10. Sınıf Tarih 1. Dönem 2. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Grafikte kapıkulu asker sayısının dönemlere göre değişimi verilmiştir. Grafikteki eğilimin hazine üzerindeki sonucu nedir?
- A Maaş giderinin azalması
- B Vergi gelirinin artması
- C Hazine üzerindeki maaş yükünün büyümesi
- D Sefer sayısının azalması
- E Tımar gelirlerinin artması
Divan-ı Hümayun’da devlet işleri görüşülür, halktan gelen davalar da karara bağlanırdı. Bu kurumun yönetim açısından işlevi nedir?
- A Yalnız savaş kararı alması
- B Yalnız vergi toplaması
- C Yalnız elçileri kabul etmesi
- D Yalnız ordu sevk etmesi
- E Devletin en yüksek karar ve yargı organı olarak çalışması
Bir kurum
Gök cisimlerinin düzenli gözlemi için kurulan yapıda, takvim hesaplamaları ve ölçümler yapılmıştır.
Yukarıda anlatılan kurum sorulmaktadır. Buna göre doğru seçenek hangisidir?
- A Rasathane
- B Şifahane
- C Kervansaray
- D Medrese
- E Divan
Bir politika
Yeni fethedilen bölgelere, üretimi sürdürmek ve yerleşimi güçlendirmek üzere planlı biçimde nüfus yerleştirilmiştir.
Yukarıdaki politikanın adı sorulmaktadır. Buna göre verilecek yanıt hangisidir?
- A Devşirme
- B İskân politikası
- C Tımar
- D Vakıf
- E Ahilik
| Dirlik türü | Kime verilir? |
|---|---|
| Has | Padişah ve üst düzey yöneticilere |
| Zeamet | Orta dereceli görevlilere |
| Tımar | ? |
Tabloda dirlik türleri ile verildiği kesimler eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluğa gelmesi gereken ifade hangisidir?
- A Yabancı tüccarlara
- B Yalnız vakıflara
- C Yalnız yabancı elçilere
- D Sipahilere ve hizmeti görülen askerlere
- E Yalnız kadılara
Kartlarda bu temanın üç temel düşüncesi verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Kartlar birbirinden bağımsızdır.
- B Düzen kurumsuz yürümüştür.
- C Dış koşullar etkisiz kalmıştır.
- D Islahat girişimi olmamıştır.
- E Uzun ömürlü düzen; kurumlarla sürdürülmüş, değişen dış koşullar karşısında ıslahatlarla ayakta tutulmaya çalışılmıştır.
| Ölçüt | Tımarlı sipahi | Kapıkulu |
|---|---|---|
| Geliri | Dirlik geliri | Hazineden maaş |
| Bulunduğu yer | Taşra | Başkent |
Tabloda iki asker sınıfı karşılaştırılmıştır. Tablodaki bilgilerden hareketle ulaşılabilecek yargı hangisidir?
- A İki sınıfın da hazineden maaş aldığı
- B İki sınıfın da taşrada bulunduğu
- C Kapıkulunun hazineye, tımarlı sipahinin toprağa bağlı olduğu
- D Tımarlı sipahinin başkentte durduğu
- E İki sınıf arasında fark bulunmadığı
Bir bulgu üzerine
Bir bölgede aynı yıllarda hem uzun süren savaşlar hem de ağır vergiler kaydedilmiştir.
Yukarıdaki bulgunun taşrada beklenen sonucu sorulmaktadır. Buna göre yanıt hangi seçenektedir?
- A Nüfus yerinde kalır.
- B Nüfus hareketleri ve toprak terki artar.
- C Üretim artar.
- D Vergi gelirleri yükselir.
- E Sonuç doğmaz.
Kartlarda üç düzen numaralandırılmıştır. Doğrudan toprak gelirine dayanan düzen sorulmaktadır. Numaralara göre doğru kart hangisidir?
- A I
- B II
- C III
- D Üçü de toprağa dayanır
- E Belirlenemez
Osmanlı taşra düzeninde kazalar sancakları, sancaklar da eyaletleri oluştururdu. Bu basamaklı yapının yönetime sağladığı kolaylık nedir?
- A Vergi alınmasının engellenmesi
- B Merkezin uzak bölgeleri kademeli olarak yönetebilmesi
- C Kadıların kaldırılması
- D Ordunun küçülmesi
- E Sınırların belirsizleşmesi
Şemada bir süreç verilmiş, sonuç boş bırakılmıştır. Şemanın son basamağında ne yazmalıdır?
- A Vergi gelirleri yükselir
- B Üretim artar
- C Taşrada huzursuzluk ve isyanlar yaygınlaşır
- D Köylü toprağa döner
- E Süreç kendiliğinden durur
Şemada bir gelişme zinciri verilmiş, sonuç boş bırakılmıştır. Şemanın son basamağı hangi seçenekle tamamlanmalıdır?
- A Osmanlı gelirleri artar
- B Osmanlı ekonomisi olumsuz etkilenir
- C Akdeniz ticareti canlanır
- D Yeni yollar kapanır
- E Değişiklik olmaz
Tımar sisteminde toprağını üst üste üç yıl boşta bırakan köylünün toprağı başkasına verilirdi. Bu kuralın devlet açısından amacı nedir?
- A Üretimin ve dolayısıyla vergi gelirinin sürekliliğini korumak
- B Köylüyü topraktan uzaklaştırmak
- C Sipahinin gelirini azaltmak
- D Toprağı satılabilir hâle getirmek
- E Vergi toplamayı bırakmak
Kadılar bulundukları kazada hem davalara bakar hem de narh ve vakıf işlerini denetlerdi. Bu geniş görev alanının taşra yönetimine etkisi nedir?
- A Merkezin taşradaki denetimini tek bir görevli üzerinden sürdürebilmesi
- B Kazalarda tek bir görevlinin yetkisiz kalması
- C Yargının kaldırılması
- D Vergi toplanamaması
- E Vakıfların kapanması
Hazinenin peşin gelire ihtiyaç duyduğu dönemlerde bazı bölgelerin vergisi açık artırmayla toplayıcılara verilmiştir. Bu uygulamanın adı hangisidir?
- A Tımar
- B Vakıf
- C Devşirme
- D İltizam
- E Müsadere
Bir tanım
Farklı dinden ve dilden toplulukları tek bir yönetim düzeni içinde toplayan, evrensel bir egemenlik anlayışına dayanan devlet biçimidir.
Yukarıda tanımı verilen anlayış sorulmaktadır. Buna göre doğru yanıt hangisidir?
- A Feodalite
- B Cihanşümul devlet anlayışı
- C Şehir devleti
- D Koloni yönetimi
- E Meşrutiyet
Bir düzen
Toprağın mülkiyeti devlette kalır; belirli bir bölgenin vergi geliri, karşılığında asker besleyip yetiştirmesi şartıyla bir görevliye ayrılır.
Yukarıda işleyişi verilen düzen, Osmanlı’nın hem ordusunu hem üretimini ayakta tutan temel yapıdır. Sözü edilen düzenin adı nedir?
- A İltizam
- B Tımar sistemi
- C Devşirme
- D Vakıf
- E Müsadere
Grafikte bir yüzyıl boyunca fiyat seyri verilmiştir. Bu durumun sabit gelirli kesimlere etkisi sorulmaktadır. Grafiğe göre doğru yorum hangisidir?
- A Gelirleri yükselmiştir.
- B Alım güçleri artmıştır.
- C Etkilenmemişlerdir.
- D Alım güçleri düşmüş, geçim koşulları ağırlaşmıştır.
- E Yorum yapılamaz.
| Kavram | Anlamı |
|---|---|
| Islahat | Var olan düzeni onarmaya yönelik düzenleme |
| Devrim | ? |
Tabloda iki kavram karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloyu tamamlayan tanım hangisidir?
- A Askerî sefer
- B Düzeni onarma
- C Vergi toplama
- D Toprak dağıtma
- E Var olan düzeni kökten değiştiren dönüşüm
Devşirme usulüyle alınan çocuklar önce Türk ailelerinin yanına verilir, sonra Acemi Ocağı’nda yetiştirilirdi. Bu aşamalı eğitimin amacı nedir?
- A Çocukların askerlikten uzaklaştırılması
- B Tarımda çalıştırılmaları
- C Dil, gelenek ve düzene alıştırılarak devlete bağlı görevli yetiştirilmesi
- D Ailelerine geri gönderilmeleri
- E Yalnız zanaat öğretilmesi
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Maaşlı kapıkulu askerinin sayısı arttıkça üç ayda bir ödenen ulufe gideri büyür ve hazinenin yükü ağırlaşır.
- Grafiği okuyalım: kapıkulu asker sayısı dönemden döneme sürekli artıyor.
- Kapıkulu askeri tımarlı sipahi gibi toprak gelirinden değil, hazineden maaş (ulufe) alır.
- Maaş alan asker sayısı artınca hazineden çıkan toplam maaş gideri de artar; aynı dönemde gelir artmadıysa bütçe açık vermeye başlar.
- Denetleyelim: sayı artıyor, her asker maaş alıyor → toplam gider artıyor ✓; "maaş yükünün büyümesi" grafikteki eğilimin doğrudan sonucu.
Sık yapılan hata: "Maaş giderinin azalması" seçmek. Grafikte sayı artıyor; maaşlı asker çoğaldıkça gider azalmaz, artar. Bu seçenek grafiği ters okumaktan doğar.
2. sorunun çözümü
Divan-ı Hümayun hem devlet işlerinin karara bağlandığı hem de davaların görüldüğü en yüksek karar ve yargı organıdır.
- Metin iki ayrı işlev sayıyor: devlet işleri görüşülür, halktan gelen davalar da karara bağlanır.
- Birinci işlev yönetimle ilgilidir: savaş, barış, atama, vergi gibi konularda karar alınır. İkinci işlev yargıyla ilgilidir: Divan, en üst mahkeme gibi çalışır.
- İki işlevi birlikte taşıyan tek bir kurum olduğu için Divan-ı Hümayun devletin en yüksek karar ve yargı organıdır.
- Denetleyelim: doğru seçenek iki işlevi de kapsıyor; diğer seçenekler "yalnız" diyerek tek bir işleve daraltıyor ✓.
Sık yapılan hata: "Yalnız savaş kararı alması" seçmek. Savaş kararı Divan’ın konularından biridir ama "yalnız" sözcüğü metindeki dava görme işlevini dışarıda bırakır; bu yüzden eksik ve yanlıştır.
3. sorunun çözümü
Cevap: rasathane; gök cisimlerinin düzenli gözlendiği, takvim hesaplarının ve ölçümlerin yapıldığı kurumdur.
- Metindeki ipuçları: gök cisimlerinin gözlemi, takvim hesaplamaları, ölçümler.
- Bu işlevlerin hepsi gökbilime aittir; gökbilim gözlemlerinin yapıldığı kurumun adı rasathanedir.
- Osmanlı’da Takiyüddin, III. Murad döneminde 1577’de İstanbul’da bir rasathane kurdu; ancak rasathane birkaç yıl sonra yıktırıldı.
- Denetleyelim: seçeneklerde gök gözlemiyle ilgili başka kurum yok ✓.
Sık yapılan hata: "Medrese" demek. Medreselerde gökbilim de okutulurdu ama medrese genel eğitim kurumudur; düzenli gözlem yapmak için kurulan özel yapı rasathanedir.
4. sorunun çözümü
Cevap: iskân politikası; fethedilen yerlere planlı biçimde nüfus yerleştirerek üretimi ve Türk yerleşimini güçlendirmektir.
- Metindeki ipuçları: yeni fethedilen bölgeler, planlı nüfus yerleştirme, amaç üretim ve yerleşim.
- Osmanlı, Anadolu’daki konargöçer Türkmen topluluklarını Balkanlar’daki boş ya da seyrek bölgelere yerleştirdi; bu uygulamaya iskân denir.
- Böylece yeni topraklar işlendi, vergi geliri arttı ve bölge kalıcı olarak Osmanlı’ya bağlandı.
- Denetleyelim: seçenekler arasında nüfusu bir yerden alıp başka yere yerleştiren tek politika iskân ✓.
Sık yapılan hata: "Devşirme" demek. Devşirmede de insan bir yerden alınır ama amacı yerleşim değil, gayrimüslim çocukları eğiterek kapıkulu askeri ve devlet görevlisi yetiştirmektir.
5. sorunun çözümü
Dirliklerin en küçüğü olan tımar, sipahilere ve savaşta hizmeti görülen askerlere verilirdi.
- Tablo dirlikleri büyükten küçüğe sıralıyor: has yıllık geliri en yüksek olandır ve padişaha, hanedan üyelerine, üst düzey yöneticilere ayrılır.
- Zeamet orta büyüklükteki dirliktir; sancakbeyi, subaşı gibi orta dereceli görevlilere verilir.
- Tımar en küçük dirliktir. Asıl işlevi askerî olduğu için tımarlı sipahilere ve savaşta yararlılık gösterip ödüllendirilen askerlere verilir.
- Denetleyelim: boşluğa "sipahilere ve hizmeti görülen askerlere" konunca sıralama gelir büyüklüğü ile görev kademesi arasında tutarlı bir basamak oluşturur ✓.
Sık yapılan hata: "Yalnız kadılara" demek. Kadı bir yargı görevlisidir; tımarın asıl sahibi ise ordu için asker besleyen sipahidir; ayrıca "yalnız" sözcüğü tımarın askerî işlevini tümüyle dışarıda bırakıyor.
6. sorunun çözümü
Cevap: uzun ömürlü düzen kurumlarla sürdürülmüş, değişen dış koşullar karşısında ıslahatlarla ayakta tutulmaya çalışılmıştır; üç kartı birden kapsayan yargı budur.
- Birinci kart: düzen kurumlarla taşındı — tımar, kapıkulu, divan, vakıf, istimalet ve iskân.
- İkinci kart: dış koşullar ekonomiyi etkiledi — yeni deniz yolları ve fiyat artışı. Üçüncü kart: sorunlar ıslahatla karşılandı.
- "En kapsayıcı" sonuç üç kartı neden-sonuç sırasıyla birleştirmeli: kurumlar düzeni kurar, dış koşullar onu zorlar, ıslahat onu onarmaya çalışır.
- Denetleyelim: doğru seçenek kurumları, dış koşulları ve ıslahatları tek cümlede anıyor ✓.
Sık yapılan hata: "Kartlar birbirinden bağımsızdır." demek. Kartlar bir neden-sonuç zinciri kuruyor: dış koşulların kurumlarda yarattığı sorunlar ıslahat ihtiyacını doğurdu.
7. sorunun çözümü
Tablo, tımarlı sipahinin geçimini toprağa (dirlik gelirine), kapıkulunun ise hazineye (maaşa) bağladığını gösterir.
- Gelir satırını okuyalım: tımarlı sipahi dirlik geliriyle, kapıkulu hazineden maaşla geçinir.
- Yer satırını okuyalım: tımarlı sipahi taşrada, kapıkulu başkentte bulunur.
- İki satırı birleştirince iki farklı model çıkıyor: biri taşradaki toprak gelirine, öteki merkezdeki hazineye dayanan asker.
- Denetleyelim: "kapıkulunun hazineye, tımarlı sipahinin toprağa bağlı olduğu" yargısı tablodaki her iki satırla uyumlu ✓.
Sık yapılan hata: "İki sınıfın da hazineden maaş aldığı" seçmek. Tabloda maaşı yalnız kapıkulu alıyor; tımarlı sipahinin geliri dirlikten gelir. Seçenek iki sütunu birbirine karıştırıyor.
8. sorunun çözümü
Cevap: nüfus hareketleri ve toprak terki artar; savaş ve ağır vergi köylüyü toprağını bırakıp göç etmeye zorlar.
- Bulgu: aynı yıllarda uzun savaşlar ve ağır vergiler bir arada.
- Uzun savaşlar erkek nüfusu cepheye çeker ve ek vergiler (avarız gibi olağanüstü vergiler) doğurur; ağır vergi de köylünün elinde kalan ürünü azaltır.
- Geçinemeyen köylü toprağını bırakıp kentlere ya da daha güvenli bölgelere göç eder; bu harekete toprak terki denir.
- Denetleyelim: #12513’teki şemanın ilk iki basamağıyla aynı zincir ✓ — sonuç nüfus hareketidir.
Sık yapılan hata: "Üretim artar." demek. Köylü savaş ve vergi baskısıyla zorlanırken üretim artamaz; tersine, toprak terk edildikçe düşer.
9. sorunun çözümü
Cevap: I; tımar sistemi, toprağın vergi gelirinin askere bırakılmasına, yani doğrudan toprak gelirine dayanır.
- Kartları dayandıkları kaynağa göre ayıralım: I. tımar → toprağın vergi geliri sipahiye bırakılır.
- II. devşirme → toprak değil, insan kaynağı; gayrimüslim çocuklar alınıp eğitilir, kapıkulu olur. III. vakıf → bağışlanan mülkün geliri; bu mülk dükkân, han ya da hamam da olabilir.
- Soru "doğrudan" toprak gelirine dayanan düzeni istiyor; bu yalnız tımardır, yani I numaralı kart.
- Denetleyelim: tımarın varlık nedeni toprağın gelirini askere çevirmek ✓.
Sık yapılan hata: "III" yani vakıf demek. Bazı vakıfların geliri tarladan gelse de vakıf gelirinin kaynağı dükkân, han, hamam gibi mülkler de olabilir; doğrudan toprağa dayanan düzen tımardır.
10. sorunun çözümü
Kaza–sancak–eyalet basamakları, merkezin uzak bölgeleri kademe kademe yönetebilmesini sağlar.
- Basamakları sıralayalım: en küçük birim kazadır (başında kadı), kazalar sancağı (başında sancakbeyi), sancaklar eyaleti (başında beylerbeyi) oluşturur.
- Her birim bir üst birime bağlıdır; merkez her kazayla tek tek uğraşmaz, emrini eyalete, eyalet sancağa, sancak kazaya iletir.
- Bu basamaklı yapı, geniş ve uzak toprakların düzenli ve denetlenebilir biçimde yönetilmesini kolaylaştırır.
- Denetleyelim: iç içe birimler + bir üste bağlılık = kademeli yönetim ✓.
Sık yapılan hata: "Sınırların belirsizleşmesi" seçmek. Basamaklı düzen tam tersine her birimin sınırını ve bağlı olduğu yeri belirler; belirsizliği azaltır.
11. sorunun çözümü
Cevap: taşrada huzursuzluk ve isyanlar yaygınlaşır; toprağını bırakan, geliri azalan köylü ve topluluklar isyan eder — Celali isyanları buna örnektir.
- Şemanın zinciri: uzun savaşlar ve vergi yükü artar → köylü toprağını bırakır → üretim düşer, gelir azalır.
- Toprağını bırakan köylü işsiz ve yersiz kalır; gelir azalınca devlet açığı kapatmak için vergiyi daha da artırır.
- Bu kısır döngü taşrada huzursuzluk yaratır; 16. yüzyıl sonu ve 17. yüzyılda Anadolu’da yaşanan Celali isyanları bu tablonun sonucudur.
- Denetleyelim: zincirin her halkası olumsuz ilerliyor; son basamak da olumsuz bir toplumsal sonuç olmalı ✓.
Sık yapılan hata: "Vergi gelirleri yükselir" demek. Şemanın bir önceki basamağı "gelir azalır" diyor; toprak terk edilip üretim düşerken vergi gelirinin yükselmesi zincirle çelişir.
12. sorunun çözümü
Cevap: Osmanlı ekonomisi olumsuz etkilenir; Ümit Burnu yolu açılınca Doğu ticareti Akdeniz’den uzaklaştı, Osmanlı’nın gümrük geliri azaldı.
- Şemanın zinciri: yeni deniz yolları bulunur → ticaret rotaları değişir → Akdeniz limanlarının önemi azalır → gelirler düşer.
- 1498’de Vasco da Gama’nın Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a ulaşmasıyla baharat ve ipek Avrupa’ya okyanus yoluyla taşınmaya başladı.
- Önceden bu mallar Osmanlı topraklarından geçiyor, geçtiği yerlerde gümrük vergisi bırakıyordu; yol değişince bu gelir azaldı ve ekonomi olumsuz etkilendi.
- Denetleyelim: şemanın son iki kutusu önem ve gelir kaybını anlatıyor ✓ — sonuç da olumsuz olmalı.
Sık yapılan hata: "Akdeniz ticareti canlanır" demek. Şema tam tersini söylüyor: yeni deniz yolları ticareti okyanuslara kaydırdı, Akdeniz limanlarının önemi AZALDI.
13. sorunun çözümü
Üç yıl boş bırakılan toprağın başkasına verilmesi, üretimin ve ona bağlı vergi gelirinin kesintisiz sürmesini amaçlar.
- Tımar düzeninde köylü toprağın sahibi değil, işleyicisidir; devletin beklentisi toprağın sürekli ürün vermesidir.
- Boş kalan toprak ürün vermez. Ürün yoksa öşür gibi ürüne bağlı vergi toplanamaz ve sipahi asker besleyeceği geliri kaybeder.
- Kural bu zinciri korumak için toprağı işlemeyenin elinden alıp işleyecek birine verir; hedef köylüyü cezalandırmak değil üretimi korumaktır.
- Denetleyelim: toprak yeniden işlenince hem ürün hem vergi hem de tımarın askerî geliri geri gelir ✓.
Sık yapılan hata: "Köylüyü topraktan uzaklaştırmak" seçmek. Devlet köylünün toprakta kalmasını ister; toprağını izinsiz bırakan köylüden çiftbozan vergisi bile alınırdı. Kural köylüyü uzaklaştırmayı değil, toprağın boş kalmamasını hedefler.
14. sorunun çözümü
Hem yargı hem idari denetim yapan kadı sayesinde merkez, taşradaki denetimini tek bir görevli üzerinden sürdürebilmiştir.
- Kadının görevlerini sayalım: kazada davalara bakar (yargı), narh yani fiyat denetimi yapar (belediye), vakıfları denetler (idare).
- Kadı merkezden atanır ve merkeze karşı sorumludur; yani taşrada merkezin temsilcisidir.
- Bu kadar farklı işin tek elde toplanması, merkezin her kazaya ayrı ayrı görevli göndermeden yargıyı, piyasayı ve vakıfları denetlemesini sağlar.
- Denetleyelim: kadı hem yargılıyor hem denetliyor; merkezin taşradaki denetimi onun üzerinden yürüyor ✓.
Sık yapılan hata: "Kazalarda tek bir görevlinin yetkisiz kalması" demek. Metin tam tersini söylüyor: kadının görev ve yetki alanı çok geniştir. Seçenek bilgiyi tersine çeviriyor.
15. sorunun çözümü
Bir bölgenin vergi toplama hakkının peşin bedel karşılığında açık artırmayla bir kişiye verilmesine iltizam denir.
- Metindeki anahtar ifadeler: hazinenin peşin gelire ihtiyacı var ve vergi hakkı açık artırmayla toplayıcılara veriliyor.
- Açık artırmayı kazanan kişi (mültezim) bedeli hazineye peşin öder, sonra o bölgenin vergisini kendisi toplar.
- Hazine böylece parayı beklemeden elde eder; bu usulün adı iltizamdır.
- Denetleyelim: peşin ödeme + açık artırma + vergi toplama hakkı → iltizam ✓.
Sık yapılan hata: "Tımar" seçmek. Tımarda da vergi geliri bir görevliye bırakılır ama açık artırma ve peşin ödeme yoktur; karşılık para değil asker beslemektir.
16. sorunun çözümü
Cevap: cihanşümul devlet anlayışı; farklı din ve dilden toplulukları tek yönetim altında toplayan evrensel egemenlik iddiasıdır.
- Tanımdaki iki anahtar: "farklı dinden ve dilden topluluklar" ve "evrensel bir egemenlik anlayışı".
- "Cihanşümul" sözcüğü "cihanı, yani bütün dünyayı kapsayan" demektir; tanımdaki evrensellikle birebir örtüşür.
- Osmanlı bu anlayışla, özellikle İstanbul’un fethinden (1453) sonra, Balkanlar’dan Arabistan’a kadar farklı toplulukları tek düzende yönetti.
- Denetleyelim: tek bir kentle ya da tek bir toplulukla sınırlı yapılar bu tanıma uymaz ✓ — evrensellik yalnız cihanşümulde var.
Sık yapılan hata: "Feodalite" demek. Feodalitede güç merkezde değil, toprak sahibi soylular arasında parçalanır; tanımdaki tek yönetim düzeni ve evrensel egemenlikle bağdaşmaz.
17. sorunun çözümü
Mülkiyeti devlette kalan toprağın vergi gelirinin asker besleme şartıyla bir görevliye bırakıldığı düzen tımar sistemidir.
- Tanımdaki iki ipucunu ayıralım: toprağın mülkiyeti devlettedir, görevliye verilen ise toprağın kendisi değil bölgenin vergi geliridir.
- Bu gelirin karşılığı bir yükümlülüktür: görevli, yani sipahi, bu gelirle asker (cebelü) besleyip yetiştirir ve sefere götürür.
- Toprağın işlenmesi üretimi, askerin beslenmesi orduyu ayakta tutar; iki işlevi birlikte gören düzenin adı tımar sistemidir.
- Denetleyelim: tımarda sipahi toprağı satamaz, miras bırakamaz; yalnız gelirini hizmet karşılığı kullanır ✓ — tanımdaki "mülkiyet devlette kalır" koşuluyla örtüşüyor.
Sık yapılan hata: "İltizam" seçmek. İltizamda da vergi geliri bir kişiye bırakılır ama karşılığında asker beslenmez; hazineye peşin para ödenir. Tanımdaki asker yetiştirme şartı iltizamda yoktur.
18. sorunun çözümü
Cevap: alım güçleri düşmüş, geçim koşulları ağırlaşmıştır; fiyatlar sürekli yükselirken sabit gelirle daha az mal alınabilir.
- Grafik bir yüzyıl boyunca fiyatların sürekli yükseldiğini gösteriyor. 16. yüzyılda Amerika’dan Avrupa’ya akan gümüş, Osmanlı’da da fiyatları yükseltti.
- Sabit gelirli kesim: tımarlı sipahiler, maaşlı askerler ve memurlar gibi geliri artmayan kişiler.
- Gelir aynı kalırken fiyat yükselirse aynı parayla daha az mal alınır; alım gücü düşer, geçim zorlaşır. Maaşı eriyen askerler arasında huzursuzluk da bu yüzden arttı.
- Denetleyelim: fiyat artışı ile sabit gelir birlikte düşünülünce tek sonuç alım gücü kaybıdır ✓.
Sık yapılan hata: "Gelirleri yükselmiştir." demek. Soru bu kesimin gelirinin SABİT olduğunu söylüyor; fiyatlar yükselince gelir yükselmez, yalnızca değer kaybeder.
19. sorunun çözümü
Cevap: var olan düzeni kökten değiştiren dönüşüm; ıslahat düzeni korumak için onarır, devrim ise düzenin yerine yenisini koyar.
- Tablo iki kavramı karşılaştırıyor. Islahat: var olan düzeni onarmaya yönelik düzenleme; yani sistem korunur, aksayan yanı düzeltilir.
- Devrim ise mevcut düzenin temelini değiştirir; eski düzen sürdürülmez, yerine yeni bir düzen kurulur.
- Osmanlı’nın 17. yüzyıldaki çabaları (örneğin IV. Murad ya da Köprülüler dönemi düzenlemeleri) ıslahattır, çünkü amaç düzeni ayakta tutmaktı.
- Denetleyelim: iki kavramın farkı "onarmak" ile "kökten değiştirmek" arasında ✓.
Sık yapılan hata: "Düzeni onarma" demek. Bu tanım tabloda ISLAHATA verilmiş; devrimi ıslahattan ayıran, düzeni onarmak değil kökten değiştirmesidir.
20. sorunun çözümü
Devşirmelerin önce Türk ailelerine, sonra Acemi Ocağı’na verilmesi, onları dil ve düzene alıştırıp devlete bağlı görevli yapmayı amaçlar.
- Eğitimin iki aşamasını ayıralım: birinci aşamada çocuklar Türk ailelerinin yanında Türkçeyi, gelenekleri ve İslam’ı öğrenir.
- İkinci aşamada Acemi Ocağı’nda askerî eğitim ve disiplin alırlar; buradan Yeniçeri Ocağı’na ya da yetenekliyse Enderun’a geçerler.
- Ailesinden koparılan ve devletin yetiştirdiği bu kişilerin bağlılığı yalnız padişaha ve devlete yönelir; amaç sadık ve nitelikli görevli yetiştirmektir.
- Denetleyelim: "dil, gelenek ve düzene alıştırılarak devlete bağlı görevli yetiştirilmesi" iki aşamanın ikisini de açıklıyor ✓.
Sık yapılan hata: "Yalnız zanaat öğretilmesi" seçmek. Aile yanında bazı işler öğrenilse de asıl hedef meslek edindirmek değildir; aşamalı eğitim çocukları devletin askerî ve idari kadrosuna hazırlar.