11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Dönem 1. Yazılı

20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında

1
Ön yargıoluşurDavranışayansırSonuçayrımcılıkortaya çıkar

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre ön yargı ile ayrımcılık arasındaki ilişki nasıl açıklanır?

  1. A Ön yargının davranışa yansımaması
  2. B İkisinin ilgisiz olması
  3. C Ayrımcılığın ön yargıyı doğurması
  4. D Ön yargının davranışa dönüşmesiyle ayrımcılığın doğması
  5. E Sürecin tersine işlemesi
2
BölümKapsamı
Ahd-i AtikHristiyanlıkta, Yahudi kutsal metinleriyle ortak bölüm
Ahd-i Cedit?

Tabloda bölümler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A Tanah'ın tamamı
  2. B Yahudi kutsal metinleri
  3. C İncil metinleri ve ilk dönem yazılarından oluşan bölüm
  4. D Mezmurlar
  5. E Tevrat
3

Bir tanım

Dinî kavramların, kişisel çıkar sağlamak ya da insanları yönlendirmek amacıyla kullanılması.

Yukarıda tanımı verilen durum hangi kavramla adlandırılır?

  1. A Tebliğ
  2. B İçtihat
  3. C Tevil
  4. D İcma
  5. E Din istismarı
4

Bir kavram üzerine

Yahudilik mensupları için kullanılan adlandırmalardan biri.

Yukarıda anlatılan adlandırma hangisidir?

  1. A Hristiyan
  2. B Musevi
  3. C Katolik
  4. D Ortodoks
  5. E Protestan
5
KavramAnlamı
İyilikKişiye ve topluma yarar sağlayan, ahlaken olumlu davranış
Kötülük?

Tabloda kavramlar tanımlanmış, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangisidir?

  1. A Kişiye ya da topluma zarar veren, ahlaken olumsuz davranış
  2. B Yarar sağlayan davranış
  3. C Etkisiz davranış
  4. D Ölçülemeyen davranış
  5. E Bilinmeyen davranış
6
DinToplu ibadetin öne çıktığı gün
YahudilikŞabat (cumartesi)
Hristiyanlık?

Tabloda günler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?

  1. A Cuma
  2. B Cumartesi
  3. C Pazar
  4. D Perşembe
  5. E Salı
7

Bir davranış üzerine

Bir kişi, önemli bir kararı vermeden önce belirli bir sayının uğursuz olduğuna inanıp kararını ertelemektedir.

Yukarıdaki davranışın sakıncası hangisidir?

  1. A Kişinin tanınması
  2. B Kararın verilmesi
  3. C Sayının bilinmesi
  4. D Ertelemenin ölçülmesi
  5. E Kararın, dayanağı olmayan bir inanışa göre verilmesi
8
Başka dinlerdoğrukaynaktanöğrenilirYanlış genellemelerzayıflarSonuçsağlıklıiletişimkurulur

Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre dinler hakkında bilgi sahibi olmanın değeri hangisidir?

  1. A İletişimi zorlaştırması
  2. B Yanlış genellemeleri azaltarak iletişimi kolaylaştırması
  3. C Genellemeyi güçlendirmesi
  4. D Bilginin gereksizliği
  5. E Kaynağın önemsizliği
9

Bir çıkarım üzerine

Bir kişi, bir suçu işleyen bireyin mensup olduğu topluluğu göstererek "Bunların hepsi böyledir." demiştir.

Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?

  1. A Bireysel bir davranıştan tüm topluluk hakkında sonuç çıkarmak
  2. B Suçu görmemek
  3. C Kişiyi tanımamak
  4. D Topluluğu bulamamak
  5. E Olayı ölçememek
10
GrupFarklı inanç mensuplarıyla tanışıklıkÖn yargı düzeyi
AYüksekDüşük
BDüşükYüksek

Tabloda iki grup karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?

  1. A İki grubun aynı olduğu
  2. B Tanışıklığın etkisiz olduğu
  3. C Ön yargının rastgele oluştuğu
  4. D Tanışıklık arttıkça ön yargının azaldığı
  5. E Verinin yorumlanamadığı
11
Her dinin kendikavramlarıvardırOrtak öğelerbulunurBilgi önyargıyı azaltır

Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?

  1. A Dinler kendi kavramlarıyla tanındığında hem farklılıklar hem ortaklıklar doğru biçimde görülür.
  2. B Dinlerin kendi kavramları yoktur.
  3. C Ortak öğe bulunmaz.
  4. D Bilgi ön yargıyı artırır.
  5. E Tanımaya gerek yoktur.
12

Bir çıkarım üzerine

Bir kişi, bir dinin mensuplarından birinin davranışını görüp "Demek ki o dinin öğretisi budur." demiştir.

Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?

  1. A Öğretiyi okumamak
  2. B Davranışı görememek
  3. C Dini tanımamak
  4. D Kişiyi bulamamak
  5. E Bireysel davranışı, dinin öğretisiyle özdeşleştirmek
13
AlanDurum
Tek Tanrı inancıÜç dinde de bulunur
Tanrı anlayışının ifade edilişi?

Tabloda alanlar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan yere hangi ifade yazılmalıdır?

  1. A Dinlere göre farklı kavramlarla ifade edilir
  2. B Üç dinde de aynıdır
  3. C Hiçbir dinde bulunmaz
  4. D Kavramla ifade edilemez
  5. E Yalnızca bir dinde vardır
14
Haber sunumuOkuyucuda oluşan izlenim
Failin kimliği her defasında öne çıkarılıyorGrup ile suç özdeşleşir
Fail birey olarak sunuluyor?

Tabloda sunum biçimleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğa hangi ifade gelmelidir?

  1. A Grup ile suç özdeşleşir
  2. B Sorumluluk bireyde kalır, genelleme oluşmaz
  3. C İzlenim oluşmaz
  4. D Haber anlaşılmaz
  5. E Fail bulunamaz
15
DinYaygın olarak kullanılan sembol
HristiyanlıkHaç
Yahudilik?

Tabloda semboller verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu tamamlayan seçenek hangisidir?

  1. A Haç
  2. B Altı köşeli yıldız ve yedi kollu şamdan
  3. C Hilal
  4. D Pagoda
  5. E Çark
16
KaynakDeğerlendirme
Alanında yetkin ve kaynak gösteren kişiGüvenilirliği yüksek
Kaynak göstermeyen, iddialarını sınamaya kapatan kişi?

Tabloda kaynaklar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl doldurulmalıdır?

  1. A Güvenilirliği düşük; iddiaları denetlenemez
  2. B Güvenilirliği yüksek
  3. C Kesin doğru
  4. D Ölçülemez
  5. E Değerlendirilemez
17

Bir çıkarım üzerine

Bir kişi, kendisine anlatılan olağan dışı bir olayı hiç sorgulamadan kabul edip başkalarına aktarmıştır.

Yukarıdaki davranışta yapılan hata hangisidir?

  1. A Sorgulamayı çoğaltmak
  2. B Olayı dinlememek
  3. C Aktarmayı bırakmak
  4. D Kişiyi tanımamak
  5. E Olağan dışı bir iddiayı kaynağını sınamadan kabul etmek
18

Bir tanım

Bir topluluğa yönelik, gerçeğe dayanmayan genellemelerle beslenen korku ve düşmanlık üzerine kurulu tutum.

Yukarıdaki tanım, Müslümanlara yöneldiğinde hangi adla anılır?

  1. A Tebliğ
  2. B İçtihat
  3. C Tevil
  4. D İcma
  5. E İslamofobi
19
YahveElohim

Kartlarda Yahudi kutsal metinlerinde geçen adlandırmalar verilmiştir. Bu adlandırmalar neyi ifade eder?

  1. A Tanrı için kullanılan adlandırmaları
  2. B Peygamber adlarını
  3. C Şehir adlarını
  4. D Kitap adlarını
  5. E Bayram adlarını
20
OlayKaynağı
Denetimsiz yapıda ağır hasarİnsan tercihi
Deprem olayının kendisi?

Tabloda olaylar ve kaynakları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?

  1. A İnsan tercihi
  2. B Doğal süreçlerin işleyişi
  3. C Denetim eksikliği
  4. D Yapı malzemesi
  5. E Nüfus artışı
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. D 2. C 3. E 4. B 5. A 6. C 7. E 8. B 9. A 10. D 11. A 12. E 13. A 14. B 15. B 16. A 17. E 18. E 19. A 20. B
1. sorunun çözümü

Ön yargı bir kanaattir; davranışa dönüştüğünde ayrımcılık hâline gelir.

  1. Şemadaki üç basamağı izleyelim: ön yargı oluşur → davranışa yansır → sonuç, ayrımcılık ortaya çıkar.
  2. Birinci basamak zihinde kalan bir kanaattir; henüz kimseye doğrudan bir zarar vermez.
  3. İkinci basamakta bu kanaat davranışa dönüşüyor: kişiye farklı davranmak, dışlamak, fırsat vermemek. Davranışa dönüşen ön yargının adı ayrımcılıktır.
  4. Denetleyelim: yön ön yargıdan ayrımcılığa doğru ✓ — tersi değil, önce kanaat oluşuyor.

Sık yapılan hata: "Ayrımcılığın ön yargıyı doğurması" demek. Şemadaki yön TERS; önce ön yargı oluşuyor, davranışa yansıyınca ayrımcılık doğuyor.

2. sorunun çözümü

Ahd-i Cedit; İncil metinleri ile ilk dönem Hristiyan yazılarını kapsayan bölümdür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda bölüm, sağda kapsamı.
  2. Dolu satır: Ahd-i Atik → Hristiyanlıkta, Yahudi kutsal metinleriyle ORTAK olan bölüm. Yani paylaşılan kısım.
  3. Ahd-i Cedit ise Hristiyanlığa özgü bölümdür: İncil metinleri ve ilk dönem yazılarından oluşur.
  4. Denetleyelim: ikisi birlikte Kitab-ı Mukaddes’i oluşturuyor ✓ — biri ortak, öteki özgü bölüm.

Sık yapılan hata: "Yahudi kutsal metinleri" demek. Bu, ÜST SATIRDA Ahd-i Atik için zaten yazılmış; Ahd-i Cedit’i ondan ayıran şey Hristiyanlığa özgü metinleri kapsamasıdır.

3. sorunun çözümü

Dinin, kişisel çıkar ya da yönlendirme aracı hâline getirilmesine din istismarı denir.

  1. Tanımdaki iki ögeye bakalım: kullanılan şey dinî kavramlar, amaç ise kişisel çıkar sağlamak ya da insanları yönlendirmek.
  2. Burada dinin kendisi değil, KULLANILIŞ BİÇİMİ söz konusu. Araç hâline getirilme durumu var.
  3. Bu duruma din istismarı denir.
  4. Denetleyelim: seçeneklerdeki tebliğ, içtihat, tevil ve icma birer yöntem ya da kurumdur ✓ — hiçbiri çıkar amaçlı kullanımı anlatmaz.

Sık yapılan hata: Tebliğ demek. Tebliğ bir bilginin AKTARILMASIDIR ve kişisel çıkar amacı taşımaz; istismarı ondan ayıran şey amacın çıkar ya da yönlendirme olmasıdır.

4. sorunun çözümü

Musevi; Yahudilik mensuplarını ifade etmek için kullanılan adlandırmalardan biridir.

  1. Soru bir dinin MENSUPLARI için kullanılan adlandırmayı istiyor; kavramın hangi dine ait olduğu belirtilmiş: Yahudilik.
  2. Seçenekleri dinlerine göre ayıralım: Hristiyan, Katolik, Ortodoks ve Protestan — dördü de Hristiyanlıkla ilgili.
  3. Yahudilik mensupları için kullanılan adlandırmalardan biri Musevi’dir.
  4. Denetleyelim: Katolik, Ortodoks ve Protestan Hristiyanlık içindeki mezhepleri anlatır ✓ — Yahudilikle ilgili değildirler.

Sık yapılan hata: Katolik demek. Katolik, HRİSTİYANLIK içindeki mezheplerden birinin mensuplarını anlatır; Yahudilik mensupları için kullanılmaz.

5. sorunun çözümü

Kötülük; kişiye ya da topluma zarar veren, ahlaki bakımdan olumsuz sayılan davranıştır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda anlamı.
  2. Dolu satır: iyilik → kişiye ve topluma YARAR sağlayan, ahlaken OLUMLU davranış. Tanımda iki ölçüt var: etki ve ahlaki değer.
  3. Kötülük bu tanımın karşıtıdır. Öyleyse iki ölçüt de ters çevrilmeli: zarar veren ve ahlaken olumsuz.
  4. Denetleyelim: tanım hem kişiyi hem toplumu anıyor ✓ — kötülük yalnız bireysel değil, toplumsal da olabilir.

Sık yapılan hata: "Etkisiz davranış" demek. Etkisiz bir davranış ne iyilik ne kötülüktür; kötülüğün tanımında ZARAR ögesi bulunmak zorundadır.

6. sorunun çözümü

Hristiyanlıkta toplu ibadetin öne çıktığı gün pazardır.

  1. Tablonun ölçütü şu: her dinde toplu ibadetin öne çıktığı gün.
  2. Dolu satır: Yahudilik → Şabat, yani cumartesi.
  3. Hristiyanlıkta ise toplu ibadetin öne çıktığı gün pazardır; kiliselerde pazar ayinleri düzenlenir.
  4. Denetleyelim: her din için farklı bir gün ✓ — Yahudilikte cumartesi, Hristiyanlıkta pazar, İslam’da cuma öne çıkar.

Sık yapılan hata: Cumartesi demek. Cumartesi, tablonun ÜST SATIRINDA Yahudilik için (Şabat) zaten yazılmış; Hristiyanlıkta öne çıkan gün pazardır.

7. sorunun çözümü

Dayanağı olmayan bir inanışın karar süreçlerini belirlemesi, akla ve doğru bilgiye dayalı karar vermeyi engeller.

  1. Durumdaki iki ögeyi ayıralım: inanışın hiçbir dayanağı yok ve buna rağmen ÖNEMLİ bir karar ona göre erteleniyor.
  2. Bir sayının uğursuz olduğu inanışı ne kaynağa ne de akla dayanır; sınanabilir bir temeli yoktur.
  3. Buna göre karar vermek, kararın gerçek ölçütlerden (bilgi, gerekçe, sonuç) kopması demektir. Sakınca da budur.
  4. Denetleyelim: karar geciktiği için somut bir kayıp da doğabilir ✓ — sakınca yalnız yöntemsel değil, sonuçsal da.

Sık yapılan hata: "Kararın verilmesi" demek. Karar vermek başlı başına bir sakınca değildir; sorun kararın DAYANAĞI OLMAYAN bir inanışa göre şekillenmesidir.

8. sorunun çözümü

Doğru bilgi, kulaktan dolma genellemelerin yerini aldığında farklı inanç mensuplarıyla sağlıklı iletişim kurmak kolaylaşır.

  1. Şemadaki üç basamağı izleyelim: başka dinler doğru kaynaktan öğrenilir → yanlış genellemeler zayıflar → sağlıklı iletişim kurulur.
  2. Orta basamak zincirin can alıcı halkası: doğru bilgi geldiğinde genellemeler sınanır ve dayanaksız olanlar zayıflar.
  3. Genelleme zayıflayınca karşı tarafla kurulan ilişki de değişir; iletişim kolaylaşır.
  4. Denetleyelim: bilginin kaynağı önemli ✓ — birinci basamakta "doğru kaynaktan" deniyor, duyuma dayalı bilgi bu zinciri kurmaz.

Sık yapılan hata: "İletişimi zorlaştırması" demek. Şemanın son basamağı tam tersini söylüyor: sağlıklı iletişim KURULUR; bilgi engel değil, kolaylaştırıcıdır.

9. sorunun çözümü

Bir bireyin davranışı, mensup olduğu topluluğun tamamı hakkında hüküm vermeye dayanak olamaz.

  1. Akıl yürütmeyi ayıralım. Elimizdeki veri: bir birey bir suç işlemiş.
  2. Varılan sonuç: "Bunların hepsi böyledir." Yani tek bir örnekten bütün topluluk hakkında hüküm çıkarılmış.
  3. Bu geçiş geçersizdir. Bir topluluk hakkında genel bir yargıya varmak için o topluluğun geneline ilişkin veri gerekir; tek örnek bunu sağlamaz.
  4. Denetleyelim: aynı mantıkla her topluluk hakkında olumsuz hüküm verilebilirdi ✓ — çünkü her toplulukta suç işleyen bireyler bulunur.

Sık yapılan hata: "Suçu görmemek" demek. Kişi suçu görüyor ve doğru biliyor olabilir; hatası suçu görmemek değil, tek bir bireyden TÜM topluluğa geçerek genelleme yapmasıdır.

10. sorunun çözümü

Tanışıklığı yüksek grupta ön yargının düşük olması, iki değişken arasındaki ters ilişkiyi gösterir.

  1. Tablodaki iki satırı karşılaştıralım. A grubu: tanışıklık yüksek, ön yargı düşük.
  2. B grubu: tanışıklık düşük, ön yargı yüksek.
  3. İki değişken zıt yönde değişiyor: biri artarken öteki azalıyor. Öyleyse tanışıklık arttıkça ön yargı azalır.
  4. Denetleyelim: bu bulgu önceki şemayla uyuşuyor ✓ — doğrudan tanışma genellemeleri gerçekle sınayıp ön yargıyı zayıflatıyordu.

Sık yapılan hata: "Tanışıklığın etkisiz olduğu" demek. Etkisiz olsaydı iki grupta ön yargı düzeyi AYNI çıkardı; oysa tablo tam bir karşıtlık gösteriyor.

11. sorunun çözümü

Kartlar kavramsal farklılığı, ortak öğeleri ve bilginin işlevini birlikte gösteriyor.

  1. Üç kartı okuyalım: her dinin kendi kavramları vardır, ortak öğeler bulunur, bilgi ön yargıyı azaltır.
  2. İlk iki kart ilk bakışta karşıt görünüyor ama aslında birbirini tamamlıyor: farklılık kavramlarda, ortaklık temel ögelerde.
  3. Üçüncü kart bu ikisini görebilmenin koşulunu veriyor: doğru bilgi. Bilgi olmadan ne farklılıklar doğru anlaşılır ne ortaklıklar.
  4. Denetleyelim: soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor ✓ — dinlerin kendi kavramlarıyla tanınması hem farkı hem ortaklığı doğru görmeyi sağlıyor.

Sık yapılan hata: "Ortak öğe bulunmaz" demek. İkinci kart tam tersini söylüyor: ORTAK ÖĞELER BULUNUR; tek Tanrı inancı, peygamberlik ve kutsal kitap kabulü bunlardandır.

12. sorunun çözümü

Bir dinin öğretisi kendi kaynaklarından öğrenilir; tek bir mensubun davranışı öğretinin tamamını temsil etmez.

  1. Akıl yürütmeyi ayıralım. Gözlem: bir mensubun davranışı. Sonuç: dinin öğretisi hakkında genel bir yargı.
  2. Bir kişinin davranışı kendi tercihini, bilgi düzeyini ya da içinde bulunduğu koşulları yansıtabilir; öğretiyle uyumlu da olabilir olmayabilir de.
  3. Öğreti ancak kendi kaynaklarından öğrenilir. Tek bir davranıştan öğretiye geçmek geçersiz bir genellemedir.
  4. Denetleyelim: aynı mantıkla her din hakkında istenen sonuç çıkarılabilirdi ✓ — her toplulukta farklı davranan bireyler bulunur.

Sık yapılan hata: "Öğretiyi okumamak" demek. Kişi öğretiyi okumamış olabilir ama hatası bu değil; hata tek bir BİREYSEL davranıştan öğretinin tamamı hakkında sonuç çıkarmasıdır.

13. sorunun çözümü

Tek Tanrı inancı ortak olsa da bu inancın ifade edilişi dinlere göre farklı kavramlarla dile getirilir.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda alan, sağda o alanın dinler arasındaki durumu.
  2. Dolu satır: tek Tanrı inancı → üç dinde de bulunur. Yani inancın kendisi ortak alandadır.
  3. İkinci satır ise inancın İFADE EDİLİŞİNİ soruyor. Aynı inanç farklı kavramlarla dile getirilir: İslam’da tevhit, Hristiyanlıkta teslis.
  4. Denetleyelim: tablo ortaklık ile ifade biçimini ayrı satırlarda veriyor ✓ — ikisi aynı şey olsaydı ikinci satıra gerek kalmazdı.

Sık yapılan hata: "Üç dinde de aynıdır" demek. Bu, ÜST SATIRIN durumudur ve inancın KENDİSİ için geçerlidir; ifade edilişi ise dinlere göre farklı kavramlarla dile getirilir.

14. sorunun çözümü

Sunum biçimi, okuyucunun sorumluluğu bireye mi topluluğa mı yükleyeceğini belirler.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda haber sunumu, sağda okuyucuda oluşan izlenim.
  2. Dolu satır: failin kimliği her defasında öne çıkarılıyor → grup ile suç özdeşleşiyor. Tekrarlanan vurgu zihinde bir bağ kuruyor.
  3. İkinci satırda fail birey olarak sunuluyor; kimlik vurgusu yok. Böyle bir sunumda okuyucu suçu bir gruba bağlayamaz, sorumluluk bireyde kalır.
  4. Denetleyelim: olay aynı, değişen tek şey ANLATIM biçimi ✓ — izlenim farkını yaratan da bu.

Sık yapılan hata: "Grup ile suç özdeşleşir" demek. Bu, ÜST SATIRIN sonucudur ve kimliğin öne çıkarılmasından doğar; bireysel sunumda böyle bir bağ kurulmaz.

15. sorunun çözümü

Yahudilikte altı köşeli yıldız ve yedi kollu şamdan yaygın olarak kullanılan sembollerdir.

  1. Tablonun ölçütü şu: her dinde yaygın olarak kullanılan sembol.
  2. Dolu satır: Hristiyanlık → haç. Bu sembol Hristiyanlığın en yaygın işaretidir.
  3. Yahudilikte ise altı köşeli yıldız ve yedi kollu şamdan yaygın semboller olarak kullanılır.
  4. Denetleyelim: her satıra o dinin KENDİ sembolü gelmeli ✓ — semboller dinler arasında paylaşılmaz.

Sık yapılan hata: Haç demek. Haç, tablonun ÜST SATIRINDA Hristiyanlık için zaten yazılmış; boş hücreye Yahudiliğin kendi sembolleri gelmeli.

16. sorunun çözümü

Kaynak göstermeyen ve sınanmaya kapalı bir iddia denetlenemediği için güvenilirliği düşüktür.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda kaynak, sağda güvenilirlik değerlendirmesi.
  2. Dolu satır: alanında yetkin ve kaynak gösteren kişi → güvenilirliği yüksek. İki ölçüt var: yetkinlik ve kaynak göstermek.
  3. İkinci kaynak ikisini de sağlamıyor; üstelik iddialarını sınamaya da kapatıyor. Denetlenemeyen bir iddia doğru olsa bile güvenilir sayılamaz.
  4. Denetleyelim: güvenilirlik iddianın doğruluğundan değil, SINANABİLİRLİĞİNDEN gelir ✓.

Sık yapılan hata: "Kesin doğru" demek. Sınanmaya kapalı olmak doğruluğun kanıtı değildir; tam tersine iddianın denetlenmesini engellediği için güvenilirliği düşürür.

17. sorunun çözümü

Olağan dışı iddialar daha güçlü kanıt gerektirir; sınanmadan kabul edilmesi yanlış bilginin yayılmasına yol açar.

  1. Kişinin yaptığı iki şeyi ayıralım: iddiayı sorgulamadan kabul etmiş ve başkalarına aktarmış.
  2. İddia olağan dışı bir olayla ilgili. Olağan dışı bir sav, sıradan bir savdan daha güçlü kanıt ister; çünkü bilinenle çelişir.
  3. Kaynağı sınanmadan kabul edilmesi bir hata; aktarılması ise bu hatayı çoğaltıyor. Yanlış bilgi böyle yayılır.
  4. Denetleyelim: ünitedeki korunma yolları tam bunu önlüyordu ✓ — kaynağı sormak, ehline danışmak, aklı kullanmak.

Sık yapılan hata: "Olayı dinlememek" demek. Kişi olayı dinlemiş; hatası dinlememesi değil, dinlediği olağan dışı iddiayı KAYNAĞINI SINAMADAN kabul edip yaymasıdır.

18. sorunun çözümü

Müslümanlara yönelik, gerçeğe dayanmayan genellemelerle beslenen korku ve düşmanlık tutumuna İslamofobi denir.

  1. Tanımdaki üç ögeyi ayıralım: hedef bir TOPLULUK, dayanak gerçeğe dayanmayan genellemeler, sonuç korku ve düşmanlık.
  2. Bu tanım genel bir tutumu anlatıyor ve hangi topluluğa yöneldiğine göre farklı adlar alır.
  3. Müslümanlara yöneldiğinde bu tutum İslamofobi olarak adlandırılır.
  4. Denetleyelim: tanımdaki "gerçeğe dayanmayan genelleme" ögesi belirleyici ✓ — tutumu eleştiriden ayıran şey budur.

Sık yapılan hata: Tebliğ demek. Tebliğ bir bilginin aktarılmasıdır; tanımda ise korku ve düşmanlık üzerine kurulu bir TUTUM anlatılıyor.

19. sorunun çözümü

Yahve ve Elohim, Yahudi kutsal metinlerinde Tanrı için kullanılan adlandırmalardır.

  1. Kartlarda iki ad var ve ikisi de Yahudi kutsal metinlerinde geçiyor.
  2. Soru bu adların neyi ifade ettiğini istiyor; öyleyse ortak karşılıklarını bulacağız.
  3. Yahve ve Elohim, metinlerde Tanrı için kullanılan adlandırmalardır. İkisi de aynı varlığa işaret eder.
  4. Denetleyelim: peygamber, şehir ya da kitap adı olsalardı farklı varlıkları gösterirlerdi ✓ — burada ikisi de aynı varlığı adlandırıyor.

Sık yapılan hata: "Peygamber adlarını" demek. Yahve ve Elohim kutsal metinlerde TANRI için kullanılan adlandırmalardır; peygamber adı değildirler.

20. sorunun çözümü

Deprem doğal bir süreçtir; ancak hasarın büyüklüğünde insan tercihlerinin payı vardır.

  1. Tablonun kurgusu şu: solda olay, sağda o olayın kaynağı.
  2. Dolu satır: denetimsiz yapıda ağır hasar → insan tercihi. Yani hasarın büyüklüğü insanın verdiği kararlara bağlanmış.
  3. Depremin KENDİSİ ise başka bir şeydir: levha hareketleriyle gerilen kayaçların kırılması. Bu tümüyle doğal bir süreçtir.
  4. Denetleyelim: tablo ikisini ayırıyor ✓ — olay doğal, sonucun ağırlığı ise insan tercihiyle ilgili.

Sık yapılan hata: "İnsan tercihi" demek. Bu, tablonun ÜST SATIRINDA hasar için zaten yazılmış; depremin kendisi insan kararıyla oluşmaz.

11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi diğer yazılılar

Bu kâğıt gerçek bir okul sınavının kopyası değil; kendi soru havuzumuzdan, müfredat sırasına göre derlenmiş bir alıştırma yazılısıdır. Öğretmensen sınıfına özel kâğıt üretebilirsin — öğretmen kaydı.