11. Sınıf Biyoloji 2. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1

Böbrekler su, tuz ve pH dengesini ayarlar; homeostatik değişkenler birbirine bağlıdır ve denge bozulduğunda sağlık sorunları ortaya çıkar. Bu bilgiye dayanarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A Bir sistemin bozulması diğer sistemleri hiç etkilemez.
  2. B İshalde asıl tehlike su ve mineral kaybıdır.
  3. C Az su tüketimi böbrek taşı riskini artırır.
  4. D Böbrek yetmezliği başka sistemleri de etkiler.
  5. E Aşırı tuz kan basıncını yükseltebilir.
2

Bir sinir hücresinde uyartıyı hücre gövdesine doğru taşıyan uzantı ile gövdeden uzağa taşıyan uzantı sırasıyla hangileridir?

  1. A Akson – dendrit
  2. B Dendrit – akson
  3. C Miyelin – akson
  4. D Sinaps – dendrit
  5. E Ranvier boğumu – akson
3

Uzun süreli enerji fazlasının homeostatik dengeyi bozmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Enerjinin yok olması
  2. B Enerjinin atılması
  3. C Enerjinin ısıya dönmesi
  4. D Fazla enerjinin yağ olarak depolanması ve artan yağ dokusunun kan şekeri ile kan basıncı düzenlemesini güçleştirmesi
  5. E Hiçbir etkisinin olmaması
4

Merkezî sinir sisteminde duyu nöronundan aldığı impulsu değerlendirip motor nörona ileten nöron çeşidi hangisidir?

  1. A Duyu nöronu
  2. B Ara nöron
  3. C Motor nöron
  4. D Salgı nöronu
  5. E Reseptör hücresi
5
12351015200yemekten sonra (saat)kan şekeri

Grafikte bir kişide yemek sonrası kan şekerinin değişimi verilmiştir. Değerin başlangıç düzeyine dönmemesinin gösterdiği nedir?

  1. A Ölçüm hatası
  2. B Böbreğin çalışmadığı
  3. C Kişinin çok yediği
  4. D Şekerin yok olduğu
  5. E Kan şekerini düşüren düzeneğin yeterince çalışmadığı; homeostazinin sağlanamadığı
6

Tuz ve kan basıncı

Kandaki tuz derişimi artar, su kanda tutulur, kan hacmi büyür ve basınç yükselir.

Aşırı tuz tüketiminin kan basıncını yükseltmesinin düzeneği sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Kandaki tuz derişimi arttığında suyun kanda tutulması ve kan hacminin artmasıyla basıncın yükselmesi
  2. B Tuzun kanı ısıtması
  3. C Tuzun damarları kesmesi
  4. D Tuzun kalbi durdurması
  5. E Tuzun etkisiz olması
7

Ani bir tehlike anında kalp atışının hızlanması, kan şekerinin yükselmesi ve göz bebeklerinin büyümesi gözlenir. Bu değişimleri başlatan hormon ve salgılandığı bez hangisidir?

  1. A İnsülin – pankreas
  2. B Adrenalin – böbrek üstü bezi
  3. C Tiroksin – tiroit
  4. D Büyüme hormonu – hipofiz
  5. E Glukagon – pankreas
8

Solunum, kalp atışı ve kan basıncı gibi istem dışı yaşamsal olayların denetim merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Beyincik
  2. B Omurilik soğanı
  3. C Beyin kabuğu
  4. D Talamus
  5. E Hipofiz
9
Böbrekte gerçekleşenAnlamı
SüzülmeKandaki küçük moleküllerin süzüğe geçmesi
Geri emilimGerekli maddelerin kana geri alınması
Salgılama?

Tabloda böbrekteki temel süreçler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloda eksik kalan açıklama hangisidir?

  1. A Maddelerin yok edilmesi
  2. B Hormonların yok edilmesi
  3. C Kanın üretilmesi
  4. D Suyun buharlaşması
  5. E Kandaki bazı atık ve fazla maddelerin doğrudan süzüğe verilmesi
10
OrganX sistemiY sistemi
KalpHızlandırırYavaşlatır
SindirimYavaşlatırHızlandırır
Göz bebeğiGenişletirDaraltır

Tabloda otonom sinir sisteminin iki bölümünün etkileri karşılaştırılmıştır. X ve Y sistemleri sırasıyla hangileridir?

  1. A Parasempatik – sempatik
  2. B Somatik – otonom
  3. C Merkezî – çevresel
  4. D Sempatik – parasempatik
  5. E Duyu – motor
11

Her yemek zamanından önce zil sesi duyan bir hayvanda, bir süre sonra yalnız zil sesiyle de tükürük salgısı başlıyor. Bu davranış hangisiyle adlandırılır?

  1. A Şartsız refleks
  2. B İstemli davranış
  3. C Şartlı refleks
  4. D Hormonal tepki
  5. E Kalıtsal içgüdü
12

Bir maddenin, sinaptik boşluktaki nörotransmitteri parçalayan enzimi engellediği belirlenmiştir. Bu maddenin sinir iletimi üzerindeki beklenen etkisi hangisidir?

  1. A İletim tamamen durur.
  2. B İmpuls ters yönde ilerler.
  3. C Nörotransmitter salgılanamaz.
  4. D Sinaps sayısı azalır.
  5. E Nörotransmitter etkisi uzar, uyarılma sürer.
13

Vücut sıcaklığı çok yüksek değerlere çıktığında hangi tehlike ortaya çıkar?

  1. A Terlemenin artması
  2. B Kemiklerin zayıflaması
  3. C Kanın soğuması
  4. D Proteinlerin ve enzimlerin yapısının bozulmaya başlaması; hücresel süreçlerin aksaması
  5. E Derinin kızarması
14

Tiroit hormonlarının yetersiz salgılanmasının metabolizmaya etkisi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Metabolizmanın hızlanması
  2. B Metabolizma hızının düşmesi; halsizlik, üşüme ve kilo artışı gibi belirtilerin görülmesi
  3. C Kalbin hızlanması
  4. D Ateşin yükselmesi
  5. E Hiçbir belirti görülmemesi
15
Yanıtİşlevi
Kalp atımının hızlanmasıDakikada pompalanan kanı artırır
Deri damarlarının daralmasıKanı hayati organlara yöneltir

Ciddi kan kaybında kalp atım hızının artmasının ve deri damarlarının daralmasının anlamı sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Kanın çoğalması
  2. B Kalbin yorulması
  3. C Azalan kan hacmine karşın hayati organlara kan akışını sürdürmeye yönelik homeostatik yanıt
  4. D Derinin ısınması
  5. E Kanın soğuması
16
UyaranReseptörDuyu nöronuAra nöron(omurilik)Motor nöronKas (tepki)

Şemada refleks yayının halkaları sırasıyla verilmiştir. Bu yolda beynin karar vermesini beklemeden tepki oluşmasının nedeni hangisidir?

  1. A Değerlendirme omurilikte yapılır, beyin sonradan haberdar olur.
  2. B Duyu nöronu doğrudan kasa bağlanır.
  3. C Uyaran çok zayıf olduğu için beyne ulaşmaz.
  4. D Motor nöron uyaranı kendisi algılar.
  5. E Reseptörler beyinden bağımsız hareket üretir.
17
NöronMiyelin kılıfİletim hızı (m/s)
AVar90
BYok2

Tabloda iki nöronun özellikleri karşılaştırılmıştır. Aradaki hız farkının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A Miyelinli nöronda akson daha kısadır.
  2. B Miyelinsiz nöronda dendrit yoktur.
  3. C Miyelinli aksonda impuls boğumdan boğuma atlayarak ilerler.
  4. D Miyelin impulsun şiddetini artırır.
  5. E Miyelinsiz nöron impulsu ters yönde iletir.
18

Bir öğrenci su tüketiminin idrar miktarına etkisini incelemek istemektedir. İzlemesi gereken en uygun yol hangisidir?

  1. A Tek gün ölçüm yapmak
  2. B Sonucu tahmin etmek
  3. C Farklı kişileri karşılaştırmak
  4. D Farklı içecekler denemek
  5. E Aynı kişide birkaç gün boyunca alınan su ile idrar miktarını kaydetmek; beslenme, etkinlik düzeyi ve ortam sıcaklığını olabildiğince benzer tutmak
19

Taş nasıl oluşur?

Az su içmek idrarı derişikleştirir; çözünürlük sınırı aşıldığında kristaller oluşur ve büyür.

Yetersiz su tüketiminin böbrek taşı oluşumunu kolaylaştırmasının nedeni sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Suyun taş yapması
  2. B Böbreğin küçülmesi
  3. C İdrarın derişikleşmesiyle bazı maddelerin çözünürlük sınırının aşılması ve kristal oluşumunun kolaylaşması
  4. D Kanın azalması
  5. E Suyun kirlenmesi
20

Böbrek yetmezliğinde diyaliz uygulanmasının gerekçesi sorulmaktadır. Doğru açıklama hangisidir?

  1. A Kan üretmek
  2. B Kanı ısıtmak
  3. C Böbreğin yapamadığı süzme işini makineyle yerine getirerek atıkların ve fazla suyun kandan uzaklaştırılması
  4. D Hormon üretmek
  5. E Kan basıncını artırmak
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. A 2. B 3. D 4. B 5. E 6. A 7. B 8. B 9. E 10. D 11. C 12. E 13. D 14. B 15. C 16. A 17. C 18. E 19. C 20. C
1. sorunun çözümü

Değişkenler birbirine bağlı olduğu için bir sistemin bozulması ötekileri etkilemeden kalamaz.

  1. Soru "söylenemez" diyor; öyleyse seçenekleri metne vurup metinle ÇELİŞENİ arayacağız.
  2. Metnin üç yargısını ayıralım: böbrekler su, tuz ve pH dengesini ayarlar; homeostatik değişkenler birbirine bağlıdır; denge bozulduğunda sağlık sorunları çıkar. İshalde su ve mineral kaybı, az su tüketiminde taş riski, böbrek yetmezliğinin yayılması ve tuzun basıncı yükseltmesi bu yargılarla uyuşuyor.
  3. Geriye bir sistemin bozulmasının ötekileri HİÇ etkilemediği yargısı kalıyor. Bu, metnin bağlılık yargısının doğrudan tersidir; söylenemez.
  4. Denetleyelim: örnek de aynı yönde ✓ — böbrek yetmezliğinde kan basıncı ve pH sorunlarının birlikte görülmesi, etkilenmemenin olanaksızlığını gösteriyor.

Sık yapılan hata: "Böbrek yetmezliği başka sistemleri de etkiler" demek. Bu yargı metinle çelişmiyor, tersine onun doğrudan sonucu; aranan ise metnin verdiği bağlılık bilgisini yadsıyan yargıdır.

2. sorunun çözümü

Dendritler impulsu hücre gövdesine getirir, akson gövdeden uzaklaştırır.

  1. Nöronun uzantılarını biçimlerine göre ayıralım. Kısa ve çok sayıda dallanan uzantılar dendrittir.
  2. Dendritler çevreden ya da önceki nörondan gelen uyartıyı toplar ve hücre gövdesine TAŞIR.
  3. Akson ise genellikle tek ve uzun bir uzantıdır; gövdede oluşan impulsu alıp sonraki hücreye götürür, yani gövdeden UZAKLAŞTIRIR.
  4. Denetleyelim: sinapsta iletim aksondan dendrite doğru ✓ — yön, iki uzantının görevleriyle uyumlu.

Sık yapılan hata: "Akson – dendrit" demek. Sıralama TERS: gövdeye taşıyan uzantı dendrit, gövdeden uzaklaştıran uzantı aksondur.

3. sorunun çözümü

Fazla enerji yağ olarak depolanır; artan yağ dokusu kan şekeri ve kan basıncı düzenlemesini güçleştirir.

  1. Enerji dengesini yazalım: alınan enerji harcanandan sürekli çok olursa fark her gün depoya yazılır. Enerji yok olmaz, yağ dokusu olarak birikir.
  2. Yağ dokusunun edilgin bir depo olmadığını görelim: büyüyen yağ dokusu insülinin hücreler üzerindeki etkisini azaltır, aynı miktar insülin kan şekerini eskisi kadar düşüremez.
  3. İkinci etki dolaşımdadır: artan doku daha çok damar ve daha çok pompalanan kan gerektirir, kan basıncı düzenlemesi zorlaşır. Böylece tek bir fazlalık birden çok homeostatik dizgeyi etkiler.
  4. Denetleyelim: etki uzun sürede ortaya çıkıyor ✓ — soru da uzun süreli enerji fazlasından söz ediyor; tek bir öğünün fazlası bu tabloyu kurmaz.

Sık yapılan hata: "Enerjinin ısıya dönmesi" demek. Harcanan enerjinin bir bölümü gerçekten ısıya dönüşür, ama bu HARCANAN bölümdür; soruda sözü edilen ise harcanmayıp artan bölümün ne olduğudur.

4. sorunun çözümü

Duyu nöronu ile motor nöron arasındaki değerlendirme bağlantısını ara nöronlar kurar.

  1. Üç nöron çeşidini görevleriyle sıralayalım. Duyu nöronu bilgiyi reseptörden merkeze taşır.
  2. Motor nöron merkezden gelen emri kasa ya da beze götürür.
  3. Arada bir işlem daha var: gelen bilginin değerlendirilip uygun emre çevrilmesi. Bu görevi merkezî sinir sistemindeki ara nöron üstlenir.
  4. Denetleyelim: refleks yayında da omurilikteki halka ara nörondu ✓ — kararı veren nöron bu.

Sık yapılan hata: "Motor nöron" demek. Motor nöron değerlendirme YAPMAZ; kendisine iletilen emri kasa ya da beze taşır, değerlendirmeyi ara nöron yapar.

5. sorunun çözümü

Değerin başlangıç düzeyine dönmemesi, kan şekerini düşüren düzeneğin yetersiz kaldığını gösterir.

  1. Karşılaştırma ölçütünü kuralım: sağlıklı bir kişide yemekten sonra kan şekeri yükselir, sonra birkaç saat içinde ölçüt aralığa geri döner. Beklenen eğri biçimi budur.
  2. Grafikteki eğriyi bu ölçüte vuralım: yükseliş var ama iniş yok, değer yüksek kalıyor. Beklenenden ayrılan şey yükselme değil GERİ DÖNÜŞ.
  3. Geri dönüşü sağlayan şey düzenleyici yanıttır. Yanıt beklendiği gibi çalışsaydı değer inerdi. Öyleyse grafik, kan şekerini düşüren düzeneğin yeterince çalışmadığını, yani homeostazinin sağlanamadığını gösteriyor.
  4. Denetleyelim: eğrinin yükseliş bölümü olağan ✓ — sorun şekerin kana geçmesinde değil kandan uzaklaştırılmasında; grafiğin iki bölümü bu ayrımı görünür kılıyor.

Sık yapılan hata: "Kişinin çok yediği" demek. Çok yemek eğrinin tepe noktasını yükseltirdi ama düşüşü engellemezdi; buradaki sorun değerin ne kadar yükseldiği değil, yükseldikten sonra inmemesidir.

6. sorunun çözümü

Tuz derişimi artınca su kanda tutulur, kan hacmi büyür ve basınç yükselir.

  1. Metindeki zinciri yazalım: kanda tuz derişimi artar, su kanda tutulur, kan hacmi büyür, basınç yükselir. Soru bu zincirin düzeneğini istiyor.
  2. İkinci halkanın nedenini görelim: su, çözünen derişimi yüksek olan bölgeye çekilir. Kandaki tuz arttığında dokulardan ve süzükten su kana doğru çekilir, böbrek de suyu daha çok tutar.
  3. Üçüncü halka bir kap-hacim ilişkisidir: damar ağının hacmi aynı kalırken içindeki sıvı artarsa duvara uygulanan basınç yükselir. Zincirin tamamı doğru açıklamayı verir.
  4. Denetleyelim: yüksek tansiyonda tuz kısıtlaması öneriliyor ✓ — bu öneri zincirin tersine işletilmesinden başka bir şey değil.

Sık yapılan hata: "Tuzun kanı ısıtması" demek. Basınç artışının nedeni sıcaklık değil hacimdir; tuz kana ısı vermez, kanda tutulan su miktarını değiştirir.

7. sorunun çözümü

Adrenalin "savaş ya da kaç" tepkisini başlatır ve böbrek üstü bezinden salgılanır.

  1. Belirtileri bir arada okuyalım: kalp atışı hızlanıyor, kan şekeri yükseliyor, göz bebekleri büyüyor.
  2. Üçü de aynı amaca hizmet ediyor: kaslara daha çok kan ve yakıt gitsin, göz daha çok ışık alsın. Bu, ani tehlikeye hazırlık tablosudur.
  3. Bu etkileri başlatan hormon adrenalindir ve böbrek üstü bezinden salgılanır.
  4. Denetleyelim: aynı etkiler sempatik sinir sisteminin tablosuyla örtüşüyor ✓ — iki sistem birlikte çalışıyor.

Sık yapılan hata: "İnsülin – pankreas" demek. İnsülin kan şekerini DÜŞÜRÜR; oysa soruda kan şekerinin yükseldiği söyleniyor, bu da adrenalinin etkisidir.

8. sorunun çözümü

Omurilik soğanı solunum, kalp atışı ve kan basıncı gibi yaşamsal merkezleri barındırır.

  1. Sorudaki ortak özelliği belirleyelim: solunum, kalp atışı ve kan basıncı İSTEM DIŞI yürüyen olaylar.
  2. Bunları istemli hareketlerden ayıran şey sürekli ve bilinçsiz çalışmalarıdır; uyurken bile durmazlar.
  3. Bu tür yaşamsal işlevlerin merkezi beyin sapında, omurilik soğanındadır. Bu yüzden omurilik soğanı hasarı doğrudan yaşamı tehdit eder.
  4. Denetleyelim: beyincik denge, beyin kabuğu bilinçli işlevler, hipofiz hormon salgılıyor ✓ — hiçbiri bu üçlüyü yürütmüyor.

Sık yapılan hata: Beyincik demek. Beyincik DENGE ve kas hareketlerinin uyumundan sorumludur; solunum ve kalp atışı gibi yaşamsal merkezler omurilik soğanındadır.

9. sorunun çözümü

Salgılama, kandaki bazı atık ve fazla maddelerin doğrudan süzüğe verilmesidir.

  1. Tablonun üç sürecini birlikte okuyalım: süzülme kandan süzüğe geçiş, geri emilim süzükten kana dönüş. Boş kalan salgılama da bir YÖN bildirmeli.
  2. İlk iki sürecin neden yetmediğini görelim: süzülme seçici değildir, küçük moleküllerin hepsini birden geçirir. Geri emilim gerekli olanları kurtarır, ama süzülmeyi kaçırmış maddeler kanda kalır.
  3. Bu açığı kapatan üçüncü düzenek salgılamadır: kandaki bazı atıklar ve fazla maddeler doğrudan süzüğe verilir. Boşluğa bu açıklama yazılır.
  4. Denetleyelim: üç süreç birlikte bir ayıklama düzeni kuruyor ✓ — önce hepsi süzülüyor, gerekli olan geri alınıyor, kaçan ve fazla olan doğrudan atılıyor.

Sık yapılan hata: "Maddelerin yok edilmesi" demek. Böbrek madde yok etmez, yer değiştirir; atılan maddeler kandan süzüğe geçirilip idrarla vücut dışına taşınır.

10. sorunun çözümü

Sempatik sistem vücudu harekete hazırlar; parasempatik sistem dinlenmeyi düzenler.

  1. Tablodaki X sütununu okuyalım: kalbi hızlandırıyor, sindirimi yavaşlatıyor, göz bebeğini genişletiyor.
  2. Bu üçü birlikte bir tabloya işaret ediyor: tehlike anı. Kaslara daha çok kan gitmeli, sindirim gibi acil olmayan işler ertelenmeli, göze daha çok ışık girmeli. Bu sempatik sistemin işidir.
  3. Y sütunu tam tersini yapıyor: kalp yavaşlıyor, sindirim hızlanıyor, göz bebeği daralıyor. Bu dinlenme durumudur, yani parasempatik sistem.
  4. Denetleyelim: iki sistem aynı organlara ZIT etki yapıyor ✓ — bu karşıtlık dengeyi sağlıyor.

Sık yapılan hata: "Parasempatik – sempatik" demek. Sıralama TERS: kalbi hızlandırıp sindirimi yavaşlatan X sempatik, tersini yapan Y ise parasempatiktir.

11. sorunun çözümü

Sonradan öğrenilen, deneyimle kazanılan refleksler şartlı reflekstir.

  1. Sürecin başlangıcına bakalım: zil sesi başlangıçta tükürük salgısı oluşturmuyordu; ses ile salgı arasında doğal bir bağ yok.
  2. Zil sesi yiyecekle birlikte, düzenli olarak tekrarlandı. Hayvan bu ikisini birlikte öğrendi.
  3. Bir süre sonra yalnız zil sesi salgıyı başlatmaya yetti. Öğrenmeyle kazanılan bu tepki şartlı reflekstir.
  4. Denetleyelim: yiyecek görünce salgı oluşması ise şartsız refleks ✓ — biri doğuştan, öteki sonradan kazanılmış.

Sık yapılan hata: "Şartsız refleks" demek. Şartsız refleks DOĞUŞTAN vardır ve öğrenme gerektirmez; zil sesine verilen tepki ise tekrarla öğrenilmiştir.

12. sorunun çözümü

Nörotransmitter parçalanamazsa reseptörleri uyarmayı sürdürür ve uyarılma uzar.

  1. Normal işleyişi hatırlayalım: akson ucundan salınan nörotransmitter dendritteki reseptörlere bağlanır, görevini yapar ve sonra bir enzimle parçalanarak etkisi sonlandırılır.
  2. Sorudaki madde bu parçalayıcı enzimi engelliyor. Öyleyse nörotransmitter sinaptik boşlukta kalır.
  3. Boşlukta kalan madde reseptörlere bağlanmayı sürdürür. Beklenen etki, nörotransmitter etkisinin uzaması ve uyarılmanın sürmesidir.
  4. Denetleyelim: madde salgılanmayı engellemiyor, PARÇALANMAYI engelliyor ✓ — bu yüzden iletim durmaz, uzar.

Sık yapılan hata: "İletim tamamen durur." demek. Engellenen şey nörotransmitterin SALGILANMASI değil PARÇALANMASIDIR; madde boşlukta kaldığı için iletim durmaz, tersine uzar.

13. sorunun çözümü

Aşırı yüksek sıcaklıkta proteinlerin ve enzimlerin yapısı bozulur, hücresel süreçler aksar.

  1. Ateşin iki yüzünü ayıralım: belirli bir düzeye kadar yükselen sıcaklık savunmaya yardım eder. Soru ise ÇOK YÜKSEK değerlerdeki tehlikeyi soruyor.
  2. Yüksek sıcaklığın moleküler karşılığını yazalım: enzimler protein yapılıdır ve üç boyutlu biçimleri zayıf bağlarla korunur. Isı arttıkça moleküllerin titreşimi artar ve bu bağlar çözülür.
  3. Biçimi bozulan enzim etkin bölgesini yitirir ve tepkimeyi hızlandıramaz. Öyleyse tehlike, proteinlerin yapısının bozulmaya başlaması ve hücresel süreçlerin aksamasıdır.
  4. Denetleyelim: bozulma belirli bir sınırın üstünde başlıyor ✓ — ateşin bir değerin üstünde düşürülmesi önerisinin gerekçesi de budur.

Sık yapılan hata: "Terlemenin artması" demek. Terleme sıcaklık yükseldiğinde devreye giren bir YANIT, yani vücudun karşı önlemidir; sorulan ise sıcaklığın yol açtığı zarardır.

14. sorunun çözümü

Tiroit hormonları yetersiz kaldığında metabolizma hızı düşer; halsizlik, üşüme ve kilo artışı görülür.

  1. Hormonun görevini yazalım: tiroit hormonları hücrelerin çalışma hızını, yani metabolizma hızını ayarlar.
  2. Yetersizlikte bu hız düşer. Sonuçları tek tek çıkaralım: enerji üretimi azalınca halsizlik, ısı üretimi azalınca üşüme ortaya çıkar.
  3. Üçüncü sonuç enerji dengesinden gelir: harcama düştüğü hâlde alınan besin aynı kalırsa fark depoya yazılır ve kilo artar. Öyleyse yanıt metabolizma hızının düşmesi ve bu üç belirtidir.
  4. Denetleyelim: üç belirti de aynı yönde ✓ — hepsi yavaşlamanın sonucu; hızlanmaya bağlı olan çarpıntı ya da ateş yükselmesi bu tabloda beklenmez.

Sık yapılan hata: "Metabolizmanın hızlanması" demek. Hızlanma hormonun FAZLA salgılandığı durumun sonucudur; soruda ise yetersiz salgılanma veriliyor, yani etki ters yönde olmalı.

15. sorunun çözümü

Kalbin hızlanması ve deri damarlarının daralması, azalan kanı hayati organlara yöneltmeye yönelik homeostatik yanıttır.

  1. Tablodaki iki yanıtın işlevini yazalım: kalbin hızlanması dakikada pompalanan kanı artırıyor, deri damarlarının daralması kanı hayati organlara yöneltiyor.
  2. Sorunu adlandıralım: kan kaybında hacim azalmıştır ve vücut kaybedilen kanı hemen yerine koyamaz; elde kalan kanla iş görmek zorundadır.
  3. İki yanıt da bu kısıt altında anlam kazanıyor: pompalama artırılıyor, dağılım değiştiriliyor, deri gibi ivedi olmayan bölgelere akış kısılıyor ve beyin ile kalbe akış korunmaya çalışılıyor. İkisinin ortak anlamı budur.
  4. Denetleyelim: yanıt hacmi değil dağılımı düzeltiyor ✓ — bu yüzden ciddi kan kaybında vücudun kendi yanıtı yeterli olmaz, dışarıdan sıvı verilmesi gerekir.

Sık yapılan hata: "Kalbin yorulması" demek. Yorulma bu yanıt uzun sürerse ortaya çıkabilecek bir bedeldir, amacı değil; tabloda iki yanıtın da işlevi kan akışını sürdürmek olarak verilmiş.

16. sorunun çözümü

Refleks yayında değerlendirme merkezi omuriliktir; bu yol beyne giden yoldan kısadır.

  1. Şemadaki halkaları sırayla izleyelim: uyaran → reseptör → duyu nöronu → ara nöron (omurilik) → motor nöron → kas.
  2. Zincirde beyin hiç geçmiyor. Duyu nöronu impulsu omuriliğe taşıyor ve karar orada, ara nöronda veriliyor.
  3. Omurilik motor nöronla kasa emri gönderiyor. Beyin bilgiyi sonradan alıyor; tepkinin hızlı olmasının nedeni budur.
  4. Denetleyelim: duyu nöronu doğrudan kasa bağlanmıyor ✓ — arada ara nöron var, ama bu ara nöron omurilikte.

Sık yapılan hata: "Duyu nöronu doğrudan kasa bağlanır." demek. Şemada duyu nöronu ile motor nöron ARASINDA bir ara nöron var; hızın nedeni bağlantının doğrudanlığı değil, değerlendirmenin omurilikte yapılmasıdır.

17. sorunun çözümü

Miyelin kılıf yalıtkandır; impuls Ranvier boğumları arasında sıçrayarak ilerler.

  1. Tablodaki farkı görelim: miyelinli A nöronu 90 m/s, miyelinsiz B nöronu 2 m/s. Aradaki fark kırk katın üzerinde.
  2. Miyelin kılıfın ne yaptığını düşünelim: aksonu yalıtır. Yalıtılan bölgelerde iyon geçişi olmaz, yani impuls orada oluşamaz.
  3. İmpuls yalnız kılıfın kesildiği Ranvier boğumlarında oluşur ve boğumdan boğuma atlar. Bütün akson boyunca tek tek ilerlemek yerine sıçradığı için çok daha hızlıdır.
  4. Denetleyelim: miyelinsiz aksonda impuls her noktada yeniden oluşuyor ✓ — bu yüzden yavaş.

Sık yapılan hata: "Miyelin impulsun şiddetini artırır." demek. İmpulsun büyüklüğü "ya hep ya hiç" ilkesince SABİTTİR; miyelinin değiştirdiği şey şiddet değil, iletim hızıdır.

18. sorunun çözümü

Aynı kişide birkaç gün su alımı ile idrar miktarı kaydedilmeli, öteki koşullar benzer tutulmalıdır.

  1. İncelenen değişkeni ve ölçülecek büyüklüğü ayıralım: değiştirilen su alımı, ölçülen idrar miktarı.
  2. Su dengesini etkileyen öteki etkenleri sayalım: terleme yoluyla kayıp, beslenme ve ortam sıcaklığı. Bunlar benzer tutulmazsa idrardaki farkın su alımından geldiği söylenemez.
  3. Bir de birey farkı var: kişiler arasında böbrek çalışması ve alışkanlıklar değişir. Aynı kişide birkaç gün kayıt tutmak bu farkı ortadan kaldırır; en uygun yol budur.
  4. Denetleyelim: tek günlük ölçüm yetmiyor ✓ — su alımının etkisini görmek için farklı alım düzeylerinin karşılaştırılması, yani birden çok günün kaydı gerekiyor.

Sık yapılan hata: "Farklı kişileri karşılaştırmak" demek. Kişiler arasındaki böbrek ve alışkanlık farkları su alımının etkisiyle karışırdı; aynı kişide çalışmak bu karışmayı önlemenin yoludur.

19. sorunun çözümü

İdrar derişikleştiğinde bazı maddelerin çözünürlük sınırı aşılır ve kristal oluşumu kolaylaşır.

  1. Çökelmenin koşulunu yazalım: bir madde ancak derişimi çözünürlük sınırını aştığında katı olarak ayrılır. Öyleyse taş oluşumunu belirleyen şey derişimdir.
  2. Az su içmenin idrara etkisini görelim: atılacak madde miktarı yaklaşık aynı kalırken çözücü su azalır. Aynı miktar madde daha az suda çözüldüğü için derişim yükselir.
  3. Derişim çözünürlük sınırını aştığında ilk kristaller oluşur; bu kristaller zamanla büyüyerek taşı yapar. Yetersiz su tüketimi taş oluşumunu bu yolla kolaylaştırır.
  4. Denetleyelim: korunma yolu bol su içmek ✓ — suyun artırılması derişimi düşürür, yani aynı zincir tersine işletilmiş olur.

Sık yapılan hata: "Suyun taş yapması" demek. Su taşın yapıtaşı değil çözücüsüdür; taşı oluşturan maddeler idrardaki tuzlardır ve su arttıkça çökelme kolaylaşmaz, tersine güçleşir.

20. sorunun çözümü

Diyaliz, böbreğin yapamadığı süzme işini üstlenerek atıkları ve fazla suyu kandan uzaklaştırır.

  1. Yetmezlikte neyin aksadığını yazalım: böbrek kanı süzemez. Süzemeyince üre gibi atıklar ve fazla su kanda birikir, iç ortamın bileşimi bozulur.
  2. Tedavinin hangi eksiği kapatması gerektiğini belirleyelim: birikmeyi durdurmak için kanın bir biçimde süzülmesi şart. Kan üretmek ya da kanı ısıtmak bu eksiği kapatmaz.
  3. Diyalizde kan bir makineden geçirilir ve atıklarla fazla su burada uzaklaştırılır. Yani makine, böbreğin yapamadığı süzme işini dışarıdan üstlenir.
  4. Denetleyelim: diyaliz böbreğin yerini tam tutmaz ✓ — böbreğin hormonla ilgili görevleri makineyle karşılanmaz; bu da diyalizin bir süzme işlemi olduğunu doğruluyor.

Sık yapılan hata: "Hormon üretmek" demek. Böbreğin hormonla ilgili görevleri de vardır ama diyaliz makinesi hormon üretmez; yaptığı iş kandan atık ve fazla su uzaklaştırmaktır.

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.