "hiçbir şey yapmadan bekleme" biçiminde yanlış anlaşılır.
- Şemada önce yapılması gereken ve tedbir geliyor.
- Sonuç en sonda Allah’a bırakılıyor.
- Bu sıralama tevekkülü tanımlar; ilk iki adım atlanırsa kavram yanlış anlaşılır.
-
12. Gece gökyüzündeki düzeni inceleyen bir kişi, evrendeki ölçü ve uyum üzerine uzun uzun düşünmüştür. Bu davranış dinî literatürde hangi kavramla adlandırılır?
- A) Tevekkül
- B) Tefekkür
- C) Tövbe
- D) Zikir
- E) Zekât
Doğru cevap: B — Evrendeki ölçü ve uyum üzerine derinlemesine düşünmeye tefekkür denir.
- Kişinin yaptığını adlandıralım: gökyüzündeki düzeni inceliyor ve evrendeki ölçü ile uyum üzerine uzun uzun düşünüyor.
- Burada iki öğe var: varlığa yönelmiş bir gözlem ve bu gözlemden anlam çıkarmayı amaçlayan bir düşünme. Dinî literatürde bu düşünmenin adı tefekkürdür.
- Öyleyse anlatılan davranış tefekkür kavramıyla adlandırılır.
- Denetleyelim: öteki kavramların alanı başkadır — tevekkül güvenmek, tövbe yanlıştan dönmek, zikir anmak, zekât ise maldan verilen paydır ✓ — hiçbiri düşünme edimini tanımlamaz.
-
13. Tabloda şükrün farklı biçimleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre soru işaretli yere hangisi gelmelidir?
- A) Kalple şükür
- B) Dille şükür
- C) Davranışla şükür
- D) Malla şükür
- E) Sözle tövbe
Doğru cevap: C — Nimeti amacına uygun kullanmak, şükrün davranışa dökülmüş biçimidir.
- Tablonun düzeni: solda bir davranış, sağda o davranışın şükrün hangi biçimine karşılık geldiği. Dolu satırlar: nimetin farkında olmak → kalple şükür, "Elhamdülillah" demek → dille şükür.
- İki örnekten çıkan ölçüt şu: şükür hangi yolla yapılıyorsa adını ondan alıyor. Farkındalık kalbin, söz dilin işidir.
- Üçüncü satırda "nimeti yerinde kullanmak" bir eyleme dönüşüyor; öyleyse karşılığı davranışla şükürdür.
- Denetleyelim: üç biçim birbirini tamamlıyor mu? Kişi nimetin farkına varır, bunu dile getirir ve nimeti amacına uygun kullanır ✓ — şükür böylece bütünlenir.
-
14. Yukarıdaki metinde sıralanan beklentiler birlikte değerlendirildiğinde insanın konumuyla ilgili en kapsayıcı yargı hangisidir?
- A) İnsan yalnızca doğanın bir parçasıdır ve sorumluluğu yoktur.
- B) İnsanın iradesi yoktur.
- C) İnsanın aklı davranışını etkilemez.
- D) İnsan; anlayan, seçen ve sorumluluk üstlenen bir varlıktır.
- E) İnsan yalnızca bilgi biriktirir.
Doğru cevap: D — Metinde anlama, seçme ve sorumluluk üstlenme birlikte verilmiştir; bu üçü insanın konumunu tanımlar.
- Metindeki beklentileri ayıralım: aklını kullanarak varlığı anlaması, iradesiyle iyiyi seçmesi, yeryüzünde sorumluluk üstlenmesi.
- Üç beklenti birbirinin devamıdır: anlamadan doğru seçim yapılamaz, seçim olmadan da sorumluluktan söz edilemez.
- Öyleyse metni kapsayan yargı "İnsan; anlayan, seçen ve sorumluluk üstlenen bir varlıktır." olur.
- Denetleyelim: üç beklentiden biri seçenekte eksik kalıyor mu? Anlamak, seçmek ve sorumluluk üstlenmek tek tek anılıyor ✓ — kapsam tam.
-
15. Bir öğrenci "Özgürüm, istediğimi yaparım." diyerek arkadaşının eşyasına zarar vermiştir. Bu davranışın özgürlük anlayışı bakımından yanlış yönü hangisidir?
- A) Özgürlük sınırsızdır, davranışta yanlışlık yoktur.
- B) Özgürlük ile sorumluluk ilgisizdir.
- C) Özgürlük yalnızca yetişkinler içindir.
- D) Eşyaya zarar vermek özgürlüğün gereğidir.
- E) Özgürlük başkasının hakkının başladığı yerde sınırlanır.
Doğru cevap: E — Özgürlük, başkasının hakkının başladığı yerde sınırlanır; bu yüzden "istediğimi yaparım" sözü zarar vermeyi haklı kılmaz.
- Öğrencinin dayanağını ayıralım: kendi tercihini kullandığını, yani özgür olduğunu öne sürüyor.
- Ancak bu tercih başka birinin eşyasına zarar verdi. Özgürlük sınırsız sayılsaydı zarar gören arkadaşın hakkı korumasız kalırdı; o zaman herkesin özgürlüğü eşit olmazdı.
- Bu yüzden özgürlük, başkasının hakkının başladığı noktada sınırlanır. Davranışın yanlış yönü de budur.
- Denetleyelim: aynı ölçütü öğrencinin kendisine uygulayalım — biri onun eşyasına zarar verse bunu özgürlük sayar mıydı? Saymazdı ✓ — sınır her iki taraf için de geçerli.
-
16. Şemada bir bildirim sürecinin basamakları verilmiştir. Şemada anlatılan süreç hangi kavramla adlandırılır?
- A) Vahiy
- B) İlham
- C) Dua
- D) Zikir
- E) Kıyas
Doğru cevap: A — Allah’ın peygamberlerine melek aracılığıyla bildirimde bulunmasına vahiy denir.
- Şemadaki basamakları sırayla okuyalım: Allah bildirir → melek ulaştırır → peygamber tebliğ eder → insan öğrenir.
- Süreçte üç ayırt edici öğe var: kaynağın Allah olması, aracının melek olması ve bildirimin peygambere ulaşması.
- Bu üç öğeyi birlikte taşıyan bildirim biçiminin adı vahiydir.
- Denetleyelim: şema insanın öğrenmesiyle bitiyor ✓ — vahyin peygamber aracılığıyla tebliğ edilmesi de bu sürecin parçasıdır.
-
17. Tabloda iki bilgi kaynağının işlevi verilmiştir. Tabloya göre bu iki kaynağın ilişkisi için en uygun ifade hangisidir?
- A) Biri ötekini gereksiz kılar.
- B) İkisi birbirini tamamlar.
- C) İkisi de aynı işlevi görür.
- D) Akıl vahyi geçersiz kılar.
- E) Vahiy aklı devre dışı bırakır.
Doğru cevap: B — Akıl ile vahyin işlevleri farklıdır; biri ötekinin yerini almaz, ikisi birbirini tamamlar.
- Tablodaki işlevleri okuyalım: akıl anlar, karşılaştırır, sonuç çıkarır; vahiy ise aklın tek başına ulaşamayacağı konularda bildirimde bulunur.
- İki tanım aynı alana bakmıyor. Vahyin tanımı zaten aklın sınırını söylüyor, aklın tanımı da vahyi gereksiz kılan bir kapsam iddia etmiyor.
- İşlevleri farklı olan ve birbirinin boşluğunu dolduran iki kaynak için söylenebilecek en uygun şey, ikisinin birbirini tamamladığıdır.
- Denetleyelim: vahiy bildirimde bulunduğunda bunu anlayacak olan yine akıldır ✓ — bu da iki kaynağın birbirine bağlılığını gösteriyor.
-
18. Yaptığı yardımı kimseye duyurmayan, yalnızca Allah rızasını gözeten bir kişinin bu tutumu hangi kavramla adlandırılır?
- A) İsraf
- B) Riya (gösteriş)
- C) İhlas (samimiyet)
- D) Gıybet
- E) Kibir
Doğru cevap: C — Bir işi gösterişten uzak, yalnızca Allah rızası için yapmaya ihlas denir.
- Kişinin tutumunu ayıralım: yardım ediyor, bunu kimseye duyurmuyor ve yalnızca Allah rızasını gözetiyor.
- Buradaki belirleyici öğe amaçtır: kişi övgü ya da çıkar beklemiyor. Amacın yalnız Allah rızası olduğu bu içtenlik hâline ihlas denir.
- Öyleyse anlatılan tutumun adı ihlastır.
- Denetleyelim: kavramın karşıtını düşünelim — yardımı görülsün diye yapmak riyadır ✓ — iki kavramı ayıran şey davranışın kendisi değil, ardındaki amaçtır.
-
19. Tabloda iki kişinin aynı davranışı farklı amaçlarla yaptığı gösterilmiştir. Bu karşılaştırmanın vurguladığı temel ilke hangisidir?
- A) Davranışın değeri yalnızca sonucuna bakılarak ölçülür.
- B) Yardımı duyurmak zorunludur.
- C) Yardım etmek her durumda yanlıştır.
- D) Davranışın dinî değerinde niyet belirleyicidir.
- E) Amaç ile davranışın ilgisi yoktur.
Doğru cevap: D — Aynı davranış farklı niyetlerle yapıldığında dinî değeri değişir; belirleyici unsur niyettir.
- Tablodaki iki satırı karşılaştıralım: birinci kişi Allah rızası için sessizce yardım ediyor, ikinci kişi övgü almak için yardımını herkese duyuruyor.
- İki satırda da yardım etme davranışı var. Değişen tek şey amaç, yani niyet.
- Tek fark niyette olduğuna göre iki davranış arasındaki dinî değer farkını doğuran da niyettir. Karşılaştırmanın vurguladığı ilke budur.
- Denetleyelim: yardımın karşı tarafa sağladığı yarar iki satırda da benzer ✓ — ayrım maddi sonuçta değil, niyette kuruluyor.
-
20. Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde Allah-insan ilişkisi hakkında ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A) İnsanın hiçbir sorumluluğu yoktur.
- B) İlişki tek yönlüdür ve insanın katkısı yoktur.
- C) Akıl ile sorumluluk birbirinden bağımsızdır.
- D) Sorumluluk yalnızca ibadetlerle sınırlıdır.
- E) Akıl ve iradeyle donatılan insan sorumluluk taşır ve bu ilişkiyi dua, tövbe gibi yollarla sürdürür.
Doğru cevap: E — Akıl ve iradeyle donatılan insan sorumluluk taşır ve bu ilişkiyi dua, tövbe gibi yollarla sürdürür.
- Üç kartı sırayla okuyalım: akıl ve irade verildi → sorumluluk doğdu → dua ve tövbe ile bağ sürer.
- Kartlar bir zincir kuruyor: önce donanım, sonra bu donanımın doğurduğu sorumluluk, en sonunda da ilişkinin sürmesini sağlayan yollar.
- Üç basamağı birlikte kapsayan sonuç, akıl ve iradeyle donatılan insanın sorumluluk taşıdığını ve bu ilişkiyi dua ile tövbe gibi yollarla sürdürdüğünü söyleyen seçenektir.
- Denetleyelim: kartlardan biri dışarıda kalıyor mu? Donanım, sorumluluk ve süregelen bağ cümlede tek tek anılıyor ✓ — kapsam tam.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- DKAB.9.1.1 İnsanın yaratılışını ve özelliklerini ayetlerden hareketle müşahede edebilme
- DKAB.9.1.2 İnsanın doğruyu arayan bir varlık olarak bilgiye ulaşma yolları hakkında eleştirel düşünebilme
- DKAB.9.1.3 Allah (cc) ile iletişimin ibadet ve dua ile sağlandığını yansıtabilme
- DKAB.9.1.4 Rum suresinin 17-27. ayetlerinin mesajlarını anlamada temel kaynakları kullanabilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.