10. Sınıf Tarih 2. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1

Sömürgecilik Avrupa’da sermaye birikimini hızlandırırken sömürge bölgelerinde nüfus kaybına ve ekonomik bağımlılığa yol açmıştır. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A Sürecin taraflar üzerindeki etkisi farklıdır.
  2. B Avrupa bu süreçten ekonomik kazanç sağlamıştır.
  3. C Sömürge bölgeleri ağır insani bedel ödemiştir.
  4. D Bağımlılık ilişkisi ortaya çıkmıştır.
  5. E Süreç bütün taraflara aynı ölçüde yarar sağlamıştır.
2

Medreselerde dinî ilimlerin yanında matematik, astronomi ve tıp da okutulmuştur. Bu bilgi dönemin eğitim anlayışı hakkında ne gösterir?

  1. A Yalnız dinî ilimlerin okutulduğunu
  2. B Eğitimin dinî ve aklî ilimleri birlikte kapsadığını
  3. C Tıbbın hiç öğretilmediğini
  4. D Astronominin yasak olduğunu
  5. E Medreselerin yalnız yöneticilere açık olduğunu
3

Selçuklu şehirlerinde kurulan darüşşifalarda hem hasta tedavi edilir hem de yanındaki medresede hekim yetiştirilirdi. Bu ikili yapının sağlık alanına katkısı nedir?

  1. A Tedavi ile hekim yetiştirmenin aynı kurumda sürekli hâle gelmesi
  2. B Hastane sayısının azalması
  3. C Hekimliğin yasaklanması
  4. D İlaç üretiminin durması
  5. E Hastaların ücret ödemesi
4

Sömürge yönetimleri, denetim altına aldıkları bölgelerde kendi dillerini ve yönetim düzenlerini yerleştirmiştir. Bu uygulamanın yerli toplumlar üzerindeki etkisi nedir?

  1. A Yerel dillerin güçlenmesi
  2. B Yerel kurumların korunması
  3. C Yerel dil ve kurumların zayıflayıp kültürel sürekliliğin kopması
  4. D Nüfusun artması
  5. E Ticaretin yerli halkın eline geçmesi
5

Baharatın Ümit Burnu üzerinden okyanus yoluyla taşınmaya başlaması Akdeniz limanlarının işlem hacmini düşürmüştür. Bu değişimin Osmanlı ekonomisine etkisi nedir?

  1. A Gümrük gelirlerinin ve transit ticaretin gerilemesi
  2. B Limanların büyümesi
  3. C Vergi gelirlerinin artması
  4. D Kervan sayısının çoğalması
  5. E Ticaret yollarının kapanmaması
6
1234123456780dönemgümüş girişi

Grafikte Amerika’dan Avrupa’ya gelen değerli maden miktarının dönemlere göre değişimi verilmiştir. Grafikteki artışın Avrupa ekonomisindeki sonucu ne olmuştur?

  1. A Paranın değer kazanması
  2. B Ticaretin durması
  3. C Üretimin sona ermesi
  4. D Madenlerin değersizleşmesi ve fiyatların genel olarak yükselmesi
  5. E Nüfusun azalması
7

Kâtip Çelebi, kendi döneminde bilinen kitapları ve yazarları konu konu tanıtan kapsamlı bir eser hazırlamıştır. Böyle bir çalışmanın ilim hayatına katkısı nedir?

  1. A Kitap yazımının durması
  2. B Kütüphanelerin kapanması
  3. C Var olan bilginin derlenip aranabilir hâle gelmesi
  4. D Yeni eser yazılmasının yasaklanması
  5. E Eserlerin yalnız saraya verilmesi
8

Fatih Sultan Mehmet, Semerkant’ta yetişmiş astronom ve matematikçi Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet edip medreselere ders vermesini istemiştir. Padişahın bu davetinin amacı nedir?

  1. A Medrese sayısını azaltmak
  2. B Başkentin bilim düzeyini yetişmiş bir âlimle yükseltmek
  3. C Semerkant’ı yönetmek
  4. D Astronomiyi yasaklamak
  5. E Yeni bir ordu kurmak
9

Avrupalılar, doğudan gelen malların aracılar yüzünden pahalıya mal olmasından rahatsızdı ve gemicilikte önemli ilerlemeler kaydetmişlerdi. Bu iki durumun birlikte doğurduğu sonuç nedir?

  1. A Kara ticaretinin tümüyle bırakılması
  2. B Okyanusa açılarak yeni deniz yollarının aranması
  3. C Baharat kullanımının yasaklanması
  4. D Akdeniz limanlarının kapatılması
  5. E Gemi yapımının durdurulması
10
YapıÖne çıkan özelliği
Süleymaniye CamiiKülliyesiyle birlikte bir şehir düzeni kurması
Selimiye Camii?

Tabloda Mimar Sinan’ın iki eseri ile özellikleri verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik bırakılan özellik hangisidir?

  1. A Ahşap taşıyıcı sistemi kullanması
  2. B Tek katlı olarak yapılması
  3. C Süslemesiz bırakılması
  4. D Yalnız savunma amacı taşıması
  5. E Geniş kubbesiyle iç mekânı tek hacimde toplaması
11

Osmanlı minyatürlerinde sefer güzergâhları, şehirler ve törenler ayrıntılı biçimde resmedilmiştir. Bu eserlerin bugünkü tarihçi için taşıdığı değer nedir?

  1. A Dönemin mekânları ve törenleri hakkında görsel kaynak olmaları
  2. B Yalnız süs değeri taşımaları
  3. C Metinlerin yerini almaları
  4. D Yalnız padişahı anlatmaları
  5. E Tarih yazımını gereksiz kılmaları
12
KurumGiderini karşılayan
MedreseVakıf geliri
İmaret ve şifahane?

Tabloda Türk-İslam şehirlerindeki kurumların giderlerini karşılayan kaynak gösterilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda boş kalan kaynak hangisidir?

  1. A Öğrencilerden alınan ücret
  2. B Hastalardan alınan ücret
  3. C Yalnız savaş ganimeti
  4. D Yalnız gümrük vergisi
  5. E Bağışlanan mülklerin geliri, yani vakıf
13

Köle ticareti yüzünden Afrika’da özellikle genç ve çalışabilir nüfus kıtadan koparılmıştır. Bu kaybın bölge üzerindeki uzun vadeli etkisi nedir?

  1. A Tarımsal üretimin artması
  2. B Nüfusun hızla çoğalması
  3. C Üretici nüfusun eksilmesiyle bölgenin gelişiminin sekteye uğraması
  4. D Şehirlerin büyümesi
  5. E Ticaretin bölge lehine gelişmesi
14

Hollanda ve İngiltere, doğu ticaretini yürütmek için devletten geniş yetkiler almış büyük şirketler kurmuştur. Bu şirketlerin sömürgecilikteki rolü nedir?

  1. A Yalnız mal alıp satmaları
  2. B Ticaretin yanında toprak ve idare denetimini de üstlenmeleri
  3. C Yalnız gemi yapmaları
  4. D Sömürgeciliği sona erdirmeleri
  5. E Yalnız harita çizmeleri
15

Anadolu Selçuklu kervansarayları yolcuyu üç gün boyunca ücretsiz ağırlar, hayvanına bakar ve hastasını tedavi ederdi. Bu uygulamanın gösterdiği anlayış nedir?

  1. A Ticaretin engellenmek istendiği
  2. B Yolcudan yüksek ücret alındığı
  3. C Hizmetin vakıf düzeniyle karşılıksız sunulduğu
  4. D Kervansarayların yalnız askerlere açık olduğu
  5. E Yolların kullanılmadığı
16

Bir uyarı

Sömürge yönetimlerinin tuttuğu kayıtlarda bölge halkının kendi anlatısı çoğu kez yer almaz; olaylar yönetimin bakış açısından yazılmıştır.

Yukarıdaki uyarı, sömürge dönemi kaynaklarının kullanımına ilişkindir. Bu uyarının tarih araştırmasına yansıması nasıl olmalıdır?

  1. A Kayıtların hiç kullanılmaması
  2. B Kayıtların tartışmasız doğru sayılması
  3. C Kayıtların, yerel kaynaklar ve arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilmesi
  4. D Yalnız yönetim kayıtlarına bakılması
  5. E Konunun araştırılmaktan vazgeçilmesi
17

Evliya Çelebi, gezdiği şehirlerin yapılarını, halkını, âdetlerini ve konuşulan dilleri ayrıntılı biçimde kaydetmiştir. Bu kayıtların tarih araştırmalarındaki yeri nedir?

  1. A Resmî belgelerin yerini almaları
  2. B Yalnız edebî değer taşımaları
  3. C Şehirlerin adlarını değiştirmeleri
  4. D Resmî belgelerde bulunmayan günlük hayat bilgisi sunmaları
  5. E Hiçbir bilgi içermemeleri
18

Bir öğrenci, Coğrafi Keşiflerin yalnız haritaları değil dünya ekonomisinin merkezini de değiştirdiğini fark etmiştir. Öğrencinin bu tespitinden çıkaracağı sonuç nedir?

  1. A Keşiflerin yalnız coğrafi bir olay olduğu
  2. B Dünya ticaretinin ağırlık merkezinin Atlas Okyanusu’na kaydığı
  3. C Akdeniz’in öneminin arttığı
  4. D Ticaretin durduğu
  5. E Avrupa’nın yoksullaştığı
19
1492Amerika’yaulaşılması1498Ümit Burnuyolu1580Gümüşgirişininartması1600Doğuşirketleri

Şeritte sömürgeciliğin gelişimini gösteren olaylar sıralanmıştır. Şeritteki gelişmelerin Osmanlı açısından ortak sonucu nedir?

  1. A Osmanlı’nın etkilenmemesi
  2. B Akdeniz’in öneminin artması
  3. C Osmanlı’nın okyanus ticaretine hâkim olması
  4. D Ticaret yollarının Osmanlı lehine değişmesi
  5. E Dünya ticaretinin ağırlığının okyanuslara kayması
20

Fiyatların hızla yükseldiği bir dönemde geliri sabit kalan kesimler zorlanırken mal ve toprak sahipleri kazançlı çıkmıştır. Bu durumun toplumsal sonucu nedir?

  1. A Gelir dağılımının bozulup kesimler arasındaki farkın açılması
  2. B Herkesin aynı oranda zenginleşmesi
  3. C Fiyatların kendiliğinden düşmesi
  4. D Ticaretin sona ermesi
  5. E Toprak sahiplerinin yoksullaşması
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. E 2. B 3. A 4. C 5. A 6. D 7. C 8. B 9. B 10. E 11. A 12. E 13. C 14. B 15. C 16. C 17. D 18. B 19. E 20. A
1. sorunun çözümü

Bilgi, sömürgeciliğin Avrupa’ya kazanç, sömürgelere kayıp getirdiğini söyler; bu yüzden "bütün taraflara aynı ölçüde yarar sağlamıştır" denemez.

  1. Soru "söylenemez" diye soruyor; bilgiyle çelişen seçeneği arıyoruz.
  2. Bilgideki iki sonucu ayıralım: Avrupa’da sermaye birikimi hızlanıyor (kazanç); sömürge bölgelerinde nüfus kaybı ve ekonomik bağımlılık oluşuyor (kayıp).
  3. Etkinin taraflara göre farklı olması, kazanç, insani bedel ve bağımlılık seçeneklerinin hepsi bilgiden çıkarılabilir. "Aynı ölçüde yarar" ise bir tarafın kaybını yok sayar.
  4. Denetleyelim: kayıp yaşayan bir taraf varken herkesin eşit yararlandığı söylenemez ✓.

Sık yapılan hata: "Sürecin taraflar üzerindeki etkisi farklıdır." seçmek. Bu yargı bilgiden doğrudan çıkıyor, yani söylenebilir; "söylenemez" sorusunda doğru yargıyı işaretlemek soru kökünü atlamaktan doğar.

2. sorunun çözümü

Medreselerde dinî ilimlerle birlikte matematik, astronomi ve tıbbın okutulması, eğitimin dinî ve aklî ilimleri birlikte kapsadığını gösterir.

  1. Medrese programında iki grup ders var: dinî (naklî) ilimler ve matematik, astronomi, tıp gibi aklî ilimler.
  2. Metindeki “yanında” sözcüğü bu iki grubun birlikte okutulduğunu anlatıyor; biri ötekinin yerine geçmiyor.
  3. Bu durum dönemin eğitim anlayışında akıl yoluyla edinilen bilgilerin de ilim sayıldığını gösterir; Ali Kuşçu gibi âlimler medreselerde astronomi okutmuştur.
  4. Denetleyelim: seçenek metindeki iki ders grubunu birlikte içeriyor ✓.

Sık yapılan hata: “Yalnız dinî ilimlerin okutulduğunu” seçeneği, medresenin yalnız din eğitimi verdiğine dair yaygın bir yanlış kanıdan seçilir. Metin matematik, astronomi ve tıbbın da okutulduğunu açıkça söylüyor.

3. sorunun çözümü

Darüşşifa ile yanındaki medresenin bir arada olması, tedavi ile hekim yetiştirmenin aynı kurumda sürekli hâle gelmesini sağlamıştır.

  1. Yapı ikili: darüşşifada hasta tedavi ediliyor, yanındaki medresede hekim yetiştiriliyor. Kayseri’deki Gevher Nesibe Darüşşifası (1206) ve tıp medresesi bunun bilinen örneğidir.
  2. Öğrenci, kitaptan öğrendiğini hemen yanındaki hastada görür; hocası tedavi ederken izler ve uygulamaya katılır.
  3. Böylece hekimlik bilgisi uygulamayla birlikte kuşaktan kuşağa kesintisiz aktarılır; tedavi hizmeti de yeni hekimlerle sürer.
  4. Denetleyelim: seçenek ikili yapının iki parçasını (tedavi ve eğitim) birlikte açıklıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Hastaların ücret ödemesi” seçilebiliyor, çünkü bir sağlık kurumunun gelir kaynağı akla gelir. Oysa darüşşifalar vakıf geliriyle ve ücretsiz hizmet verirdi; üstelik soru ücreti değil sağlık alanına katkıyı soruyor.

4. sorunun çözümü

Sömürge yönetimlerinin kendi dilini ve düzenini yerleştirmesi, yerel dil ve kurumları zayıflatıp kültürel sürekliliği koparmıştır.

  1. Uygulamayı ayıralım: yönetim, eğitim ve yargı sömürgecinin dilinde ve onun kurallarıyla yürütülür.
  2. Resmî işlerde kullanılmayan yerel dil zamanla geri planda kalır; yerel yönetim ve hukuk kurumları işlevini yitirir.
  3. Dil ve kurumlar bir toplumun geçmişten taşıdığı bilgiyi ve geleneği kuşaktan kuşağa aktarır; bunlar zayıflayınca kültürel süreklilik kopar.
  4. Denetleyelim: bugün Latin Amerika’da İspanyolca ve Portekizcenin baskın olması bu etkinin kalıcılığını gösteriyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yerel kurumların korunması" seçmek. Dışarıdan getirilen yönetim düzeni yerel kurumların yerini alır; onları korumaz, işlevsizleştirir.

5. sorunun çözümü

Baharatın Ümit Burnu yoluyla taşınması Akdeniz limanlarından geçen malı azaltmış, Osmanlı’nın gümrük gelirlerini ve transit ticaretini geriletmiştir.

  1. Metindeki değişim: doğu malları artık Akdeniz ve Orta Doğu üzerinden değil, Afrika’nın güneyini dolaşan okyanus yoluyla taşınıyor.
  2. Osmanlı, İpek ve Baharat yollarının üzerinde bulunduğu için topraklarından geçen maldan gümrük alıyor, transit ticaretten kazanıyordu.
  3. Mal Osmanlı topraklarından geçmeyince bu gelir azalır; limanlarda ve kervan yollarında ticaret hacmi düşer.
  4. Denetleyelim: geçmeyen maldan gümrük alınamaz ✓ — gelir kaybı yol değişiminin doğrudan sonucu.

Sık yapılan hata: "Vergi gelirlerinin artması" seçmek. Metin limanların işlem hacminin düştüğünü söylüyor; ticaret azalan limandan alınan vergi de azalır, artmaz.

6. sorunun çözümü

Amerika’dan gelen gümüşün bollaşması değerli madeni değersizleştirmiş ve Avrupa’da fiyatları genel olarak yükseltmiştir.

  1. Grafiği okuyalım: Avrupa’ya giren gümüş miktarı dönemden döneme artıyor.
  2. O dönemde para gümüş ve altın esaslıdır. Piyasadaki gümüş, üretilen mal miktarından hızlı artarsa bir birim gümüşle alınabilen mal azalır.
  3. Yani madenin, dolayısıyla paranın değeri düşer; aynı malı almak için daha çok para gerekir ve fiyatlar genel olarak yükselir. Bu sürece fiyat devrimi denir.
  4. Denetleyelim: bollaşan şeyin değeri düşer ✓ — gümüş bollaşınca pahalanan gümüş değil, gümüşle ölçülen mallardır.

Sık yapılan hata: "Paranın değer kazanması" seçmek. Bu seçenek grafiği ters okur; gümüş çoğaldıkça gümüş esaslı para değer kazanmaz, kaybeder.

7. sorunun çözümü

Kâtip Çelebi’nin kitapları ve yazarları konu konu tanıtan eseri, var olan bilginin derlenip aranabilir hâle gelmesini sağlamıştır.

  1. Söz konusu eser, Kâtip Çelebi’nin binlerce kitabı ve yazarını tanıttığı Keşfü’z-Zunun’dur.
  2. Eser yeni bir bilgi üretmekten çok var olan bilgiyi derler ve konulara göre sınıflandırır.
  3. Sınıflandırılmış bir liste, araştırmacıya hangi konuda hangi kitaba bakacağını gösterir; dağınık bilgiye ulaşmak hızlanır.
  4. Denetleyelim: “konu konu tanıtan” ifadesi tasnifi, “kapsamlı” ifadesi derlemeyi karşılıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Kitap yazımının durması” seçilebiliyor, çünkü var olanı listeleyen bir eserin yeni esere gerek bırakmadığı düşünülür. Oysa kaynağın nerede olduğunu bilmek yeni araştırmayı kolaylaştırır; böyle eserler kitap yazımını durdurmaz, besler.

8. sorunun çözümü

Fatih’in Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet etmesinin amacı, yeni başkentin bilim düzeyini yetişmiş bir âlimle yükseltmekti.

  1. Ali Kuşçu, Semerkant’ta Uluğ Bey’in gözlemevinde yetişmiş, astronomi ve matematikte tanınmış bir âlimdi.
  2. İstanbul 1453’te fethedilmiş yeni bir başkentti; bir ilim geleneğinin kendiliğinden oluşması uzun zaman alır.
  3. Fatih bu süreci hızlandırmak için yetişmiş âlimleri başkente çekti; Ali Kuşçu İstanbul’da ders vererek astronomi ve matematik bilgisinin Osmanlı medreselerine yayılmasını sağladı.
  4. Denetleyelim: davetten beklenen “medreselerde ders vermesi”; bu doğrudan başkentin bilim düzeyine yöneliktir ✓.

Sık yapılan hata: “Semerkant’ı yönetmek” seçilebiliyor, çünkü âlim Semerkant’tan geliyor. Ancak Semerkant Osmanlı toprağı değildi; davetin amacı oranın yönetimi değil, Ali Kuşçu’nun bilgisini İstanbul’a getirmekti.

9. sorunun çözümü

Pahalı aracılı ticaretten kurtulma isteği ile gelişen gemicilik birleşince Avrupalılar okyanusa açılıp yeni deniz yolları aramıştır.

  1. Birinci durum bir ihtiyaçtır: doğu malları, özellikle baharat, aracılar yüzünden pahalıya geliyor; Avrupalı tüccar malı kaynağından almak istiyor.
  2. İkinci durum bir imkândır: pusula, gelişmiş gemi tipleri ve harita bilgisi uzun açık deniz yolculuklarını mümkün kılıyor.
  3. İhtiyaç ile imkân birleşince aracıları aşmanın yolu okyanus üzerinden doğuya ulaşmaktır; Coğrafi Keşifler böyle başlamıştır.
  4. Denetleyelim: 1498’de Ümit Burnu’nu dolaşarak Hindistan’a ulaşılması iki durumun birlikte doğurduğu sonucun tam örneği ✓.

Sık yapılan hata: "Kara ticaretinin tümüyle bırakılması" seçmek. Yeni deniz yolları kara ticaretinin önemini azaltmıştır ama onu "tümüyle" bitirmemiştir; ayrıca soru iki durumun doğrudan doğurduğu sonucu, yani arayışı soruyor.

10. sorunun çözümü

Selimiye Camii’nin öne çıkan özelliği, geniş kubbesiyle iç mekânı tek hacimde toplamasıdır.

  1. Tablo Mimar Sinan’ın eserlerini öne çıkan özellikleriyle eşleştiriyor: Süleymaniye külliyesiyle bir şehir düzeni kuruyor.
  2. Selimiye (Edirne, 1575), Sinan’ın “ustalık eserim” dediği yapıdır; yaklaşık 31 metre çaplı kubbesi sekiz ayağa oturur.
  3. Taşıyıcıları duvarlara doğru çekerek kubbenin altında bölünmemiş, her noktadan bütünüyle görülen tek bir iç mekân elde etmiştir.
  4. Denetleyelim: seçilen özellik Sinan’ın yapı tekniğiyle ilgili ve Selimiye’nin bilinen yeniliğini anlatıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Ahşap taşıyıcı sistemi kullanması” seçilebiliyor, çünkü bazı eski camilerde ahşap direkler vardır. Ancak Selimiye taş ve tuğla ayaklar üzerine oturan dev bir kubbeyle yapılmıştır; ahşap bu büyüklükte bir kubbeyi taşıyamaz.

11. sorunun çözümü

Sefer güzergâhlarını, şehirleri ve törenleri ayrıntılı gösteren Osmanlı minyatürleri, dönemin mekânları ve törenleri hakkında görsel kaynaktır.

  1. Minyatürlerde üç tür içerik var: sefer güzergâhları, şehirler ve törenler; hepsi ayrıntılı çizilmiş.
  2. Yazılı kaynaklar bir şehrin ya da törenin nasıl göründüğünü çoğu zaman anlatmaz; minyatür ise yapıların biçimini, giysileri, tören düzenini görünür kılar.
  3. Örneğin Matrakçı Nasuh’un sefer güzergâhındaki şehirleri gösteren minyatürleri, o şehirlerin 16. yüzyıldaki görünümüne dair önemli bir kaynaktır.
  4. Denetleyelim: soru bugünkü tarihçiye değeri soruyor; seçenek minyatürün kaynak niteliğini söylüyor ✓.

Sık yapılan hata: “Yalnız süs değeri taşımaları” seçilebiliyor, çünkü minyatür bir kitap sanatıdır. Ancak metin minyatürlerde güzergâh, şehir ve törenlerin ayrıntılı işlendiğini söylüyor; bu ayrıntılar onları süsten öte bir tarih belgesi yapar.

12. sorunun çözümü

İmaret ve şifahanenin giderleri de medrese gibi bağışlanan mülklerin geliriyle, yani vakıfla karşılanırdı.

  1. Tablonun ilk satırı: medresenin gideri vakıf geliriyle karşılanıyor.
  2. İmaret yoksula ve yolcuya yemek, şifahane hastaya tedavi verir; ikisi de hizmeti ücretsiz sunar, bu yüzden gider başka bir kaynaktan karşılanmalıdır.
  3. Vakıf düzeninde bir kişi dükkân, han, hamam ya da arazi bağışlar; bu mülkün kira ve ürün geliri kurumu süresiz yaşatır.
  4. Denetleyelim: seçenek ilk satırla aynı kaynağı veriyor ve ücretsiz hizmetin nasıl finanse edildiğini açıklıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Hastalardan alınan ücret” seçilebiliyor, çünkü bugünkü hastanelerin bir kısmı ücretle çalışır. Ancak şifahaneler vakıf kurumu olarak hastaya ücretsiz bakardı; giderleri hastadan değil vakıf mülkünün gelirinden karşılanırdı.

13. sorunun çözümü

Genç ve çalışabilir nüfusun kıtadan koparılması, üretici nüfusu eksilterek Afrika’nın gelişimini kuşaklar boyu sekteye uğratmıştır.

  1. Metin kaybın niteliğini vurguluyor: koparılan nüfus özellikle genç ve çalışabilir yaştadır.
  2. Bir toplumda tarım, zanaat ve ticaret bu yaş grubunun emeğine dayanır; aynı grup yeni kuşakların da anne babasıdır.
  3. Bu nüfus gidince hem bugünkü üretim düşer hem de nüfus kendini yenileyemez; bölgenin ekonomik gelişimi uzun süre geride kalır.
  4. Denetleyelim: üretici nüfus eksilince üretim ve büyüme zayıflar ✓ — "gelişimin sekteye uğraması" uzun vadeli etkiyi doğru anlatıyor.

Sık yapılan hata: "Ticaretin bölge lehine gelişmesi" seçmek. Köle ticaretinin kazancı taşıyan Avrupalı tüccarlara gitmiştir; insan gücü kaybeden Afrika bu ticaretten zararlı çıkmıştır.

14. sorunun çözümü

Doğu Hindistan şirketleri ticaretin yanında ordu bulundurma ve antlaşma yapma gibi yetkilerle toprak ve idare denetimini de üstlenmiştir.

  1. Metnin ipucu: şirketler devletten "geniş yetkiler" almıştır; İngiliz ve Hollanda Doğu Hindistan şirketleri 1600 ve 1602’de kurulmuştur.
  2. Bu yetkiler mal alıp satmakla sınırlı değildi: şirketler asker bulundurabiliyor, kale kurabiliyor, yerel yöneticilerle antlaşma yapabiliyordu.
  3. Böylece şirketler zamanla geniş toprakları yöneten birer güç hâline gelmiş, sömürgeciliğin öncü aracı olmuştur; İngiliz şirketinin Hindistan’daki yönetimi buna örnektir.
  4. Denetleyelim: "ticaretin yanında toprak ve idare denetimi" seçeneği "geniş yetkiler" ifadesini karşılıyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yalnız mal alıp satmaları" seçmek. Metin şirketlere geniş yetkiler verildiğini söylüyor; "yalnız" sözcüğü bu yetkilerin askerî ve idari kısmını dışarıda bırakır.

15. sorunun çözümü

Kervansarayların yolcuyu üç gün ücretsiz ağırlaması, hizmetin vakıf düzeniyle karşılıksız sunulduğunu gösterir.

  1. Kervansarayda verilen hizmetler: konaklama, hayvan bakımı ve hasta tedavisi — hepsi üç gün boyunca ücretsiz.
  2. Ücretsiz bir hizmetin süreklilik kazanabilmesi için giderlerinin başka bir kaynaktan karşılanması gerekir.
  3. Anadolu Selçuklu kervansarayları, kurucularının bağışladığı mülklerin gelirleriyle, yani vakıf düzeniyle işletilirdi; bu da hizmeti yolcu için karşılıksız kılar.
  4. Denetleyelim: seçenek hem ücretsizliği hem bunun nasıl sağlandığını açıklıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Yolcudan yüksek ücret alındığı” metindeki “ücretsiz” sözcüğüyle doğrudan çelişir. Hizmetin karşılığı yolcudan değil vakıf gelirinden alınıyordu.

16. sorunun çözümü

Sömürge kayıtları tek taraflı olduğu için yerel kaynaklar ve arkeolojik verilerle birlikte, karşılaştırılarak değerlendirilmelidir.

  1. Uyarının söylediği: kayıtlar yönetimin bakış açısıyla yazılmıştır; bölge halkının anlatısı çoğu zaman yoktur.
  2. Bu, kaydın işe yaramadığı anlamına gelmez; tarih, sayı, yer gibi bilgiler değerlidir. Ama tek başına kullanılırsa olayların yalnız bir yüzü görülür.
  3. Eksik kalan taraf; sözlü gelenek, yerel yazılı belgeler ve arkeolojik buluntular gibi başka kaynaklardan tamamlanır. Kaynaklar karşılaştırıldıkça yanlılık ortaya çıkar.
  4. Denetleyelim: kayıtları hem kullanıp hem de başka kaynaklarla sınamak uyarıya uygun tek yaklaşım ✓.

Sık yapılan hata: "Kayıtların hiç kullanılmaması" seçmek. Taraflı bir kaynak atılmaz, eleştirel olarak kullanılır; kayıtları bütünüyle bırakmak içlerindeki doğru bilgiyi de kaybettirir.

17. sorunun çözümü

Evliya Çelebi’nin kayıtları, resmî belgelerde bulunmayan günlük hayat bilgisini sunduğu için tarih araştırmalarında önemlidir.

  1. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde gezdiği şehirlerin yapılarını, halkını, âdetlerini ve dillerini anlatır.
  2. Resmî belgeler (vergi defterleri, fermanlar) çoğunlukla vergi, toprak ve atama gibi yönetim konularını kaydeder; halkın nasıl yaşadığını, ne yiyip nasıl eğlendiğini pek anlatmaz.
  3. Seyahatname bu boşluğu doldurur; tarihçi iki kaynağı birlikte kullanarak dönemin daha eksiksiz bir resmini çizer.
  4. Denetleyelim: seçenek kayıtların içeriğini (âdet, halk, dil) ve resmî belgelerle ilişkisini birlikte açıklıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Resmî belgelerin yerini almaları” seçilebiliyor, çünkü kayıtlar çok ayrıntılıdır. Ancak bir seyahatname kişisel gözlemdir, bazen abartı da içerir; resmî belgenin yerini almaz, onu tamamlar.

18. sorunun çözümü

Keşiflerin dünya ekonomisinin merkezini değiştirmesi, ticaretin ağırlık merkezinin Akdeniz’den Atlas Okyanusu’na kaydığını gösterir.

  1. Öğrencinin tespiti iki katmanlı: keşifler hem haritaları hem ekonominin merkezini değiştirmiştir.
  2. Keşiflerden önce ticaretin merkezi Akdeniz’di; Venedik, Ceneviz ve Osmanlı limanları öne çıkıyordu.
  3. Keşiflerden sonra Amerika ve Hindistan’a giden yollar Atlas Okyanusu’ndan başlıyor; Lizbon, Sevilla, Amsterdam, Londra gibi okyanus kıyısındaki limanlar zenginleşiyor.
  4. Denetleyelim: merkezin Akdeniz’den okyanus kıyısına geçmesi, "ekonominin merkezi değişti" tespitinin somut karşılığı ✓.

Sık yapılan hata: "Akdeniz’in öneminin arttığı" seçmek. Keşifler ticareti okyanuslara taşıdığı için Akdeniz’in önemi artmamış, azalmıştır.

19. sorunun çözümü

Şeritteki dört gelişmenin ortak sonucu, dünya ticaretinin ağırlığının Akdeniz’den okyanuslara kaymasıdır.

  1. Olayları sırayla okuyalım: 1492’de Amerika’ya ulaşılıyor, 1498’de Ümit Burnu yolu açılıyor.
  2. Ardından Amerika’dan gelen gümüş artıyor (1580), 1600 civarında da okyanus ticaretini yürüten doğu şirketleri kuruluyor.
  3. Dördünün de sahnesi okyanuslardır; mal, sermaye ve kazanç Atlas ve Hint okyanusu kıyısındaki devletlere yöneliyor. Osmanlı’nın elindeki Akdeniz ve kara yolları bu süreçte önem yitiriyor.
  4. Denetleyelim: hiçbir gelişme Akdeniz’de geçmiyor ✓ — ortak sonuç ticaretin okyanuslara kayması.

Sık yapılan hata: "Ticaret yollarının Osmanlı lehine değişmesi" seçmek. Yeni yollar Osmanlı topraklarını dolaşıp geçer; bu değişim Osmanlı’nın transit gelirini azalttığı için Osmanlı’nın lehine değil aleyhinedir.

20. sorunun çözümü

Fiyat artışı sabit gelirlileri yoksullaştırıp mal ve toprak sahiplerini kazançlı çıkardığı için gelir dağılımı bozulmuş, kesimler arası fark açılmıştır.

  1. İki kesimi ayıralım: geliri sabit olanlar (maaş ya da sabit kira alanlar) ile mal ve toprak sahipleri.
  2. Fiyatlar yükselince sabit gelirlinin eline geçen para aynı kalır ama o parayla alabildiği mal azalır; gerçek geliri düşer.
  3. Mal ve toprak sahibinin varlığı ise fiyatlarla birlikte değerlenir; sattığı ürün daha pahalıya gider. Biri kaybederken öteki kazanır.
  4. Denetleyelim: bir kesim yoksullaşırken öteki zenginleşiyorsa aradaki fark açılıyor demektir ✓ — gelir dağılımı bozulur.

Sık yapılan hata: "Toprak sahiplerinin yoksullaşması" seçmek. Metin toprak sahiplerinin kazançlı çıktığını açıkça söylüyor; yoksullaşan sabit gelirli kesimdir.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.