9 🕌Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Kültürümüzde Hz. Muhammed ve Ehlibeyt Sevgisi

📝

9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Kültürümüzde Hz. Muhammed ve Ehlibeyt Sevgisi Testi

Peygamber sevgisinin edebiyat, musiki ve sanattaki yansımaları; Ehlibeyt kavramı ve kültürümüzdeki yeri. 20 soru, 5 şık, açıklamalı.

Bölüm

Kültürümüzde Hz. Muhammed ve Ehlibeyt Sevgisi

Soru / Süre

20 soru / süre yok

Seviye

Orta

Güncelleme

11 Eylül 2026

✓ Adım adım çözümlü 🔊 Sesli okuma Üyelik gerekmez

Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin

Bu testten bir örnek

Yukarıda tanımı verilen kavram, kültürümüzde derin bir sevgi ve saygıyla anılır. Bu kavramın adı nedir?

soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?

Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?

Kaldığın yerden devam ediyorsun — cevapların duruyor 👍
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
  1. 1. Yukarıda tanımı verilen kavram, kültürümüzde derin bir sevgi ve saygıyla anılır. Bu kavramın adı nedir?

    • A) Ashab
    • B) Ehlibeyt
    • C) Tabiin
    • D) Muhacir
    • E) Ensar

    Doğru cevap: B — Ehlibeyt, sözlükte "ev halkı" anlamına gelir ve Hz. Peygamber’in aile fertlerini ifade eder.

    1. Tanımdaki sözlük anlamını tutalım: "ev halkı". Aranan kavram bir aileyi karşılamalı.
    2. Seçeneklere bu ölçütle bakalım. Ashab ve tabiin birer kuşağı adlandırıyor; muhacir ve ensar ise Mekke’den göç edenleri ve onları Medine’de karşılayanları. Dördü de aileyi değil topluluğu anlatıyor.
    3. Aile fertlerini karşılayan tek kavram Ehlibeyttir; sözlük anlamı da bunu doğruluyor.
    4. Denetleyelim: ölçüt yakınlığın türü ✓ — söz konusu olan arkadaşlık ya da hicret değil, akrabalık.
  2. 2. Divan edebiyatında şairlerin eserlerinin başına Hz. Peygamber’i öven şiirler koyduğu bilinmektedir. Bu şiirlere verilen ad nedir?

    • A) Mersiye
    • B) Kaside
    • C) Naat
    • D) Gazel
    • E) Rubai

    Doğru cevap: C — Hz. Peygamber’i öven şiir türüne naat denir.

    1. Divan edebiyatındaki türler çoğunlukla konularına göre ayrılır; seçenekleri bu ölçütle sıralayalım.
    2. Mersiye bir ölüm ve yas şiiridir, gazel aşkı işler, rubai ise konusuyla değil dört dizelik biçimiyle tanımlanır.
    3. Kaside de bir övgü şiiridir, ama muhatabı çoğunlukla devlet büyükleridir. Özel olarak Hz. Peygamber’i öven tür naattır; divan şairlerinin eserlerine tevhit ve naatla başlaması bu yüzden gelenek hâline gelmiştir.
    4. Denetleyelim: ayırt edici olan övgünün kendisi değil, muhatabı ✓.
  3. 3. Süleyman Çelebi’nin yazdığı ve yüzyıllardır okunan eserin kültürümüzdeki yeri sorulmaktadır. Bu eser nedir ve ne anlatır?

    • A) Mesnevi; tasavvufi hikâyeler anlatır
    • B) Divan; aşk şiirleri içerir
    • C) Siyer; savaşları anlatır
    • D) Mevlit (Vesîletü’n-Necât); Hz. Peygamber’in doğumunu ve hayatını anlatır
    • E) Kaside; devlet büyüklerini över

    Doğru cevap: D — Süleyman Çelebi’nin Vesîletü’n-Necât adlı eseri, Hz. Peygamber’in doğumunu ve hayatını anlatan mevlittir.

    1. Seçenekler iki bilgiyi birden veriyor: eserin adı ve konusu. Doğru seçenekte ikisinin de tutması gerekir.
    2. Sorudaki ipuçları şunlar: eser Süleyman Çelebi’ye ait ve yüzyıllardır okunuyor. "Okunmak" burada anahtar — söz konusu olan bir vesileyle seslendirilen metin.
    3. Mesnevi, divan, siyer ve kaside ayrı türlerdir ve hiçbiri Süleyman Çelebi ile anılmaz. Aranan eser Vesîletü’n-Necât, halk arasındaki adıyla Mevlittir.
    4. Denetleyelim: doğum, ölüm, sünnet ve kandillerde okunması ✓ — eserin halk hayatına yerleştiğini gösteriyor.
  4. 4. Hz. Peygamber’in adı anıldığında söylenen dua ve saygı ifadesi sorulmaktadır. Bu ifadenin adı nedir?

    • A) Tekbir
    • B) Tesbih
    • C) Salavat
    • D) Tehlil
    • E) Hamdele

    Doğru cevap: C — Hz. Peygamber anıldığında söylenen dua ve saygı ifadesine salavat denir.

    1. Seçeneklerin hepsi birer dua ve zikir ifadesi; ayırt edici olan kime ya da neye yöneldikleri.
    2. Tekbir Allah’ın büyüklüğünü, tehlil kelime-i tevhidi, hamdele hamdi, tesbih ise tenzihi dile getirir. Dördü de doğrudan Allah’a yönelir.
    3. Sorudaki ifade ise Hz. Peygamber anıldığında söyleniyor ve ona selam ile dua taşıyor. Bu ifadenin adı salavattır.
    4. Denetleyelim: eleme muhataba göre yapıldı ✓ — beş ifadeden yalnız biri Hz. Peygamber’e yönelik.
  5. 5. Hat sanatında Hz. Peygamber’in fiziksel ve ahlaki özelliklerinin yazıyla anlatıldığı levhalar bulunmaktadır. Bu levhaların adı ve tercih edilme nedeni nedir?

    • A) Hilye; resim yerine yazıyla tasvir geleneği benimsenmiştir
    • B) Tuğra; padişah imzasıdır
    • C) Ferman; resmî belgedir
    • D) Berat; belge türüdür
    • E) Minyatür; küçük resimdir

    Doğru cevap: A — Hz. Peygamber’in özelliklerinin yazıyla anlatıldığı levhalara hilye denir; resim yerine yazı geleneği benimsenmiştir.

    1. Seçenekler burada da iki bilgiyi birden veriyor: levhanın adı ve tercihin nedeni.
    2. Tuğra padişah imzası, ferman ve berat ise resmî belge türüdür; üçü de hat sanatının ürünü olmakla birlikte Hz. Peygamber’i anlatmaz. Minyatür ise resimdir, oysa soruda yazıyla anlatımdan söz ediliyor.
    3. Geriye hilye kalıyor: Hz. Peygamber’in fiziksel ve ahlaki özelliklerinin yazıyla betimlendiği levha türü. Tercihin nedeni de budur — tasvir, resim yerine yazıyla yapılmıştır.
    4. Denetleyelim: bu seçim İslam sanatının genel eğilimiyle uyuşuyor ✓ — soyuta ve yazıya yönelme.
  6. 6. Kültürümüzde belirli gecelerin kandil olarak anıldığı ve camilerde özel programlar düzenlendiği bilinmektedir. Bu geleneğin işlevi nedir?

    • A) Peygamber sevgisiyle bağlantılı önemli olayları toplumsal bir hafızaya dönüştürüp canlı tutmak
    • B) Takvimin düzenlenmesi
    • C) Camilerin aydınlatılması
    • D) Tatil oluşturmak
    • E) Ticareti canlandırmak

    Doğru cevap: A — Kandil geceleri, peygamber sevgisiyle bağlantılı olayları toplumsal bir hafızaya dönüştürüp canlı tutar.

    1. Geleneğin iki yanını ayıralım: belirli geceler seçilmiş ve o gecelerde ortak programlar düzenleniyor.
    2. Gecelerin seçilmesi rastgele değil; her biri peygamber sevgisiyle bağlantılı bir olaya bağlı. Böylece yıl içine dağılmış hatırlama durakları oluşuyor.
    3. Programların toplu yapılması ise hatırlamayı bireysel olmaktan çıkarıyor; aile ve mahalle ölçeğinde bir buluşma vesilesi doğuyor. İşlev budur.
    4. Denetleyelim: geceler yıla dağılmış ✓ — hatırlama tek bir güne toplanmıyor.
  7. 7. Kerbela olayının kültürümüzde yüzyıllardır edebî ve dinî eserlerde işlendiği bilinmektedir. Bu olayın bu kadar derin iz bırakmasının nedeni nedir?

    • A) Olayın yakın tarihte olması
    • B) Olayın uzun sürmesi
    • C) Hz. Peygamber’in torunu Hz. Hüseyin ve yakınlarının şehit edilmesi; olayın haksızlığa karşı duruşun simgesi hâline gelmesi
    • D) Olayın yerinin uzak olması
    • E) Olayın az bilinmesi

    Doğru cevap: C — Kerbela’da Hz. Peygamber’in torunu ve yakınlarının şehit edilmesi, olayı haksızlığa karşı duruşun simgesi hâline getirmiştir.

    1. Bir olayın yüzyıllarca eserlere konu olması iki şey gerektirir: derin bir bağ ve olayı aşan bir anlam.
    2. Bağ akrabalıktan geliyor: şehit edilen Hz. Hüseyin, Hz. Peygamber’in torunudur. Ehlibeyt sevgisi olayı doğrudan bu sevginin alanına taşıyor.
    3. Aşan anlam ise olayın kendisinden doğuyor; Kerbela haksızlığa karşı duruşun simgesi hâline gelmiştir. Mersiyeler, makteller ve aşure geleneği bu hafızanın taşıyıcılarıdır.
    4. Denetleyelim: seçeneklerdeki süre, uzaklık ve az bilinme ölçütleri ✓ — hiçbiri bir olayın neden anlam kazandığını açıklamıyor.
  8. 8. Muharrem ayında aşure pişirilip komşulara dağıtılması geleneğinin taşıdığı anlam sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Ehlibeyt’i anma ile paylaşma ve komşuluk bilincini birleştirmesi
    • B) Yalnız bir yemek geleneği olması
    • C) Yalnız tarım takvimiyle ilgili olması
    • D) Yalnız kışa hazırlık olması
    • E) Yalnız çocukları sevindirmesi

    Doğru cevap: A — Aşure geleneği, Ehlibeyt’i anmayı paylaşma ve komşuluk bilinciyle aynı edimde birleştirir.

    1. Gelenekteki iki edimi ayıralım: aşure Muharrem ayında pişiriliyor ve komşulara dağıtılıyor.
    2. Birinci edim zamanı belirliyor. Muharrem, Kerbela’nın ve Ehlibeyt’i anmanın ayıdır; yani pişirme bir hatırlamaya bağlı.
    3. İkinci edim ise hatırlamayı evin içinden çıkarıp komşuluğa taşıyor. Böylece anma ile paylaşma tek bir edimde birleşiyor; geleneğin anlamı budur.
    4. Denetleyelim: seçeneklerin dördü "yalnız" diyor ✓ — hepsi geleneğin iki yanından birini görmezden geliyor.
  9. 9. Yunus Emre ve benzeri şairlerin şiirlerinde peygamber sevgisinin sade bir dille işlendiği görülmektedir. Bu tercihin sonucu ne olmuştur?

    • A) Şiirlerin unutulması
    • B) Şiirlerin yalnız saraya ulaşması
    • C) Şiirlerin yalnız yazıya geçmesi
    • D) Sevginin halkın kendi diliyle anlatılması ve yüzyıllar boyunca geniş kesimlere ulaşması
    • E) Şiirlerin anlaşılmaz kalması

    Doğru cevap: D — Sade dil, sevginin halkın kendi diliyle anlatılmasını ve yüzyıllarca geniş kesimlere ulaşmasını sağlamıştır.

    1. Tercihin ne olduğunu belirleyelim: şairler ağır bir edebî dil yerine halkın konuştuğu Türkçeyi kullanmış.
    2. Bu tercihin ilk sonucu erişimde. Anlaşılmak için yüksek bir öğrenim gerekmiyor; şiirler okuma yazma bilmeyen kesimlere de ulaşabiliyor.
    3. İkinci sonucu aktarımda. Sade ve ölçülü söz kolay ezberleniyor, ilahi olarak söyleniyor ve kuşaktan kuşağa geçiyor. Sevginin geniş kesimlere yayılması buradan geliyor.
    4. Denetleyelim: sade dil şiirleri unutulmaya değil ✓ — tersine, yaşamaya götürmüş.
  10. 10. Dinî musikimizde ilahi, kaside ve tevşih gibi türlerin gelişmesinin nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Musikinin yalnız eğlence amaçlı olması
    • B) Sözün bestelenerek daha akılda kalıcı ve etkileyici hâle gelmesi; sevginin toplu icrayla paylaşılması
    • C) Şiirin yetersiz kalması
    • D) Enstrümanların bol olması
    • E) Camilerin geniş olması

    Doğru cevap: B — Söz bestelendiğinde daha akılda kalıcı olur; toplu icra ise bireysel duyguyu ortak bir deneyime dönüştürür.

    1. Soruyu şöyle çevirelim: sözün ezgiyle birleşmesi ona ne katıyor?
    2. Birinci katkı hafızada. Ezgili bir söz düz metinden daha kolay tutulur; ölçü ve tekrar hatırlamayı destekler.
    3. İkinci katkı paylaşmada. İlahi, kaside ve tevşih toplu olarak icra edilir; böylece bireysel bir duygu aynı anda pek çok kişinin ortak deneyimi hâline gelir. Türlerin gelişme nedeni budur.
    4. Denetleyelim: gelişme enstrüman ya da mekân imkânına bağlanamaz ✓ — açıklanması gereken şey türlerin işlevi.
  11. 11. Yukarıdaki ayet, peygamber sevgisinin nasıl anlaşılması gerektiğini göstermektedir. Ayetin verdiği ölçüt nedir?

    • A) Sevginin yalnız törenlerle gösterilmesi
    • B) Sevginin yalnız şiirle anlatılması
    • C) Sevginin yalnız sözle dile getirilmesi
    • D) Sevginin belirli günlere ait olması
    • E) Sevginin asıl karşılığının onun ahlakını örnek almak olması

    Doğru cevap: E — Ayet peygamberi "güzel bir örnek" olarak sunar; sevginin asıl karşılığı onun ahlakını örnek almaktır.

    1. Ayetteki anahtar ifadeyi alalım: "güzel bir örnek". Örnek, bakılıp geçilen değil izlenen bir şeydir; içinde bir davranış talebi taşır.
    2. Seçeneklerin dördü ise sevgiyi bir ifade biçimine indirgiyor: tören, şiir, söz ya da belirli günler. Bunların hepsi sevginin dile getiriliş yollarıdır.
    3. Ayet ifadeyi değil karşılığı ölçü yapıyor. Sevginin karşılığı, örnek alınan ahlakın kişinin davranışlarına yansımasıdır.
    4. Denetleyelim: ayet törenleri ya da şiiri reddetmiyor ✓ — onları sevginin ölçüsü saymıyor.
  12. 12. Camilerde ve tekkelerde Hz. Peygamber’in ve Ehlibeyt’in adlarının yazılı olduğu levhaların bulunduğu görülmektedir. Bu uygulamanın anlamı nedir?

    • A) Mekânın süslenmesi
    • B) Yazının kolay okunması
    • C) Levhaların ucuz olması
    • D) Mekânı boş bırakmama isteği
    • E) Sevginin gündelik mekâna taşınması ve hatırlamanın sürekli kılınması

    Doğru cevap: E — Levhalar sevgiyi gündelik mekâna taşıyarak hatırlamayı sürekli kılar.

    1. Levhaların nerede durduğuna bakalım: camilerde ve tekkelerde, yani insanların düzenli olarak girdiği mekânlarda.
    2. Bu konum hatırlamayı özel günlere bağlı olmaktan çıkarıyor. Kandil ya da mevlit gibi belirli vesileler beklenmeden, her girişte bir hatırlatma oluyor.
    3. Böylece sevgi bir törenin içinde kalmayıp gündelik mekâna yerleşiyor. Uygulamanın anlamı budur; sanat burada bir hatırlatma aracıdır.
    4. Denetleyelim: levhalarda yazılı olan şey ADLAR ✓ — içerik seçilmiş, yani amaç yalnız görsel değil.
  13. 13. Tabloda peygamber sevgisinin farklı alanlardaki ifadeleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan örnek hangisidir?

    • A) İlahi, kaside ve tevşih
    • B) Çini
    • C) Minyatür
    • D) Ebru
    • E) Tezhip

    Doğru cevap: A — Musikide peygamber sevgisi ilahi, kaside ve tevşih türleriyle ifade edilmiştir.

    1. Tablonun kurgusu şu: solda sanat alanı, sağda o alandaki ifade biçimi. Her satır alanın kendi diliyle konuşuyor.
    2. Dolu satırlar bunu gösteriyor: edebiyatta naat, mevlit ve siyer; hat sanatında hilye levhaları. Biri sözle, öteki yazıyla.
    3. Musikinin dili ezgidir. Öyleyse boş hücreye ezgiyle ifade edilen türler gelmeli: ilahi, kaside ve tevşih.
    4. Denetleyelim: çini, minyatür, ebru ve tezhip birer görsel sanat ✓ — hiçbiri musiki alanına ait değil.
  14. 14. Hz. Peygamber’in hayatını konu alan siyer kitaplarının yüzyıllardır yazılmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Kitapların ticari değeri
    • B) Örnek alınacak bir hayatın ayrıntılarıyla bilinmesi ihtiyacı
    • C) Yazma geleneğinin sürdürülmesi
    • D) Kitapların süslü olması
    • E) Kütüphaneleri doldurma isteği

    Doğru cevap: B — Örnek almak örneği tanımayı gerektirdiği için Hz. Peygamber’in hayatı ayrıntılarıyla yazılmıştır.

    1. Sorunun kurduğu bağı görelim: Hz. Peygamber örnek olarak sunuluyor ve hayatı yüzyıllardır yazılıyor. İkisi arasında bir ilişki olmalı.
    2. Örnek almak soyut bir hayranlıkla olmaz; kişinin belirli durumlarda ne yaptığını bilmeyi gerektirir. Bilinmeyen bir hayat örnek alınamaz.
    3. Siyer bu ihtiyacı karşılıyor: sevgiyi soyut bir duygudan çıkarıp somut bir hayat bilgisine dönüştürüyor. Yüzyıllarca yazılmasının nedeni budur.
    4. Denetleyelim: tablodaki şemail ve maktel de aynı ihtiyacın ürünü ✓ — biri özellikleri, öteki bir olayı ayrıntılandırıyor.
  15. 15. Ehlibeyt sevgisinin farklı yorum ve geleneklere mensup Müslümanlarda ortak bir değer olduğu belirtilmektedir. Bu ortaklığın anlamı nedir?

    • A) Farklılıkların önemsiz olduğu
    • B) Yorumların birleştiği
    • C) Sevginin yalnız bir gruba ait olduğu
    • D) Farklılıklara karşın ortak değerlerin birlikte yaşama zemini sunduğu
    • E) Geleneklerin tek tip olduğu

    Doğru cevap: D — Farklı yorumlarda ortak olan Ehlibeyt sevgisi, birlikte yaşamanın pratik zeminini sunar.

    1. Verilen durumu ayıralım: farklı yorum ve gelenekler var ve bunların hepsinde ortak bir değer bulunuyor.
    2. Ortaklığın varlığı farklılıkları ortadan kaldırmıyor; yorumlar yine ayrı. Ama ayrılıkların ilişkinin tamamını belirlemesini engelliyor.
    3. Ortak bir değer, tarafların birbirine bakarken yalnız farkı değil paylaşılanı da görmesini sağlar. Anlamı budur: birlikte yaşamanın zemini.
    4. Denetleyelim: ortaklık yorumların birleştiği anlamına gelmiyor ✓ — birleşselerdi zaten farklı geleneklerden söz edilmezdi.
  16. 16. Peygamber sevgisinin aşırılığa kaçmaması gerektiği konusunda uyarılar bulunmaktadır. Bu uyarıların gerekçesi nedir?

    • A) Sevginin gereksiz olması
    • B) Törenlerin masraflı olması
    • C) Sevginin, Allah ile kul arasındaki temel ilişkiyi gölgeleyecek bir noktaya taşınmaması gerekmesi
    • D) Sevginin gizli tutulması gerekmesi
    • E) Sevginin yalnız bireysel olması

    Doğru cevap: C — Sevgi, Allah ile kul arasındaki temel ilişkiyi gölgeleyecek bir noktaya taşınmamalıdır.

    1. Uyarının kaynağına dikkat edelim: Hz. Peygamber’in kendisi. Yani sınırı koyan, sevginin muhatabı olan kişidir.
    2. Uyarının içeriği de sınırı gösteriyor: kendisinin Allah’ın kulu ve elçisi olduğunun söylenmesini istiyor. Bu iki sıfat onun konumunu tanımlıyor.
    3. Övgü bu konumu aşan nitelikler yüklemeye dönüştüğünde, Allah ile kul arasındaki temel ilişki gölgelenir. Uyarının gerekçesi budur.
    4. Denetleyelim: uyarı sevgiyi yasaklamıyor ✓ — sevginin nereye kadar gideceğini belirliyor.
  17. 17. Peygamber sevgisinin kuşaktan kuşağa aktarılmasında ailenin rolü sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Yalnız okulun sorumlu olması
    • B) Çocuğun ilk örnekleri ailede görmesi; anlatılan kıssaların ve yaşanan geleneklerin ilk izleri bırakması
    • C) Yalnız camilerin etkili olması
    • D) Yalnız kitapların yeterli olması
    • E) Ailenin etkisinin bulunmaması

    Doğru cevap: B — Çocuk ilk örnekleri ailede görür; anlatılan kıssalar ve yaşanan gelenekler ilk izleri bırakır.

    1. Aktarımın nasıl işlediğini soralım: bir değer önce bilgi olarak mı öğrenilir, yoksa yaşanarak mı?
    2. Çocuk okuma yazma öğrenmeden çok önce ailesinde kandil gecesinde toplanmayı, mevlit dinlemeyi, aşure dağıtmayı görür. Bunlar ona açıklama olarak değil, yaşantı olarak geçer.
    3. Bu yaşantılar bilgiden önce bir aidiyet duygusu oluşturur; sonradan gelen bilgi de bu zemine yerleşir. Ailenin rolü budur.
    4. Denetleyelim: okul ve cami de rol oynuyor ✓ — ama ilk ve en erken olan aile.
  18. 18. Peygamber sevgisinin günümüzde nasıl anlamlı kılınabileceği tartışılmaktadır. Bu sevgiyi bugüne taşıyan davranış hangisidir?

    • A) Yalnız özel günlerde tören düzenlemek
    • B) Yalnız levha asmak
    • C) Yalnız şiir okumak
    • D) Doğruluk, emanete sadakat ve merhamet gibi ilkeleri gündelik ilişkilerde uygulamak
    • E) Yalnız geçmişi anmak

    Doğru cevap: D — Sevgiyi bugüne taşıyan şey, örnek alınan ahlaki ilkelerin gündelik ilişkilerde uygulanmasıdır.

    1. Sorudaki anahtar sözcük "bugüne taşımak". Öyleyse aranan davranış şimdiki zamanda ve süregiden ilişkiler içinde olmalı.
    2. Seçeneklerin dördü ise ya geçmişe dönük ya belirli günlere bağlı: tören düzenlemek, levha asmak, şiir okumak, geçmişi anmak. Hepsi sevginin ifadesidir ama bugünle sürekli bir bağ kurmaz.
    3. Doğruluk, emanete sadakat ve merhamet gibi ilkeler ise her gün, işte, okulda ve komşulukta uygulanır. Sevgiyi bugüne taşıyan davranış budur.
    4. Denetleyelim: ölçü ünitenin kendi ölçüsüyle aynı ✓ — sevginin karşılığı ahlakın davranışa yansımasıdır.
  19. 19. Peygamber sevgisinin edebiyattan musikiye, hattan mimariye kadar çok farklı alanda ifade bulmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

    • A) Sanatçıların çeşitlilik araması
    • B) Sevginin belirsiz olması
    • C) Tek bir alanın yetersiz kalması
    • D) Alanların birbirinden habersiz olması
    • E) Duygunun kültürün bütününe sinmesi ve her alanın kendi diliyle bu duyguyu taşıması

    Doğru cevap: E — Duygunun bu kadar geniş bir alana yayılması, kültürün derinine yerleştiğini gösterir.

    1. Sayılan alanları görelim: edebiyat, musiki, hat ve mimari. Bunlar birbirinden bağımsız anlatım dilleri.
    2. Aynı duygu her birinde ayrı bir dile çevrilmiş: şiirde söz, musikide ezgi, hatta yazı, mimaride biçim. Yani ortak olan araç değil, taşınan duygu.
    3. Bir duygunun bu kadar farklı alanda karşılık bulması, onun kültürün yüzeyinde değil bütününe sinmiş olduğunu gösterir. Anlamı budur.
    4. Denetleyelim: alanlar birbirinden habersiz değil ✓ — hilyenin resim yerine yazıyı seçmesi gibi tercihler ortak bir anlayışa dayanıyor.
  20. 20. Peygamber sevgisi kültürümüzde naat, mevlit, hilye ve ilahi gibi biçimlerde ifade edilmiştir; sevginin asıl ölçüsü ise onun ahlakını örnek almaktır. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

    • A) Naat, Hz. Peygamber’i öven bir şiir türüdür.
    • B) Hilye levhalarında yazı kullanılır.
    • C) Mevlit kültürümüzde yaygın olarak okunur.
    • D) Sevgi ahlaka yansımalıdır.
    • E) Sevginin ifadesi yalnız törenlerle sınırlıdır.

    Doğru cevap: E — Sevgi pek çok alanda ifade bulduğu için törenlerle sınırlı sayılamaz.

    1. Soru "söylenemez" diyor; öyleyse dört seçenek verilen bilgiden çıkarılabilmeli, biri çıkarılamamalı.
    2. Verilen bilgi iki şey söylüyor: sevgi naat, mevlit, hilye ve ilahi gibi biçimlerde ifade edilmiştir; asıl ölçüsü ise ahlakı örnek almaktır.
    3. Naatın övgü şiiri olması, hilyede yazı kullanılması, mevlidin yaygın okunması ve sevginin ahlaka yansıması bu ikisinden çıkar. Törenlerle sınırlamak ise verilen kapsamı daraltıyor; çıkarılamayan yargı budur.
    4. Denetleyelim: sayılan biçimlerin çoğu tören değil ✓ — şiir, levha ve ezgi ayrı ifade yollarıdır.

Bu testin konusundaki MEB kazanımları

Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.

  • DKAB.9.5.3 Kültürümüzde Hz. Muhammed (sav) ve Ehlibeyt sevgisini yorumlayabilme
9. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi kazanımlarının tamamı →

Öğretmen misiniz?

Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.

🖨️ Yazdır / PDF ⬇️ Word

Bu testi paylaş

Bu test hakkında yorum yaz

Yazını seçip B veya I'ya bas.

Önce yorumunu yaz — en az 5 karakter.

Yorum kuralları
  • Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.
  • Hakaret, alay, zorbalık ve kişiyi hedef alan söz yayınlanmaz.
  • Telefon, adres, okul ya da tam ad gibi kişisel bilgi yazma — kendininkini de.
  • Bağlantı, reklam ve tekrar eden mesaj yayınlanmaz.
  • Uygunsuz bir yorum görürsen altındaki Bildir bağlantısını kullan.