10. Sınıf Felsefe 1. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
AlanTemel sorusu
Varlık felsefesi?
Bilgi felsefesiBilgi nasıl mümkündür?

Tabloda iki alanın temel sorusu verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A Güzel nedir?
  2. B Var olan nedir, gerçekte ne vardır?
  3. C İyi nedir?
  4. D Devlet nasıl kurulur?
  5. E Bilim nedir?
2
ArgümanÖncüllerBiçim
BirinciDoğruGeçerli
İkinciYanlışGeçerli

Tabloda iki argüman karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre sonucun güvenilir sayılabilmesi için gereken koşul hangisidir?

  1. A Yalnızca biçimin geçerli olması
  2. B Hem öncüllerin doğru hem biçimin geçerli olması
  3. C Yalnızca öncüllerin doğru olması
  4. D Öncül sayısının fazla olması
  5. E Argümanın uzun olması
3
IMasaIIAdaletIIIAğaçIVSayı

Kartlarda dört varlık numaralandırılmıştır. Bunlardan hangileri duyularla algılanamayan varlıklardır?

  1. A II ve IV
  2. B I ve III
  3. C I ve II
  4. D III ve IV
  5. E Yalnız I
4

Bir görüş üzerine

Bir düşünüre göre hiçbir şey aynı kalmaz; her şey sürekli bir akış içindedir. Aynı ırmakta iki kez yıkanılamaz, çünkü hem ırmak hem yıkanan değişmiştir.

Yukarıda anlatılan görüş varlığı hangi kavramla açıklamaktadır?

  1. A Fenomen
  2. B Değişmez töz
  3. C İdea
  4. D Oluş (değişme)
  5. E Öz
5
KavramÖne çıkan yön
BilgiBir konuda edinilmiş içerik
Bilgelik?

Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A Bilginin ezberlenmesi
  2. B Bilgiyi yaşamda doğru kullanma ve anlamlandırma yetisi
  3. C Bilginin yazıya geçirilmesi
  4. D Bilginin gizlenmesi
  5. E Bilginin sayısallaştırılması
6
TutumBilgi karşısında
DogmatikKesin bilgiye ulaşıldığını savunur
Kuşkucu?

Tabloda iki tutum karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

  1. A Bilgiyi ölçer
  2. B Hiç düşünmez
  3. C Bilgiyi ezberler
  4. D Bilgiyi gizler
  5. E Kesin bilgiye ulaşılıp ulaşılamayacağını sorgular
7

Bir öğrenci "Felsefede kesin cevap yoksa uğraşmak gereksiz." demiştir. Bu değerlendirmeye verilebilecek en uygun karşılık hangisidir?

  1. A Felsefe yalnızca cevap üretmek içindir.
  2. B Doğrudur, felsefeyle uğraşmak gereksizdir.
  3. C Felsefede her sorunun kesin cevabı vardır.
  4. D Kesin cevap olmasa da gerekçeleri sınamak düşünmeyi geliştirir ve kararları temellendirir.
  5. E Gerekçelerin hiçbir değeri yoktur.
8
Gözlenen birinci kuğu beyazdır.Gözlenen ikinci kuğu beyazdır.Gözlenen üçüncü kuğu beyazdır.O hâlde bütün kuğular beyazdır.

Yukarıdaki akıl yürütmenin biçimi ve taşıdığı temel risk hangi seçenekte birlikte doğru verilmiştir?

  1. A Analoji – benzerlik yoktur.
  2. B Tümdengelim – sonuç kesindir.
  3. C Tümevarım – gözlenmeyen bir örnek sonucu çürütebilir.
  4. D Safsata – öncüller yoktur.
  5. E Gözlem – sonuç çıkarılmaz.
9

Bir tartışmaya başlamadan önce kullanılan temel kavramların tanımlanmasının sağladığı yarar hangisidir?

  1. A Görüşlerin gizlenmesi
  2. B Tartışmanın uzaması
  3. C Tarafların aynı şeyi konuştuğundan emin olunması
  4. D Gerekçenin gereksizleşmesi
  5. E Sonucun baştan belirlenmesi
10
Varlık görüşüDoğaya bakış
Doğayı yalnızca kaynak sayanSınırsız kullanım
Doğayı kendi başına değerli sayan?

Tabloda varlık görüşlerinin doğaya bakışa yansıması verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A Sınırsız kullanım
  2. B Hiç kullanmama
  3. C Koruyarak ve sınırlı kullanım
  4. D Doğayı yok sayma
  5. E Doğayı ölçme
11
AlanDayanağı
FelsefeAkıl yürütme ve gerekçelendirme
Dinİnanç ve vahiy

Tabloda iki alanın dayanağı verilmiştir. Bu tabloya göre din felsefesinin konumu için en uygun ifade hangisidir?

  1. A Bir inancı savunan alandır.
  2. B Dinî kavramları akıl yürütmeyle inceleyen bir felsefe alanıdır.
  3. C Bir inancı çürüten alandır.
  4. D Dinle hiç ilgilenmeyen alandır.
  5. E Yalnızca ibadetleri düzenler.
12
ÖlçütNeyle ilgili
GeçerlilikArgümanın biçimi
Doğruluk?

Tabloda iki ölçüt karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A Kullanılan sözcükler
  2. B Argümanın uzunluğu
  3. C Öncül sayısı
  4. D Konuşanın kimliği
  5. E Öncüllerin gerçeğe uygunluğu
13
AlanÖnceki görüşlerin durumu
BilimÇürütülen görüş terk edilir
FelsefeEski görüşler tartışılmayı sürdürür

Tabloda iki alan karşılaştırılmıştır. Felsefede eski görüşlerin tartışılmayı sürdürmesinin nedeni hangisidir?

  1. A Felsefecilerin yeniliğe kapalı olması
  2. B Felsefi soruların deneyle kesin biçimde kapatılamaması
  3. C Felsefede görüş üretilmemesi
  4. D Eski görüşlerin doğrulanmış olması
  5. E Felsefede tartışmanın yasak olması
14

Bir tartışmadan

"Ya bizim önerimizi kabul edersin ya da bu projeyi hiç istemiyorsun demektir."

Yukarıdaki sözde hangi akıl yürütme hatasına düşülmüştür?

  1. A Acele genelleme
  2. B Kişiye yönelme
  3. C Otoriteye dayanma
  4. D Seçenekleri ikiye indirgeme (yanlış ikilem)
  5. E Kısır döngü
15
ITözIIÖzIIIFenomen

Kartlarda üç kavram numaralandırılmıştır. "Bize göründüğü biçimiyle şey" anlamına gelen kavram kaç numaralıdır?

  1. A III
  2. B I
  3. C II
  4. D I ve II
  5. E II ve III
16
Dünya ile bu gezegen büyüklük ve sıcaklık bakımından benzerdir.Dünya’da yaşam vardır.O hâlde bu gezegende de yaşam olabilir.

Yukarıdaki akıl yürütmenin biçimi ve sonucun niteliği hangi seçenekte birlikte doğru verilmiştir?

  1. A Safsata – öncül yoktur.
  2. B Tümdengelim – sonuç kesindir.
  3. C Tümevarım – sonuç kesindir.
  4. D Analoji – sonuç kesin değil, olasıdır.
  5. E Tanım – sonuç yoktur.
17

Felsefenin merakla başladığı söylenir. Bu ifadeyle anlatılmak istenen temel düşünce hangisidir?

  1. A Alışılmış olanın sorgulanmasının felsefi düşünmeyi başlattığı
  2. B Merakın gereksiz olduğu
  3. C Felsefenin yalnızca uzmanlara ait olduğu
  4. D Soruların yanıtsız kaldığı
  5. E Merakın bilimle ilgisiz olduğu
18

Bir tartışmadan

"İki kez geç kaldı; demek ki bu kişi hiçbir işine zamanında yetişemez."

Yukarıdaki söz değerlendirildiğinde ortaya çıkan mantık hatası hangisidir?

  1. A Kısır döngü
  2. B Kişiye yönelme
  3. C Yanlış ikilem
  4. D Otoriteye dayanma
  5. E Yetersiz örnekten genel sonuç çıkarma
19
KişiSöylediği iki görüş
Birinci"Her insan özgürdür." / "Kimsenin seçim şansı yoktur."
İkinci"Her insan özgürdür." / "Seçimlerinden sorumludur."

Tabloda iki kişinin görüşleri verilmiştir. Felsefede aranan tutarlılık ölçütü bakımından yapılabilecek en uygun değerlendirme hangisidir?

  1. A Birinci kişinin görüşleri birbiriyle çelişmektedir.
  2. B İkinci kişinin görüşleri çelişmektedir.
  3. C İki kişi de tutarlıdır.
  4. D İki kişi de tutarsızdır.
  5. E Tutarlılık felsefede aranmaz.
20
Metinİçerdiği yargılar
Birinci"Tüm kurallara uyulmalı." / "Bu kurala uymayabiliriz."
İkinci"Tüm kurallara uyulmalı." / "Bu kurala da uyacağız."

Tabloda iki metnin içerdiği yargılar verilmiştir. Tutarlılık ölçütü bakımından yapılabilecek en uygun değerlendirme hangisidir?

  1. A Birinci metin kendi içinde çelişmektedir.
  2. B İkinci metin çelişmektedir.
  3. C İki metin de tutarlıdır.
  4. D İki metin de tutarsızdır.
  5. E Tutarlılık aranmaz.
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. B 2. B 3. A 4. D 5. B 6. E 7. D 8. C 9. C 10. C 11. B 12. E 13. B 14. D 15. A 16. D 17. A 18. E 19. A 20. A
1. sorunun çözümü

Varlık felsefesinin (ontoloji) temel sorusu "Var olan nedir, gerçekte ne vardır?" sorusudur.

  1. Tablonun dolu satırında bilgi felsefesi var ve sorusu "Bilgi nasıl mümkündür?"; yani her alan kendi konusunu soruyor.
  2. Varlık felsefesinin konusu adından da anlaşılacağı gibi varlıktır; Yunanca "on" (var olan) ile "logos" birleşerek ontoloji adını verir.
  3. Öyleyse temel sorusu var olanın ne olduğu ve gerçekte nelerin var olduğudur.
  4. Denetleyelim: materyalizm ile idealizm tartışması da bu soruya verilmiş iki ayrı yanıttır ✓ — soru varlık felsefesinin sorusudur.

Sık yapılan hata: "Güzel nedir?" demek. Güzelliği ve sanatı sorgulayan alan estetiktir; varlık felsefesi bir değerin değil, var olanın kendisinin ne olduğunu sorar.

2. sorunun çözümü

Sonucun güvenilir olması için hem öncüllerin doğru hem biçimin geçerli olması gerekir.

  1. Birinci argümanda öncüller doğru ve biçim geçerli: sonuç doğru olmak zorundadır.
  2. İkinci argümanda biçim yine geçerli ama öncüller yanlış: sonuç yanlış çıkabilir, güvenilemez.
  3. Demek ki geçerli biçim tek başına yetmiyor; doğru öncülle birleştiğinde güvenilir sonuç verir.
  4. Denetleyelim: iki koşuldan biri eksik olunca sonuç ya dayanaksız ya da biçim hatalı olur ✓ — ikisi birlikte gerekir.

Sık yapılan hata: "Yalnızca biçimin geçerli olması" demek. Tablodaki ikinci argüman tam bunu çürütüyor: biçimi geçerli olduğu hâlde öncülleri yanlış olduğu için sonucu güvenilir değil.

3. sorunun çözümü

Duyularla algılanamayan varlıklar adalet ve sayıdır (II ve IV); bunlar düşünce yoluyla kavranır.

  1. Masa (I) ve ağaç (III) görülür, dokunulur: duyularla algılanan somut varlıklardır.
  2. Adalet (II) görülemez, dokunulamaz; adil ya da adaletsiz davranışları görürüz ama adaleti kavrayan akıldır.
  3. Sayı (IV) da öyledir: üç elma görürüz ama "üç" sayısının kendisini göremeyiz; o düşünsel bir varlıktır.
  4. Denetleyelim: seçilen iki kart da soyut, öteki ikisi somut ✓ — ayrım tutarlı.

Sık yapılan hata: "I ve III" demek. Masa ve ağaç tam tersine duyularla algılanan somut varlıklardır; bu seçenek soruda istenen grubun karşıtını veriyor.

4. sorunun çözümü

Her şeyin sürekli akış içinde olduğunu savunan bu görüş varlığı oluş (değişme) kavramıyla açıklar.

  1. Metin, hiçbir şeyin aynı kalmadığını ve her şeyin sürekli aktığını söylüyor.
  2. Irmak örneği bunu somutlaştırıyor: ikinci kez girildiğinde hem ırmağın suyu hem de yıkanan kişi değişmiştir.
  3. Varlığın özünü değişimde gören bu anlayış oluş düşüncesidir; Herakleitos’a aittir.
  4. Denetleyelim: görüşte değişmeden kalan hiçbir şey kabul edilmiyor ✓ — varlık, oluşun kendisidir.

Sık yapılan hata: "Değişmez töz" demek. Metin "hiçbir şey aynı kalmaz" diyerek değişmeden kalan bir dayanağı açıkça reddediyor; değişmez töz bu görüşün tam karşıtıdır.

5. sorunun çözümü

Bilgelik, bilgiyi yaşamda yerinde, tutarlı ve anlamlı biçimde kullanabilme yetisidir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda öne çıkan yönü.
  2. Dolu satır: bilgi → bir konuda edinilmiş içerik. Yani bilgi bir BİRİKİMDİR; sahip olunur.
  3. Bilgeliğin bundan fazlasını içermesi gerekir; yoksa iki kavram aynı şey olurdu. O fazlalık, bilgiyi yaşamda doğru kullanma ve anlamlandırma yetisidir.
  4. Denetleyelim: çok şey bilen biri yanlış kararlar verebilir ✓ — bu, bilgi ile bilgeliğin aynı olmadığının kanıtı.

Sık yapılan hata: "Bilginin ezberlenmesi" demek. Ezberlemek içeriğe SAHİP OLMANIN bir yoludur ve üst satırdaki bilgi kavramına girer; bilgelik ise o içeriği yerinde kullanmaktır.

6. sorunun çözümü

Kuşkuculuk, kesin bilgiye ulaşılıp ulaşılamayacağını ve bunun ölçütünü sorgular.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda tutum, sağda bilgi karşısındaki duruşu.
  2. Dolu satır: dogmatik → kesin bilgiye ulaşıldığını savunur. Yani kesinliği tartışmaya kapatıyor.
  3. Kuşkucu tutum bunun karşıtı olmalı: kesin bilgiye ulaşılıp ulaşılamayacağını sorgular, hangi ölçütle "kesin" denebileceğini tartışır.
  4. Denetleyelim: kuşkuculuk "hiçbir şey bilinemez" demek zorunda değil ✓ — asıl işi kesinlik iddiasını sınamaktır.

Sık yapılan hata: "Hiç düşünmez" demek. Kuşkucu tutum düşünmeyi bırakmaz, tam tersine kesinlik iddiasının üzerine giderek SORGULAR; düşünmemek bir tutum bile değildir.

7. sorunun çözümü

Felsefenin değeri yalnız varılan sonuçta değil; kavramın netleşmesi ve gerekçenin sınanması sürecindedir.

  1. Öğrencinin savını ayıralım: "kesin cevap yoksa uğraşmak gereksiz." Bu sav, bir uğraşın değerini yalnızca SONUCUNA bağlıyor.
  2. Oysa felsefede süreç kendi başına kazanç üretiyor: tartışılan kavram açıklığa kavuşuyor, savların dayanakları sınanıyor, tutarsızlıklar görülüyor.
  3. Bu kazanımlar kişinin kendi kararlarını temellendirmesini sağlıyor. Öyleyse kesin cevap olmasa da uğraş gereksiz değildir.
  4. Denetleyelim: aynı ölçütle bir tartışmanın sonunda fikir değiştirmek de "boşuna" sayılırdı ✓ — oysa gerekçesi sınanmış bir görüş daha sağlamdır.

Sık yapılan hata: "Felsefe yalnızca cevap üretmek içindir" demek. Bu, öğrencinin varsayımını YİNELİYOR; oysa felsefenin kazancı kavramların netleşmesi ve gerekçelerin sınanması sürecindedir.

8. sorunun çözümü

Bu akıl yürütme tümevarımdır; temel riski, gözlenmemiş tek bir karşıt örneğin genellemeyi çürütebilmesidir.

  1. Öncüller tek tek gözlemler: birinci, ikinci ve üçüncü kuğu beyaz. Bunlar özel yargılardır.
  2. Sonuç "Bütün kuğular beyazdır." ise hiç görülmemiş kuğuları da kapsayan genel bir yargıdır; özelden genele geçiş tümevarımdır.
  3. Tümevarımda sonuç öncüllerin söylediğinden fazlasını söyler; bu yüzden kesin değil, olasıdır.
  4. Denetleyelim: Avustralya’da siyah kuğuların görülmesi, yüzyıllarca doğru sanılan bu genellemeyi tek örnekle çürütmüştü ✓.

Sık yapılan hata: "Tümdengelim – sonuç kesindir." demek. Tümdengelim genelden özele iner; burada ise özel gözlemlerden genel sonuca çıkılıyor ve sonuç kesin değil, çürütülebilir.

9. sorunun çözümü

Kavramları tartışmadan önce tanımlamak, tarafların aynı şeyi konuştuğundan emin olunmasını sağlar.

  1. Aynı sözcük farklı kişilerde farklı anlamlara gelebilir; örneğin "özgürlük" birine göre sınırsız davranmak, ötekine göre başkasına zarar vermeden davranmaktır.
  2. Taraflar sözcüğe farklı anlam yüklerse aslında farklı şeyleri tartışır ve hiçbir zaman uzlaşamaz.
  3. Tanım, sözcüğün bu tartışmada neyi kastettiğini sabitler ve ortak bir zemin kurar.
  4. Denetleyelim: tanımdan sonra kalan anlaşmazlık gerçek bir görüş ayrılığıdır ✓, sözcük yanlış anlaşılmasından doğmaz.

Sık yapılan hata: "Sonucun baştan belirlenmesi" demek. Tanım yalnız kavramın anlamını belirler, hangi görüşün doğru olduğunu belirlemez; sonuç yine gerekçelerle tartışılarak bulunur.

10. sorunun çözümü

Doğayı kendi başına değerli sayan görüş, doğanın koruyarak ve sınırlı kullanılmasını gerektirir.

  1. Birinci görüş doğayı yalnız insanın kaynağı sayıyor; değeri kullanılabilirliğinden geliyor, bu da sınırsız kullanıma yol açıyor.
  2. İkinci görüş doğaya insandan bağımsız bir değer veriyor; değerli olan bir şey yok edilmemeli, korunmalıdır.
  3. Ancak insan yaşamını sürdürmek için doğadan yararlanmak zorundadır; bu yüzden sonuç kullanmamak değil, korumayla dengelenmiş sınırlı kullanımdır.
  4. Denetleyelim: tablo iki görüşün doğaya bakışını birbirinden ayırıyor ✓; ikinci satır birinciyle aynı olamaz, uç bir yasak da gerçekçi olmaz.

Sık yapılan hata: "Hiç kullanmama" demek. Doğaya değer vermek ondan hiç yararlanmamayı gerektirmez; insanın yaşamı doğaya bağlıdır ve görüş kullanımı yasaklamaz, onu sınırlar.

11. sorunun çözümü

Din felsefesi bir inancı savunmaz ya da çürütmez; dinî kavram ve savları akıl yürütmeyle inceler.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda alan, sağda dayanağı.
  2. Felsefenin dayanağı akıl yürütme ve gerekçelendirme, dinin dayanağı ise inanç ve vahiy olarak veriliyor.
  3. Din felsefesi bir FELSEFE alanı olduğuna göre yöntemi soldaki satırdan gelir: akıl yürütme. Konusu ise dinî kavramlardır. Yani dinî kavramları akıl yürütmeyle inceler.
  4. Denetleyelim: bir inancı savunmak ya da çürütmek inanç zemininde bir taraf tutmak olurdu ✓ — oysa alanın dayanağı akıl yürütmedir.

Sık yapılan hata: "Bir inancı savunan alandır" demek. Savunmak, alanın kendi dayanağı olan AKIL YÜRÜTMEYİ bırakıp taraf tutmak olurdu; din felsefesi inceleyerek çalışır.

12. sorunun çözümü

Doğruluk, öncüllerin gerçeğe uygunluğuyla ilgilidir.

  1. Tablonun dolu satırı geçerliliği argümanın biçimine bağlıyor: sonucun öncüllerden kurallara uygun biçimde çıkıp çıkmadığı.
  2. Doğruluk bunun karşısında durduğuna göre biçimi değil, argümanın içeriğini ölçmelidir.
  3. İçeriğin ölçütü, öncüllerde söylenenin gerçekte de öyle olup olmadığıdır.
  4. Denetleyelim: "Bütün kuşlar uçar." öncülü biçim bakımından sorunsuzdur ama gerçeğe uymadığı için doğru değildir ✓.

Sık yapılan hata: "Öncül sayısı" demek. Öncüllerin kaç tane olduğu argümanın yapısına dair bir bilgidir; bir argümanın doğru olup olmadığı sayıya değil, öncüllerin gerçekle uyuşmasına bağlıdır.

13. sorunun çözümü

Felsefi sorular deneyle nihai olarak kapatılamadığı için farklı yanıtlar geçerliliğini korur.

  1. Tablodaki farkın kaynağını arayalım. Bilimde bir görüş çürütülünce terk ediliyor.
  2. Bunun nedeni bilimin elinde bir SINAMA aracı olması: gözlem ve deney bir savı kesin biçimde eleyebiliyor.
  3. Felsefi sorularda böyle bir kesin sınama yoktur; "adalet nedir" sorusu deneyle kapatılamaz. Bu yüzden eski görüşler de tartışılmayı sürdürür.
  4. Denetleyelim: Platon’un ve Aristoteles’in savları bugün hâlâ tartışılıyor ✓ — çürütülmüş sayılmamalarının nedeni bu.

Sık yapılan hata: "Felsefecilerin yeniliğe kapalı olması" demek. Neden kişilerin tutumu değil, SORULARIN niteliğidir: felsefi sorular deneyle kesin biçimde kapatılamaz.

14. sorunun çözümü

Başka seçenekler varken durum iki seçeneğe indirgenmiştir; bu, yanlış ikilem safsatasıdır.

  1. Söz yalnız iki olasılık sunuyor: öneriyi kabul etmek ya da projeyi hiç istememek.
  2. Oysa başka yollar da var: öneriyi değiştirerek kabul etmek, başka bir öneri getirmek ya da projeyi isteyip bu öneriyi yetersiz bulmak.
  3. Gerçekte ikiden fazla seçenek varken karşı tarafı iki uçtan birini seçmeye zorlamak akıl yürütme hatasıdır.
  4. Denetleyelim: "Projeyi istiyorum ama bu öneriyi değil." demek tutarlı bir tutumdur ✓ — ikilem yapaydır.

Sık yapılan hata: "Acele genelleme" demek. Acele genellemede az sayıda örnekten genel bir sonuç çıkarılır; burada örnek yok, seçenekler yapay biçimde daraltılıyor.

15. sorunun çözümü

"Bize göründüğü biçimiyle şey" anlamına gelen kavram fenomendir; kartlarda III numarada yer alır.

  1. Töz (I), değişen niteliklerin altında kalan ve onları taşıyan temel dayanaktır.
  2. Öz (II), şeyi o şey yapan, kaldırıldığında şeyin o olmaktan çıktığı vazgeçilmez niteliktir.
  3. Fenomen (III), şeyin bilince göründüğü hâlidir; karşıtı kendinde şeydir.
  4. Denetleyelim: tanımdaki "göründüğü" sözcüğü fenomenin anlamını birebir veriyor ✓, öteki iki kavram görünüşle değil şeyin kendisiyle ilgilidir.

Sık yapılan hata: II numaralı kartı, yani özü seçmek. Öz bize nasıl göründüğüyle değil, şeyin ne olduğunu belirleyen vazgeçilmez nitelikle ilgilidir.

16. sorunun çözümü

Benzerliğe dayanan bu akıl yürütme analojidir; sonucu kesin değil, olasıdır.

  1. Öncülde Dünya ile başka bir gezegen büyüklük ve sıcaklık bakımından benzer sayılıyor.
  2. Dünya’nın bir niteliği (yaşam barındırması) bu benzerliğe dayanarak öteki gezegene aktarılıyor; bu, analojidir.
  3. Benzerlik her yönü kapsamaz: atmosfer, su ya da manyetik alan gibi ayrı özellikler olabilir. Bu yüzden sonuç ancak olasıdır.
  4. Denetleyelim: sonucun "olabilir" diye kurulmuş olması da kesinlik iddia edilmediğini gösteriyor ✓.

Sık yapılan hata: "Tümevarım – sonuç kesindir." demek. Burada tek tek gözlemlerden genel bir yargıya çıkılmıyor, iki varlığın benzerliğinden sonuç çıkarılıyor; ayrıca ne tümevarımda ne analojide sonuç kesindir.

17. sorunun çözümü

Olağan sayılan şeyleri "neden böyle?" diye sormak felsefi düşünmenin başlangıcıdır.

  1. Merakın ne yaptığını düşünelim: alışkanlıkla kabul ettiğimiz bir şeyi durup fark ettirir.
  2. Fark edilen şey artık "öyledir" diye geçilmez; "neden böyle?" sorusu doğar.
  3. Bu soru dayanak aramayı başlatır, dayanak arayışı da felsefi düşünmenin ilk adımıdır. "Felsefe merakla başlar" sözü bunu anlatır.
  4. Denetleyelim: sorgulanmayan bir kabul üzerine felsefe kurulamaz ✓ — merak, sorgulamanın kapısını açıyor.

Sık yapılan hata: "Felsefenin yalnızca uzmanlara ait olduğu" demek. İfade tam tersini söylüyor: merak herkeste bulunur ve felsefi düşünme bu ORTAK nitelikle başlar.

18. sorunun çözümü

İki örnekten bütün davranışları kapsayan bir sonuç çıkarılmıştır; bu, yetersiz örnekten genelleme (acele genelleme) hatasıdır.

  1. Dayanak: kişi iki kez geç kalmış. Bu, iki tekil gözlemdir.
  2. Sonuç: "hiçbir işine zamanında yetişemez." Bu, kişinin bütün işlerini kapsayan genel bir yargıdır.
  3. Sonucun kapsamı öncülün desteklediğinden çok daha geniştir; iki örnek böyle bir genellemeyi taşıyamaz.
  4. Denetleyelim: kişi başka yüzlerce işine zamanında yetişmiş olabilir; tek bir karşı örnek sonucu çürütür ✓.

Sık yapılan hata: "Kişiye yönelme" demek. Burada bir görüş, savunanı kötülenerek reddedilmiyor; kişinin davranışı hakkında az sayıda örnekten aceleyle genel bir sonuca varılıyor.

19. sorunun çözümü

Özgürlük seçim şansını gerektirdiği için birinci kişinin iki görüşü bir arada tutulamaz.

  1. Tutarlılık ölçütünü hatırlayalım: bir kişinin savları aynı anda doğru olabiliyorsa tutarlıdır.
  2. Birinci kişi "her insan özgürdür" diyor; özgür olmak, seçenekler arasından seçebilmeyi gerektirir. Ama ikinci savında "kimsenin seçim şansı yoktur" diyor.
  3. İkinci sav, birincinin dayandığı koşulu ortadan kaldırıyor. İkisi bir arada doğru olamaz; birinci kişinin görüşleri çelişir.
  4. Denetleyelim: ikinci kişinin savları birbirini destekliyor ✓ — özgürlük, seçimden sorumlu olmayı gerektirir.

Sık yapılan hata: "İkinci kişinin görüşleri çelişmektedir" demek. İkinci kişide çelişki yok, tersine bağlantı var: özgür olmak seçimlerinden SORUMLU olmayı gerektirir.

20. sorunun çözümü

Birinci metin kendi içinde çelişmektedir; tutarlılık, yargıların birbiriyle çelişmemesini ister.

  1. Birinci metin önce "Tüm kurallara uyulmalı." diyor; ardından "Bu kurala uymayabiliriz." diyor.
  2. Tüm kurallara uymak, bu kurala da uymayı gerektirir; iki yargı aynı anda doğru olamaz, bu bir çelişkidir.
  3. İkinci metin ise genel kuraldan tutarlı bir sonuç çıkarıyor: tüm kurallara uyulacaksa bu kurala da uyulacak.
  4. Denetleyelim: ikinci metnin iki yargısını birlikte kabul etmek sorun yaratmaz ✓; birincininkini birlikte kabul etmek olanaksızdır.

Sık yapılan hata: "İkinci metin çelişmektedir." demek. İkinci metin genel kuralı tek bir kurala uyguluyor; bu çelişki değil, tümdengelimle tutarlı bir sonuç çıkarmadır.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.