10. Sınıf Felsefe 2. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
| Yaklaşım | Ölçütü |
|---|---|
| Birinci | Davranışın doğurduğu sonuç |
| İkinci | Davranışın dayandığı ilke ve niyet |
Tabloda ahlaki değerlendirmede kullanılan iki ölçüt verilmiştir. İkinci yaklaşımın birinciye yönelttiği temel eleştiri hangisidir?
- A Sonucun ölçülememesi
- B Sonuca bakmanın, yanlış bir davranışı iyi sonuç verdiğinde haklı gösterebilmesi
- C Niyetin bilinememesi
- D İlkenin yazılamaması
- E İki ölçütün aynı olması
Şemada demokratik karar sürecinin işleyişi verilmiştir. Şemaya göre kamuoyu tartışmasının işlevi hangisidir?
- A Temsilcileri gereksiz kılmak
- B Kararı geciktirmek
- C Farklı görüşlerin karara yansımasını sağlamak
- D Sorunu gizlemek
- E Görüşleri sınırlamak
| Kavram | Dayanağı |
|---|---|
| Bilgi | Gerekçelendirme ve sınama |
| İman | ? |
Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A Deney verisi
- B Ölçüm sonucu
- C Kişinin benimseyip bağlandığı kabul
- D İstatistik
- E Gözlem kaydı
Kartlarda "iyi" kavramına verilen farklı karşılıklar sıralanmıştır. Bu çeşitliliğin ahlak felsefesi bakımından gösterdiği temel gerçek hangisidir?
- A İyi kavramının tek bir ölçüte indirgenemediği ve tartışıldığı
- B İyi diye bir şey olmadığı
- C Ölçütlerin aynı olduğu
- D Tartışmanın gereksiz olduğu
- E İyinin ölçülebilir olduğu
Mantığın felsefe içindeki temel işlevi hangisidir?
- A Ölçüm yapmak
- B Deney yapmak
- C Doğru düşünmenin kurallarını inceleyerek akıl yürütmeleri denetlemek
- D Tarihî olayları sıralamak
- E Sanat eseri üretmek
| Kavram | İşaret ettiği |
|---|---|
| Varlık | Var olan her şeyin ortak niteliği |
| Varoluş | ? |
Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A Varlığın adı
- B Varlığın tanımı
- C Belirli bir varlığın fiilen bulunma biçimi
- D Varlığın sayısı
- E Varlığın rengi
Bilim insanının araştırmasının olası sonuçlarını da gözetmesi gerektiği görüşünün dayanağı hangisidir?
- A Bilgi üretiminin toplumsal sonuçlar doğurabilmesi
- B Araştırmanın pahalı olması
- C Yayın sayısının önemi
- D Ölçümün zorluğu
- E Verinin çokluğu
| Görüş | Varlığın temel niteliği |
|---|---|
| Birinci | Sürekli değişim |
| İkinci | Değişmezlik ve birlik |
Tabloda iki karşıt varlık görüşü verilmiştir. Bu karşıtlığın felsefe tarihi bakımından gösterdiği temel gerçek hangisidir?
- A Varlık felsefesinin gereksizliği
- B İki görüşün de yanlış olduğu
- C Varlık sorusunun çözüldüğü
- D Görüşlerin aynı olduğu
- E Varlık sorusunun tek bir yanıta indirgenemediği ve tartışmanın sürdüğü
| Varlık türü | Örnek |
|---|---|
| Gerçek varlık | Dağ, taş |
| Düşünsel varlık | Sayı, kavram |
| Kurgusal varlık | ? |
Tabloda varlık türleri örneklendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm hangi seçenekle tamamlanır?
- A Bir sayı
- B Bir dağ
- C Romandaki bir kahraman
- D Bir taş
- E Bir ağaç
Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde bilim hakkında ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Bilimsel çerçeve hiç değişmez.
- B Bilim mutlak ve değişmezdir.
- C Bilimde sınama aranmaz.
- D Bilimin toplumla ilgisi yoktur.
- E Bilim; sınanabilir, çerçevesi değişebilen ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir etkinliktir.
Bir tartışma sorusu
Bir tartışmada, dünyada acı ve haksızlığın bulunmasının, mutlak iyi ve güçlü bir varlık anlayışıyla nasıl bağdaştırılacağı sorulmuştur.
Yukarıda gündeme getirilen sorun din felsefesinde hangi başlıkla ele alınır?
- A Adalet problemi
- B Bilgi problemi
- C Özgürlük problemi
- D Kötülük problemi
- E Estetik problemi
Kartlarda bilginin kaynağı olarak öne sürülen yollar numaralandırılmıştır. Bir matematik teoreminin kanıtlanmasında ağırlıklı olarak kullanılan yol kaç numaralıdır?
- A I
- B II
- C III
- D II ve III
- E Yalnız III
| Kavram | İşaret ettiği |
|---|---|
| Ahlak | Bir toplumda fiilen geçerli davranış kuralları |
| Etik | ? |
Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu hangi seçenek doğru tamamlar?
- A Ahlaki kuralları konu edinen felsefe dalı
- B Yasaların tümü
- C Bir toplumun geleneği
- D Bir kişinin alışkanlığı
- E Bir kurumun yönetmeliği
| Görüş | Tanrı-evren ilişkisi |
|---|---|
| Teizm | Tanrı evrenden ayrıdır |
| Panteizm | ? |
Tabloda iki görüşün Tanrı-evren ilişkisi karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A Evren yoktur
- B Tanrı yoktur
- C Tanrı ile evren özdeştir
- D Tanrı bilinemez
- E Evren sonludur
| Ölçüt | Bir yargı ne zaman doğrudur? |
|---|---|
| Uygunluk | Gerçeklikle örtüştüğünde |
| Tutarlılık | ? |
Tabloda doğruluk ölçütleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A Kısa olduğunda
- B Yararlı olduğunda
- C Çok kişi inandığında
- D Bağlı olduğu diğer yargılarla çelişmediğinde
- E Yazılı olduğunda
Şemada devletin ortaya çıkışını açıklayan bir kuram verilmiştir. Bu kuramın devlete yüklediği temel işlev hangisidir?
- A Din yaymak
- B Zenginlik biriktirmek
- C Sanat üretmek
- D Bireylerin güvenliğini ve haklarını korumak
- E Nüfus artırmak
Yukarıdaki argümanın biçimsel yapısı düzgün olduğu hâlde sonucu yanlıştır. Bu durum hangi ayrımla açıklanır?
- A Bilgi ile inanç ayrımı
- B Tümevarım ile analoji ayrımı
- C Kavram ile terim ayrımı
- D Geçerlilik ile doğruluk ayrımı
- E Öz ile töz ayrımı
| Kişi | Savı | Gerekçesi |
|---|---|---|
| Birinci | Yarın yağmur yağacak | Basınç ve nem ölçümleri |
| İkinci | Yarın yağmur yağacak | İçime doğdu |
Tabloda aynı savın iki farklı gerekçesi verilmiştir. Bilgi felsefesi açısından yapılabilecek en uygun değerlendirme hangisidir?
- A İkisi de bilgi değildir.
- B İkisi de bilgidir.
- C Sav aynı olsa da yalnızca birincinin savı gerekçelendirilmiş bilgi niteliği taşır.
- D Gerekçenin önemi yoktur.
- E Sav yanlış olduğu için ikisi de geçersizdir.
Kartlarda bu ünitede işlenen üç temel nitelik verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde felsefe hakkında ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Felsefe gerekçeye ihtiyaç duymaz.
- B Felsefe hazır cevaplar bütünüdür.
- C Felsefe yalnızca soru sormaktır.
- D Felsefe kendi görüşünü hiç sorgulamaz.
- E Felsefe; sorgulayan, gerekçe arayan ve kendi düşüncesini de sınamaya açan bir düşünme etkinliğidir.
Günlük dilde "kuram" sözcüğünün "kanıtsız tahmin" anlamında kullanılmasının bilim iletişimi açısından doğurduğu sorun hangisidir?
- A Kuramların çoğalması
- B Sınamalardan geçmiş açıklamaların dayanaksız sanılması
- C Hipotezlerin azalması
- D Ölçümlerin yavaşlaması
- E Verilerin kaybolması
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Yalnızca sonuca bakıldığında, kendi başına yanlış sayılan bir davranış olumlu sonuç doğurduğunda savunulabilir hâle gelir.
- Tablodaki iki ölçütü ayıralım. Birinci yaklaşım davranışı DOĞURDUĞU SONUCA göre değerlendiriyor; ikincisi dayandığı İLKE ve niyete göre.
- Birinci ölçütün sonucunu düşünelim: bir yalan ya da haksızlık, iyi bir sonuç doğurduğunda ölçüt gereği "doğru" sayılmak zorunda kalır.
- İlke etiği bunu kabul etmez; bazı davranışlar sonucundan bağımsız olarak yanlıştır. Yönelttiği temel eleştiri budur.
- Denetleyelim: eleştiri sonucu önemsiz saymıyor ✓ — TEK ölçüt olmasına itiraz ediyor.
Sık yapılan hata: "Sonucun ölçülememesi" demek. İlke etiğinin itirazı ölçmenin zorluğu değil; sonucu tek ölçüt yapmanın YANLIŞ bir davranışı haklı gösterebilmesidir.
2. sorunun çözümü
Demokratik karar sürecinde kamuoyu tartışması, farklı görüşlerin temsilcilerin kararına yansımasını sağlar.
- Şemanın basamakları: sorun fark edilir → görüşler kamuoyunda tartışılır → karar temsilcilerce alınır.
- Tartışma basamağı kararın hemen öncesinde yer alıyor; burada yurttaşlar, uzmanlar ve farklı gruplar görüşlerini dile getirir.
- Temsilciler kararı alırken bu görüşlerden haberdar olur; kamuoyu tartışmasının işlevi farklı görüşlerin karara yansımasını sağlamaktır.
- Denetleyelim: tartışma olmasaydı karar yalnızca temsilcilerin kendi bakışına dayanırdı ✓; tartışma temsilcileri kaldırmıyor, onları besliyor.
Sık yapılan hata: "Temsilcileri gereksiz kılmak" seçmek. Şemada kararı yine temsilciler alıyor; tartışma onların yerini almıyor, verecekleri kararı farklı görüşlerle besliyor.
3. sorunun çözümü
İman, kanıtla zorunlu kılınmış bir sonuç değil; kişinin benimseyerek bağlandığı bir kabuldür.
- Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda dayanağı.
- Dolu satır: bilgi → gerekçelendirme ve sınama. Bir savın bilgi sayılması için gerekçelendirilebilmesi ve sınanabilmesi gerekir.
- İman bu ölçütlerle tanımlanmaz. Kanıtın zorunlu kıldığı bir sonuç değil, kişinin benimseyip bağlandığı bir kabuldür.
- Denetleyelim: ayrım imanı değersizleştirmiyor ✓ — yalnız bilgiden FARKLI bir dayanağı olduğunu söylüyor.
Sık yapılan hata: "Deney verisi" demek. Deney verisi bilginin sınanma yollarından biridir ve tablonun ÜST SATIRINA girer; iman ise sınamayla değil bağlanmayla tanımlanır.
4. sorunun çözümü
Farklı yaklaşımların "iyi"yi farklı ölçütlerle tanımlaması, kavramın tek ölçüte indirgenemediğini gösterir.
- Üç kartı okuyalım: haz veren, yararlı olan, ödeve uygun olan.
- Her kart "iyi" kavramını başka bir şeye bağlıyor. Birincisi duyguya, ikincisi sonuca, üçüncüsü ilkeye.
- Üçü aynı anda tek bir tanım vermiyor; hatta bazı durumlarda çatışıyorlar. Bu çeşitlilik, iyi kavramının tek ölçüte indirgenemediğini ve tartışıldığını gösterir.
- Denetleyelim: haz veren bir davranış ödeve aykırı olabilir ✓ — ölçütlerin çatışması, çeşitliliğin somut kanıtı.
Sık yapılan hata: "İyi diye bir şey olmadığı" demek. Kartların üçü de iyiye bir KARŞILIK veriyor, yani kavramın varlığını kabul ediyor; gösterdikleri şey tanımın tartışmalı olduğudur.
5. sorunun çözümü
Mantığın felsefedeki temel işlevi, doğru düşünmenin kurallarını inceleyerek akıl yürütmeleri denetlemektir.
- Felsefe sonuçlarına deneyle değil, akıl yürütmeyle ulaşır.
- Akıl yürütmenin güvenilir olması için sonucun öncüllerden kurallara uygun çıkması gerekir.
- Mantık bu kuralları (öncül-sonuç ilişkisi, geçerlilik, çelişmezlik) inceler ve hangi akıl yürütmenin hatalı olduğunu gösterir.
- Denetleyelim: bu ünitedeki safsataların ayırt edilmesi de mantığın denetleme işlevinin uygulamasıdır ✓.
Sık yapılan hata: "Deney yapmak" demek. Deney bilimin yöntemidir; mantık ise olgulara değil akıl yürütmenin biçimine bakar ve bir argümanı deneye başvurmadan değerlendirir.
6. sorunun çözümü
Varoluş, belirli bir varlığın fiilen bulunma biçimidir.
- Tablo "varlık" kavramını var olan her şeyin ortak niteliği olarak veriyor: genel, soyut bir kavram.
- Karşısındaki "varoluş" bu genelliğin tersine tek tek şeylere ilişkin olmalı.
- Varoluş, belirli bir şeyin şu anda, şurada gerçekten bulunmasıdır: bu masanın, bu insanın var olması.
- Denetleyelim: "varlık" her şeyde ortaktır ✓; "varoluş" ise her şeyin kendine özgü bulunma biçimidir, bu yüzden ikisi karşılaştırılabilir.
Sık yapılan hata: "Varlığın tanımı" demek. Varlığın tanımı tablonun ilk satırında zaten veriliyor; varoluş varlığı tanımlamaz, belirli bir şeyin fiilen var olmasını anlatır.
7. sorunun çözümü
Bilim insanının olası sonuçları gözetmesi beklenir; çünkü üretilen bilgi uygulamaya dönüştüğünde toplumsal sonuçlar doğurabilir.
- Görüşün dayanağını bulmak için bilginin laboratuvardan sonraki yolunu izleyelim: bilgi yayımlanır, uygulamaya ve teknolojiye dönüşür, sonra geniş kitleleri etkiler.
- Bu etki iyi de olabilir kötü de; her iki durumda da sorumluluk doğurur. Sonuçları en önceden kestirebilecek kişi ise araştırmayı yürütendir.
- Öyleyse gerekçe bilginin kendisinde değil, bilginin toplumda yaratabileceği sonuçtadır. Sorumluluk beklentisi buradan çıkar.
- Denetleyelim: bilgi hiçbir uygulamaya dönüşmese ve kimseyi etkilemeseydi böyle bir beklenti de doğmazdı ✓.
Sık yapılan hata: "Araştırmanın pahalı olması" demek. Maliyet bir bütçe sorunudur; sorumluluk beklentisi harcanan paradan değil, ortaya çıkan bilginin insanları etkileyebilmesinden doğar.
8. sorunun çözümü
Karşıt iki görüşün sürmesi, varlık sorusunun tek bir yanıta indirgenemediğini ve tartışmanın sürdüğünü gösterir.
- Birinci görüş varlığı sürekli değişim olarak görüyor (Herakleitos); ikinci görüş değişmezlik ve birlik olarak görüyor (Parmenides).
- İki görüş birbirinin tam karşıtıdır ve ikisi de gerekçelerle savunulmuştur.
- Varlık sorusu deneyle kesin olarak yanıtlanamadığı için karşıt yanıtlar ortadan kalkmaz; felsefe tarihi boyunca yeni görüşler de eklenir.
- Denetleyelim: seçenek iki görüşten birini yanlışlamadan ikisinin birlikte varlığını açıklıyor ✓.
Sık yapılan hata: "Varlık sorusunun çözüldüğü" demek. Birbirine karşıt iki yanıtın bulunması sorunun çözülmediğini gösterir; çözülmüş bir soruda böyle bir ayrılık kalmazdı.
9. sorunun çözümü
Kurgusal varlığa örnek romandaki bir kahramandır; o yalnızca bir yapıtın içinde var olur.
- Gerçek varlık örnekleri dağ ve taş: dış dünyada, bizden bağımsız bulunurlar.
- Düşünsel varlık örnekleri sayı ve kavram: dış dünyada nesne olarak yoktur ama akılla kavranır.
- Kurgusal varlık ise bir yazarın, sanatçının hayal gücüyle yaratılır ve yalnız o yapıtın içinde vardır; romandaki kahraman buna uyar.
- Denetleyelim: romandaki kahramanı dış dünyada arayıp bulamayız ama yapıtı okuyan herkes onu tanır ✓.
Sık yapılan hata: "Bir sayı" demek. Sayı tablonun düşünsel varlık satırında zaten örnek olarak geçiyor; kimse tarafından hayal edilip yaratılmadığı için kurgusal değildir.
10. sorunun çözümü
Üç kart birlikte bilimi; sınanabilir, çerçevesi değişebilen ve toplumsal sorumluluk taşıyan bir etkinlik olarak tanımlar.
- Kartları tek tek adlandıralım: birincisi yöntem ölçütünü veriyor — sınanabilirlik. İkincisi tarihsel boyutu veriyor — çerçeve değişebilir. Üçüncüsü toplumsal boyutu veriyor — bilim değerlerden bağımsız değildir.
- Soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor; öyleyse üç boyuttan yalnız birini anan bir yargı yetmez, üçünü birden toplayan yargı aranır.
- Üç boyutu tek cümlede birleştirelim: bilim sınanabilir ölçüte dayanır, çerçevesi zaman içinde değişebilir ve toplumsal sorumluluk taşır.
- Denetleyelim: bu yargıdan üç kartın her birini geri okuyabiliyoruz ✓ — kapsayıcı olmanın ölçüsü budur.
Sık yapılan hata: "Bilim mutlak ve değişmezdir." demek. Bu yargı ikinci kartla doğrudan çelişir; çerçevesi değişebilen bir etkinlik mutlak ve değişmez olamaz.
11. sorunun çözümü
Acı ve kötülüğün varlığının Tanrı anlayışıyla bağdaştırılması sorusu kötülük problemi olarak adlandırılır.
- Sorudaki iki ögeyi ayıralım: bir yanda dünyada gözlenen acı ve haksızlık, öte yanda mutlak iyi ve güçlü bir varlık anlayışı.
- Tartışma bu ikisinin nasıl bağdaşacağı üzerine kuruluyor. Yani ortada bir gerilim var ve çözülmesi isteniyor.
- Din felsefesinde bu tartışma kötülük problemi başlığıyla ele alınır.
- Denetleyelim: problemin adı çözümü değil, SORUNUN kendisini adlandırıyor ✓ — farklı yanıtlar da bu başlık altında tartışılır.
Sık yapılan hata: "Adalet problemi" demek. Adalet kavramı tartışmanın içinde geçebilir ama din felsefesinde bu tartışmanın yerleşik adı kötülük problemidir.
12. sorunun çözümü
Matematik teoreminin kanıtında ağırlıklı olarak kullanılan yol akıldır; kartlarda I numarada yer alır.
- Bir teorem tanımlardan ve aksiyomlardan başlanarak çıkarım kurallarıyla kanıtlanır.
- Kanıt için ölçüm ya da gözlem gerekmez; bir üçgenin iç açılarının toplamının 180° olduğu, açılar ölçülerek değil akıl yürütülerek gösterilir.
- Sezgi bir sonucu önceden sezdirebilir ama kanıt yerine geçmez; kanıtı akıl yürütme kurar.
- Denetleyelim: ölçüm hep küçük hatalar içerir, kanıt ise kesin sonuç verir ✓ — bu kesinlik aklın yolundan gelir.
Sık yapılan hata: II numaralı kartı, yani deneyi seçmek. Deney bir teoremi yalnız örneklerle gösterebilir; birkaç üçgeni ölçmek bütün üçgenler için kanıt olmaz, kanıt akıl yürütmeyle yapılır.
13. sorunun çözümü
Etik, ahlaki kuralları konu edinen ve onları temellendiren felsefe dalıdır.
- Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda işaret ettiği şey.
- Dolu satır: ahlak → bir toplumda FİİLEN geçerli davranış kuralları. Yani ahlak yaşanan şeydir; kurallar zaten uygulanmaktadır.
- Etik ise bu kuralların üzerine çıkar: bu kurallar neden geçerli, dayanakları nedir, tutarlı mı? Etik, ahlak üzerine düşünen felsefe dalıdır.
- Denetleyelim: bir toplumun ahlakı değişebilir ama etik hep aynı soruyu sorar ✓ — biri konu, öteki o konuyu inceleyen alan.
Sık yapılan hata: "Bir toplumun geleneği" demek. Gelenek de ahlak gibi FİİLEN yaşanan bir şeydir ve üst satırın kapsamına girer; etik ise bunları inceleyen felsefe dalıdır.
14. sorunun çözümü
Panteizm, Tanrı ile evreni ayrı iki varlık olarak değil, özdeş olarak düşünür.
- Tablonun kurgusu şu: solda görüş, sağda o görüşe göre Tanrı-evren ilişkisi.
- Dolu satır: teizm → Tanrı evrenden AYRIDIR. Yaratan ile yaratılan iki ayrı varlık düzeyindedir.
- Panteizm bu ayrımı ortadan kaldırır: Tanrı ile evreni özdeş sayar. Evrenin kendisi Tanrı olarak düşünülür.
- Denetleyelim: panteizm Tanrı’yı reddetmiyor ✓ — ateizmden ayrılan yönü bu; reddettiği şey Tanrı ile evrenin ayrılığıdır.
Sık yapılan hata: "Tanrı yoktur" demek. Bu ATEİZMİN savıdır; panteizm Tanrı’nın varlığını kabul eder, yalnız onu evrenden ayrı düşünmez.
15. sorunun çözümü
Tutarlılık ölçütüne göre bir yargı, bağlı olduğu diğer yargılarla çelişmediğinde doğrudur.
- Uygunluk ölçütü yargıyı dışarıyla karşılaştırıyor: yargı gerçeklikle örtüşüyor mu?
- Tutarlılık ölçütü ise yargının öteki yargılarla ilişkisine bakar: yargılar bütünü içinde çelişki var mı?
- Bir yargı, doğru kabul edilen yargılar dizgesiyle çelişmiyor ve onlarla uyum içindeyse tutarlılık ölçütüne göre doğrudur.
- Denetleyelim: matematikte bir teoremin doğruluğu gözlemle değil, aksiyomlarla çelişmemesiyle gösterilir ✓ — bu, tutarlılık ölçütüdür.
Sık yapılan hata: "Yararlı olduğunda" demek. İşe yararlılık ayrı bir ölçüttür, yarar (pragmatik) ölçütü; tutarlılık yararla değil, yargıların birbiriyle çelişmemesiyle ilgilidir.
16. sorunun çözümü
Toplum sözleşmesi kuramında bireyler, güvenliklerinin ve haklarının korunması için yetkilerinin bir kısmını devlete devreder.
- Şemanın basamakları: doğa durumunda güvenlik yoktur → bireyler anlaşarak yetkilerinin bir kısmını devreder → devlet kurulur ve güvenlik sağlanır.
- Devleti bireyler arasındaki bir anlaşmaya dayandıran bu yaklaşım toplum sözleşmesi kuramıdır (Hobbes, Locke, Rousseau).
- Bireyler yetki devrini bir karşılık için yapar: doğa durumunda eksik olan güvenlik ve hakların korunması. Devletin temel işlevi budur.
- Denetleyelim: şemanın başında eksik olan (güvenlik), sonunda devletin sağladığı şeydir ✓.
Sık yapılan hata: "Zenginlik biriktirmek" seçmek. Şemada zenginlikten hiç söz edilmiyor; bireylerin yetki devretme gerekçesi doğa durumundaki güvensizliktir ve devletin işlevi de bu gerekçeden çıkar.
17. sorunun çözümü
Argüman geçerli ama doğru değildir; bu durum geçerlilik ile doğruluk ayrımıyla açıklanır.
- Argümanın kalıbı "Bütün A’lar B’dir, C bir A’dır, o hâlde C B’dir." biçimindedir; bu kalıp kurallara uygundur, yani argüman geçerlidir.
- Ancak "Bütün kuşlar uçar." öncülü gerçeğe uymaz: penguen, devekuşu gibi uçamayan kuşlar vardır.
- Geçerlilik biçimle, doğruluk öncüllerin gerçeğe uygunluğuyla ilgilidir; geçerli bir biçim yanlış öncülle yanlış sonuç verebilir.
- Denetleyelim: öncülü "Bazı kuşlar uçar." diye düzeltirsek penguenin uçtuğu sonucu artık çıkmaz ✓ — sorun biçimde değil içerikteydi.
Sık yapılan hata: "Tümevarım ile analoji ayrımı" demek. Bu ayrım akıl yürütme türleriyle ilgilidir; oysa burada tür tartışılmıyor, düzgün biçimli bir argümanın neden yanlış sonuç verdiği soruluyor.
18. sorunun çözümü
Sav aynı olsa da yalnız birinci kişininki gerekçelendirilmiş bilgi niteliği taşır.
- İki kişi aynı savı ileri sürüyor: yarın yağmur yağacak.
- Birinci kişinin gerekçesi basınç ve nem ölçümleri; bunlar başkalarınca da ölçülüp sınanabilir.
- İkinci kişinin gerekçesi "içime doğdu"; bu kişisel bir önsezidir, başkası tarafından sınanamaz.
- Denetleyelim: yarın yağmur yağsa bile ikinci kişi rastlantıyla doğru tahmin etmiş olur, bilmiş olmaz ✓ — fark gerekçededir.
Sık yapılan hata: "İkisi de bilgidir." demek. Savın doğru çıkması yetmez; bilgi gerekçe ister ve "içime doğdu" sınanabilir bir gerekçe değildir. Savları aynı olsa da ikisinin bilgi değeri farklıdır.
19. sorunun çözümü
Kartlar sorgulamayı, gerekçe arayışını ve kendi düşüncesini de sınamayı birlikte gösterir.
- Üç kartı okuyalım: soru sorar, gerekçe arar, kendini de sorgular.
- Birinci kart felsefenin başlangıcını, ikinci kart ölçütünü veriyor: gerekçe.
- Üçüncü kart ise bu ölçütün kişinin kendisine de uygulandığını söylüyor. Soru en KAPSAYICI sonucu istediğine göre yanıt üçünü birlikte anmalı: sorgulayan, gerekçe arayan ve kendi düşüncesini de sınamaya açan bir etkinlik.
- Denetleyelim: yalnız birini anan bir ifade öteki iki kartı dışarıda bırakırdı ✓.
Sık yapılan hata: "Felsefe yalnızca soru sormaktır" demek. Bu ifade YALNIZCA birinci kartı karşılıyor; gerekçe arayışını ve kendini sorgulamayı dışarıda bıraktığı için kapsayıcı değil.
20. sorunun çözümü
İki farklı anlamın karıştırılması, güçlü kanıtlara dayanan bilimsel kuramların "yalnızca bir tahmin" gibi algılanmasına yol açar.
- Günlük dilde kuram tahmin anlamında kullanılıyor.
- Bilimde ise sınanmış açıklama sistemi demek.
- Karışıklık, kuramların dayanaksız sanılmasına yol açar.