10. Sınıf Tarih 2. Dönem 2. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1

Sömürge yönetimleri, denetim altına aldıkları bölgelerde kendi dillerini ve yönetim düzenlerini yerleştirmiştir. Bu uygulamanın yerli toplumlar üzerindeki etkisi nedir?

  1. A Yerel dillerin güçlenmesi
  2. B Yerel kurumların korunması
  3. C Yerel dil ve kurumların zayıflayıp kültürel sürekliliğin kopması
  4. D Nüfusun artması
  5. E Ticaretin yerli halkın eline geçmesi
2
KavramAnlamı
GazaSınır boylarında yürütülen mücadele anlayışı
Fetih?

Tabloda iki kavram tanımlanmış, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan tanım hangisidir?

  1. A Vergi toplama düzeni
  2. B Sınırda yürütülen mücadele
  3. C Bir yerin alınıp yönetim altına katılması
  4. D Ticaret yolu
  5. E Bir yerleşim biçimi
3

Baharatın Ümit Burnu üzerinden okyanus yoluyla taşınmaya başlaması Akdeniz limanlarının işlem hacmini düşürmüştür. Bu değişimin Osmanlı ekonomisine etkisi nedir?

  1. A Gümrük gelirlerinin ve transit ticaretin gerilemesi
  2. B Limanların büyümesi
  3. C Vergi gelirlerinin artması
  4. D Kervan sayısının çoğalması
  5. E Ticaret yollarının kapanmaması
4

Selçuklu şehirlerinde kurulan darüşşifalarda hem hasta tedavi edilir hem de yanındaki medresede hekim yetiştirilirdi. Bu ikili yapının sağlık alanına katkısı nedir?

  1. A Tedavi ile hekim yetiştirmenin aynı kurumda sürekli hâle gelmesi
  2. B Hastane sayısının azalması
  3. C Hekimliğin yasaklanması
  4. D İlaç üretiminin durması
  5. E Hastaların ücret ödemesi
5

Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Anadolu beyliklerine karşı öncelikle savaş yerine evlilik, satın alma ve miras yoluyla topraklarını genişletmeye çalışmıştır. Bu tutumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Ordusunun bulunmaması
  2. B Beyliklerin çok güçlü olması
  3. C Müslüman Türk beylikleriyle savaşmanın hoş karşılanmaması ve gücün Bizans’a yönlendirilmek istenmesi
  4. D Anadolu’da toprak bulunmaması
  5. E Beyliklerin Osmanlı’ya vergi ödemesi
6

Kuruluş döneminde Anadolu’daki esnaf ve zanaatkârlar; kaliteyi denetleyen, fiyat belirleyen ve çırak-kalfa-usta düzenini işleten bir teşkilat çevresinde örgütlenmiştir. Bu teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Divan
  2. B Ahilik
  3. C Devşirme
  4. D Tımar
  5. E Vakıf
7

Osmanlı Devleti’nde ilk medrese Orhan Bey Dönemi’nde İznik’te açılmıştır. Bu gelişmenin gösterdiği en uygun sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Devletin askerî faaliyetleri tamamen bıraktığı
  2. B Beylikten devlete geçiş sürecinde eğitim ve ilim kurumlarının oluşturulmaya başlandığı
  3. C Anadolu’da başka hiçbir eğitim kurumunun bulunmadığı
  4. D Medreselerin yalnızca askerî amaçla kurulduğu
  5. E İznik’in başkent yapıldığı
8

Kâtip Çelebi, kendi döneminde bilinen kitapları ve yazarları konu konu tanıtan kapsamlı bir eser hazırlamıştır. Böyle bir çalışmanın ilim hayatına katkısı nedir?

  1. A Kitap yazımının durması
  2. B Kütüphanelerin kapanması
  3. C Var olan bilginin derlenip aranabilir hâle gelmesi
  4. D Yeni eser yazılmasının yasaklanması
  5. E Eserlerin yalnız saraya verilmesi
9
Kurumİşlevi
MedreseEğitim ve bilim
Şifahane?

Tabloda dönemin kurumları ile işlevleri eşleştirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki boşluk nasıl doldurulmalıdır?

  1. A Ticaret düzenleme
  2. B Eğitim ve bilim
  3. C Vergi toplama
  4. D Ordu kurma
  5. E Sağlık hizmeti ve hekim yetiştirme
10

Bir uygulama

Yol güzergâhlarında, tüccarların ve hayvanlarının belirli bir süre ücretsiz konaklayabildiği yapılar inşa edilmiştir.

Yukarıdaki uygulamanın ticarete etkisi sorulmaktadır. Buna göre aranan sonuç hangisidir?

  1. A Tüccarlar uzaklaşmıştır.
  2. B Ticaret durmuştur.
  3. C Yollar kapanmıştır.
  4. D Yolların güvenliği ve ticaretin canlılığı artmıştır.
  5. E Etkisi olmamıştır.
11

Fatih Sultan Mehmet, Semerkant’ta yetişmiş astronom ve matematikçi Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet edip medreselere ders vermesini istemiştir. Padişahın bu davetinin amacı nedir?

  1. A Medrese sayısını azaltmak
  2. B Başkentin bilim düzeyini yetişmiş bir âlimle yükseltmek
  3. C Semerkant’ı yönetmek
  4. D Astronomiyi yasaklamak
  5. E Yeni bir ordu kurmak
12

Osmanlı Devleti’nin Orhan Bey Dönemi’nde başkent yaptığı şehir aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Söğüt
  2. B İznik
  3. C Bursa
  4. D Edirne
  5. E İstanbul
13

Osman Bey Dönemi’nde Bizans tekfurlarına karşı kazanılan ve beyliğin Marmara yönünde ilerlemesini kolaylaştıran savaş aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Koyunhisar
  2. B Sırpsındığı
  3. C Niğbolu
  4. D Varna
  5. E Çirmen
14
DüzenkurumlarlataşındıDış koşullarekonomiyietkilediSorunlarıslahatlakarşılandı

Kartlarda bu temanın üç temel düşüncesi verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Kartlar birbirinden bağımsızdır.
  2. B Düzen kurumsuz yürümüştür.
  3. C Dış koşullar etkisiz kalmıştır.
  4. D Islahat girişimi olmamıştır.
  5. E Uzun ömürlü düzen; kurumlarla sürdürülmüş, değişen dış koşullar karşısında ıslahatlarla ayakta tutulmaya çalışılmıştır.
15
1234123456780dönemgümüş girişi

Grafikte Amerika’dan Avrupa’ya gelen değerli maden miktarının dönemlere göre değişimi verilmiştir. Grafikteki artışın Avrupa ekonomisindeki sonucu ne olmuştur?

  1. A Paranın değer kazanması
  2. B Ticaretin durması
  3. C Üretimin sona ermesi
  4. D Madenlerin değersizleşmesi ve fiyatların genel olarak yükselmesi
  5. E Nüfusun azalması
16
ÖlçütTımarlı sipahiKapıkulu
GeliriDirlik geliriHazineden maaş
Bulunduğu yerTaşraBaşkent

Tabloda iki asker sınıfı karşılaştırılmıştır. Tablodaki bilgilerden hareketle ulaşılabilecek yargı hangisidir?

  1. A İki sınıfın da hazineden maaş aldığı
  2. B İki sınıfın da taşrada bulunduğu
  3. C Kapıkulunun hazineye, tımarlı sipahinin toprağa bağlı olduğu
  4. D Tımarlı sipahinin başkentte durduğu
  5. E İki sınıf arasında fark bulunmadığı
17

Bir uygulama

Bir bölgede uzun süredir uygulanan yerel gelenekler, yeni yönetim düzeninde de gözetilmiştir.

Yukarıdaki tutumun yönetime sağladığı yarar sorulmaktadır. Buna göre doğru seçenek hangisidir?

  1. A Vergiler azalmıştır.
  2. B Halk uzaklaşmıştır.
  3. C Halkın yeni düzeni benimsemesi kolaylaşmıştır.
  4. D Yönetim zorlaşmıştır.
  5. E Yarar sağlamamıştır.
18

Bir bulgu üzerine

Bir bölgede aynı yıllarda hem uzun süren savaşlar hem de ağır vergiler kaydedilmiştir.

Yukarıdaki bulgunun taşrada beklenen sonucu sorulmaktadır. Buna göre yanıt hangi seçenektedir?

  1. A Nüfus yerinde kalır.
  2. B Nüfus hareketleri ve toprak terki artar.
  3. C Üretim artar.
  4. D Vergi gelirleri yükselir.
  5. E Sonuç doğmaz.
19
1234123456780dönemkapıkulu (bin)

Grafikte kapıkulu asker sayısının dönemlere göre değişimi verilmiştir. Grafikteki eğilimin hazine üzerindeki sonucu nedir?

  1. A Maaş giderinin azalması
  2. B Vergi gelirinin artması
  3. C Hazine üzerindeki maaş yükünün büyümesi
  4. D Sefer sayısının azalması
  5. E Tımar gelirlerinin artması
20

Divan-ı Hümayun’da devlet işleri görüşülür, halktan gelen davalar da karara bağlanırdı. Bu kurumun yönetim açısından işlevi nedir?

  1. A Yalnız savaş kararı alması
  2. B Yalnız vergi toplaması
  3. C Yalnız elçileri kabul etmesi
  4. D Yalnız ordu sevk etmesi
  5. E Devletin en yüksek karar ve yargı organı olarak çalışması
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. C 2. C 3. A 4. A 5. C 6. B 7. B 8. C 9. E 10. D 11. B 12. C 13. A 14. E 15. D 16. C 17. C 18. B 19. C 20. E
1. sorunun çözümü

Sömürge yönetimlerinin kendi dilini ve düzenini yerleştirmesi, yerel dil ve kurumları zayıflatıp kültürel sürekliliği koparmıştır.

  1. Uygulamayı ayıralım: yönetim, eğitim ve yargı sömürgecinin dilinde ve onun kurallarıyla yürütülür.
  2. Resmî işlerde kullanılmayan yerel dil zamanla geri planda kalır; yerel yönetim ve hukuk kurumları işlevini yitirir.
  3. Dil ve kurumlar bir toplumun geçmişten taşıdığı bilgiyi ve geleneği kuşaktan kuşağa aktarır; bunlar zayıflayınca kültürel süreklilik kopar.
  4. Denetleyelim: bugün Latin Amerika’da İspanyolca ve Portekizcenin baskın olması bu etkinin kalıcılığını gösteriyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yerel kurumların korunması" seçmek. Dışarıdan getirilen yönetim düzeni yerel kurumların yerini alır; onları korumaz, işlevsizleştirir.

2. sorunun çözümü

Cevap: bir yerin alınıp yönetim altına katılması; gaza mücadelenin anlayışıysa fetih, alınan yerin devlet düzenine bağlanmasıdır.

  1. Tablodaki ilk satır gazayı tanımlıyor: sınır boylarında yürütülen mücadele anlayışı, yani bir tutum ve süreç.
  2. Fetih ise sürecin sonucunu anlatır: yer alınır ve oraya vergi, yargı, yönetim götürülür.
  3. Bu yüzden boşluk, yerin ele geçirilip yönetime katılmasını anlatan tanımla dolmalıdır.
  4. Denetleyelim: fethedilen yer, akında olduğu gibi alınıp bırakılmaz; yönetime katılır ✓.

Sık yapılan hata: "Sınırda yürütülen mücadele" demek. Bu tanım tablonun ilk satırındaki GAZAYA ait; fetih mücadelenin kendisi değil, alınan yerin yönetime katılmasıdır.

3. sorunun çözümü

Baharatın Ümit Burnu yoluyla taşınması Akdeniz limanlarından geçen malı azaltmış, Osmanlı’nın gümrük gelirlerini ve transit ticaretini geriletmiştir.

  1. Metindeki değişim: doğu malları artık Akdeniz ve Orta Doğu üzerinden değil, Afrika’nın güneyini dolaşan okyanus yoluyla taşınıyor.
  2. Osmanlı, İpek ve Baharat yollarının üzerinde bulunduğu için topraklarından geçen maldan gümrük alıyor, transit ticaretten kazanıyordu.
  3. Mal Osmanlı topraklarından geçmeyince bu gelir azalır; limanlarda ve kervan yollarında ticaret hacmi düşer.
  4. Denetleyelim: geçmeyen maldan gümrük alınamaz ✓ — gelir kaybı yol değişiminin doğrudan sonucu.

Sık yapılan hata: "Vergi gelirlerinin artması" seçmek. Metin limanların işlem hacminin düştüğünü söylüyor; ticaret azalan limandan alınan vergi de azalır, artmaz.

4. sorunun çözümü

Darüşşifa ile yanındaki medresenin bir arada olması, tedavi ile hekim yetiştirmenin aynı kurumda sürekli hâle gelmesini sağlamıştır.

  1. Yapı ikili: darüşşifada hasta tedavi ediliyor, yanındaki medresede hekim yetiştiriliyor. Kayseri’deki Gevher Nesibe Darüşşifası (1206) ve tıp medresesi bunun bilinen örneğidir.
  2. Öğrenci, kitaptan öğrendiğini hemen yanındaki hastada görür; hocası tedavi ederken izler ve uygulamaya katılır.
  3. Böylece hekimlik bilgisi uygulamayla birlikte kuşaktan kuşağa kesintisiz aktarılır; tedavi hizmeti de yeni hekimlerle sürer.
  4. Denetleyelim: seçenek ikili yapının iki parçasını (tedavi ve eğitim) birlikte açıklıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Hastaların ücret ödemesi” seçilebiliyor, çünkü bir sağlık kurumunun gelir kaynağı akla gelir. Oysa darüşşifalar vakıf geliriyle ve ücretsiz hizmet verirdi; üstelik soru ücreti değil sağlık alanına katkıyı soruyor.

5. sorunun çözümü

Aynı inançtan beyliklerle savaşmak meşruiyeti zedelerdi; asıl hedef Bizans yönüydü.

  1. Osmanlı’nın Anadolu’daki komşularını belirleyelim: Müslüman Türk beylikleri.
  2. Onlarla savaşmak iki sorun doğurur. Birincisi meşruiyet: gaza ve din uğruna mücadele iddiasıyla yükselen bir beyliğin aynı inançtan komşusuyla savaşması halk nezdinde hoş karşılanmaz.
  3. İkincisi öncelik: batıda Bizans varken güç Anadolu’ya harcanırsa asıl hedeften uzaklaşılır. Bu yüzden evlilik, satın alma ve miras gibi barışçıl yollar tercih edildi.
  4. Denetleyelim: aynı beyliklerle sonraki dönemlerde savaşıldı ✓ — tercih ilkesel değil, dönemin koşullarına göre verilmiş bir öncelik kararı.

Sık yapılan hata: "Ordusunun bulunmaması" demek. Osmanlı’nın ordusu VARDI ve aynı dönemde Bizans’a karşı savaşıyordu; beyliklere barışçıl yaklaşmasının nedeni güçsüzlük değil, meşruiyet ve öncelik tercihidir.

6. sorunun çözümü

Ahilik, esnaf ve zanaatkârların kaliteyi denetleyen ve çırak-kalfa-usta düzenini işleten meslek teşkilatıdır.

  1. Soruda sayılan üç işlevi ayıralım: kaliteyi denetlemek, fiyat belirlemek, çırak-kalfa-usta düzenini işletmek.
  2. Üçü de ÜRETİM ve MESLEK alanına ait. Öyleyse aranan yapı bir esnaf örgütlenmesi olmalı.
  3. Şıkları işlevlerine göre eleyelim: divan bir yönetim kurulu, devşirme asker yetiştirme sistemi, tımar toprak düzeni, vakıf ise hayır kurumlarının gelir kaynağıdır. Aranan teşkilat ahiliktir.
  4. Denetleyelim: ahilikte meslek eğitimiyle ahlak eğitimi birlikte veriliyordu ✓ — kalite denetiminin dayanağı da bu.

Sık yapılan hata: Vakıf demek. Vakıf, bağışlanan mülklerin geliriyle hayır kurumlarını yaşatan bir DÜZENDİR; esnaf ve zanaatkârları örgütleyip kaliteyi denetleyen teşkilat ise ahiliktir.

7. sorunun çözümü

Medrese açılması, beylikten devlete geçişte kurumsallaşmanın başladığını gösterir.

  1. Medresenin ne yaptığını belirleyelim: âlim ve kadı yetiştirir.
  2. Bir beyliğin buna neden ihtiyacı olur? Büyüyen topraklarda davaları görecek kadılar, kayıt tutacak ve yönetecek eğitimli kişiler gerekir. Bu ihtiyaç ancak devletleşirken doğar.
  3. Öyleyse ilk medresenin açılması, eğitim ve ilim kurumlarının oluşturulmaya başlandığını, yani kurumsallaşmayı gösterir.
  4. Denetleyelim: aynı dönemde kadılık, tımar ve divan da kuruluyor ✓ — medrese bu kurumların insan kaynağını sağlıyor.

Sık yapılan hata: "Devletin askerî faaliyetleri tamamen bıraktığı" demek. Medrese açmak askerî faaliyeti sona ERDİRMEZ; aynı dönemde fetihler sürüyordu, medrese yalnız sivil kurumsallaşmanın bir parçasıdır.

8. sorunun çözümü

Kâtip Çelebi’nin kitapları ve yazarları konu konu tanıtan eseri, var olan bilginin derlenip aranabilir hâle gelmesini sağlamıştır.

  1. Söz konusu eser, Kâtip Çelebi’nin binlerce kitabı ve yazarını tanıttığı Keşfü’z-Zunun’dur.
  2. Eser yeni bir bilgi üretmekten çok var olan bilgiyi derler ve konulara göre sınıflandırır.
  3. Sınıflandırılmış bir liste, araştırmacıya hangi konuda hangi kitaba bakacağını gösterir; dağınık bilgiye ulaşmak hızlanır.
  4. Denetleyelim: “konu konu tanıtan” ifadesi tasnifi, “kapsamlı” ifadesi derlemeyi karşılıyor ✓.

Sık yapılan hata: “Kitap yazımının durması” seçilebiliyor, çünkü var olanı listeleyen bir eserin yeni esere gerek bırakmadığı düşünülür. Oysa kaynağın nerede olduğunu bilmek yeni araştırmayı kolaylaştırır; böyle eserler kitap yazımını durdurmaz, besler.

9. sorunun çözümü

Cevap: sağlık hizmeti ve hekim yetiştirme; Selçuklu şifahaneleri hem hasta tedavi etti hem tıp eğitimi verdi.

  1. Tablonun kalıbı: sol sütunda kurum, sağda o kurumun işlevi. Medrese → eğitim ve bilim.
  2. Şifahane "şifa verilen yer" demektir; yani sağlık kurumudur. Kayseri’deki Gevher Nesibe Şifahanesi (1206) ve Sivas’taki İzzeddin Keykavus Darüşşifası bu dönemden kalmadır.
  3. Bu yapılar hasta bakımının yanında hekim yetiştiren birer tıp okulu gibi de çalışıyordu; Gevher Nesibe’nin yanında bir tıp medresesi bulunuyordu.
  4. Denetleyelim: boşluk medreseyle aynı işlevi değil, şifahanenin kendi işlevini istiyor ✓ — o da sağlık ve hekim yetiştirmedir.

Sık yapılan hata: "Eğitim ve bilim" demek. Bu tanım tabloda zaten MEDRESEYE verilmiş; şifahanenin ayırt edici işlevi sağlıktır, eğitimi de hekim yetiştirmeyle sınırlıdır.

10. sorunun çözümü

Cevap: yolların güvenliği ve ticaretin canlılığı artmıştır; kervansaraylar tüccara güvenli ve ücretsiz konaklama sağlayarak ticareti özendirdi.

  1. Metindeki uygulama Selçuklu kervansaraylarıdır: yol boyunca aralıklarla yapılan, tüccarın ve hayvanlarının belli süre ücretsiz kaldığı yapılar.
  2. Tüccar açısından sonuç: gece kalacak korunaklı yer, yiyecek ve hayvan bakımı; yolculuğun maliyeti ve tehlikesi azaldı.
  3. Maliyet ve tehlike azalınca daha çok tüccar Anadolu yollarını tercih etti; ticaret canlandı, devletin gümrük ve vergi geliri de arttı.
  4. Denetleyelim: devlet bu hizmeti ücretsiz verdiğine göre amacı tüccarı çekmekti ✓ — sonuç ticaretin canlanmasıdır.

Sık yapılan hata: "Tüccarlar uzaklaşmıştır." demek. Ücretsiz ve güvenli konaklama tüccarı iter değil, ÇEKER; bu seçenek uygulamanın etkisini tersine çeviriyor.

11. sorunun çözümü

Fatih’in Ali Kuşçu’yu İstanbul’a davet etmesinin amacı, yeni başkentin bilim düzeyini yetişmiş bir âlimle yükseltmekti.

  1. Ali Kuşçu, Semerkant’ta Uluğ Bey’in gözlemevinde yetişmiş, astronomi ve matematikte tanınmış bir âlimdi.
  2. İstanbul 1453’te fethedilmiş yeni bir başkentti; bir ilim geleneğinin kendiliğinden oluşması uzun zaman alır.
  3. Fatih bu süreci hızlandırmak için yetişmiş âlimleri başkente çekti; Ali Kuşçu İstanbul’da ders vererek astronomi ve matematik bilgisinin Osmanlı medreselerine yayılmasını sağladı.
  4. Denetleyelim: davetten beklenen “medreselerde ders vermesi”; bu doğrudan başkentin bilim düzeyine yöneliktir ✓.

Sık yapılan hata: “Semerkant’ı yönetmek” seçilebiliyor, çünkü âlim Semerkant’tan geliyor. Ancak Semerkant Osmanlı toprağı değildi; davetin amacı oranın yönetimi değil, Ali Kuşçu’nun bilgisini İstanbul’a getirmekti.

12. sorunun çözümü

1326’da fethedilen Bursa, Orhan Bey Dönemi’nde başkent yapılmıştır.

  1. Başkentlerin sırasını kuralım: Söğüt beyliğin ilk merkeziydi, sonra Bursa, ardından Edirne, en son İstanbul.
  2. Soru Orhan Bey dönemini soruyor. Bursa 1326’da, Orhan Bey döneminde fethedildi.
  3. Fethin hemen ardından başkent buraya taşındı. Bursa hem Anadolu ticaret yollarına yakın hem savunması güçlü bir şehirdi.
  4. Denetleyelim: Edirne daha sonra, Rumeli fetihleri hızlanınca başkent oldu ✓ — sıralama tutuyor.

Sık yapılan hata: Edirne demek. Edirne daha SONRAKİ bir başkenttir ve Rumeli’deki fetihler hızlanınca seçilmiştir; Orhan Bey Dönemi’nin başkenti Bursa’dır.

13. sorunun çözümü

Koyunhisar (Bafeus) Savaşı, Osman Bey döneminde Bizans tekfurlarına karşı kazanılmıştır.

  1. Soruda iki ölçüt var: dönem Osman Bey ve rakip Bizans tekfurları, yani mücadele Anadolu’da.
  2. Şıkları yerlerine göre eleyelim. Sırpsındığı, Çirmen, Niğbolu ve Varna Rumeli’de, yani Balkanlarda yapılmış savaşlardır. Osman Bey döneminde henüz Rumeli’ye geçilmemişti.
  3. Geriye Koyunhisar kalıyor. Osman Bey bu savaşta Bizans tekfurlarını yendi ve Marmara yönünde ilerleme kolaylaştı.
  4. Denetleyelim: Bursa’nın fethi bu ilerlemenin devamı ✓ — zafer Marmara yolunu açmıştı.

Sık yapılan hata: Niğbolu demek. Niğbolu RUMELİ’DE ve Yıldırım Bayezid döneminde yapılmıştır; Osman Bey döneminde henüz Rumeli’ye geçilmemişti, aranan savaş Koyunhisar’dır.

14. sorunun çözümü

Cevap: uzun ömürlü düzen kurumlarla sürdürülmüş, değişen dış koşullar karşısında ıslahatlarla ayakta tutulmaya çalışılmıştır; üç kartı birden kapsayan yargı budur.

  1. Birinci kart: düzen kurumlarla taşındı — tımar, kapıkulu, divan, vakıf, istimalet ve iskân.
  2. İkinci kart: dış koşullar ekonomiyi etkiledi — yeni deniz yolları ve fiyat artışı. Üçüncü kart: sorunlar ıslahatla karşılandı.
  3. "En kapsayıcı" sonuç üç kartı neden-sonuç sırasıyla birleştirmeli: kurumlar düzeni kurar, dış koşullar onu zorlar, ıslahat onu onarmaya çalışır.
  4. Denetleyelim: doğru seçenek kurumları, dış koşulları ve ıslahatları tek cümlede anıyor ✓.

Sık yapılan hata: "Kartlar birbirinden bağımsızdır." demek. Kartlar bir neden-sonuç zinciri kuruyor: dış koşulların kurumlarda yarattığı sorunlar ıslahat ihtiyacını doğurdu.

15. sorunun çözümü

Amerika’dan gelen gümüşün bollaşması değerli madeni değersizleştirmiş ve Avrupa’da fiyatları genel olarak yükseltmiştir.

  1. Grafiği okuyalım: Avrupa’ya giren gümüş miktarı dönemden döneme artıyor.
  2. O dönemde para gümüş ve altın esaslıdır. Piyasadaki gümüş, üretilen mal miktarından hızlı artarsa bir birim gümüşle alınabilen mal azalır.
  3. Yani madenin, dolayısıyla paranın değeri düşer; aynı malı almak için daha çok para gerekir ve fiyatlar genel olarak yükselir. Bu sürece fiyat devrimi denir.
  4. Denetleyelim: bollaşan şeyin değeri düşer ✓ — gümüş bollaşınca pahalanan gümüş değil, gümüşle ölçülen mallardır.

Sık yapılan hata: "Paranın değer kazanması" seçmek. Bu seçenek grafiği ters okur; gümüş çoğaldıkça gümüş esaslı para değer kazanmaz, kaybeder.

16. sorunun çözümü

Tablo, tımarlı sipahinin geçimini toprağa (dirlik gelirine), kapıkulunun ise hazineye (maaşa) bağladığını gösterir.

  1. Gelir satırını okuyalım: tımarlı sipahi dirlik geliriyle, kapıkulu hazineden maaşla geçinir.
  2. Yer satırını okuyalım: tımarlı sipahi taşrada, kapıkulu başkentte bulunur.
  3. İki satırı birleştirince iki farklı model çıkıyor: biri taşradaki toprak gelirine, öteki merkezdeki hazineye dayanan asker.
  4. Denetleyelim: "kapıkulunun hazineye, tımarlı sipahinin toprağa bağlı olduğu" yargısı tablodaki her iki satırla uyumlu ✓.

Sık yapılan hata: "İki sınıfın da hazineden maaş aldığı" seçmek. Tabloda maaşı yalnız kapıkulu alıyor; tımarlı sipahinin geliri dirlikten gelir. Seçenek iki sütunu birbirine karıştırıyor.

17. sorunun çözümü

Cevap: halkın yeni düzeni benimsemesi kolaylaşmıştır; alışılmış geleneklere dokunulmayınca halk yönetime direnmez.

  1. Metnin ipucu: yerel gelenekler yeni yönetim düzeninde de gözetilmiş, yani yeni yönetim eskiyi silmemiş.
  2. Halk kendi geleneklerine bağlıdır; bunlar zorla değiştirilirse tepki ve isyan doğar.
  3. Gelenekler korununca halk yeni yönetimi yabancı bir baskı gibi görmez; uyum hızlanır, yönetim de kolaylaşır.
  4. Denetleyelim: tutum halkın hayatını az değiştiriyor, sonuç da kabul görmek oluyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yönetim zorlaşmıştır." demek. Geleneklere dokunmamak direnci AZALTIR; yönetimi zorlaştıran tutum, tersine gelenekleri zorla değiştirmek olurdu.

18. sorunun çözümü

Cevap: nüfus hareketleri ve toprak terki artar; savaş ve ağır vergi köylüyü toprağını bırakıp göç etmeye zorlar.

  1. Bulgu: aynı yıllarda uzun savaşlar ve ağır vergiler bir arada.
  2. Uzun savaşlar erkek nüfusu cepheye çeker ve ek vergiler (avarız gibi olağanüstü vergiler) doğurur; ağır vergi de köylünün elinde kalan ürünü azaltır.
  3. Geçinemeyen köylü toprağını bırakıp kentlere ya da daha güvenli bölgelere göç eder; bu harekete toprak terki denir.
  4. Denetleyelim: #12513’teki şemanın ilk iki basamağıyla aynı zincir ✓ — sonuç nüfus hareketidir.

Sık yapılan hata: "Üretim artar." demek. Köylü savaş ve vergi baskısıyla zorlanırken üretim artamaz; tersine, toprak terk edildikçe düşer.

19. sorunun çözümü

Maaşlı kapıkulu askerinin sayısı arttıkça üç ayda bir ödenen ulufe gideri büyür ve hazinenin yükü ağırlaşır.

  1. Grafiği okuyalım: kapıkulu asker sayısı dönemden döneme sürekli artıyor.
  2. Kapıkulu askeri tımarlı sipahi gibi toprak gelirinden değil, hazineden maaş (ulufe) alır.
  3. Maaş alan asker sayısı artınca hazineden çıkan toplam maaş gideri de artar; aynı dönemde gelir artmadıysa bütçe açık vermeye başlar.
  4. Denetleyelim: sayı artıyor, her asker maaş alıyor → toplam gider artıyor ✓; "maaş yükünün büyümesi" grafikteki eğilimin doğrudan sonucu.

Sık yapılan hata: "Maaş giderinin azalması" seçmek. Grafikte sayı artıyor; maaşlı asker çoğaldıkça gider azalmaz, artar. Bu seçenek grafiği ters okumaktan doğar.

20. sorunun çözümü

Divan-ı Hümayun hem devlet işlerinin karara bağlandığı hem de davaların görüldüğü en yüksek karar ve yargı organıdır.

  1. Metin iki ayrı işlev sayıyor: devlet işleri görüşülür, halktan gelen davalar da karara bağlanır.
  2. Birinci işlev yönetimle ilgilidir: savaş, barış, atama, vergi gibi konularda karar alınır. İkinci işlev yargıyla ilgilidir: Divan, en üst mahkeme gibi çalışır.
  3. İki işlevi birlikte taşıyan tek bir kurum olduğu için Divan-ı Hümayun devletin en yüksek karar ve yargı organıdır.
  4. Denetleyelim: doğru seçenek iki işlevi de kapsıyor; diğer seçenekler "yalnız" diyerek tek bir işleve daraltıyor ✓.

Sık yapılan hata: "Yalnız savaş kararı alması" seçmek. Savaş kararı Divan’ın konularından biridir ama "yalnız" sözcüğü metindeki dava görme işlevini dışarıda bırakır; bu yüzden eksik ve yanlıştır.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.