İslam’da İbadetler
9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi İslam’da İbadetler Testi
İbadetin anlamı ve amacı, ibadetlerin sınıflandırılması, namaz, oruç, zekât ve hac, ibadetlerde niyet ve ihlas, kolaylık ilkesi, ibadetlerin bireysel ve toplumsal etkileri. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
İslam’da İbadetler
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
28 Ağustos 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Bir kavramın tanımı. Kulun; Allah’ın rızasını gözeterek, bilinçli ve isteyerek yaptığı her türlü söz ve davranış yukarıda…
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Yukarıda tanımı verilen kavramın kapsamıyla ilgili olarak bu tanımdan çıkarılabilecek en uygun yargı hangisidir?
- A) İbadet yalnızca namazdan ibarettir.
- B) İbadet, niyetle yapılan geniş bir davranış alanını kapsar.
- C) İbadet yalnızca camide yapılır.
- D) İbadetin niyetle ilgisi yoktur.
- E) İbadet yalnızca sözle olur.
Doğru cevap: B — Tanımda "her türlü söz ve davranış" ifadesi geçer; belirleyici olan niyettir, ibadet tek bir biçime indirgenmez.
- Tanım "her türlü söz ve davranış" diyor.
- Belirleyici ölçüt Allah rızasını gözetmek, yani niyettir.
- Bu yüzden kapsam geniştir, tek bir biçimle sınırlı değildir.
-
2. Tabloda ibadetler yapılış biçimine göre sınıflandırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre boş bırakılan bölüme ne yazılmalıdır?
- A) Yalnızca bedenle yapılan
- B) Yalnızca malla yapılan
- C) Hem beden hem mal ile yapılan
- D) Yalnızca dille yapılan
- E) Hiçbiriyle yapılmayan
Doğru cevap: C — Hac hem bedenen yerine getirilen uygulamaları hem maddi imkân ayrılmasını gerektirdiği için hem bedenî hem malî bir ibadettir.
- Tablonun düzeni: solda ibadet, sağda yapılış biçimine göre türü. Dolu satırlar: namaz → bedenle yapılan, zekât → malla yapılan.
- Ölçüt şu: ibadet bedenin eylemiyle mi, malın verilmesiyle mi yerine getiriliyor?
- Hacda kişi yolculuğa çıkar ve uygulamaları kendi bedeniyle yerine getirir; aynı zamanda bu yolculuk için maddi imkân ayırması gerekir. Öyleyse hac hem beden hem mal ile yapılan bir ibadettir.
- Denetleyelim: iki koşuldan biri eksik olsa yükümlülük doğar mı? Maddi güç yoksa yükümlülük doğmaz, beden taşımıyorsa uygulamalar yerine getirilemez ✓ — iki taraf da gerekli.
-
3. Tabloda aynı davranışın farklı amaçlarla yapıldığı gösterilmiştir. İbadette niyetin işlevi düşünüldüğünde bu tablonun örneklendirdiği ilke hangisidir?
- A) Davranışın anlamını belirleyen unsur niyettir.
- B) Davranışın amacı önemsizdir.
- C) Aynı davranış her zaman aynı anlamı taşır.
- D) Niyet yalnızca namazda gereklidir.
- E) Amaç davranışı değiştirmez.
Doğru cevap: A — Dışarıdan aynı görünen davranışlar ardındaki amaca göre farklı anlam kazanır; ibadette de belirleyici olan niyettir.
- Tablodaki iki satırı karşılaştıralım: her iki kişi de sabah erken kalkıp yürüyor. Davranış birebir aynı.
- Amaçlar ise farklı: biri sağlığını korumak, öteki spor yarışına hazırlanmak istiyor. Aradaki tek fark bu.
- Tek fark amaçta olduğuna göre davranışın anlamını belirleyen de amaçtır. İbadette bu amaca niyet denir.
- Denetleyelim: aynı ölçüt ibadette de işliyor mu? Aç kalmak tek başına oruç değildir; onu oruç yapan, niyetle yapılmasıdır ✓ — ilke tutarlı.
-
4. Tabloda bazı namazların farz rekât sayıları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bölüme hangi ifade gelir?
- A) 2
- B) 6
- C) 4
- D) 5
- E) 3
Doğru cevap: E — Akşam namazının farzı üç rekâttır.
- Tablonun düzeni: solda namaz, sağda farzının rekât sayısı. Dolu satırlar: sabah → 2, öğle → 4.
- Beş vakit namazın farz rekât sayılarını sırayla analım: sabah 2, öğle 4, ikindi 4, akşam 3, yatsı 4.
- Öyleyse tabloda boş bırakılan akşam namazının farzı 3 rekâttır.
- Denetleyelim: akşam, farzı tek sayıda olan tek vakittir ✓ — bu özelliği onu öteki vakitlerden ayırıyor.
-
5. Kartlarda namazla ilgili dört uygulama numaralandırılmıştır. Bunlardan üçü namaza başlamadan önce yerine getirilir, biri ise namazın içinde yapılır. Kartlara göre namazın içinde yapılan hangisidir?
- A) I
- B) II
- C) III
- D) IV
- E) I ve III
Doğru cevap: D — Abdest, kıbleye yönelme ve vaktin girmesi namazın dışındaki şartlarıdır; rükû ise namazın içinde yapılır.
- Kartları tek tek ele alalım: abdest almak (I), kıbleye yönelmek (II), vaktin girmesi (III), rükûya varmak (IV).
- İlk üçü namaza başlamadan önce yerine getirilir; bunlara namazın şartları denir. Vakit girmeden ve abdest alınmadan namaza başlanmaz.
- Rükû ise namaza başlandıktan sonra, namazın kendi akışı içinde yapılan bir uygulamadır; namazın içindeki farzlardandır. Öyleyse yanıt IV numaralı karttır.
- Denetleyelim: rükûyu namaza başlamadan yapmak bir anlam taşır mı? Taşımaz ✓ — o ancak namazın içinde yerini bulur.
-
6. Cemaatle kılınan namazlarda insanlar aynı safta omuz omuza durur, aynı hareketleri birlikte yapar. Bu durumun toplumsal açıdan öne çıkan yönü hangisidir?
- A) Kişiler arasındaki farkların geri plana çekilip birlik duygusunun güçlenmesi
- B) Kişilerin birbirinden uzaklaşması
- C) Yalnızca zenginlerin bir araya gelmesi
- D) İbadetin bireyselleşmesi
- E) Toplumsal ilişkilerin zayıflaması
Doğru cevap: A — Aynı safta ve aynı biçimde durmak, kişiler arasındaki farkları geri plana çekerek birlik duygusunu güçlendirir.
- Durumu betimleyelim: insanlar aynı safta omuz omuza duruyor ve aynı hareketleri birlikte yapıyor.
- Bu düzende kimin nerede duracağını belirleyen bir servet ya da makam ölçüsü yok; dışarıdaki farklar safta bir ayrıcalığa dönüşmüyor.
- Farklar geri plana çekilince öne çıkan şey ortaklıktır; bu yüzden toplumsal açıdan öne çıkan yön birlik duygusunun güçlenmesidir.
- Denetleyelim: herkes ayrı ayrı kılsaydı bu ortaklık duygusu doğar mıydı? Doğmazdı ✓ — etkiyi yaratan, birlikte ve aynı biçimde durmaktır.
-
7. Yukarıda tanımı verilen ibadetin kişiye kazandırması beklenen temel özellik hangisidir?
- A) Fiziksel güç artışı
- B) İrade eğitimi ve öz denetim
- C) Hızlı karar verme
- D) Konuşma yeteneği
- E) Sayısal beceri
Doğru cevap: B — İstediği hâlde kendini tutmayı öğrenen kişi irade eğitimi ve öz denetim kazanır.
- Tanımdaki öğeleri ayıralım: belirli bir süre boyunca yeme içmeden ve bazı davranışlardan bilinçli olarak uzak durmak, bu sırada söz ve davranışlara da dikkat etmek.
- "Bilinçli olarak uzak durmak" ifadesi bir zorunluluğu değil, kişinin kendi tercihini anlatıyor: istek sürerken kişi kendini tutuyor.
- Buna bir de söz ve davranışların denetlenmesi eklenince ortaya çıkan kazanım irade eğitimi ve öz denetimdir.
- Denetleyelim: yalnızca aç kalmak bu kazanımı verir miydi? Vermezdi ✓ — belirleyici olan isteğin bilinçli biçimde ertelenmesi ve denetimin söze davranışa da uzanmasıdır.
-
8. Bir öğrenci oruç tuttuğu gün açlığın ne demek olduğunu daha iyi anladığını, bu yüzden yardım kampanyasına katıldığını söylemiştir. Bu durum orucun hangi yönünü örneklendirir?
- A) Yalnızca bireysel bir ibadet olduğunu
- B) Sağlıkla ilgisiz olduğunu
- C) Empati kurmayı ve paylaşmayı güçlendirdiğini
- D) Yalnızca belirli aylarda tutulduğunu
- E) Toplumsal bir karşılığının bulunmadığını
Doğru cevap: C — Açlığı bizzat deneyimlemek, aynı durumu sürekli yaşayanları anlamayı ve onlarla paylaşmayı kolaylaştırır.
- Öğrencinin anlattığı iki şeyi ayıralım: oruç tuttuğu gün açlığın ne demek olduğunu daha iyi anlamış ve bu yüzden yardım kampanyasına katılmış.
- Birinci cümle bir anlamayı, ikinci cümle bir davranışı bildiriyor. İkincisi birincisinden doğmuş; kişi başkasının durumunu kendi deneyimiyle kavrayınca harekete geçmiş.
- Başkasının durumunu içeriden anlamaya empati denir; bunun paylaşmaya dönüşmesi de orucun toplumsal yönüdür.
- Denetleyelim: öğrenci bu bağı kendisi kuruyor mu? "Bu yüzden katıldım" diyerek deneyimi davranışa bağlıyor ✓ — örnek tam da empatiyi gösteriyor.
-
9. Tabloda iki kişinin birikimi ve zekât miktarı verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Birinci kişinin verdiği miktardan yararlanarak ikinci kişinin vereceği zekât kaç TL olmalıdır?
- A) 2.000 TL
- B) 3.500 TL
- C) 4.000 TL
- D) 5.000 TL
- E) 8.000 TL
Doğru cevap: D — Birinci kişi 40.000 TL için 1.000 TL vermiştir; bu kırkta bir (%2,5) oranıdır. 200.000 ÷ 40 = 5.000 TL.
- Oranı bulalım: 1.000 ÷ 40.000 = 0,025 yani %2,5.
- Bu oran kırkta bire eşittir (40.000 ÷ 40 = 1.000 ✓).
- İkinci kişi için: 200.000 ÷ 40 = 5.000 TL.
-
10. Şemada bir ibadetin toplumsal etkisi basamaklar hâlinde verilmiştir. Şemaya göre zekâtın ekonomik açıdan öne çıkan işlevi hangisidir?
- A) Serveti tek elde toplaması
- B) Vergileri kaldırması
- C) Üretimi durdurması
- D) Ticareti yasaklaması
- E) Kaynağın ihtiyaç sahibine akmasını sağlayarak dengeyi desteklemesi
Doğru cevap: E — Zekât, birikimin bir bölümünü ihtiyaç sahibine aktararak kaynağın akışını sağlar ve ekonomik dengeyi destekler.
- Şemadaki basamakları sırayla okuyalım: zekât toplanır → ihtiyaç sahibi desteklenir → alım gücü artar → toplumsal dayanışma güçlenir.
- İkinci ve üçüncü basamak ekonomik olanı gösteriyor: kaynak, birikimi olandan ihtiyacı olana geçiyor ve bu geçiş alım gücüne dönüşüyor.
- Öyleyse zekâtın ekonomik açıdan öne çıkan işlevi, kaynağın ihtiyaç sahibine akmasını sağlayarak dengeyi desteklemesidir.
- Denetleyelim: aktarım olmasaydı şemadaki son basamak gerçekleşir miydi? Gerçekleşmezdi ✓ — dayanışma, kaynağın akışının sonucudur.
-
11. Hac ibadetinde farklı ülkelerden, farklı dilleri konuşan ve farklı ekonomik düzeydeki insanlar aynı kıyafetle, aynı mekânda ve aynı sırada bulunur. Bu durumun öne çıkardığı temel mesaj hangisidir?
- A) İnsanlar arasında üstünlüğün dış görünüşe dayanmadığı
- B) Yolculuğun zor olduğu
- C) Kalabalığın sorun yarattığı
- D) Dillerin öğrenilmesi gerektiği
- E) Ekonomik farkların arttığı
Doğru cevap: A — Aynı kıyafet ve aynı düzen, dış farkları görünmez kılarak üstünlüğün görünüşe dayanmadığını vurgular.
- Durumdaki ortak noktaları ayıralım: farklı ülkelerden, farklı dillerden ve farklı ekonomik düzeyden insanlar aynı kıyafetle, aynı mekânda ve aynı sırada bulunuyor.
- Kıyafet, servet farkını görünür kılan en yaygın işarettir. Herkes aynı örtüye büründüğünde bu işaret ortadan kalkar; sıra da makama göre değil, gelişe göre oluşur.
- Dış farklar görünmez olunca öne çıkan mesaj şudur: insanlar arasında üstünlük dış görünüşe dayanmaz.
- Denetleyelim: aynı uygulama varlıklı ile yoksulu yan yana getiriyor mu? Getiriyor ✓ — mesaj uygulamanın kendisinden doğuyor.
-
12. Tabloda ibadetlerdeki bazı uygulamalar verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki örneklerin ortak mantığı düşünüldüğünde soru işaretli yere hangisi gelmelidir?
- A) İbadet tamamen düşer, telafi gerekmez.
- B) Zorlansa da aynı biçimde yerine getirmelidir.
- C) Durumu düzelince tutmak ya da uygun biçimde telafi etmek
- D) Başkası onun yerine tutar.
- E) Hiçbir düzenleme yapılmaz.
Doğru cevap: C — Örneklerin ortak mantığı, kişinin gücüne göre kolaylık sağlanması ve yükümlülüğün kaldırılmayıp uygun biçimde karşılanmasıdır.
- Tablonun dolu satırlarını okuyalım: ayakta duramayan hasta oturarak, gerekirse ima ile namaz kılar; yolcunun bazı namazları kısaltma imkânı vardır.
- İki örnekte de ibadet tümüyle kaldırılmıyor, yalnız kişinin durumuna göre biçimi hafifletiliyor. Ölçüt kişinin gücüdür.
- Aynı mantığı oruca uygulayalım: tutamayacak durumdaki hastadan beklenen, durumu düzelince tutmak ya da uygun biçimde telafi etmektir.
- Denetleyelim: üç satırda da yükümlülük sürüyor, değişen yalnız yerine getirme biçimi ✓ — tablonun ortak mantığı korunuyor.
-
13. İbadetini herkesin göreceği biçimde yapmaya özen gösteren, kimse yokken ise ihmal eden bir kişinin tutumu hangi kavramla adlandırılır?
- A) İhlas
- B) Riya (gösteriş)
- C) Takva
- D) Tevekkül
- E) İnfak
Doğru cevap: B — İbadeti görülmek ve övülmek için yapmaya riya denir.
- Kişinin tutumunu ayıralım: ibadetini herkesin göreceği biçimde yapmaya özen gösteriyor, kimse yokken ihmal ediyor.
- Davranışın değiştiği tek koşul başkasının bakışıdır. Öyleyse kişiyi harekete geçiren şey ibadetin kendisi değil, görülmesidir.
- Gösteriş amacıyla yapılan bu tutuma riya denir.
- Denetleyelim: karşıtını düşünelim — görülse de görülmese de aynı özeni gösterip yalnız Allah rızasını gözetmek ihlastır ✓ — iki kavramı ayıran ölçüt budur.
-
14. Yukarıdaki durum ibadet-ahlak ilişkisi bakımından değerlendirildiğinde en uygun yorum hangisidir?
- A) İbadet yapan kişi ahlaktan muaftır.
- B) İbadet ile ahlakın ilgisi yoktur.
- C) Ahlak yalnızca ticaretle ilgilidir.
- D) İbadetlerin amacı güzel ahlakı geliştirmektir; bu davranışlar amaçla bağdaşmaz.
- E) Komşuluk dinî bir konu değildir.
Doğru cevap: D — İbadetlerin amacı güzel ahlakı geliştirmektir; ibadeti sürdürürken haksızlığa devam etmek bu amaçla bağdaşmaz.
- Durumdaki iki olguyu ayıralım: kişi ibadetlerini düzenli yapıyor; aynı zamanda eksik tartı kullanıyor ve komşusunun hakkını gözetmiyor.
- İbadetler biçimsel bir yükümlülük olarak kalmaz; kişiyi dürüstlüğe, adalete ve başkasının hakkını gözetmeye yöneltmesi beklenir.
- Bu beklenti karşısında eksik tartı ve komşu hakkının çiğnenmesi, ibadetin amacına ters düşer. En uygun yorum budur.
- Denetleyelim: kişinin ibadetlerini bırakması mı isteniyor? Hayır ✓ — çelişen şey ibadetin varlığı değil, ona eşlik eden haksızlığın sürmesidir.
-
15. Şemada beş vakit namazın günün akışına dağılımı gösterilmiştir. Bu dağılımın kişiye kazandırması beklenen alışkanlık hangisidir?
- A) Planlamadan kaçınma
- B) Gece geç yatma
- C) İşleri erteleme
- D) Kalabalıktan uzaklaşma
- E) Zamanı düzenli kullanma ve gün içinde ara verme
Doğru cevap: E — Belirli vakitlerde yinelenen bir yükümlülük günü bölümlere ayırır ve zamanı düzenli kullanma alışkanlığı kazandırır.
- Şemadaki dağılımı okuyalım: sabah gün başlar, öğle ara verilir, ikindi gün değerlendirilir, akşam ile yatsı gün tamamlanır.
- Vakitler günün başına, ortasına ve sonuna yerleşmiş; yani gün rastgele değil, belirli duraklarla bölünüyor.
- Her durakta kişi işini bırakıp bir ara veriyor ve sonra yeniden dönüyor. Bu düzenin kazandırdığı alışkanlık, zamanı düzenli kullanmak ve gün içinde ara vermektir.
- Denetleyelim: vakitler günün tek bir bölümünde toplansaydı aynı etki doğar mıydı? Doğmazdı ✓ — etkiyi yaratan, vakitlerin güne yayılmış olmasıdır.
-
16. Tabloda dinî hükümler açıklanmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A) Yapılması kesinlikle yasaklanan
- B) Yapılması zorunlu olan
- C) Zorunlu olmayıp gönüllü olarak yapılan
- D) Yalnızca peygamberlere özgü olan
- E) Hiç yapılmayan
Doğru cevap: C — Nafile, zorunlu olmayıp gönüllü olarak yapılan ibadetleri ifade eder.
- Tablonun düzeni: solda dinî hüküm, sağda anlamı. Dolu satırlar: farz → yapılması kesin olarak istenen, vacip → farza yakın derecede istenen.
- İki dolu satır da zorunluluk derecelerini veriyor; tablo yukarıdan aşağıya doğru bağlayıcılığın azaldığı bir düzen kuruyor.
- Nafile bu sıralamanın zorunluluk taşımayan basamağıdır: yapılması güzel görülür ama yükümlülük değildir, kişi gönüllü olarak yapar.
- Denetleyelim: nafile terk edilirse bir yükümlülük ihmal edilmiş olur mu? Olmaz ✓ — bu da onu farz ve vacipten ayıran ölçüttür.
-
17. Namaz öncesinde abdest alınması, ibadet mekânının temiz tutulması ve elbisenin temiz olması istenmiştir. Bu istekler birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan ilke hangisidir?
- A) Temizliğin ibadetin ayrılmaz bir parçası sayılması
- B) Temizliğin isteğe bağlı olması
- C) Temizliğin yalnızca camiye özgü olması
- D) İbadetin temizlikle ilgisiz olması
- E) Temizliğin yalnızca beden için gerekmesi
Doğru cevap: A — Beden, elbise ve mekân temizliğinin birlikte istenmesi, temizliğin ibadetin ayrılmaz bir parçası sayıldığını gösterir.
- İstenenleri ayıralım: namaz öncesinde abdest alınması (beden), elbisenin temiz olması (giysi), ibadet mekânının temiz tutulması (yer).
- Üç istek de tek bir alanla sınırlı değil; kişinin kendisini, üzerindekini ve bulunduğu yeri birlikte kapsıyor.
- Bir koşulun ibadetin her boyutunda aranması, onun sonradan eklenmiş bir öneri değil, ayrılmaz bir parça sayıldığını gösterir. Ortaya çıkan ilke budur.
- Denetleyelim: üç istekten biri kaldırılsa temizlik ilkesi bütünlüğünü korur muydu? Korumazdı ✓ — üçünün birlikte istenmesinin sebebi budur.
-
18. Kartlarda dinî kaynaklarda değerli sayılan bazı davranışlar verilmiştir. Bu kartların ibadet anlayışı bakımından gösterdiği en önemli şey hangisidir?
- A) İbadetin yalnızca belirli biçimlerle sınırlı olduğunu
- B) Niyetle yapılan iyi davranışların da ibadet kapsamında değerlendirilebildiğini
- C) Bu davranışların değersiz olduğunu
- D) İbadetin yalnızca camide yapıldığını
- E) İyilik yapmanın gereksiz olduğunu
Doğru cevap: B — Niyetle yapılan iyi davranışlar da ibadet kapsamında değerlendirilebilir.
- Kartlardaki davranışları okuyalım: güler yüz göstermek, yoldaki engeli kaldırmak, bir ağaç dikmek.
- Üçü de günlük hayatın içinde geçiyor ve hiçbiri belirli bir biçimi, vakti olan klasik bir ibadet değil. Buna karşın dinî kaynaklarda değerli sayılıyorlar.
- Öyleyse bu kartların gösterdiği şey, ibadet kapsamının belirli biçimlerle sınırlı olmadığı, niyetle yapılan iyi davranışların da bu kapsamda değerlendirilebildiğidir.
- Denetleyelim: aynı davranışlar gösteriş için yapılsaydı yine aynı değeri taşır mıydı? Taşımazdı ✓ — değeri kazandıran, ardındaki niyettir.
-
19. Tabloda iki farklı ibadet düzeni ve sonuçları karşılaştırılmıştır. Tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A) Yoğunluk her zaman düzenlilikten iyidir.
- B) Az ibadet her zaman yetersizdir.
- C) İbadet düzeninin sonuçla ilgisi yoktur.
- D) Süreklilik, alışkanlığın yerleşmesinde belirleyicidir.
- E) Alışkanlık kendiliğinden oluşur.
Doğru cevap: D — Alışkanlığın yerleşmesinde belirleyici olan yoğunluk değil, sürekliliktir.
- Tablodaki iki satırı karşılaştıralım: birinci kişi az ama düzenli yapıyor ve alışkanlık yerleşiyor; ikinci kişi ara ara çok yoğun yapıyor ve kısa sürede bırakıyor.
- İkinci kişinin yaptığı iş miktarca az değil, hatta yoğun. Demek ki sonucu belirleyen şey miktar değil.
- İki satır arasındaki tek fark düzenliliktir. Öyleyse çıkarım şudur: süreklilik, alışkanlığın yerleşmesinde belirleyicidir.
- Denetleyelim: birinci kişi "az" yaptığı hâlde sürdürebiliyor ✓ — bu da belirleyicinin miktar olmadığını doğruluyor.
-
20. Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel ilke verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ibadet anlayışı hakkında ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A) İbadet yalnızca biçimden ibarettir.
- B) İbadetin niyeti önemsizdir.
- C) Kolaylık ilkesi yükümlülüğü tamamen kaldırır.
- D) İbadetin toplumsal karşılığı yoktur.
- E) İbadet; niyetle anlam kazanan, kişinin gücüne göre düzenlenen ve ahlaka yansıması beklenen bir bütündür.
Doğru cevap: E — İbadet; niyetle anlam kazanan, kişinin gücüne göre düzenlenen ve ahlaka yansıması beklenen bir bütündür.
- Üç kartı sırayla okuyalım: niyet belirler → güce göre kolaylık var → ahlaka yansıması beklenir.
- Kartlar ünitenin üç ayrı yönünü veriyor: ibadetin anlamını kuran unsur, uygulanışını düzenleyen ölçü ve beklenen sonucu.
- Üçünü birlikte kapsayan sonuç, ibadetin niyetle anlam kazanan, kişinin gücüne göre düzenlenen ve ahlaka yansıması beklenen bir bütün olduğunu söyleyen seçenektir.
- Denetleyelim: kartlardan biri dışarıda kalıyor mu? Niyet, kolaylık ve ahlaka yansıma cümlede tek tek anılıyor ✓ — kapsam tam.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- DKAB.9.3.1 İslam’da ibadet ve ibadetin temel ilkeleri hakkında bilgi toplayabilme
- DKAB.9.3.3 İnsan ve ibadet ilişkisini yorumlayabilme
- DKAB.9.3.4 Bakara suresinin 21, Zariyat suresinin 56 ve Hicr suresinin 99. ayetlerinin mesajlarını anlamak için Kur’an-ı Kerim meallerine başvurabilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.