10. Sınıf Tarih 1. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Osman Bey Dönemi’nde Bizans tekfurlarına karşı kazanılan ve beyliğin Marmara yönünde ilerlemesini kolaylaştıran savaş aşağıdakilerden hangisidir?
- A Koyunhisar
- B Sırpsındığı
- C Niğbolu
- D Varna
- E Çirmen
Bir araştırma
Bir öğrenci, Anadolu'nun Türkler için kalıcı bir yurt hâline gelmesinin hangi gelişmeyle hızlandığını araştırmaktadır.
Yukarıdaki araştırmanın ulaşacağı sonuç sorulmaktadır. Buna göre doğru yanıt hangisidir?
- A Anadolu'nun boşaltılması
- B 1071 sonrası yoğunlaşan yerleşme ve beyliklerin kurulması
- C Ticaretin durması
- D Kentlerin yıkılması
- E Göçlerin durdurulması
Osmanlı Devleti’nde ilk medrese Orhan Bey Dönemi’nde İznik’te açılmıştır. Bu gelişmenin gösterdiği en uygun sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
- A Devletin askerî faaliyetleri tamamen bıraktığı
- B Beylikten devlete geçiş sürecinde eğitim ve ilim kurumlarının oluşturulmaya başlandığı
- C Anadolu’da başka hiçbir eğitim kurumunun bulunmadığı
- D Medreselerin yalnızca askerî amaçla kurulduğu
- E İznik’in başkent yapıldığı
Osmanlı Devleti’nin Orhan Bey Dönemi’nde başkent yaptığı şehir aşağıdakilerden hangisidir?
- A Söğüt
- B İznik
- C Bursa
- D Edirne
- E İstanbul
Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Anadolu beyliklerine karşı öncelikle savaş yerine evlilik, satın alma ve miras yoluyla topraklarını genişletmeye çalışmıştır. Bu tutumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A Ordusunun bulunmaması
- B Beyliklerin çok güçlü olması
- C Müslüman Türk beylikleriyle savaşmanın hoş karşılanmaması ve gücün Bizans’a yönlendirilmek istenmesi
- D Anadolu’da toprak bulunmaması
- E Beyliklerin Osmanlı’ya vergi ödemesi
Kuruluş döneminde Anadolu’daki esnaf ve zanaatkârlar; kaliteyi denetleyen, fiyat belirleyen ve çırak-kalfa-usta düzenini işleten bir teşkilat çevresinde örgütlenmiştir. Bu teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?
- A Divan
- B Ahilik
- C Devşirme
- D Tımar
- E Vakıf
| Kavram | İçeriği |
|---|---|
| Fütüvvet | Yiğitlik, dürüstlük ve dayanışma ilkeleri |
| Ahilik | ? |
Tabloda birbiriyle ilişkili iki kavram verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangi seçenektedir?
- A Bir askerî birlik
- B Bir vergi türü
- C Bu ilkelerin esnaf örgütlenmesinde uygulanmış biçimi
- D Bir yapı biçimi
- E Bir ticaret yolu
| Yaşam biçimi | Özelliği |
|---|---|
| Konargöçer | Yaz ve kış otlakları arasında yer değiştirir |
| Yerleşik | ? |
Tabloda yaşam biçimleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre boşluğa ne yazılmalıdır?
- A Sürekli yer değiştirir
- B Belirli bir yerde sürekli oturur, tarımla uğraşır
- C Otlak arar
- D Ticaret yapmaz
- E Ölçülemez
Bir çıkarım üzerine
Bir öğrenci, bu dönemde Anadolu'da yalnızca askerî etkinliklerin yaşandığını söylemiştir.
Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata sorulmaktadır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A Ticaret hiç yapılmamıştır.
- B Yalnızca askerî etkinlik olmuştur.
- C İmar etkinliği görülmemiştir.
- D Aynı dönemde yoğun bir imar, eğitim ve ticaret etkinliği de vardır.
- E Hata yoktur.
Bir karar üzerine
Bir yönetim, sınır bölgelerindeki kaleleri onararak buralara sürekli muhafız yerleştirmiştir.
Yukarıdaki kararın amacı sorulmaktadır. Buna göre hangi seçenek uygundur?
- A Sınır güvenliğini sürekli kılmak
- B Ticareti durdurmak
- C Nüfusu azaltmak
- D Vergiyi kaldırmak
- E Amaç belirlenemez.
Osmanlı Devleti, fethettiği Rumeli topraklarına Anadolu’dan Türkmen aileleri yerleştirmiştir. Bu uygulamanın temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A Anadolu’daki nüfusu tamamen azaltmak
- B Fethedilen bölgelerde kalıcı hâkimiyet kurmak
- C Ticaret yollarını kapatmak
- D Balkanlardaki halkı sürgün etmek
- E Vergi toplamaktan vazgeçmek
Şemada bir süreç verilmiş, sonuç boş bırakılmıştır. Şemanın son basamağında ne yazmalıdır?
- A Süreç geriye döner
- B Bölge boşaltılır
- C Akınlar durur
- D Kentler yıkılır
- E Kalıcı siyasi yapılar kurulur
Bir bulgu üzerine
Bir bölgede aynı yüzyıl içinde çok sayıda medrese, şifahane ve kervansaray yapıldığı belgelenmiştir.
Yukarıdaki bulgudan çıkarılabilecek sonuç sorulmaktadır. Buna göre hangi seçenek doğrudur?
- A Yönetim zayıflamıştır.
- B Bölge yoksullaşmıştır.
- C Bölgede güçlü bir yönetim ve düzenli gelir kaynağı bulunmaktadır.
- D Nüfus azalmıştır.
- E Çıkarım yapılamaz.
| Uygulama | Sağladığı yarar |
|---|---|
| Tımar sistemi | ? |
| Devşirme sistemi | Merkeze bağlı asker ve yönetici yetiştirme |
| İstimâlet | Yerel halkın devlete ısındırılması |
Tabloda Osmanlı Devleti’nin bazı uygulamaları ve sağladıkları yararlar verilmiştir. Soru işareti yerine aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A Ticaret gelirlerinin tamamının saraya aktarılması
- B Denizcilik faaliyetlerinin durdurulması
- C Yabancı tüccarlara ayrıcalık tanınması
- D Toprağın işlenmesi ve hazineden para çıkmadan asker beslenmesi
- E Vergi toplamanın tamamen kaldırılması
Osmanlı Devleti’nin başkenti Bursa’dan Edirne’ye taşımasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A Bursa’nın tamamen boşaltılmış olması
- B Anadolu’daki fetihlerin sona ermesi
- C Deniz ticaretinden vazgeçilmesi
- D Rumeli’deki fetihleri ve Balkanlardaki hâkimiyeti kolaylaştırmak
- E Timur tehlikesinden uzaklaşmak
Osmanlı Beyliği’nin diğer Anadolu beyliklerinden farklı olarak büyük bir devlete dönüşmesinde aşağıdakilerden hangisi en az etkili olmuştur?
- A Bizans sınırında kurulmuş olması
- B İstimâlet ve iskân politikaları uygulaması
- C Kurumsal bir ordu ve hukuk düzeni oluşturması
- D Ahilik teşkilatının desteğini alması
- E Zengin altın ve gümüş yataklarına sahip olması
Bir dönem üzerine
Anadolu üzerinden geçen büyük ordular, geçtikleri bölgelerde uzun süreli yıkıma ve nüfus kaybına yol açmıştır.
Yukarıda anlatılan seferlerin Anadolu'ya etkisi sorulmaktadır. Buna göre verilecek yanıt hangisidir?
- A Yerleşim düzeni ve ekonomik hayat sarsılmıştır.
- B Nüfus artmıştır.
- C Ticaret gelişmiştir.
- D Yapılar çoğalmıştır.
- E Etkisi görülmemiştir.
Bir örgütlenme
Bir esnaf örgütü, üyelerinin mesleki eğitimini üstlenmekte, ürün kalitesini ve fiyatını denetlemektedir.
Yukarıda anlatılan örgütlenme sorulmaktadır. Buna göre uygun düşen seçenek hangisidir?
- A Divan
- B Ahilik
- C Tımar
- D Kurultay
- E Senato
Fetret Devri’nde Osmanlı Devleti Balkanlarda toprak kaybetmemiştir. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
- A Balkanlarda hiç Osmanlı toprağı bulunmaması
- B Timur’un Balkanlara da sefer düzenlemesi
- C Şehzadelerin Balkanlarda savaşmayı reddetmesi
- D İstimâlet politikası sayesinde yerel halkın devlete bağlılığını sürdürmesi
- E Balkan devletlerinin Osmanlı’ya vergi vermeyi sürdürmesi
Osmanlı Devleti, Balkanlarda fethettiği yerlerdeki halkın dinî inançlarına ve geleneklerine dokunmamış, vergileri hafifletmiştir. Bir öğrenci bu uygulamayı araştırmaktadır. Buna göre bu politikanın adı ve amacı aşağıdakilerden hangisidir?
- A Devşirme; merkeze bağlı ordu kurmak
- B Tımar; hazineden para çıkmadan asker beslemek
- C Sürgün; halkı yer değiştirmeye zorlamak
- D Müsadere; malları hazineye aktarmak
- E İstimâlet; yerel halkın güvenini kazanarak hâkimiyeti kolaylaştırmak
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Koyunhisar (Bafeus) Savaşı, Osman Bey döneminde Bizans tekfurlarına karşı kazanılmıştır.
- Soruda iki ölçüt var: dönem Osman Bey ve rakip Bizans tekfurları, yani mücadele Anadolu’da.
- Şıkları yerlerine göre eleyelim. Sırpsındığı, Çirmen, Niğbolu ve Varna Rumeli’de, yani Balkanlarda yapılmış savaşlardır. Osman Bey döneminde henüz Rumeli’ye geçilmemişti.
- Geriye Koyunhisar kalıyor. Osman Bey bu savaşta Bizans tekfurlarını yendi ve Marmara yönünde ilerleme kolaylaştı.
- Denetleyelim: Bursa’nın fethi bu ilerlemenin devamı ✓ — zafer Marmara yolunu açmıştı.
Sık yapılan hata: Niğbolu demek. Niğbolu RUMELİ’DE ve Yıldırım Bayezid döneminde yapılmıştır; Osman Bey döneminde henüz Rumeli’ye geçilmemişti, aranan savaş Koyunhisar’dır.
2. sorunun çözümü
Cevap: 1071 sonrası yoğunlaşan yerleşme ve beyliklerin kurulması; Malazgirt’le açılan kapıdan gelen Türkmenler kalıcı siyasi yapılarla yurt tuttu.
- 1071 Malazgirt Savaşı’nda Bizans ordusunun yenilmesi, Anadolu’nun savunmasını çözdü ve Türkmen göçünün önünü açtı.
- Göç tek başına kalıcılık getirmez; gelen topluluğun toprağı işlemesi, köy ve kent kurması gerekir.
- Bu yerleşmeyi Türkiye Selçukluları ile Danişmendliler, Saltuklular, Mengücekliler gibi beylikler güvence altına aldı; yönetim kurulunca yerleşme kalıcılaştı.
- Denetleyelim: yerleşme ve siyasi yapı birlikte olunca bölge "geçilen yer" olmaktan çıkıp "yurt" olur ✓.
Sık yapılan hata: "Göçlerin durdurulması" demek. Anadolu’yu yurt yapan tam tersine göçlerin SÜRMESİ ve yerleşmeye dönüşmesiydi; göç dursaydı nüfus yurt tutacak kadar artmazdı.
3. sorunun çözümü
Medrese açılması, beylikten devlete geçişte kurumsallaşmanın başladığını gösterir.
- Medresenin ne yaptığını belirleyelim: âlim ve kadı yetiştirir.
- Bir beyliğin buna neden ihtiyacı olur? Büyüyen topraklarda davaları görecek kadılar, kayıt tutacak ve yönetecek eğitimli kişiler gerekir. Bu ihtiyaç ancak devletleşirken doğar.
- Öyleyse ilk medresenin açılması, eğitim ve ilim kurumlarının oluşturulmaya başlandığını, yani kurumsallaşmayı gösterir.
- Denetleyelim: aynı dönemde kadılık, tımar ve divan da kuruluyor ✓ — medrese bu kurumların insan kaynağını sağlıyor.
Sık yapılan hata: "Devletin askerî faaliyetleri tamamen bıraktığı" demek. Medrese açmak askerî faaliyeti sona ERDİRMEZ; aynı dönemde fetihler sürüyordu, medrese yalnız sivil kurumsallaşmanın bir parçasıdır.
4. sorunun çözümü
1326’da fethedilen Bursa, Orhan Bey Dönemi’nde başkent yapılmıştır.
- Başkentlerin sırasını kuralım: Söğüt beyliğin ilk merkeziydi, sonra Bursa, ardından Edirne, en son İstanbul.
- Soru Orhan Bey dönemini soruyor. Bursa 1326’da, Orhan Bey döneminde fethedildi.
- Fethin hemen ardından başkent buraya taşındı. Bursa hem Anadolu ticaret yollarına yakın hem savunması güçlü bir şehirdi.
- Denetleyelim: Edirne daha sonra, Rumeli fetihleri hızlanınca başkent oldu ✓ — sıralama tutuyor.
Sık yapılan hata: Edirne demek. Edirne daha SONRAKİ bir başkenttir ve Rumeli’deki fetihler hızlanınca seçilmiştir; Orhan Bey Dönemi’nin başkenti Bursa’dır.
5. sorunun çözümü
Aynı inançtan beyliklerle savaşmak meşruiyeti zedelerdi; asıl hedef Bizans yönüydü.
- Osmanlı’nın Anadolu’daki komşularını belirleyelim: Müslüman Türk beylikleri.
- Onlarla savaşmak iki sorun doğurur. Birincisi meşruiyet: gaza ve din uğruna mücadele iddiasıyla yükselen bir beyliğin aynı inançtan komşusuyla savaşması halk nezdinde hoş karşılanmaz.
- İkincisi öncelik: batıda Bizans varken güç Anadolu’ya harcanırsa asıl hedeften uzaklaşılır. Bu yüzden evlilik, satın alma ve miras gibi barışçıl yollar tercih edildi.
- Denetleyelim: aynı beyliklerle sonraki dönemlerde savaşıldı ✓ — tercih ilkesel değil, dönemin koşullarına göre verilmiş bir öncelik kararı.
Sık yapılan hata: "Ordusunun bulunmaması" demek. Osmanlı’nın ordusu VARDI ve aynı dönemde Bizans’a karşı savaşıyordu; beyliklere barışçıl yaklaşmasının nedeni güçsüzlük değil, meşruiyet ve öncelik tercihidir.
6. sorunun çözümü
Ahilik, esnaf ve zanaatkârların kaliteyi denetleyen ve çırak-kalfa-usta düzenini işleten meslek teşkilatıdır.
- Soruda sayılan üç işlevi ayıralım: kaliteyi denetlemek, fiyat belirlemek, çırak-kalfa-usta düzenini işletmek.
- Üçü de ÜRETİM ve MESLEK alanına ait. Öyleyse aranan yapı bir esnaf örgütlenmesi olmalı.
- Şıkları işlevlerine göre eleyelim: divan bir yönetim kurulu, devşirme asker yetiştirme sistemi, tımar toprak düzeni, vakıf ise hayır kurumlarının gelir kaynağıdır. Aranan teşkilat ahiliktir.
- Denetleyelim: ahilikte meslek eğitimiyle ahlak eğitimi birlikte veriliyordu ✓ — kalite denetiminin dayanağı da bu.
Sık yapılan hata: Vakıf demek. Vakıf, bağışlanan mülklerin geliriyle hayır kurumlarını yaşatan bir DÜZENDİR; esnaf ve zanaatkârları örgütleyip kaliteyi denetleyen teşkilat ise ahiliktir.
7. sorunun çözümü
Cevap: bu ilkelerin esnaf örgütlenmesinde uygulanmış biçimi; Ahilik, fütüvvet ahlakının esnaf hayatında kurumlaşmasıdır.
- Tablodaki ilk satır: fütüvvet → yiğitlik, dürüstlük ve dayanışma ilkeleri. Yani fütüvvet bir ahlak anlayışıdır.
- Tablo "birbiriyle ilişkili iki kavram" diyor; ikinci kavram Ahilik bu ahlakı alıp meslek hayatına uygulayan örgüttür.
- Ahiler dürüst ölçü, kaliteli mal ve yardımlaşmayı fütüvvet ilkelerinden aldı; bunları esnafın kurallarına dönüştürdü.
- Denetleyelim: fütüvvet ilke, Ahilik o ilkenin örgütlenmiş hâli ✓ — ilişki bu biçimde kuruluyor.
Sık yapılan hata: "Bir askerî birlik" demek. Yiğitlik sözcüğü askerî bir çağrışım yapsa da Ahilik bir esnaf örgütüdür; üyeleri asker değil, zanaatkâr ve tüccardır.
8. sorunun çözümü
Cevap: belirli bir yerde sürekli oturur, tarımla uğraşır; yerleşik yaşamın ölçütü tek yerde kalmak ve toprağı işlemektir.
- Tablodaki ilk satır: konargöçer → yaz ve kış otlakları arasında yer değiştirir; geçimi hayvancılıktır.
- Yerleşik yaşam bu hareketin karşıtıdır: topluluk köyde ya da kentte kalır.
- Tek yerde kalan topluluk toprağı ekip biçer; bu yüzden yerleşik yaşam genellikle tarımla birlikte anılır.
- Denetleyelim: tablo iki yaşam biçimini karşılaştırıyor; boşluğa konargöçerin tersini yazmak gerekir ✓.
Sık yapılan hata: "Otlak arar" demek. Otlak aramak hayvan sürüsüyle yer değiştiren KONARGÖÇERİN özelliğidir; yerleşiklerin temel geçimi tarımdır.
9. sorunun çözümü
Cevap: aynı dönemde yoğun bir imar, eğitim ve ticaret etkinliği de vardır; öğrenci dönemin yalnız bir yüzünü görerek genelleme yapmıştır.
- Öğrencinin çıkarımı: dönemde "yalnızca" askerî etkinlik yaşandı. "Yalnızca" sözcüğü diğer bütün alanları dışlıyor.
- Oysa dönemde medreseler ve şifahaneler yapıldı (eğitim, sağlık), kervansaraylarla ticaret yolları canlandı, Ahilikle esnaf örgütlendi.
- Askerî olaylar dönemin bir parçasıdır ama tamamı değildir; hata, tek bir alandan bütün döneme genelleme yapmaktır.
- Denetleyelim: tek bir medrese ya da kervansaray örneği bile "yalnızca askerî" yargısını çürütür ✓.
Sık yapılan hata: "Yalnızca askerî etkinlik olmuştur." demek. Bu seçenek öğrencinin HATASINI tekrar ediyor; soru hatayı düzelten doğru bilgiyi istiyor.
10. sorunun çözümü
Cevap: sınır güvenliğini sürekli kılmak; kalenin onarılması savunmayı güçlendirir, sürekli muhafız ise onu kesintisiz hâle getirir.
- Kararın iki parçası var: sınır bölgesindeki kalelerin onarılması ve buralara sürekli muhafız yerleştirilmesi.
- Kale bir savunma yapısıdır; onarılması saldırıya karşı dayanıklılığı artırır.
- "Sürekli" muhafız, kalenin yalnız savaş zamanında değil her zaman korunduğunu gösterir; amaç güvenliği kalıcı kılmaktır.
- Denetleyelim: iki uygulama da savunmaya yönelik ve süreklilik vurgulanıyor ✓.
Sık yapılan hata: "Amaç belirlenemez." demek. Kale onarımı ve muhafız yerleştirme amacı açıkça gösteren savunma önlemleridir; metinden amaç rahatça çıkarılabiliyor.
11. sorunun çözümü
İskân (şenlendirme) politikası, fethedilen yerleri yurt tutup kalıcı hâkimiyet kurmayı amaçlar.
- Fethin ardından gelen sorunu belirleyelim: bir bölgeyi almak ayrı, elde tutmak ayrı iştir.
- Elde tutmak için orada yaşayan, üreten ve gerektiğinde savunan bir nüfus gerekir. Yalnız asker bırakmak kalıcılık sağlamaz.
- Anadolu’dan getirilen Türkmen aileleri Rumeli’ye yerleştirildi; bölge şenlendi, üretim ve güvenlik sağlandı. Amaç kalıcı hâkimiyet kurmaktır.
- Denetleyelim: aynı politika konargöçerlere de yurt sağlıyordu ✓ — iki sorun tek uygulamayla çözülüyor.
Sık yapılan hata: "Balkanlardaki halkı sürgün etmek" demek. İskân politikası yerel halkı ÇIKARMAZ; Osmanlı aynı dönemde istimâletle o halkın güvenini kazanmaya çalışıyordu.
12. sorunun çözümü
Cevap: kalıcı siyasi yapılar kurulur; akınla başlayan, yerleşmeyle derinleşen süreç beylik ve devletlerin kurulmasıyla tamamlanır.
- Şemanın basamakları: bölgeye yönelme başlar → akınlar düzenlenir → yerleşme yoğunlaşır → kentler şenlenir.
- Her basamak bir öncekinden daha kalıcı: akın gelip gider, yerleşme kalır, kentin şenlenmesi nüfusun ve üretimin arttığını gösterir.
- Nüfusu artmış, kentleri canlanmış bir bölgeyi yönetecek bir düzen gerekir; süreç beylik ve devletlerin kurulmasıyla sonuçlanır. Anadolu’da 1071’den sonra olan budur.
- Denetleyelim: şema hep ileri giden bir zincir; son basamak da en kalıcı aşama olmalı ✓.
Sık yapılan hata: "Akınlar durur" demek. Akınların azalması mümkün ama bu şemanın vardığı SONUÇ değildir; zincir yerleşmeden kalıcı yönetime doğru ilerliyor.
13. sorunun çözümü
Cevap: bölgede güçlü bir yönetim ve düzenli gelir kaynağı bulunmaktadır; çok sayıda büyük yapı ancak istikrarlı gelir ve güvenlikle yapılabilir.
- Bulgu: aynı yüzyılda çok sayıda medrese, şifahane ve kervansaray yapılmış.
- Bu yapılar taş işçiliği, usta ve malzeme ister; ayrıca yapıldıktan sonra görevli ve bakım gideri çıkar. Bunun için düzenli gelir gerekir.
- Bu kadar yatırım ancak barış ve güvenliğin sağlandığı, gelirin düzenli toplandığı güçlü bir yönetim altında mümkündür. 13. yüzyıl Türkiye Selçukluları buna örnektir.
- Denetleyelim: yoksul ya da zayıf bir yönetim bu kadar yapıyı aynı yüzyılda yapamazdı ✓.
Sık yapılan hata: "Çıkarım yapılamaz." demek. Yapıların sayısı ve çeşitliliği güçlü bir çıkarıma yetiyor: bu kadar imar etkinliği gelir ve yönetim gücü olmadan gerçekleşmez.
14. sorunun çözümü
Tımar sisteminde vergi geliri sipahiye bırakılır; sipahi hem toprağı işletir hem asker besler.
- Tablonun kurgusu şu: solda uygulama, sağda sağladığı yarar. Her uygulama devletin bir ihtiyacını karşılıyor.
- Dolu satırlar: devşirme → merkeze bağlı asker ve yönetici, istimâlet → yerel halkın devlete ısındırılması.
- Tımarda devlet, bir toprağın vergi gelirini sipahiye tahsis eder. Sipahi bu gelirle geçinir, cebelü denen askerleri besler ve toprağın işlenmesini sağlar. Hazineden nakit çıkmadan hem ordu hem üretim sürer.
- Denetleyelim: dönemin ekonomisinde nakit kıt ✓ — sistem tam bu koşula göre kurulmuş.
Sık yapılan hata: "Ticaret gelirlerinin tamamının saraya aktarılması" demek. Tımar sisteminde gelir saraya AKTARILMAZ, doğrudan sipahiye bırakılır; sistemin amacı zaten hazineden para çıkmasını önlemektir.
15. sorunun çözümü
Ağırlık merkezi Rumeli’ye kayınca yönetim de Balkanlara yakın olan Edirne’ye taşınmıştır.
- Başkentin ne işe yaradığını düşünelim: ordunun toplandığı, kararların verildiği ve seferlerin yönetildiği yerdir.
- Bu dönemde fetihlerin ağırlığı Rumeli’ye kaymıştı. Bursa ise Balkanlara uzak; her sefer için önce boğazı geçmek gerekiyordu.
- Edirne Balkanlara çok daha yakındır. Başkentin oraya taşınması seferlerin yönetimini ve Rumeli’deki hâkimiyeti kolaylaştırmıştır.
- Denetleyelim: aynı mantıkla İstanbul’un fethinden sonra başkent yine batıya taşındı ✓ — merkez, ağırlık merkezini izliyor.
Sık yapılan hata: "Timur tehlikesinden uzaklaşmak" demek. Başkentin Edirne’ye taşınması Timur’dan ÖNCEKİ döneme aittir ve gerekçesi savunma değil, Rumeli’deki fetihleri yönetmektir.
16. sorunun çözümü
Osmanlı’nın yükselişi coğrafi konum ve kurumsal politikalarla açıklanır; maden zenginliği belirleyici değildir.
- Soru "en az etkili" diyor; yani ötekiler kadar belirleyici OLMAYAN etkeni arıyoruz.
- Dört etkeni denetleyelim. Bizans sınırında olmak sürekli fetih imkânı verdi; istimâlet ve iskân fethedilen yeri kalıcı kıldı.
- Kurumsal ordu ve hukuk beylikten devlete geçişi sağladı; ahilik ekonomik ve toplumsal desteği verdi. Zengin altın ve gümüş yatakları ise Osmanlı’nın öne çıkmasında belirleyici bir etken olmamıştır.
- Denetleyelim: aynı coğrafyadaki öteki beyliklerin de madeni yoktu ✓ — Osmanlı’yı ayıran şey madde değil, konum ve politikalardı.
Sık yapılan hata: "İstimâlet ve iskân politikaları uygulaması" demek. Bu politikalar Osmanlı’yı öteki beyliklerden ayıran EN belirleyici etkenlerdendir; soru ise en az etkili olanı istiyor.
17. sorunun çözümü
Cevap: yerleşim düzeni ve ekonomik hayat sarsılmıştır; Haçlı ve Moğol ordularının geçişi köyleri boşalttı, üretimi ve ticareti aksattı.
- Metin iki etkiyi söylüyor: uzun süreli yıkım ve nüfus kaybı. Bu dönemde Anadolu’dan Haçlı orduları geçti, 1243 Kösedağ’dan sonra da Moğollar bölgeye yerleşti.
- Nüfus kaybı üretimi düşürür: tarlayı ekecek, atölyede çalışacak insan azalır.
- Yıkım ise köyleri, yolları ve kentleri harap eder; yerleşim düzeni ve buna bağlı ekonomik hayat sarsılır.
- Denetleyelim: yıkım ve nüfus kaybının olumlu sonuç doğurması beklenemez ✓ — seçeneklerden yalnız bu olumsuz etkiyi anlatıyor.
Sık yapılan hata: "Nüfus artmıştır." demek. Metin açıkça "nüfus kaybına yol açmıştır" diyor; bu seçenek metinle doğrudan çelişiyor.
18. sorunun çözümü
Cevap: Ahilik; esnafın mesleki eğitimini, üretim kalitesini ve fiyatını denetleyen, dayanışmaya dayanan örgütlenmedir.
- Metindeki ipuçları: örgütün üyeleri esnaf; görevleri mesleki eğitim, kalite denetimi ve fiyat denetimi.
- Anadolu’da 13. yüzyılda Ahi Evran’ın öncülüğünde yayılan Ahilik tam bu işlevleri üstlendi: çırak-kalfa-usta basamaklarıyla meslek öğretti, kötü mal üreteni cezalandırdı.
- Esnafı hem ahlak hem meslek bakımından düzenleyen başka bir örgüt seçeneklerde yok.
- Denetleyelim: eğitim + denetim + esnaf üçlüsü Ahilikte birleşiyor ✓.
Sık yapılan hata: "Divan" demek. Divan da denetim yapar ama o devletin yönetim kuruludur; esnafın kendi içinden çıkan, çırak yetiştiren bir meslek örgütü değildir.
19. sorunun çözümü
İstimâlet politikası, merkezî otorite zayıflarken bile yerel halkın devlete bağlılığını sürdürmüştür.
- Fetret Devri’ndeki durumu belirleyelim: padişah esir, şehzadeler birbiriyle savaşıyor, merkezî otorite neredeyse yok.
- Böyle bir boşlukta fethedilmiş toprakların ayaklanması beklenir. Ama Balkanlarda büyük bir isyan çıkmadı.
- Nedeni daha önce kurulan ilişkidir: istimâlet politikasıyla halkın inancına dokunulmamış ve vergileri hafifletilmişti. Yerel halk yeni yönetimi eskisine yeğliyordu, bu yüzden bağlılık sürdü.
- Denetleyelim: aynı politika Rumeli’ye geçişi de kolaylaştırmıştı ✓ — kuruluşta kurulan ilişki krizde işe yaradı.
Sık yapılan hata: "Timur’un Balkanlara da sefer düzenlemesi" demek. Timur Balkanlara SEFER DÜZENLEMEDİ; Balkanlarda toprak kaybedilmemesinin nedeni istimâlet politikasıyla sağlanan halk desteğidir.
20. sorunun çözümü
İstimâlet, fethedilen yerlerde yerel halkın güvenini kazanarak direnci azaltan gönül alma politikasıdır.
- Soruda anlatılan iki uygulamayı ayıralım: halkın dinî inançlarına ve geleneklerine dokunulmuyor, vergiler hafifletiliyor.
- İkisi de fetih sonrası halkın gündelik hayatıyla ilgili; ne orduyla ne toprak düzeniyle.
- Amaç halkın yeni yönetime direnmemesini, hatta onu eskisine yeğlemesini sağlamak. Bu gönül alma politikasının adı istimâlettir.
- Denetleyelim: devşirme orduyla, tımar toprakla, müsadere mala el koymayla ilgili ✓ — hiçbiri halkın inancına ve vergisine ilişkin değil.
Sık yapılan hata: "Devşirme; merkeze bağlı ordu kurmak" demek. Devşirme ORDU ve yönetici yetiştirme sistemidir; soruda anlatılan ise halkın inancına dokunulmaması ve vergilerin hafifletilmesi, yani istimâlettir.