Eski Çağ’da İnançlar ile Bilim ve Sanat Anlayışları
9. Sınıf Tarih Eski Çağ’da İnançlar ile Bilim ve Sanat Anlayışları Testi
Ziggurat ve piramitten takvime, mumyalamadan tapınak sanatına: Eski Çağ toplumlarında inancın bilgi ve sanat üretimini nasıl yönlendirdiği. 20 soru, 5 şık, adım adım çözümlü.
Bölüm
Eski Çağ’da İnançlar ile Bilim ve Sanat Anlayışları
Soru / Süre
20 soru / süre yok
Seviye
Orta
Güncelleme
11 Eylül 2026
Süre tutulmuyor · istediğin an durabilirsin
Bu testten bir örnek
Yukarıda özellikleri verilen yapı, inanç ile bilginin iç içe geçtiğini göstermektedir. Sözü edilen yapı aşağıdakilerden hangisidir?
+10 puan
soruyu boş bıraktın. Önce onları da yapmak ister misin?
Bütün soruları cevapladın. Sonucunu görelim mi?
Yarıyı geçtin!
doğrun var. Üye olursan bu testin puanı hanene yazılır, rozet ve rütbe kazanırsın.
Cevapların kaybolmaz — üye olunca test kaldığın yerden devam eder.
Testteki 20 soru, cevap anahtarı ve kısa çözümler Cevapları içerir — önce testi çözmeni öneririz. Öğretmenler için toplu bakış.
-
1. Yukarıda özellikleri verilen yapı, inanç ile bilginin iç içe geçtiğini göstermektedir. Sözü edilen yapı aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Kurgan
- B) Agora
- C) Ziggurat
- D) Hamam
- E) Sur kapısı
Doğru cevap: C — Cevap ziggurat: Mezopotamya’da basamaklı yükselen, hem tapınak hem depo hem gözlem yeri olan yapıdır.
- İpuçlarını ayıralım: yer Mezopotamya, biçim basamaklı, işlev tapınma + depolama + gök gözlemi.
- Sümerlerden itibaren kentlerin ortasına kurulan basamaklı tapınak kulelerine ziggurat denir; rahipler burada hem ibadet eder hem ürünü saklar hem gökyüzünü izlerdi.
- Tek yapıda tapınma ile gözlemin birleşmesi, inanç ile bilginin iç içe olduğunu gösterir.
- Denetleyelim: şıklardan Mezopotamya’ya ait, basamaklı ve çok işlevli tek yapı ziggurattır ✓.
-
2. Mısırlılar, öldükten sonraki yaşam inancı gereği bedeni bozulmadan saklamaya çalışmıştır. Bu uğraşın Mısır’da gelişmesini sağladığı bilgi alanı hangisidir?
- A) Tıp ve insan bedenini tanıma bilgisi
- B) Deniz ticareti
- C) Madencilik
- D) Hukuk yazımı
- E) Uzak ülke haritacılığı
Doğru cevap: A — Mumyalama bedeni tanımayı gerektirdiği için Mısır’da tıp ve insan bedenini tanıma bilgisi gelişmiştir.
- Soru, bir inanç uygulamasının hangi bilgi alanını beslediğini soruyor.
- Ölümden sonra yaşam inancı bedenin korunmasını istiyordu; mumyalama için iç organlar çıkarılır, beden kurutulup korunurdu.
- Bu işi yapanlar organların yerini ve işlevini gözlemleyerek öğrendi; bedenle doğrudan çalışmak anatomi ve tedavi bilgisini büyüttü.
- Denetleyelim: inanç (ölümden sonra yaşam) → uygulama (mumyalama) → bilgi (tıp) zinciri kopmadan kuruluyor ✓.
-
3. Tabloda Eski Çağ toplumlarında ihtiyaçtan doğan bilgiler eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluğa yazılması gereken nedir?
- A) Yazının icadı
- B) Paranın basımı
- C) Cam işçiliği
- D) Tekerleğin kullanımı
- E) Gök cisimlerinin düzenli olarak izlenmesi
Doğru cevap: E — Tören günlerini belirlemek gökyüzünü düzenli izlemeyi gerektirdiğinden boşluğa gök cisimlerinin düzenli izlenmesi gelir.
- Tablonun mantığı: her satırda bir ihtiyaç ve o ihtiyaçtan doğan bilgi var. İlk satırda ekim zamanı ihtiyacı takvimi doğurmuş.
- İkinci satırdaki ihtiyaç dinî törenlerin gününü belirlemek. Eski Çağ’da bayram ve törenler Ay’ın evrelerine, Güneş’in doğuş noktasına ya da yıldızların görünmesine bağlanırdı.
- Bu günleri önceden bilmek için gök cisimlerini yıllarca düzenli izlemek gerekir; astronomi bilgisi bu gözlemden doğar.
- Denetleyelim: ihtiyaç (tören günü) → yöntem (düzenli gök gözlemi) eşleşmesi tablonun ilk satırındaki mantıkla aynı ✓.
-
4. Eski Çağ’da yapılan heykel ve kabartmaların büyük bölümü tapınaklarda ve mezarlarda bulunmuştur. Bu durum sanat ile inanç arasındaki hangi ilişkiyi gösterir?
- A) Sanatın inançtan bağımsız geliştiğini
- B) Sanatın büyük ölçüde inancın hizmetinde üretildiğini
- C) Sanatın yalnız ticaret için yapıldığını
- D) Sanatın savaşlarla ortaya çıktığını
- E) Sanatın sonradan yasaklandığını
Doğru cevap: B — Eserlerin tapınak ve mezarlarda bulunması, sanatın büyük ölçüde inancın hizmetinde üretildiğini gösterir.
- Bir eserin nerede bulunduğu, çoğu zaman ne için yapıldığını söyler.
- Heykel ve kabartmaların büyük bölümü tapınaklarda (tanrılar için) ve mezarlarda (ölüm sonrası yaşam için) çıkmıştır.
- Demek ki sanatçıyı çalıştıran temel talep inançtı: tanrıyı temsil etmek, ölüyü öbür dünyaya hazırlamak.
- Denetleyelim: “büyük bölümü” ifadesi mutlak değil ağırlıklı bir ilişki söylüyor; seçtiğimiz yargıdaki “büyük ölçüde” de aynı ölçüyü taşıyor ✓.
-
5. Hititler, egemenlikleri altına aldıkları toplumların tanrılarını da kendi inanç dünyalarına katmıştır. Bu tutumun devlet yönetimine sağladığı yarar nedir?
- A) Ordunun küçültülmesi
- B) Vergilerin tümüyle kaldırılması
- C) Yazının bırakılması
- D) Farklı toplulukların yönetime bağlılığının kolaylaşması
- E) Ticaretin yasaklanması
Doğru cevap: D — Yenik toplulukların tanrılarını kabul etmek, onların Hitit yönetimine bağlılığını kolaylaştırmıştır.
- Soru bir inanç tutumunun siyasi yararını soruyor.
- Hititler fethettikleri halkların tanrılarını kendi tanrılar topluluğuna kattıkları için “bin tanrılı halk” diye anılır.
- İnanç, bir topluluğun kimliğinin çekirdeğidir; tanrılarına saygı gösterilen halk yeni yönetimi yabancı ve düşman olarak görmez, isyan eğilimi azalır.
- Denetleyelim: farklı halklardan oluşan geniş bir ülkede direnci azaltan bu politika, bağlılığı kolaylaştırır ✓.
-
6. Nil Nehri her yıl taştıktan sonra tarlaların sınırları silinir, araziler yeniden ölçülerek sahiplerine paylaştırılırdı. Bu zorunluluk Mısır’da hangi bilgi dalının gelişmesine yol açmıştır?
- A) Denizcilik
- B) Geometri
- C) Madencilik
- D) Dokumacılık
- E) Cam işçiliği
Doğru cevap: B — Nil taşkınının sildiği tarla sınırlarını yeniden ölçme zorunluluğu Mısır’da geometrinin gelişmesini sağlamıştır.
- Nil her yıl taşar, verimli alüvyon bırakır ama tarlaların sınır işaretlerini de siler.
- Arazinin eski sahibine aynı büyüklükte geri verilmesi için uzunluk ve alan ölçmek gerekir.
- Her yıl tekrarlanan bu ölçüm, alan hesabı ve şekil bilgisini, yani geometriyi geliştirmiştir.
- Denetleyelim: ihtiyaç “araziyi yeniden ölçmek”; ölçüm ve alan hesabının bilimi geometridir ✓.
-
7. Hitit tapınaklarında tanrılara sunulan dualar, fal metinleri ve tören kayıtları kil tabletlere yazılmıştır. Bu uygulamanın Hitit tarihine bugün sağladığı katkı nedir?
- A) Tapınakların onarılması
- B) Tanrı sayısının artması
- C) Ordunun büyümesi
- D) Ticaretin canlanması
- E) Döneme ait yazılı kaynakların günümüze ulaşması
Doğru cevap: E — Dinî amaçla kil tabletlere yazılan metinler sayesinde Hitit dönemine ait yazılı kaynaklar günümüze ulaşmıştır.
- Soru, geçmişteki bir uygulamanın bugün tarihçiye ne kazandırdığını soruyor.
- Dualar, fal metinleri ve tören kayıtları kil tabletlere yazıldı; pişmiş ya da kurumuş kil yüzyıllarca bozulmadan kalabilir.
- Hattuşa (Boğazköy) kazılarında bulunan binlerce tablet, bugün Hitit tarihinin temel yazılı kaynağıdır.
- Denetleyelim: katkı bugüne dönük olmalı; eski uygulamanın bugüne bıraktığı şey yazılı kaynaktır ✓.
-
8. Yunan tapınaklarında sütun aralıkları ile yapının yükseklik ve genişliği belirli oranlara göre belirlenmiştir. Bu titizliğin sanat ile bilgi ilişkisine dair gösterdiği şey nedir?
- A) Yapıların gelişigüzel kurulduğunu
- B) Ölçünün önemsiz sayıldığını
- C) Sanatın matematiksel oran bilgisiyle birlikte üretildiğini
- D) Tapınakların ahşaptan yapıldığını
- E) Sanatçının hiç tanınmadığını
Doğru cevap: C — Tapınakların belirli oranlara göre yapılması, sanatın matematiksel oran bilgisiyle birlikte üretildiğini gösterir.
- Sütun aralığı ile yükseklik ve genişlik arasında belirli oran kurmak, önce ölçmeyi sonra hesaplamayı gerektirir.
- Oran kavramı matematiğin konusudur; yani mimar estetik kararlarını hesapla verir.
- Böylece güzellik duygusu ile ölçü bilgisi aynı eserde birleşir: Yunan tapınakları uyumu sayıyla yakalamaya çalışır.
- Denetleyelim: “titizlik” sözcüğü gelişigüzelliğin tersini söylüyor; seçilen yargı sanat + matematik birlikteliğini anlatıyor ✓.
-
9. Mezopotamya’da tapınaklara ait tarlaların ürünü ve hayvan sayısı rahipler tarafından düzenli olarak kayda geçirilmiştir. Bu ihtiyacın ortaya çıkardığı buluş hangisidir?
- A) Tekerlek
- B) Yazı ve sayı kaydı
- C) Cam
- D) Pusula
- E) Barut
Doğru cevap: B — Tapınak mallarını düzenli kaydetme ihtiyacı Mezopotamya’da yazı ve sayı kaydını ortaya çıkarmıştır.
- Rahiplerin elinde çok sayıda tarla ürünü ve hayvan vardı; bunları akılda tutmak mümkün değildi.
- Önce sayıları ve malları gösteren işaretler kile çizildi, zamanla bu işaretler Sümer çivi yazısına dönüştü.
- Yani yazının ilk kullanım alanı edebiyat değil, ekonomik kayıttır; ihtiyacı doğuran tapınak ekonomisidir.
- Denetleyelim: ihtiyaç “kayda geçirmek”, bu ihtiyacı doğrudan karşılayan buluş yazı ve sayı kaydıdır ✓.
-
10. Tabloda inanç ögeleri ile bunların sanata yansıması eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğa gelmesi gereken ifade hangisidir?
- A) Liman yapımının yaygınlaşması
- B) Sur duvarlarının yükseltilmesi
- C) Pazar yerlerinin genişletilmesi
- D) Mezar odalarının süslenip eşyayla donatılması
- E) Yol ağının kurulması
Doğru cevap: D — Ölümden sonra yaşamın sürdüğü inancı sanatta mezar odalarının süslenip eşyayla donatılması biçiminde yansımıştır.
- Tablo inanç → sanata yansıması eşleştiriyor. İlk satırda tanrıların insan biçiminde düşünülmesi, insan biçimli heykellere yansımış.
- İkinci inançta yaşam ölümden sonra da sürüyor; öyleyse ölünün yeni hayatında eşyaya, yiyeceğe ve güzel bir “eve” ihtiyacı olduğu düşünülür.
- Bu yüzden mezar odaları duvar resimleri ve kabartmalarla süslenmiş, günlük eşyayla doldurulmuştur; Mısır mezarları bunun en bilinen örneğidir.
- Denetleyelim: seçenek hem inançla ilgili hem de sanatsal bir ürün; tablonun iki sütununa da uyuyor ✓.
-
11. Babilliler gök cisimlerinin hareketlerini tanrıların isteklerini anlamak amacıyla kaydetmiştir. Bu kayıtların sonraki dönemlere bıraktığı miras nedir?
- A) Düzenli gözleme dayanan astronomi bilgisi
- B) Deniz haritaları
- C) Anayasa metinleri
- D) Cam üretim teknikleri
- E) Kâğıt yapımı
Doğru cevap: A — Babillilerin dinî amaçla tuttuğu düzenli gök kayıtları, sonraki dönemlere gözleme dayanan astronomi bilgisini bırakmıştır.
- Amaç dinîydi: gökteki hareketler tanrıların isteğinin işareti sayılıyordu.
- Ama bu amaç için gök cisimleri yıllarca, aynı düzende gözlenip yazıya geçirildi; bu tür kayıt bugünkü anlamda veridir.
- Biriken veri, tutulmaların ve gezegen hareketlerinin önceden hesaplanmasına zemin hazırladı; sonraki toplumlar bu birikimi devraldı.
- Denetleyelim: miras kayıtların içeriğiyle uyumlu olmalı; gök kaydından doğan miras astronomidir ✓.
-
12. Yukarıdaki gözlem, inanç amacıyla yapılmış bir Eski Çağ yapısına aittir. Bu gözlemden çıkarılabilecek yargı hangisidir?
- A) Yapı gelişigüzel inşa edilmiştir.
- B) Yapıda yalnız ahşap kullanılmıştır.
- C) Yapı savunma amacı taşımaktadır.
- D) Yapının inşasında geometri ve gök bilgisi kullanılmıştır.
- E) Yapı kısa sürede yıkılmıştır.
Doğru cevap: D — Ana yönlere yönlendirme gök bilgisi, düzgün işlenmiş taşlar da ölçüm ve geometri bilgisi gerektirir.
- Gözlemi iki parçaya ayıralım: yapının dört yüzü ana yönlere bakıyor; taş yüzeyler son derece düzgün.
- Kuzey-güney-doğu-batı yönünü pusulasız belirlemek için Güneş’in ve yıldızların konumu izlenir; bu gök bilgisidir.
- Blokların birbirine tam oturması için açı, uzunluk ve yüzey ölçülür; bu da geometri bilgisidir. Mısır piramitleri bu iki bilginin birlikte kullanıldığı bilinen örnektir.
- Denetleyelim: gözlemin iki parçası yargının iki parçasıyla birebir eşleşiyor ✓.
-
13. Eski Çağ’da tapınaklarda görev yapan rahipler aynı zamanda takvimi hazırlar ve kayıtları tutardı. Bu durumun toplumdaki bilgi düzenine etkisi nedir?
- A) Bilginin herkese açık hâle gelmesi
- B) Bilginin büyük ölçüde tapınak çevresinde toplanması
- C) Bilginin hiç yazıya geçirilmemesi
- D) Bilginin yalnız ticaretle yayılması
- E) Bilginin ordu tarafından üretilmesi
Doğru cevap: B — Takvim ve kayıt işini rahipler yürüttüğü için bilgi büyük ölçüde tapınak çevresinde toplanmıştır.
- Metne göre rahipler hem tapınakta görev yapıyor hem takvimi hazırlıyor hem de kayıtları tutuyor.
- Takvim ve yazılı kayıt, dönemin en değerli bilgisidir; bu bilgiyi üreten ve saklayan kişiler tapınağa bağlıdır.
- Sonuç olarak bilgi geniş halka yayılmaz, tapınak çevresindeki dar bir grupta toplanır.
- Denetleyelim: bilgiyi üreten (rahip) ile bilgiyi saklayan yer (tapınak) aynı; seçilen yargı bu ikisini bağlıyor ✓.
-
14. Eski Çağ’ın birçok toplumunda doğa olaylarının her biri ayrı bir tanrıyla açıklanmıştır. Bu inanç biçimine verilen ad nedir?
- A) Tek tanrılı inanç
- B) Atalar kültü
- C) Doğa felsefesi
- D) Çok tanrılı inanç
- E) Gök Tanrı inancı
Doğru cevap: D — Her doğa olayını ayrı bir tanrıyla açıklayan inanç biçimi çok tanrılı inançtır.
- Tanımda iki bilgi var: açıklanan şey doğa olayları, açıklayan ise her olay için ayrı bir tanrı.
- Yağmurun, denizin, güneşin ayrı tanrıları varsa tanrı sayısı birden fazladır.
- Birden çok tanrıya inanan bu anlayışa çok tanrılı inanç denir; Mezopotamya, Mısır, Hitit ve Yunan inançları bu türdendir.
- Denetleyelim: “her biri ayrı tanrı” ifadesi tanrı sayısının birden çok olduğunu kesinleştiriyor ✓.
-
15. Kartlarda Mezopotamya kentlerinde bir arada bulunan yapı ve nesneler verilmiştir. Bu birlikteliğin gösterdiği durum aşağıdakilerden hangisidir?
- A) Tapınağın yalnız ibadet yeri olduğu
- B) Kentlerde hiç kayıt tutulmadığı
- C) Tapınağın ekonomik ve idari bir merkez olarak da çalıştığı
- D) Ambarların kent dışında bulunduğu
- E) Yazının henüz bilinmediği
Doğru cevap: C — Tapınak, ambar ve kayıt tabletinin bir arada olması, tapınağın ekonomik ve idari bir merkez olarak da çalıştığını gösterir.
- Kartları tek tek okuyalım: tapınak ibadeti, ambar ürünün depolandığını, kayıt tableti ise hesap tutulduğunu gösterir.
- Üçünün aynı yerde bulunması, ürünün toplanması, saklanması ve kaydının tapınak yönetiminde yapıldığı anlamına gelir.
- Ürün toplamak ve hesabını tutmak yönetim işidir; öyleyse tapınak yalnız ibadet yeri değil, kentin ekonomik ve idari merkezidir.
- Denetleyelim: seçilen yargı üç kartın üçünü de açıklıyor; tek kartı açıklayan bir yargı yetmezdi ✓.
-
16. Eski Çağ mezarlarına ölünün eşyası, silahı ve yiyeceği birlikte konulmuştur. Bu geleneğin bugünkü tarihçiye sağladığı imkân nedir?
- A) Dönemin günlük hayatı ve el sanatları hakkında bilgi edinilmesi
- B) Mezarların onarılabilmesi
- C) Yazının çözülebilmesi
- D) Tapınakların yerinin bulunması
- E) Nüfusun tam olarak sayılması
Doğru cevap: A — Mezara konan eşya, silah ve yiyecekler tarihçiye dönemin günlük hayatı ve el sanatları hakkında bilgi verir.
- Gelenek inançtan doğmuştur: ölünün öbür dünyada bunlara ihtiyaç duyacağı düşünülürdü.
- Ama mezara konan her nesne, o dönemde neyin nasıl üretildiğinin somut örneğidir: silahın madeni, kabın biçimi, yiyeceğin türü.
- Tarihçi bu buluntulardan beslenmeyi, zanaat düzeyini ve yaşam biçimini çıkarabilir; bu kanıt yazı bulunmayan dönemlerde bile konuşur.
- Denetleyelim: eşya → üretim bilgisi, yiyecek → beslenme bilgisi; seçilen yargı ikisini de kapsıyor ✓.
-
17. Yunan kentlerinde tapınakların çevresinde düzenlenen yarışmalar ve şenlikler tanrılar adına yapılırdı. Bu uygulamanın kent yaşamına etkisi nedir?
- A) Kentlerin savunmasız kalması
- B) Tarımın bırakılması
- C) Sanat, spor ve tören kültürünün gelişmesi
- D) Yazının kullanılmaması
- E) Ticaretin yasaklanması
Doğru cevap: C — Tanrılar adına düzenlenen yarışma ve şenlikler Yunan kentlerinde sanat, spor ve tören kültürünü geliştirmiştir.
- Şenlikler tanrılar adına yapılıyor; yani çıkış noktası inançtır.
- Bu şenliklerde koşu, güreş gibi yarışmalar, müzik ve tiyatro gösterileri, alaylar düzenlenir; Zeus adına yapılan Olimpiya oyunları en bilinen örnektir.
- Her yıl ya da belirli aralıklarla tekrarlanan bu etkinlikler heykeltıraşa, şaire, sporcuya iş ve ün sağlar; kent kültürü böylece zenginleşir.
- Denetleyelim: seçenekteki üç alan (sanat, spor, tören) şenliğin içeriğiyle birebir örtüşüyor ✓.
-
18. Eski Çağ’da hastalıklar çoğu kez tanrıların gazabına bağlanmasına rağmen bitkilerle tedavi yöntemleri de gelişmiştir. Bu iki durumun bir arada bulunması neyi göstermektedir?
- A) Tedavinin hiç uygulanmadığını
- B) İnancın tümüyle terk edildiğini
- C) Hastalıkların görülmediğini
- D) Bitkilerin hiç bilinmediğini
- E) İnanca dayalı açıklama ile deneyle edinilen bilginin yan yana yürüdüğünü
Doğru cevap: E — Hastalığı tanrıya bağlayıp bitkiyle tedavi etmek, inanca dayalı açıklama ile deneyle edinilen bilginin yan yana yürüdüğünü gösterir.
- Birinci durum: hastalığın nedeni tanrıların gazabıyla açıklanıyor; bu inanca dayalı bir açıklamadır.
- İkinci durum: hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geldiği denenerek bulunuyor; bu deneyle edinilmiş bilgidir.
- Metindeki “rağmen” bağlacı iki durumun çelişik görünmesine karşın aynı toplumda birlikte var olduğunu vurguluyor.
- Denetleyelim: seçilen yargı iki durumdan hiçbirini dışlamıyor, ikisini birlikte açıklıyor ✓.
-
19. Mısır’da mumyalama, Mezopotamya’da gök gözlemi ve Yunan’da tapınak şenlikleri inanç kaynaklıdır. Bu örneklere dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A) İnanç, bilgi üretimini yönlendirmiştir.
- B) Farklı toplumlar farklı alanlarda gelişmiştir.
- C) İnanç, günlük hayatın dışında kalmamıştır.
- D) Bilgi, dinî ihtiyaçlardan da doğabilmektedir.
- E) Bu toplumlarda inancın etkisi sınırlı kalmıştır.
Doğru cevap: E — “Bu toplumlarda inancın etkisi sınırlı kalmıştır.” söylenemez; üç örnek de inancın bilgi ve sanatı yönlendirdiğini gösterir.
- Soru “söylenemez” diye soruyor; örneklerle çelişen yargıyı arıyoruz.
- Mısır’da mumyalama tıbbı, Mezopotamya’da gök gözlemi astronomiyi, Yunan’da şenlikler sanat ve sporu beslemiş; üçü de inanç kaynaklıdır.
- Farklı toplumlarda farklı alanlar gelişmiş, ama hepsinde itici güç inançtır; bu, etkinin geniş olduğunu gösterir.
- Denetleyelim: diğer yargıların her biri örneklerden çıkarılabiliyor; yalnız “etkisi sınırlı” yargısı örneklerin tersini söylüyor ✓.
-
20. Bir öğrenci, Eski Çağ’da bilim ve sanat ürünlerinin çoğunun tapınak çevresinde ortaya çıktığını fark etmiştir. Öğrencinin bu tespitinden ulaşacağı genel sonuç nedir?
- A) İnancın, dönemin bilgi ve sanat üretimini yönlendiren temel etken olduğu
- B) Tapınakların yalnız depo olarak kullanıldığı
- C) Bilimin inançtan hiç etkilenmediği
- D) Sanatın yalnız savaşları anlattığı
- E) Tapınakların sonradan yıkıldığı
Doğru cevap: A — Bilim ve sanat ürünlerinin tapınak çevresinde yoğunlaşması, inancın dönemin bilgi ve sanat üretimini yönlendiren temel etken olduğunu gösterir.
- Öğrencinin tespiti bir yoğunlaşma bilgisi: ürünlerin çoğu tapınak çevresinde çıkmış.
- Üretimin yoğunlaştığı yer, o üretimi kimin istediğini ve kimin desteklediğini gösterir; Eski Çağ’da takvim, yazı, heykel ve mimari tapınağın ihtiyacıyla yapılırdı.
- Tapınak inancın merkezi olduğuna göre üretimi yönlendiren temel etken inançtır.
- Denetleyelim: seçilen sonuç konunun bütününü, yani inanç ile bilim ve sanat arasındaki bağı özetliyor; tek bir ayrıntıya sıkışmıyor ✓.
Bu testin konusundaki MEB kazanımları
Öğretim programından — bu konuda neyin ölçüldüğünü gösterir.
- TAR.9.2.4 Eski Çağ toplumlarındaki inançlar ile bilim ve sanat anlayışları arasındaki ilişkiyi yorumlayabilme
Öğretmen misiniz?
Bu testi cevap anahtarıyla birlikte A4 kâğıda dökün, sınıfta çoğaltın.