10. Sınıf Felsefe 2. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
Doğa durumugüvenlik yokAnlaşmayetki devriDevletgüvenliksağlanır

Şemada devletin ortaya çıkışını açıklayan bir kuram verilmiştir. Bu kuramın devlete yüklediği temel işlev hangisidir?

  1. A Din yaymak
  2. B Zenginlik biriktirmek
  3. C Sanat üretmek
  4. D Bireylerin güvenliğini ve haklarını korumak
  5. E Nüfus artırmak
2
ÖlçütBilimSözde bilim
SınamaKarşı kanıta açıktırKarşı kanıtı dışlar
YöntemAçık ve yinelenebilirBelirsiz

Tabloda iki alan karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre bir savın sözde bilim sayılmasında belirleyici olan hangisidir?

  1. A Karşı kanıtı dışlaması ve yönteminin sınanamaz olması
  2. B Savın yeni olması
  3. C Savın popüler olması
  4. D Savın karmaşık olması
  5. E Savın uzun olması
3

Günlük dilde "kuram" sözcüğünün "kanıtsız tahmin" anlamında kullanılmasının bilim iletişimi açısından doğurduğu sorun hangisidir?

  1. A Kuramların çoğalması
  2. B Sınamalardan geçmiş açıklamaların dayanaksız sanılması
  3. C Hipotezlerin azalması
  4. D Ölçümlerin yavaşlaması
  5. E Verilerin kaybolması
4
Eşitlik türüAnlamı
Yasa önünde eşitlikHerkese aynı kuralın uygulanması
Fırsat eşitliği?

Tabloda iki eşitlik türü karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A Herkesin aynı imkânlardan yararlanabilmesi
  2. B Herkesin aynı geliri alması
  3. C Herkesin aynı işi yapması
  4. D Herkesin aynı yerde oturması
  5. E Herkesin aynı yaşta olması
5
SistemlidirSınanabilirDüzeltilebilir

Kartlarda bilimsel bilginin nitelikleri verilmiştir. "Düzeltilebilir" niteliğinin anlamı hangisidir?

  1. A Yeni kanıtlar karşısında değiştirilebilmesi
  2. B Hiç değişmemesi
  3. C Kanıt gerektirmemesi
  4. D Tartışmaya kapalı olması
  5. E Yalnızca uzmanlarca bilinmesi
6
Bu görüşü çok sayıda insan benimsiyor.O hâlde bu görüş doğrudur.

Yukarıdaki akıl yürütmenin din felsefesi tartışmalarında da geçersiz sayılmasının nedeni hangisidir?

  1. A Öncül sayısının azlığı
  2. B Öncülün yanlış olması
  3. C Sonucun uzun olması
  4. D Kabul edenlerin sayısının savın gerekçesini göstermemesi
  5. E Terimlerin çok olması
7
ErkGörevi
YasamaYasa yapmak
YürütmeYasayı uygulamak
Yargı?

Tabloda erkler ve görevleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?

  1. A Okul açmak
  2. B Yasa yapmak
  3. C Vergi toplamak
  4. D Ordu kurmak
  5. E Uyuşmazlıkları yasaya göre çözmek
8

Bir metin üzerine

Bir düşünür, hiçbir yoksulluğun ve haksızlığın bulunmadığı, kurumları kusursuz işleyen bir toplum tasarlamıştır.

Yukarıda anlatılan tasarım hangi kavramla adlandırılır ve temel işlevi nedir?

  1. A İstatistik – veri sunmak
  2. B Anayasa – kuralları belirlemek
  3. C Tarih – geçmişi anlatmak
  4. D Ütopya – mevcut düzeni eleştirmek için ölçüt sunmak
  5. E Yasa – yaptırım getirmek
9
KavramDayanağı
BilgiGerekçelendirme ve sınama
İman?

Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A Deney verisi
  2. B Ölçüm sonucu
  3. C Kişinin benimseyip bağlandığı kabul
  4. D İstatistik
  5. E Gözlem kaydı
10
Sorunfark edilirGörüşkamuoyundatartışılırKarartemsilcilercealınır

Şemada demokratik karar sürecinin işleyişi verilmiştir. Şemaya göre kamuoyu tartışmasının işlevi hangisidir?

  1. A Temsilcileri gereksiz kılmak
  2. B Kararı geciktirmek
  3. C Farklı görüşlerin karara yansımasını sağlamak
  4. D Sorunu gizlemek
  5. E Görüşleri sınırlamak
11
SınanabilirlikölçüttürÇerçevedeğişebilirBilimdeğerlerdenbağımsızdeğildir

Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde bilim hakkında ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Bilimsel çerçeve hiç değişmez.
  2. B Bilim mutlak ve değişmezdir.
  3. C Bilimde sınama aranmaz.
  4. D Bilimin toplumla ilgisi yoktur.
  5. E Bilim; sınanabilir, çerçevesi değişebilen ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir etkinliktir.
12

Bilim insanının araştırmasının olası sonuçlarını da gözetmesi gerektiği görüşünün dayanağı hangisidir?

  1. A Bilgi üretiminin toplumsal sonuçlar doğurabilmesi
  2. B Araştırmanın pahalı olması
  3. C Yayın sayısının önemi
  4. D Ölçümün zorluğu
  5. E Verinin çokluğu
13
GörüşTanrı-evren ilişkisi
TeizmTanrı evrenden ayrıdır
Panteizm?

Tabloda iki görüşün Tanrı-evren ilişkisi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

  1. A Evren yoktur
  2. B Tanrı yoktur
  3. C Tanrı ile evren özdeştir
  4. D Tanrı bilinemez
  5. E Evren sonludur
14

Bir tartışma sorusu

Bir tartışmada, dünyada acı ve haksızlığın bulunmasının, mutlak iyi ve güçlü bir varlık anlayışıyla nasıl bağdaştırılacağı sorulmuştur.

Yukarıda gündeme getirilen sorun din felsefesinde hangi başlıkla ele alınır?

  1. A Adalet problemi
  2. B Bilgi problemi
  3. C Özgürlük problemi
  4. D Kötülük problemi
  5. E Estetik problemi
15
AraştırmayapılırHakemincelerYayıntopluluğaaçılırEleştirisınama sürer

Şemada bilimsel bilginin denetim süreci verilmiştir. Şemaya göre bu sürecin bilimsel bilgiye kattığı temel değer hangisidir?

  1. A Bilginin gizlenmesi
  2. B Bilginin topluluk denetiminden geçerek güvenilirlik kazanması
  3. C Sürecin kısalması
  4. D Araştırmanın ucuzlaması
  5. E Eleştirinin engellenmesi
16
Evrende ince ayarlı bir düzen gözlenir.Düzen amaçlı bir düzenlemeye işaret eder.O hâlde evrende bir düzenleyici vardır.

Yukarıdaki akıl yürütmeye yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?

  1. A Argümanda öncül olmadığı
  2. B Evrende düzen bulunmadığı
  3. C Düzenin amaçlı düzenleme dışında açıklamalarının da bulunabileceği
  4. D Sonucun öncülü tekrarladığı
  5. E Öncüllerin çelişik olduğu
17

Tanrı’nın var olup olmadığının insan aklıyla bilinemeyeceğini savunan yaklaşım hangisidir?

  1. A Teizm
  2. B Agnostisizm
  3. C Deizm
  4. D Panteizm
  5. E Ateizm
18
Boyutİçeriği
HaklarSeçme, eğitim, sağlık
Ödevler?

Tabloda vatandaşlığın iki boyutu verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

  1. A Seçme ve seçilme
  2. B Yasaya uyma ve vergi verme
  3. C Eğitim alma
  4. D Sağlık hizmeti alma
  5. E Seyahat etme
19
AlanTutumu
TeolojiBir dinin kendi ilkelerinden hareket eder
Din felsefesi?

Tabloda iki alan karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?

  1. A Bir dini savunur
  2. B Dinî kavram ve savları akıl yürütmeyle inceler
  3. C Bir dini çürütür
  4. D İbadetleri düzenler
  5. E Dinî metinleri yazar
20
Yöneticiler deyasaya tabidirYargıbağımsızdırYetkilersınırlıdır

Kartlarda bir yönetim anlayışının ilkeleri verilmiştir. Bu ilkelerin tanımladığı yapı hangisidir?

  1. A Ütopya
  2. B Mutlak monarşi
  3. C Doğa durumu
  4. D Hukuk devleti
  5. E Anarşi
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. D 2. A 3. B 4. A 5. A 6. D 7. E 8. D 9. C 10. C 11. E 12. A 13. C 14. D 15. B 16. C 17. B 18. B 19. B 20. D
1. sorunun çözümü

Toplum sözleşmesi kuramında bireyler, güvenliklerinin ve haklarının korunması için yetkilerinin bir kısmını devlete devreder.

  1. Şemanın basamakları: doğa durumunda güvenlik yoktur → bireyler anlaşarak yetkilerinin bir kısmını devreder → devlet kurulur ve güvenlik sağlanır.
  2. Devleti bireyler arasındaki bir anlaşmaya dayandıran bu yaklaşım toplum sözleşmesi kuramıdır (Hobbes, Locke, Rousseau).
  3. Bireyler yetki devrini bir karşılık için yapar: doğa durumunda eksik olan güvenlik ve hakların korunması. Devletin temel işlevi budur.
  4. Denetleyelim: şemanın başında eksik olan (güvenlik), sonunda devletin sağladığı şeydir ✓.

Sık yapılan hata: "Zenginlik biriktirmek" seçmek. Şemada zenginlikten hiç söz edilmiyor; bireylerin yetki devretme gerekçesi doğa durumundaki güvensizliktir ve devletin işlevi de bu gerekçeden çıkar.

2. sorunun çözümü

Bir savı sözde bilim yapan, karşı kanıtı dışlaması ve yönteminin başkalarınca yinelenip sınanamaz olmasıdır.

  1. Tablo iki ölçütte karşılaştırma yapıyor. Sınama ölçütünde bilim "karşı kanıta açıktır", sözde bilim ise "karşı kanıtı dışlar".
  2. Yöntem ölçütünde bilim "açık ve yinelenebilir", sözde bilim "belirsiz"dir. Belirsiz bir yöntem, başkasının aynı işi yapıp sonucu denetlemesini engeller.
  3. İki satır aynı sonuca çıkıyor: sözde bilimde sav denetime kapalıdır. Belirleyici olan budur; savın yeniliği ya da yaygınlığı değil.
  4. Denetleyelim: karşı kanıta açık ve yöntemi yinelenebilir bir sav tabloda bilim sütununa düşerdi ✓ — ayrım tam bu iki ölçütten geçiyor.

Sık yapılan hata: "Savın karmaşık olması" demek. Karmaşıklık bir bilimsellik ölçütü değildir; kuramların çoğu karmaşıktır ama denetime açık oldukları için bilim sayılırlar.

3. sorunun çözümü

İki farklı anlamın karıştırılması, güçlü kanıtlara dayanan bilimsel kuramların "yalnızca bir tahmin" gibi algılanmasına yol açar.

  1. Günlük dilde kuram tahmin anlamında kullanılıyor.
  2. Bilimde ise sınanmış açıklama sistemi demek.
  3. Karışıklık, kuramların dayanaksız sanılmasına yol açar.
4. sorunun çözümü

Fırsat eşitliği, başlangıç koşulları ne olursa olsun herkesin aynı imkânlardan yararlanabilmesidir.

  1. Tablo iki eşitlik türünü ayırıyor: yasa önünde eşitlik, herkese aynı kuralın uygulanmasıdır.
  2. Fırsat eşitliği kuralın aynılığıyla değil başlangıç koşullarıyla ilgilenir: kişi nerede ve hangi koşulda doğmuş olursa olsun eğitim, sağlık gibi imkânlara erişebilmelidir.
  3. Buna göre fırsat eşitliği, herkesin aynı imkânlardan yararlanabilmesidir; sonuçların aynı olması gerekmez.
  4. Denetleyelim: fırsat = başlangıçta herkese açık olan yol; yolun sonunda herkesin aynı yere varması beklenmiyor ✓.

Sık yapılan hata: "Herkesin aynı geliri alması" demek. Bu, fırsatların değil sonuçların eşitlenmesidir; fırsat eşitliği yola aynı imkânlarla çıkmayı ister, herkesin aynı gelire ulaşmasını değil.

5. sorunun çözümü

Bilimsel bilginin düzeltilebilir olması, yeni kanıt ortaya çıktığında bilginin gözden geçirilip değiştirilebilmesi demektir.

  1. Kartlardaki üç nitelik birbirini tamamlıyor: bilgi sistemlidir (bir düzen içinde kurulur), sınanabilirdir (gözlem ve deneyle denetlenir), düzeltilebilirdir. Üçüncüsünün anlamını ilk ikisi hazırlıyor.
  2. Sınanabilen bir bilgi, sınamadan olumsuz sonuç da alabilir. Böyle bir sonuç geldiğinde bilgi ya bırakılır ya da yeni veriye uyacak biçimde değiştirilir.
  3. Öyleyse düzeltilebilirlik bir zayıflık değil, bilginin kanıta bağlı kalmasının güvencesidir: kanıt yenilendikçe bilgi de yenilenir.
  4. Denetleyelim: "yeni kanıtlar karşısında değiştirilebilmesi" karşılığını kartın yerine koyalım — sınanabilir bir bilginin sınama sonucuna göre yenilenmesi tutarlı ✓.

Sık yapılan hata: "Hiç değişmemesi" demek. Bu, düzeltilebilirliğin tam karşıtıdır; hiç değişmeyen bir bilgi yeni kanıtı hesaba katmadığı için bilimsel niteliğini yitirir.

6. sorunun çözümü

Yaygın kabul, bir savın doğruluğunu değil ne kadar benimsendiğini gösterir; gerekçe ayrıca aranmalıdır.

  1. Akıl yürütmeyi ayıralım. Öncül: bu görüşü çok sayıda insan benimsiyor. Sonuç: öyleyse görüş doğrudur.
  2. Öncül bize yalnız bir SAYI veriyor: kaç kişinin benimsediğini. Savın hangi gerekçeye dayandığını hiç söylemiyor.
  3. Doğruluk gerekçeyle ölçülür, benimseyen sayısıyla değil. Bu yüzden öncülden sonuca geçiş geçersizdir.
  4. Denetleyelim: tarihte çoğunluğun benimsediği pek çok görüş sonradan terk edilmiştir ✓ — sayı doğruluğu güvence altına almıyor.

Sık yapılan hata: "Öncülün yanlış olması" demek. Öncül doğru olabilir — görüşü gerçekten çok kişi benimsiyor olabilir; hata öncülün doğruluğunda değil, SAYIDAN doğruluğa geçilmesinde.

7. sorunun çözümü

Yargı erkinin görevi, uyuşmazlıkları yasalara göre karara bağlamaktır.

  1. Tablo erkleri görevleriyle eşleştiriyor: yasama → yasa yapmak, yürütme → yasayı uygulamak.
  2. Üçüncü erk yargıdır; yasa yapılıp uygulandıktan sonra ortaya çıkan anlaşmazlıkları çözmek ona düşer.
  3. Yargının görevi uyuşmazlıkları yasaya göre çözmek, yani karara bağlamaktır; boşluğa bu gelir.
  4. Denetleyelim: yasa yap → uygula → uyuşmazlıkta karar ver; üç erk üç ayrı görevi paylaşıyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yasa yapmak" seçmek. Bu görev tabloda zaten yasamaya verilmiş; yargı yasa yapmaz, var olan yasayı uyuşmazlıklara uygulayarak karar verir.

8. sorunun çözümü

Kusursuz bir toplum tasarımı ütopyadır; temel işlevi mevcut düzeni eleştirmek için bir ölçüt sunmaktır.

  1. Metindeki tasarım: hiçbir yoksulluğun ve haksızlığın bulunmadığı, kurumları kusursuz işleyen bir toplum.
  2. Gerçekte var olmayan ideal bir toplum düzenini anlatan bu tür tasarımlara ütopya denir; ad, Thomas More’un 1516 tarihli eserinden gelir.
  3. Ütopyanın işlevi, çoğu zaman eksiksiz uygulanacak bir plan olmaktan çok, mevcut düzenin eksiklerini görünür kılan bir karşılaştırma ölçütü sunmaktır.
  4. Denetleyelim: kavram (ütopya) ✓ ve işlev (eleştiri ölçütü) ✓; seçeneğin iki parçası da doğru.

Sık yapılan hata: "Anayasa – kuralları belirlemek" seçmek. Anayasa, var olan bir devletin yürürlükteki temel hukuk metnidir; düşünürün hayal ettiği kusursuz toplum ise gerçekte kurulmamış bir tasarımdır.

9. sorunun çözümü

İman, kanıtla zorunlu kılınmış bir sonuç değil; kişinin benimseyerek bağlandığı bir kabuldür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda dayanağı.
  2. Dolu satır: bilgi → gerekçelendirme ve sınama. Bir savın bilgi sayılması için gerekçelendirilebilmesi ve sınanabilmesi gerekir.
  3. İman bu ölçütlerle tanımlanmaz. Kanıtın zorunlu kıldığı bir sonuç değil, kişinin benimseyip bağlandığı bir kabuldür.
  4. Denetleyelim: ayrım imanı değersizleştirmiyor ✓ — yalnız bilgiden FARKLI bir dayanağı olduğunu söylüyor.

Sık yapılan hata: "Deney verisi" demek. Deney verisi bilginin sınanma yollarından biridir ve tablonun ÜST SATIRINA girer; iman ise sınamayla değil bağlanmayla tanımlanır.

10. sorunun çözümü

Demokratik karar sürecinde kamuoyu tartışması, farklı görüşlerin temsilcilerin kararına yansımasını sağlar.

  1. Şemanın basamakları: sorun fark edilir → görüşler kamuoyunda tartışılır → karar temsilcilerce alınır.
  2. Tartışma basamağı kararın hemen öncesinde yer alıyor; burada yurttaşlar, uzmanlar ve farklı gruplar görüşlerini dile getirir.
  3. Temsilciler kararı alırken bu görüşlerden haberdar olur; kamuoyu tartışmasının işlevi farklı görüşlerin karara yansımasını sağlamaktır.
  4. Denetleyelim: tartışma olmasaydı karar yalnızca temsilcilerin kendi bakışına dayanırdı ✓; tartışma temsilcileri kaldırmıyor, onları besliyor.

Sık yapılan hata: "Temsilcileri gereksiz kılmak" seçmek. Şemada kararı yine temsilciler alıyor; tartışma onların yerini almıyor, verecekleri kararı farklı görüşlerle besliyor.

11. sorunun çözümü

Üç kart birlikte bilimi; sınanabilir, çerçevesi değişebilen ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir etkinlik olarak tanımlar.

  1. Kartları tek tek adlandıralım: birincisi yöntem ölçütünü veriyor — sınanabilirlik. İkincisi tarihsel boyutu veriyor — çerçeve değişebilir. Üçüncüsü toplumsal boyutu veriyor — bilim değerlerden bağımsız değildir.
  2. Soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor; öyleyse üç boyuttan yalnız birini anan bir yargı yetmez, üçünü birden toplayan yargı aranır.
  3. Üç boyutu tek cümlede birleştirelim: bilim sınanabilir ölçüte dayanır, çerçevesi zaman içinde değişebilir ve toplumsal sorumluluk taşır.
  4. Denetleyelim: bu yargıdan üç kartın her birini geri okuyabiliyoruz ✓ — kapsayıcı olmanın ölçüsü budur.

Sık yapılan hata: "Bilim mutlak ve değişmezdir." demek. Bu yargı ikinci kartla doğrudan çelişir; çerçevesi değişebilen bir etkinlik mutlak ve değişmez olamaz.

12. sorunun çözümü

Bilim insanının olası sonuçları gözetmesi beklenir; çünkü üretilen bilgi uygulamaya dönüştüğünde toplumsal sonuçlar doğurabilir.

  1. Görüşün dayanağını bulmak için bilginin laboratuvardan sonraki yolunu izleyelim: bilgi yayımlanır, uygulamaya ve teknolojiye dönüşür, sonra geniş kitleleri etkiler.
  2. Bu etki iyi de olabilir kötü de; her iki durumda da sorumluluk doğurur. Sonuçları en önceden kestirebilecek kişi ise araştırmayı yürütendir.
  3. Öyleyse gerekçe bilginin kendisinde değil, bilginin toplumda yaratabileceği sonuçtadır. Sorumluluk beklentisi buradan çıkar.
  4. Denetleyelim: bilgi hiçbir uygulamaya dönüşmese ve kimseyi etkilemeseydi böyle bir beklenti de doğmazdı ✓.

Sık yapılan hata: "Araştırmanın pahalı olması" demek. Maliyet bir bütçe sorunudur; sorumluluk beklentisi harcanan paradan değil, ortaya çıkan bilginin insanları etkileyebilmesinden doğar.

13. sorunun çözümü

Panteizm, Tanrı ile evreni ayrı iki varlık olarak değil, özdeş olarak düşünür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda görüş, sağda o görüşe göre Tanrı-evren ilişkisi.
  2. Dolu satır: teizm → Tanrı evrenden AYRIDIR. Yaratan ile yaratılan iki ayrı varlık düzeyindedir.
  3. Panteizm bu ayrımı ortadan kaldırır: Tanrı ile evreni özdeş sayar. Evrenin kendisi Tanrı olarak düşünülür.
  4. Denetleyelim: panteizm Tanrı’yı reddetmiyor ✓ — ateizmden ayrılan yönü bu; reddettiği şey Tanrı ile evrenin ayrılığıdır.

Sık yapılan hata: "Tanrı yoktur" demek. Bu ATEİZMİN savıdır; panteizm Tanrı’nın varlığını kabul eder, yalnız onu evrenden ayrı düşünmez.

14. sorunun çözümü

Acı ve kötülüğün varlığının Tanrı anlayışıyla bağdaştırılması sorusu kötülük problemi olarak adlandırılır.

  1. Sorudaki iki ögeyi ayıralım: bir yanda dünyada gözlenen acı ve haksızlık, öte yanda mutlak iyi ve güçlü bir varlık anlayışı.
  2. Tartışma bu ikisinin nasıl bağdaşacağı üzerine kuruluyor. Yani ortada bir gerilim var ve çözülmesi isteniyor.
  3. Din felsefesinde bu tartışma kötülük problemi başlığıyla ele alınır.
  4. Denetleyelim: problemin adı çözümü değil, SORUNUN kendisini adlandırıyor ✓ — farklı yanıtlar da bu başlık altında tartışılır.

Sık yapılan hata: "Adalet problemi" demek. Adalet kavramı tartışmanın içinde geçebilir ama din felsefesinde bu tartışmanın yerleşik adı kötülük problemidir.

15. sorunun çözümü

Hakem incelemesi ve yayın sonrası eleştiri, bilgiyi topluluk denetiminden geçirerek ona güvenilirlik kazandırır.

  1. Şemadaki sırayı izleyelim: araştırma yapılır → hakem inceler → yayınla topluluğa açılır → eleştiri ve sınama sürer. Her basamakta bilgiye yeni bir göz bakıyor.
  2. Hakem incelemesi, yöntem ve sonucun araştırmacı dışındaki uzmanlarca denetlenmesidir. Yayın ise denetimi bütün topluluğa açar.
  3. Son basamağın sürekliliği önemli: sınama yayınla bitmiyor. Böylece bilgi tek kişinin güvencesinden çıkıp topluluğun sınamasından geçmiş bilgi hâline geliyor; güvenilirliği buradan gelir.
  4. Denetleyelim: denetim basamakları kaldırılsaydı geriye yalnız araştırmacının kendi beyanı kalırdı ✓.

Sık yapılan hata: "Sürecin kısalması" demek. Hakem incelemesi ve süregelen eleştiri süreci uzatır; katılan değer hızda değil, bilginin başkalarınca sınanmış olmasındadır.

16. sorunun çözümü

İkinci öncül tartışmalıdır; düzenin amaçlı düzenleme dışında açıklamaları da bulunabilir.

  1. Argümanın öncüllerini ayıralım. Birincisi bir gözlem: evrende ince ayarlı bir düzen görülüyor.
  2. İkincisi ise bir yorum: düzen amaçlı bir düzenlemeye işaret eder. Sonuç bu ikinci öncüle dayanıyor.
  3. Eleştiri de buraya yönelmeli. Düzenin doğal süreçlerle (örneğin uzun süreli seçilim ya da fiziksel yasaların işleyişiyle) açıklanabileceği öne sürülürse, sonuç ZORUNLU olmaktan çıkar.
  4. Denetleyelim: eleştiri düzenin varlığını reddetmiyor ✓ — reddettiği şey düzenden amaca zorunlu bir geçiş yapılabilmesi.

Sık yapılan hata: "Evrende düzen bulunmadığı" demek. Bu, argümanın BİRİNCİ öncülünü (gözlemi) reddetmek olur ve tartışmalı bir iddiadır; daha güçlü eleştiri, tartışmalı olan ikinci öncüle yöneltilir.

17. sorunun çözümü

Tanrı’nın var olup olmadığının insan aklıyla bilinemeyeceğini savunan yaklaşım agnostisizmdir.

  1. Soruda yaklaşımın ne söylediğine dikkat edelim: varlığı da yokluğu da öne sürmüyor.
  2. Öne sürdüğü şey BİLGİYLE ilgili: bu konuda insan aklıyla kesin bilgiye ulaşılamaz.
  3. Bu tutum agnostisizmdir. Bir varlık iddiası değil, bir bilinebilirlik iddiasıdır.
  4. Denetleyelim: teizm ve ateizm birer varlık savı ileri sürer ✓ — agnostisizm ise sav ileri sürmenin olanağını tartışır.

Sık yapılan hata: Ateizm demek. Ateizm Tanrı’nın YOK OLDUĞUNU savunur, yani bir varlık savı ileri sürer; agnostisizm ise böyle bir savın bilinemeyeceğini söyler.

18. sorunun çözümü

Vatandaşlığın ödevler boyutunu yasaya uyma ve vergi verme gibi yükümlülükler oluşturur.

  1. Tablo vatandaşlığı iki boyutta ele alıyor: haklar (seçme, eğitim, sağlık) ve ödevler.
  2. Hak, vatandaşın devletten ve toplumdan isteyebildiği şeydir; ödev ise vatandaşın yerine getirmekle yükümlü olduğu şeydir.
  3. Seçenekler arasında yükümlülük bildiren tek ifade "yasaya uyma ve vergi verme"dir; ödevler boyutuna bu gelir.
  4. Denetleyelim: vergi verilmeden eğitim ve sağlık hizmetleri finanse edilemez; hak ile ödev birbirini karşılıyor ✓.

Sık yapılan hata: "Seçme ve seçilme" demek. Bu bir ödev değil siyasal bir haktır; tablonun haklar satırındaki "seçme" ile aynı boyuta aittir.

19. sorunun çözümü

Din felsefesi bir dini savunmaz ya da çürütmez; dinî kavram ve savları akıl yürütme yoluyla inceler.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda alan, sağda o alanın tutumu.
  2. Dolu satır: teoloji → bir dinin KENDİ ilkelerinden hareket eder. Yani içeriden konuşur, o dinin kabullerini başlangıç noktası alır.
  3. Din felsefesi ise dışarıdan bakar. Herhangi bir dinin kabullerini doğru varsaymaz; kavramları ve savları akıl yürütmeyle inceler.
  4. Denetleyelim: bu yüzden din felsefesi taraf tutmaz ✓ — ne savunur ne çürütür, çözümler.

Sık yapılan hata: "Bir dini savunur" demek. Savunmak TEOLOJİYE daha yakın bir tutumdur; din felsefesi savları inceler, bir tarafın avukatlığını yapmaz.

20. sorunun çözümü

Yöneticinin de yasaya bağlı olması, yargı bağımsızlığı ve yetkilerin sınırlanması hukuk devletini tanımlar.

  1. Kartlardaki ilkeler: yöneticiler de yasaya tabidir; yargı bağımsızdır; yetkiler sınırlıdır.
  2. Üç ilkenin ortak noktası, yönetimin keyfî güce değil hukuka bağlanmasıdır: yasa yöneteni de bağlar, bağımsız yargı bunu denetler, yetki sınırları gücü kısıtlar.
  3. Devletin kendisinin de hukukla bağlı olduğu bu yapıya hukuk devleti denir.
  4. Denetleyelim: üç kartın her biri hukuk devletinin bir ilkesi ✓; yönetimin hukukun üstünde olduğu yapılarla hiçbiri bağdaşmıyor.

Sık yapılan hata: "Mutlak monarşi" seçmek. Mutlak monarşide yönetici yasanın üstündedir ve yetkisi sınırsızdır; bu, "yöneticiler de yasaya tabidir" ve "yetkiler sınırlıdır" kartlarıyla doğrudan çelişir.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.