10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 1. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
HaberAktaran sayısıBilgi değeri
AÇok sayıda ve bağımsızYüksek
BTek kişi?

Tabloda haberler karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A Daha düşük; tek kaynağa dayandığı için ek inceleme gerektirir
  2. B Daha yüksek
  3. C Eşit
  4. D Kesin
  5. E Ölçülemez
2
KonuBilgisine ulaşma yolu
Bir maddenin kaynama noktasıDeney ve gözlem
Ahiret hayatının niteliği?

Tabloda konular ve bilgiye ulaşma yolları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bilgi hangi seçenektedir?

  1. A Duyu
  2. B Deney
  3. C Gözlem
  4. D Ölçüm
  5. E Vahiy ve sadık haber
3

Bir durum

Bir kişiye ulaşan bir haber, kaynağı araştırılmadan hemen yaygınlaştırılmıştır.

Yukarıdaki davranışın bilgi ahlakı bakımından sakıncası hangisidir?

  1. A Yayılmanın yavaşlaması
  2. B Haberin okunamaması
  3. C Kaynağın bulunamaması
  4. D Doğruluğu bilinmeyen bilginin yayılmasına ve zarara yol açması
  5. E Bilginin çoğalması
4

Bir akıl yürütme

Sonradan var olan her şeyin, kendisini var eden bir sebebe ihtiyacı vardır; evren de sonradan var olmuştur.

Yukarıdaki akıl yürütme hangi delil türüne örnektir?

  1. A Ahlak delili
  2. B Gaye delili
  3. C Fıtrat delili
  4. D Hudus delili
  5. E Tarih delili
5
MedreseKütüphaneRasathaneDarüşşifa

Kartlarda İslam medeniyetinde kurulan yapılar verilmiştir. Bu yapıların ortak işlevi hangisidir?

  1. A Bilginin üretilmesi, korunması ve aktarılması
  2. B Ticaretin düzenlenmesi
  3. C Askerî eğitim
  4. D Ulaşımın sağlanması
  5. E Vergi toplanması
6
Varlık ikialandırBilginin üçkaynağı vardırAkılsorumluluğunşartıdır

Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Haber gereksizdir.
  2. B Varlık tek alandır.
  3. C Bilginin tek kaynağı vardır.
  4. D Aklın sorumlulukla ilgisi yoktur.
  5. E İslam düşüncesinde varlık ve bilgi, akıl ile haberin birlikte işlediği bir çerçevede ele alınır.
7

Bir görüş üzerine

Bir kişi, "Aklımla kavrayamadığım hiçbir şeyi kabul etmem." demiştir.

Yukarıdaki görüşe yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?

  1. A İnsan aklının sınırlı olduğunu ve her alanı kuşatamayacağını göz ardı etmesi
  2. B Aklın hiç kullanılmaması gerektiği
  3. C Kabul etmenin gereksizliği
  4. D Görüşün anlaşılmazlığı
  5. E Aklın var olmadığı
8
Evren okunurAkıl delilkurarBilgi ahlakadönüşür

Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Çaba gereksizdir.
  2. B Evren okunamaz.
  3. C Akıl delil kuramaz.
  4. D Bilgi davranışa dönüşmez.
  5. E Yaratıcıyı tanıma çabası; evreni okumayı, akıl yürütmeyi ve bunu davranışa dönüştürmeyi birlikte içerir.
9

Bir gözlem

Farklı çağlarda ve farklı toplumlarda insanın bir yaratıcı arayışı içinde olduğu görülür.

Yukarıdaki gözlemden hareketle kurulan delil hangisidir?

  1. A Fıtrat delili
  2. B Hudus delili
  3. C Gaye delili
  4. D İcma delili
  5. E Kıyas delili
10
Merhamet niteliğiöğrenilirKişiçevresinemerhametledavranır

Şemada bir ilişki verilmiştir. Şemaya göre isim ve sıfatların ahlaki karşılığı hangisidir?

  1. A Merhametin ölçülemezliği
  2. B Bilginin davranışla ilgisiz olması
  3. C Davranışın önemsizliği
  4. D Öğrenmenin gereksizliği
  5. E Bilginin davranışa dönüşmesi
11
İçten olmakEmek göstermekSonucuteslimiyetlekarşılamak

Kartlarda duayla ilgili tutumlar verilmiştir. Bu tutumların birlikte anlattığı yaklaşım hangisidir?

  1. A Sonucun önemsizliği
  2. B Duanın çabayı gereksizleştirdiği
  3. C Çabanın duayı gereksizleştirdiği
  4. D Duanın çabayla birlikte anlam kazandığı
  5. E İçtenliğin gereksizliği
12
ISelim duyularIIAkılIIISadık haber

Kartlarda İslam düşüncesinde bilginin kaynakları sıralanmıştır. Bu üç kaynağın birlikte sayılmasının gerekçesi hangisidir?

  1. A Üçünün de aynı bilgiyi vermesi
  2. B Her birinin farklı bir bilgi alanına ulaşma imkânı vermesi
  3. C Yalnızca birinin geçerli olması
  4. D Üçünün de duyuya dayanması
  5. E Üçünün de deneye dayanması
13
İsimAnlamı
er-RahmanBütün varlıklara karşılıksız merhamet eden
el-Alîm?

Tabloda isimler ve anlamları eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan yere hangi ifade yazılmalıdır?

  1. A Koruyan
  2. B Rızık veren
  3. C Bağışlayan
  4. D Her şeyi bilen
  5. E Yaratan
14
DelilDayandığı gözlem
Gaye deliliEvrendeki düzen ve amaçlılık
Hudus delili?

Tabloda deliller karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?

  1. A Tarihsel olaylar
  2. B Evrendeki düzen
  3. C Canlıların amaçlılığı
  4. D İnsandaki vicdan
  5. E Evrenin ve varlıkların sonradan var olması
15
Varlık alanıAnlamı
Şehadet âlemiDuyularla algılanabilen varlık alanı
Gayb âlemi?

Tabloda varlık alanları tanımlanmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?

  1. A Duyularla algılanamayan, bilgisi habere dayanan varlık alanı
  2. B Duyularla algılanan alan
  3. C Yalnızca hayal ürünü alan
  4. D Ölçülebilen alan
  5. E Deneyle sınanan alan
16

Bir ilke

Yaratıcının, yaratılmışlara ait eksiklik ve sınırlılıklardan uzak tutulması.

Yukarıda tanımı verilen ilke hangisidir?

  1. A Tevekkül
  2. B Teşbih
  3. C Tenzih
  4. D Tebliğ
  5. E Tefekkür
17

Bir çıkarım üzerine

Bir kişi, bir olayın bilimsel açıklamasını öğrenince "Öyleyse bunun yaratılışla ilgisi yokmuş." demiştir.

Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?

  1. A Kişiyi tanımamak
  2. B Bilimsel açıklamayı anlamamak
  3. C Olayı görememek
  4. D Bir olayın nasıl gerçekleştiğini bilmeyi, niçin var olduğu sorusunun cevabı sanmak
  5. E Açıklamayı okumamak
18
TutumDeğerlendirme
Hazırlık yapıp sonucu teslim etmekTevekkül
Hiç hazırlık yapmadan beklemek?

Tabloda tutumlar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl doldurulmalıdır?

  1. A Teslimiyetin ölçüsü
  2. B Tevekkülün en ileri biçimi
  3. C Doğru bir tutum
  4. D Hazırlığın gereksizliği
  5. E Tevekkül değil, sorumluluktan kaçınma
19
Evrendedüzen gözlenirDüzenbir amacaişaret ederSonuçdüzen koyanbir iradesonucunavarılır

Şemada bir akıl yürütmenin basamakları verilmiştir. Bu akıl yürütmenin adı hangisidir?

  1. A İmkân delili
  2. B Hudus delili
  3. C Gaye (teleolojik) delil
  4. D Fıtrat delili
  5. E İcma delili
20

Bir çıkarım üzerine

Bir kişi, bir konuda tek bir kaynaktan duyduğu bilgiyi "herkes böyle diyor" diyerek aktarmıştır.

Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?

  1. A Kişiyi tanımamak
  2. B Bilgiyi hiç aktarmamak
  3. C Kaynağı fazla araştırmak
  4. D Tek kaynaklı bilgiyi yaygın kabul gibi sunmak
  5. E Konuyu bilmemek
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. A 2. E 3. D 4. D 5. A 6. E 7. A 8. E 9. A 10. E 11. D 12. B 13. D 14. E 15. A 16. C 17. D 18. E 19. C 20. D
1. sorunun çözümü

Tek kaynağa dayanan haber, çok sayıda bağımsız aktarıcının verdiği kadar kesinlik taşımaz.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda haber, ortada aktaran sayısı, sağda bilgi değeri.
  2. Dolu satır: A haberi çok sayıda ve bağımsız kaynaktan geliyor → bilgi değeri yüksek. Bağımsızlık önemli; aktarıcılar birbirinden habersiz aynı şeyi söylüyor.
  3. B haberi tek kişiye dayanıyor. Tek kaynakta yanılma ya da yanlış anlama ihtimali tek başına duruyor; bu yüzden bilgi değeri daha düşüktür ve ek inceleme gerektirir.
  4. Denetleyelim: düşük değer "yanlış" demek değil ✓ — doğru da olabilir, ama kesinlik iddiası zayıftır.

Sık yapılan hata: "Daha yüksek" demek. Bu, ÜST SATIRDA çok kaynaklı haber için zaten yazılmış; tek kaynağa dayanan haberin bilgi değeri daha düşüktür.

2. sorunun çözümü

Gayb alanına giren konular deney ve gözlemle sınanamaz; bilgisi vahiy ve sadık habere dayanır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda konu, sağda o konunun bilgisine ulaşma yolu. Yol, konunun hangi varlık alanına ait olduğuna göre değişiyor.
  2. Dolu satır: bir maddenin kaynama noktası → deney ve gözlem. Bu konu şehadet âlemine ait; ölçülebilir ve yinelenebilir.
  3. Ahiret hayatının niteliği ise duyularla algılanamaz, deneyle sınanamaz. Gayb alanına girdiği için bilgisi vahiy ve sadık habere dayanır.
  4. Denetleyelim: eşleme ünitenin çekirdeği ✓ — her alanın kendi bilgi yolu var.

Sık yapılan hata: Deney demek. Deney, ÜST SATIRDA kaynama noktası için zaten yazılmış; ahiretin niteliği duyularla algılanamadığı için deneyle sınanamaz.

3. sorunun çözümü

Doğrulanmadan yayılan haber hem yanlış bilgiyi çoğaltır hem kişilere haksızlık doğurabilir.

  1. Davranıştaki eksik adımı bulalım: haber alınmış ve hemen yaygınlaştırılmış; arada kaynak araştırması yok.
  2. Bu eksikliğin iki ayrı sonucu var. Birincisi bilgiyle ilgili: doğruluğu bilinmeyen bir içerik çoğalır ve bir süre sonra kaynağına dönmek imkânsızlaşır.
  3. İkincisi kişilerle ilgili: haber birini suçluyor ya da yanlış tanıtıyorsa, yayılma o kişiye doğrudan zarar verir. Sakınca bu ikisinin birleşimidir.
  4. Denetleyelim: yayan kişi haberi üretmemiş olabilir ✓ — ama çoğalttığı için sorumluluğa ortak oluyor.

Sık yapılan hata: "Bilginin çoğalması" demek. Çoğalan şey BİLGİ değil, doğruluğu bilinmeyen bir içerik; sakınca da bu içeriğin yayılmasından doğuyor.

4. sorunun çözümü

Evrenin sonradan var olduğundan hareketle bir yaratıcıya ulaşan akıl yürütmeye hudus delili denir.

  1. Akıl yürütmenin iki öncülünü ayıralım. Birincisi bir ilke: sonradan var olan her şeyin, kendisini var eden bir sebebe ihtiyacı vardır.
  2. İkincisi bir sav: evren de sonradan var olmuştur.
  3. İkisi birleşince evrenin de bir sebebe ihtiyaç duyduğu sonucu çıkar. Çıkış noktası "sonradan var olma" olduğu için bu hudus delilidir.
  4. Denetleyelim: burada düzenden hiç söz edilmiyor ✓ — gaye delilinden ayıran ölçüt tam bu.

Sık yapılan hata: "Gaye delili" demek. Gaye delili evrendeki DÜZEN ve amaçlılıktan yola çıkar; buradaki akıl yürütmede düzenden hiç söz edilmiyor, dayanak varlığın sonradan var olmasıdır.

5. sorunun çözümü

Medrese, kütüphane, rasathane ve darüşşifa; bilginin üretilmesi, korunması ve aktarılmasına hizmet eder.

  1. Dört kurumu işlevlerine göre okuyalım. Medrese öğretim yapar, rasathane gözlem ve araştırma yürütür.
  2. Kütüphane üretilen bilgiyi saklar ve sonraki kuşaklara ulaştırır. Darüşşifa ise hem hasta bakar hem hekim yetiştirir; uygulamalı öğretim yeridir.
  3. Dördünün ortak yanı bilgiyle kurdukları ilişkidir: üretmek, korumak ve aktarmak.
  4. Denetleyelim: hiçbiri ticaret ya da vergi işiyle ilgili değil ✓ — ortak işlev bilgi çevresinde.

Sık yapılan hata: "Askerî eğitim" demek. Sayılan kurumların hiçbiri askerî eğitim kurumu DEĞİL; medrese, kütüphane, rasathane ve darüşşifa bilgiyle ilgilidir.

6. sorunun çözümü

Kartlar varlık ayrımını, bilgi kaynaklarını ve aklın yerini tek bir çerçevede birleştirir.

  1. Üç kartı okuyalım: varlık iki alandır, bilginin üç kaynağı vardır, akıl sorumluluğun şartıdır.
  2. İlk iki kart birbirine bağlı: varlık iki alana ayrıldığı için bilgi de tek bir yolla elde edilemiyor; her alanın kendi yolu var.
  3. Üçüncü kart insanın bu çerçevedeki yerini veriyor: akıl hem bilgiyi anlamanın hem sorumluluğun dayanağı. En kapsayıcı sonuç, varlık ve bilginin akıl ile haberin birlikte işlediği bir çerçevede ele alınmasıdır.
  4. Denetleyelim: kartlardan biri çıkarılsa çerçeve eksik kalırdı ✓ — üçü birbirini tamamlıyor.

Sık yapılan hata: "Bilginin tek kaynağı vardır." demek. İkinci kart bilginin ÜÇ kaynağı olduğunu söylüyor: selim duyular, akıl ve sadık haber.

7. sorunun çözümü

İnsan aklı güçlü bir araçtır ama sınırlıdır; kavrayamaması bir şeyin yokluğunu göstermez.

  1. Görüşü ayıralım: "Aklımla kavrayamadığım hiçbir şeyi kabul etmem." Bu sav, kişinin kendi aklını tek ölçüt sayıyor.
  2. Savı kendi üzerine uygulayalım: insan aklının kapsamı sınırlıdır. Bugün kavranmayan pek çok şey sonradan anlaşılmıştır.
  3. Öyleyse "kavrayamıyorum" ile "yoktur" aynı şey değildir. En uygun eleştiri, görüşün aklın sınırlılığını göz ardı etmesidir.
  4. Denetleyelim: eleştiri aklı reddetmiyor ✓ — yalnız tek ve mutlak ölçüt sayılmasına itiraz ediyor.

Sık yapılan hata: "Aklın hiç kullanılmaması gerektiği" demek. Eleştiri aklı reddetmiyor; itiraz ettiği şey aklın SINIRSIZ ve tek ölçüt sayılmasıdır.

8. sorunun çözümü

Kartlar evreni okumayı, akıl yürütmeyi ve bunun ahlaki karşılığını birlikte gösterir.

  1. Üç kartı okuyalım: evren okunur, akıl delil kurar, bilgi ahlaka dönüşür.
  2. Kartlar bir sıra oluşturuyor. Birinci kart malzemeyi veriyor: gözlenen evren. İkinci kart bu gözlemin akılla işlenmesini — gaye, hudus ve fıtrat delilleri böyle kuruluyor.
  3. Üçüncü kart ise sürecin nerede bittiğini söylüyor: bilgi kâğıtta kalmıyor, davranışa dönüşüyor. En kapsayıcı sonuç üçünü birlikte anmalıdır.
  4. Denetleyelim: merhamet ve emanet şemaları üçüncü kartın örnekleriydi ✓ — ünite bu basamakla kapanıyor.

Sık yapılan hata: "Bilgi davranışa dönüşmez." demek. Üçüncü kart tam TERSİNİ söylüyor: bilgi AHLAKA dönüşür; merhamet ve emanet şemaları da bunun örnekleriydi.

9. sorunun çözümü

İnsanda doğuştan bulunan inanma eğiliminden hareket eden delile fıtrat delili denir.

  1. Gözlemi belirleyelim: farklı ÇAĞLARDA ve farklı TOPLUMLARDA insanlar bir yaratıcı arayışı içinde.
  2. Bu gözlemin ayırt edici yanı, zaman ve kültür farkı tanımaması. Birbirinden habersiz toplumlarda aynı eğilimin görülmesi, onun sonradan öğrenilmiş değil doğuştan gelen bir yönelim olduğunu düşündürür.
  3. İnsandaki bu doğal eğilimden yola çıkan delile fıtrat delili denir.
  4. Denetleyelim: dayanak evren değil İNSAN ✓ — gaye ve hudus delillerinden bu yüzden ayrılıyor.

Sık yapılan hata: "Gaye delili" demek. Gaye delilinin dayanağı EVRENDEKİ düzendir; buradaki gözlem ise insandaki ortak inanma eğilimi olduğu için delil fıtrat delilidir.

10. sorunun çözümü

Dinî literatürde isim ve sıfatların bilinmesi, karşılığını kişinin ahlakında ve davranışında bulur.

  1. Şemadaki iki basamağı okuyalım: merhamet niteliği öğrenilir → kişi çevresine merhametle davranır.
  2. Birinci basamak bir BİLGİ aşaması; kişi bir niteliği tanıyor.
  3. İkinci basamak ise DAVRANIŞ. Öğrenilen nitelik kâğıtta kalmıyor, kişinin çevresiyle ilişkisine yansıyor. İsim ve sıfatların ahlaki karşılığı, bilginin davranışa dönüşmesidir.
  4. Denetleyelim: aynı ilişki ünitenin sonunda da anılıyor ✓ — bilgi ahlaka dönüşüyor.

Sık yapılan hata: "Bilginin davranışla ilgisiz olması" demek. Şema tam TERSİNİ gösteriyor: öğrenilen nitelik kişinin davranışını değiştiriyor, yani bilgi davranışa dönüşüyor.

11. sorunun çözümü

Dinî literatürde dua, çabayı bırakmayı değil; çabayla birlikte yönelmeyi ifade eder.

  1. Üç kartı okuyalım: içten olmak, emek göstermek, sonucu teslimiyetle karşılamak.
  2. İkinci kart belirleyici: emek göstermek. Dua çabanın yerine geçseydi bu kart burada olmazdı.
  3. Üç kart birlikte bir sıra kuruyor: içtenlikle yönelmek, üzerine düşeni yapmak ve çıkan sonucu kabul etmek. Yani dua çabayla birlikte anlam kazanır.
  4. Denetleyelim: kartlarda ne çaba ne dua ötekini gereksiz kılıyor ✓ — ikisi yan yana anılıyor.

Sık yapılan hata: "Duanın çabayı gereksizleştirdiği" demek. Kartlardan biri doğrudan "emek göstermek" diyor; dua çabayı ortadan kaldırmaz, ona eşlik eder.

12. sorunun çözümü

Üç kaynak birlikte sayılır, çünkü her biri farklı bir bilgi alanına ulaşma imkânı verir.

  1. Üç kaynağı tek tek alıp neye ulaştıklarını soralım.
  2. Selim duyular yalnız algılanabilir olana ulaşır; görülmeyen, işitilmeyen bir şey hakkında veri veremez. Akıl bu verilerden çıkarım yapar ama kendisi de bir başlangıç bilgisine ihtiyaç duyar.
  3. Sadık haber ise duyu ve aklın ulaşamadığı alanı bildirir. Üçü aynı bilgiyi vermediği, farklı alanları kapsadığı için birlikte sayılır.
  4. Denetleyelim: biri eksik olsa bir alan boş kalırdı ✓ — üçü birbirinin yerine geçmiyor.

Sık yapılan hata: "Üçünün de aynı bilgiyi vermesi" demek. Kaynaklar aynı bilgiyi verseydi üçüne birden gerek KALMAZDI; birlikte sayılmalarının nedeni farklı alanlara ulaşmalarıdır.

13. sorunun çözümü

el-Alîm, sınırsız ilim sahibi olan, her şeyi bilen anlamına gelir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda isim, sağda anlamı. Her isim bir niteliği anlatıyor.
  2. Dolu satır: er-Rahman → bütün varlıklara karşılıksız merhamet eden. Ad ile anlam aynı kökten geliyor: "rahmet".
  3. Aynı yolu izleyelim: el-Alîm, "ilim" kökünden gelir. Anlamı her şeyi bilendir.
  4. Denetleyelim: "koruyan" el-Hafîz, "rızık veren" er-Rezzâk, "yaratan" el-Hâlık ✓ — her nitelik kendi adına ait.

Sık yapılan hata: "Rızık veren" demek. Rızık veren anlamındaki isim er-REZZÂK’tır; el-Alîm ise "ilim" kökünden gelir ve her şeyi bilen anlamına gelir.

14. sorunun çözümü

Hudus delili düzenden değil, varlığın sonradan meydana gelmiş olmasından hareket eder.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda delil, sağda dayandığı gözlem. Her delil farklı bir gözlemden yola çıkıyor.
  2. Dolu satır: gaye delili → evrendeki düzen ve amaçlılık.
  3. Hudus delilinin dayanağı bundan farklı olmalı; yoksa iki delili ayırmanın anlamı kalmaz. Hudus, evrenin ve varlıkların sonradan var olmasına dayanır.
  4. Denetleyelim: "hudus" sözcüğü zaten sonradan olma anlamına geliyor ✓ — terim ile dayanak örtüşüyor.

Sık yapılan hata: "Evrendeki düzen" demek. Bu, ÜST SATIRDA gaye delili için zaten yazılmış; hudus delilinin dayandığı gözlem varlığın sonradan var olmasıdır.

15. sorunun çözümü

Gayb, duyularla algılanamayan ve bilgisi habere dayanan varlık alanıdır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda varlık alanı, sağda anlamı. İki alan birbirinin karşıtı olarak tanımlanıyor.
  2. Dolu satır: şehadet âlemi → duyularla algılanabilen varlık alanı. Ölçüt duyularla algılanabilirlik.
  3. Gayb bu ölçütün öteki ucudur: duyularla algılanamayan alan. Algılanamadığı için bilgisi de gözlemle değil, vahiy ve sadık habere dayanır.
  4. Denetleyelim: gayb "hayal ürünü" demek değil ✓ — bilgisi başka bir yoldan geliyor, yok sayılmıyor.

Sık yapılan hata: "Duyularla algılanan alan" demek. Bu, ÜST SATIRDA şehadet âlemi için zaten yazılmış; gayb, duyularla algılanamayan alandır.

16. sorunun çözümü

Yaratıcıyı yaratılmışlara ait eksiklik ve sınırlılıklardan uzak tutma ilkesine tenzih denir.

  1. Tanımdaki işlemi belirleyelim: bir uzak tutma söz konusu. Neyden? Yaratılmışlara ait eksiklik ve sınırlılıklardan.
  2. Bu bir yüceltme ilkesidir; Yaratıcıya insanın kusurlarının yakıştırılmasını önler.
  3. İlkenin adı tenzihtir ("temiz tutma, uzak tutma" anlamında).
  4. Denetleyelim: teşbih ise TERS yönde çalışır ✓ — anlaşılabilmesi için benzetme yoluyla anlatmadır; ikisi birlikte anılır.

Sık yapılan hata: Teşbih demek. Teşbih BENZETME yoluyla anlatmadır ve tenzihin karşıt kutbudur; yaratılmışlara ait eksikliklerden uzak tutma ilkesi ise tenzihtir.

17. sorunun çözümü

Bilimsel açıklama işleyişi anlatır; anlam ve amaç sorusu ayrı bir soru olarak durur.

  1. Kişinin akıl yürütmesini ayıralım. Bilgi: olayın bilimsel açıklamasını öğrendi. Sonuç: öyleyse yaratılışla ilgisi yokmuş.
  2. Bilimsel açıklama "nasıl gerçekleşiyor?" sorusunu yanıtlar: hangi süreç, hangi kural, hangi sırayla.
  3. Yaratılış sorusu ise "niçin var?" sorusudur. İki soru farklı olduğu için birinin yanıtlanması ötekini geçersiz kılmaz. Hata, "nasıl"ı bilmeyi "niçin"in cevabı sanmaktır.
  4. Denetleyelim: aynı ayrım ünitedeki tabloda da vardı ✓ — ölçen bakış nasıl, anlam arayışı niçin diye soruyordu.

Sık yapılan hata: "Bilimsel açıklamayı anlamamak" demek. Kişi açıklamayı ANLAMIŞ olabilir; hatası anlamamak değil, "nasıl" sorusunun yanıtını "niçin" sorusunun yanıtı sanmasıdır.

18. sorunun çözümü

Tevekkül gerekeni yaptıktan sonraki teslimiyettir; hazırlıksız bekleme sorumluluktan kaçınmadır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda tutum, sağda değerlendirmesi.
  2. Dolu satır: hazırlık yapıp sonucu teslim etmek → tevekkül. Burada iki aşama var: önce hazırlık, sonra teslimiyet.
  3. İkinci tutumda birinci aşama eksik: hiç hazırlık yapmadan bekleniyor. Tevekkülün tanımı karşılanmıyor; bu, sorumluluktan kaçınmadır.
  4. Denetleyelim: aynı fikir dua sorusunda da vardı ✓ — teslimiyet çabanın yerine değil, ardına geliyor.

Sık yapılan hata: "Tevekkülün en ileri biçimi" demek. Tevekkülün tanımında ÖNCE hazırlık var; hazırlığı büsbütün bırakmak tevekkülün ileri biçimi değil, tanımın dışına çıkmaktır.

19. sorunun çözümü

Evrendeki düzen ve amaçlılıktan hareketle bir yaratıcıya ulaşan akıl yürütmeye gaye delili denir.

  1. Şemadaki üç basamağı okuyalım: evrende düzen gözlenir → düzen bir amaca işaret eder → düzen koyan bir irade sonucuna varılır.
  2. Akıl yürütmenin ÇIKIŞ noktası belirleyici: burada gözlem düzen ve amaçlılık.
  3. Düzenden amaca, amaçtan iradeye giden bu akıl yürütmeye gaye (teleolojik) delil denir.
  4. Denetleyelim: hudus delili düzenden değil SONRADAN VAR OLMAKTAN, fıtrat delili ise insandaki eğilimden yola çıkar ✓ — çıkış noktaları farklı.

Sık yapılan hata: "Hudus delili" demek. Hudus delili varlığın SONRADAN var olmasından yola çıkar; şemadaki akıl yürütme ise evrendeki düzenden yola çıktığı için gaye delilidir.

20. sorunun çözümü

Tek kaynaktan gelen bilgi, çok sayıda bağımsız aktarıcıya dayanan bilgi gibi sunulamaz.

  1. Kişinin yaptığını iki parçaya ayıralım. Elindeki bilgi tek bir kaynaktan geliyor.
  2. Ama aktarırken "herkes böyle diyor" diyor; yani bilgiyi yaygın bir kabul gibi gösteriyor.
  3. Böylece kaynağın gücü olduğundan büyük gösterilmiş olur. Tek kaynaklı bir haber, çok sayıda bağımsız aktarıcının verdiği haberle aynı sayılamaz. Hata budur.
  4. Denetleyelim: bilginin doğru olması bu hatayı gidermez ✓ — sorun içerikte değil, dayanağın sunuluşunda.

Sık yapılan hata: "Bilgiyi hiç aktarmamak" demek. Hata aktarmakta DEĞİL; tek kaynaklı bir bilgiyi yaygın kabul gibi göstererek dayanağını olduğundan güçlü sunmaktadır.

10. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.