11. Sınıf Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi 2. Dönem 1. Yazılı
20 soru · cevap anahtarı ve adım adım çözüm sayfanın altında
Kapsanan konular
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre ön yargı ile ayrımcılık arasındaki ilişki nasıl açıklanır?
- A Ön yargının davranışa yansımaması
- B İkisinin ilgisiz olması
- C Ayrımcılığın ön yargıyı doğurması
- D Ön yargının davranışa dönüşmesiyle ayrımcılığın doğması
- E Sürecin tersine işlemesi
| Bölüm | Kapsamı |
|---|---|
| Ahd-i Atik | Hristiyanlıkta, Yahudi kutsal metinleriyle ortak bölüm |
| Ahd-i Cedit | ? |
Tabloda bölümler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A Tanah'ın tamamı
- B Yahudi kutsal metinleri
- C İncil metinleri ve ilk dönem yazılarından oluşan bölüm
- D Mezmurlar
- E Tevrat
Bir tanım
Dinî kavramların, kişisel çıkar sağlamak ya da insanları yönlendirmek amacıyla kullanılması.
Yukarıda tanımı verilen durum hangi kavramla adlandırılır?
- A Tebliğ
- B İçtihat
- C Tevil
- D İcma
- E Din istismarı
Bir kavram üzerine
Yahudilik mensupları için kullanılan adlandırmalardan biri.
Yukarıda anlatılan adlandırma hangisidir?
- A Hristiyan
- B Musevi
- C Katolik
- D Ortodoks
- E Protestan
| Kavram | Anlamı |
|---|---|
| İyilik | Kişiye ve topluma yarar sağlayan, ahlaken olumlu davranış |
| Kötülük | ? |
Tabloda kavramlar tanımlanmış, biri boş bırakılmıştır. Eksik bırakılan bölüm hangisidir?
- A Kişiye ya da topluma zarar veren, ahlaken olumsuz davranış
- B Yarar sağlayan davranış
- C Etkisiz davranış
- D Ölçülemeyen davranış
- E Bilinmeyen davranış
| Din | Toplu ibadetin öne çıktığı gün |
|---|---|
| Yahudilik | Şabat (cumartesi) |
| Hristiyanlık | ? |
Tabloda günler verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tabloya göre eksik bırakılan bilgi hangisidir?
- A Cuma
- B Cumartesi
- C Pazar
- D Perşembe
- E Salı
Bir davranış üzerine
Bir kişi, önemli bir kararı vermeden önce belirli bir sayının uğursuz olduğuna inanıp kararını ertelemektedir.
Yukarıdaki davranışın sakıncası hangisidir?
- A Kişinin tanınması
- B Kararın verilmesi
- C Sayının bilinmesi
- D Ertelemenin ölçülmesi
- E Kararın, dayanağı olmayan bir inanışa göre verilmesi
Şemada bir sürecin basamakları verilmiştir. Şemaya göre dinler hakkında bilgi sahibi olmanın değeri hangisidir?
- A İletişimi zorlaştırması
- B Yanlış genellemeleri azaltarak iletişimi kolaylaştırması
- C Genellemeyi güçlendirmesi
- D Bilginin gereksizliği
- E Kaynağın önemsizliği
Bir çıkarım üzerine
Bir kişi, bir suçu işleyen bireyin mensup olduğu topluluğu göstererek "Bunların hepsi böyledir." demiştir.
Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?
- A Bireysel bir davranıştan tüm topluluk hakkında sonuç çıkarmak
- B Suçu görmemek
- C Kişiyi tanımamak
- D Topluluğu bulamamak
- E Olayı ölçememek
| Grup | Farklı inanç mensuplarıyla tanışıklık | Ön yargı düzeyi |
|---|---|---|
| A | Yüksek | Düşük |
| B | Düşük | Yüksek |
Tabloda iki grup karşılaştırılmıştır. Bu tabloya göre yapılabilecek en uygun çıkarım hangisidir?
- A İki grubun aynı olduğu
- B Tanışıklığın etkisiz olduğu
- C Ön yargının rastgele oluştuğu
- D Tanışıklık arttıkça ön yargının azaldığı
- E Verinin yorumlanamadığı
Kartlarda bu temada işlenen üç temel düşünce verilmiştir. Kartlar birlikte değerlendirildiğinde ulaşılabilecek en kapsayıcı sonuç hangisidir?
- A Dinler kendi kavramlarıyla tanındığında hem farklılıklar hem ortaklıklar doğru biçimde görülür.
- B Dinlerin kendi kavramları yoktur.
- C Ortak öğe bulunmaz.
- D Bilgi ön yargıyı artırır.
- E Tanımaya gerek yoktur.
Bir çıkarım üzerine
Bir kişi, bir dinin mensuplarından birinin davranışını görüp "Demek ki o dinin öğretisi budur." demiştir.
Yukarıdaki çıkarımda yapılan hata hangisidir?
- A Öğretiyi okumamak
- B Davranışı görememek
- C Dini tanımamak
- D Kişiyi bulamamak
- E Bireysel davranışı, dinin öğretisiyle özdeşleştirmek
| Alan | Durum |
|---|---|
| Tek Tanrı inancı | Üç dinde de bulunur |
| Tanrı anlayışının ifade edilişi | ? |
Tabloda alanlar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan yere hangi ifade yazılmalıdır?
- A Dinlere göre farklı kavramlarla ifade edilir
- B Üç dinde de aynıdır
- C Hiçbir dinde bulunmaz
- D Kavramla ifade edilemez
- E Yalnızca bir dinde vardır
| Haber sunumu | Okuyucuda oluşan izlenim |
|---|---|
| Failin kimliği her defasında öne çıkarılıyor | Grup ile suç özdeşleşir |
| Fail birey olarak sunuluyor | ? |
Tabloda sunum biçimleri karşılaştırılmış, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğa hangi ifade gelmelidir?
- A Grup ile suç özdeşleşir
- B Sorumluluk bireyde kalır, genelleme oluşmaz
- C İzlenim oluşmaz
- D Haber anlaşılmaz
- E Fail bulunamaz
| Din | Yaygın olarak kullanılan sembol |
|---|---|
| Hristiyanlık | Haç |
| Yahudilik | ? |
Tabloda semboller verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Bu boşluğu tamamlayan seçenek hangisidir?
- A Haç
- B Altı köşeli yıldız ve yedi kollu şamdan
- C Hilal
- D Pagoda
- E Çark
| Kaynak | Değerlendirme |
|---|---|
| Alanında yetkin ve kaynak gösteren kişi | Güvenilirliği yüksek |
| Kaynak göstermeyen, iddialarını sınamaya kapatan kişi | ? |
Tabloda kaynaklar değerlendirilmiş, biri boş bırakılmıştır. Boş bırakılan bölüm nasıl doldurulmalıdır?
- A Güvenilirliği düşük; iddiaları denetlenemez
- B Güvenilirliği yüksek
- C Kesin doğru
- D Ölçülemez
- E Değerlendirilemez
Bir çıkarım üzerine
Bir kişi, kendisine anlatılan olağan dışı bir olayı hiç sorgulamadan kabul edip başkalarına aktarmıştır.
Yukarıdaki davranışta yapılan hata hangisidir?
- A Sorgulamayı çoğaltmak
- B Olayı dinlememek
- C Aktarmayı bırakmak
- D Kişiyi tanımamak
- E Olağan dışı bir iddiayı kaynağını sınamadan kabul etmek
Bir tanım
Bir topluluğa yönelik, gerçeğe dayanmayan genellemelerle beslenen korku ve düşmanlık üzerine kurulu tutum.
Yukarıdaki tanım, Müslümanlara yöneldiğinde hangi adla anılır?
- A Tebliğ
- B İçtihat
- C Tevil
- D İcma
- E İslamofobi
Kartlarda Yahudi kutsal metinlerinde geçen adlandırmalar verilmiştir. Bu adlandırmalar neyi ifade eder?
- A Tanrı için kullanılan adlandırmaları
- B Peygamber adlarını
- C Şehir adlarını
- D Kitap adlarını
- E Bayram adlarını
| Olay | Kaynağı |
|---|---|
| Denetimsiz yapıda ağır hasar | İnsan tercihi |
| Deprem olayının kendisi | ? |
Tabloda olaylar ve kaynakları verilmiş, biri boş bırakılmıştır. Tablodaki eksik bölüm nasıl tamamlanmalıdır?
- A İnsan tercihi
- B Doğal süreçlerin işleyişi
- C Denetim eksikliği
- D Yapı malzemesi
- E Nüfus artışı
🔑 Cevap anahtarı ve çözümler — önce kendin çöz
1. sorunun çözümü
Ön yargı bir kanaattir; davranışa dönüştüğünde ayrımcılık hâline gelir.
- Şemadaki üç basamağı izleyelim: ön yargı oluşur → davranışa yansır → sonuç, ayrımcılık ortaya çıkar.
- Birinci basamak zihinde kalan bir kanaattir; henüz kimseye doğrudan bir zarar vermez.
- İkinci basamakta bu kanaat davranışa dönüşüyor: kişiye farklı davranmak, dışlamak, fırsat vermemek. Davranışa dönüşen ön yargının adı ayrımcılıktır.
- Denetleyelim: yön ön yargıdan ayrımcılığa doğru ✓ — tersi değil, önce kanaat oluşuyor.
Sık yapılan hata: "Ayrımcılığın ön yargıyı doğurması" demek. Şemadaki yön TERS; önce ön yargı oluşuyor, davranışa yansıyınca ayrımcılık doğuyor.
2. sorunun çözümü
Ahd-i Cedit; İncil metinleri ile ilk dönem Hristiyan yazılarını kapsayan bölümdür.
- Tablonun kurgusu şu: solda bölüm, sağda kapsamı.
- Dolu satır: Ahd-i Atik → Hristiyanlıkta, Yahudi kutsal metinleriyle ORTAK olan bölüm. Yani paylaşılan kısım.
- Ahd-i Cedit ise Hristiyanlığa özgü bölümdür: İncil metinleri ve ilk dönem yazılarından oluşur.
- Denetleyelim: ikisi birlikte Kitab-ı Mukaddes’i oluşturuyor ✓ — biri ortak, öteki özgü bölüm.
Sık yapılan hata: "Yahudi kutsal metinleri" demek. Bu, ÜST SATIRDA Ahd-i Atik için zaten yazılmış; Ahd-i Cedit’i ondan ayıran şey Hristiyanlığa özgü metinleri kapsamasıdır.
3. sorunun çözümü
Dinin, kişisel çıkar ya da yönlendirme aracı hâline getirilmesine din istismarı denir.
- Tanımdaki iki ögeye bakalım: kullanılan şey dinî kavramlar, amaç ise kişisel çıkar sağlamak ya da insanları yönlendirmek.
- Burada dinin kendisi değil, KULLANILIŞ BİÇİMİ söz konusu. Araç hâline getirilme durumu var.
- Bu duruma din istismarı denir.
- Denetleyelim: seçeneklerdeki tebliğ, içtihat, tevil ve icma birer yöntem ya da kurumdur ✓ — hiçbiri çıkar amaçlı kullanımı anlatmaz.
Sık yapılan hata: Tebliğ demek. Tebliğ bir bilginin AKTARILMASIDIR ve kişisel çıkar amacı taşımaz; istismarı ondan ayıran şey amacın çıkar ya da yönlendirme olmasıdır.
4. sorunun çözümü
Musevi; Yahudilik mensuplarını ifade etmek için kullanılan adlandırmalardan biridir.
- Soru bir dinin MENSUPLARI için kullanılan adlandırmayı istiyor; kavramın hangi dine ait olduğu belirtilmiş: Yahudilik.
- Seçenekleri dinlerine göre ayıralım: Hristiyan, Katolik, Ortodoks ve Protestan — dördü de Hristiyanlıkla ilgili.
- Yahudilik mensupları için kullanılan adlandırmalardan biri Musevi’dir.
- Denetleyelim: Katolik, Ortodoks ve Protestan Hristiyanlık içindeki mezhepleri anlatır ✓ — Yahudilikle ilgili değildirler.
Sık yapılan hata: Katolik demek. Katolik, HRİSTİYANLIK içindeki mezheplerden birinin mensuplarını anlatır; Yahudilik mensupları için kullanılmaz.
5. sorunun çözümü
Kötülük; kişiye ya da topluma zarar veren, ahlaki bakımdan olumsuz sayılan davranıştır.
- Tablonun kurgusu şu: solda kavram, sağda anlamı.
- Dolu satır: iyilik → kişiye ve topluma YARAR sağlayan, ahlaken OLUMLU davranış. Tanımda iki ölçüt var: etki ve ahlaki değer.
- Kötülük bu tanımın karşıtıdır. Öyleyse iki ölçüt de ters çevrilmeli: zarar veren ve ahlaken olumsuz.
- Denetleyelim: tanım hem kişiyi hem toplumu anıyor ✓ — kötülük yalnız bireysel değil, toplumsal da olabilir.
Sık yapılan hata: "Etkisiz davranış" demek. Etkisiz bir davranış ne iyilik ne kötülüktür; kötülüğün tanımında ZARAR ögesi bulunmak zorundadır.
6. sorunun çözümü
Hristiyanlıkta toplu ibadetin öne çıktığı gün pazardır.
- Tablonun ölçütü şu: her dinde toplu ibadetin öne çıktığı gün.
- Dolu satır: Yahudilik → Şabat, yani cumartesi.
- Hristiyanlıkta ise toplu ibadetin öne çıktığı gün pazardır; kiliselerde pazar ayinleri düzenlenir.
- Denetleyelim: her din için farklı bir gün ✓ — Yahudilikte cumartesi, Hristiyanlıkta pazar, İslam’da cuma öne çıkar.
Sık yapılan hata: Cumartesi demek. Cumartesi, tablonun ÜST SATIRINDA Yahudilik için (Şabat) zaten yazılmış; Hristiyanlıkta öne çıkan gün pazardır.
7. sorunun çözümü
Dayanağı olmayan bir inanışın karar süreçlerini belirlemesi, akla ve doğru bilgiye dayalı karar vermeyi engeller.
- Durumdaki iki ögeyi ayıralım: inanışın hiçbir dayanağı yok ve buna rağmen ÖNEMLİ bir karar ona göre erteleniyor.
- Bir sayının uğursuz olduğu inanışı ne kaynağa ne de akla dayanır; sınanabilir bir temeli yoktur.
- Buna göre karar vermek, kararın gerçek ölçütlerden (bilgi, gerekçe, sonuç) kopması demektir. Sakınca da budur.
- Denetleyelim: karar geciktiği için somut bir kayıp da doğabilir ✓ — sakınca yalnız yöntemsel değil, sonuçsal da.
Sık yapılan hata: "Kararın verilmesi" demek. Karar vermek başlı başına bir sakınca değildir; sorun kararın DAYANAĞI OLMAYAN bir inanışa göre şekillenmesidir.
8. sorunun çözümü
Doğru bilgi, kulaktan dolma genellemelerin yerini aldığında farklı inanç mensuplarıyla sağlıklı iletişim kurmak kolaylaşır.
- Şemadaki üç basamağı izleyelim: başka dinler doğru kaynaktan öğrenilir → yanlış genellemeler zayıflar → sağlıklı iletişim kurulur.
- Orta basamak zincirin can alıcı halkası: doğru bilgi geldiğinde genellemeler sınanır ve dayanaksız olanlar zayıflar.
- Genelleme zayıflayınca karşı tarafla kurulan ilişki de değişir; iletişim kolaylaşır.
- Denetleyelim: bilginin kaynağı önemli ✓ — birinci basamakta "doğru kaynaktan" deniyor, duyuma dayalı bilgi bu zinciri kurmaz.
Sık yapılan hata: "İletişimi zorlaştırması" demek. Şemanın son basamağı tam tersini söylüyor: sağlıklı iletişim KURULUR; bilgi engel değil, kolaylaştırıcıdır.
9. sorunun çözümü
Bir bireyin davranışı, mensup olduğu topluluğun tamamı hakkında hüküm vermeye dayanak olamaz.
- Akıl yürütmeyi ayıralım. Elimizdeki veri: bir birey bir suç işlemiş.
- Varılan sonuç: "Bunların hepsi böyledir." Yani tek bir örnekten bütün topluluk hakkında hüküm çıkarılmış.
- Bu geçiş geçersizdir. Bir topluluk hakkında genel bir yargıya varmak için o topluluğun geneline ilişkin veri gerekir; tek örnek bunu sağlamaz.
- Denetleyelim: aynı mantıkla her topluluk hakkında olumsuz hüküm verilebilirdi ✓ — çünkü her toplulukta suç işleyen bireyler bulunur.
Sık yapılan hata: "Suçu görmemek" demek. Kişi suçu görüyor ve doğru biliyor olabilir; hatası suçu görmemek değil, tek bir bireyden TÜM topluluğa geçerek genelleme yapmasıdır.
10. sorunun çözümü
Tanışıklığı yüksek grupta ön yargının düşük olması, iki değişken arasındaki ters ilişkiyi gösterir.
- Tablodaki iki satırı karşılaştıralım. A grubu: tanışıklık yüksek, ön yargı düşük.
- B grubu: tanışıklık düşük, ön yargı yüksek.
- İki değişken zıt yönde değişiyor: biri artarken öteki azalıyor. Öyleyse tanışıklık arttıkça ön yargı azalır.
- Denetleyelim: bu bulgu önceki şemayla uyuşuyor ✓ — doğrudan tanışma genellemeleri gerçekle sınayıp ön yargıyı zayıflatıyordu.
Sık yapılan hata: "Tanışıklığın etkisiz olduğu" demek. Etkisiz olsaydı iki grupta ön yargı düzeyi AYNI çıkardı; oysa tablo tam bir karşıtlık gösteriyor.
11. sorunun çözümü
Kartlar kavramsal farklılığı, ortak öğeleri ve bilginin işlevini birlikte gösteriyor.
- Üç kartı okuyalım: her dinin kendi kavramları vardır, ortak öğeler bulunur, bilgi ön yargıyı azaltır.
- İlk iki kart ilk bakışta karşıt görünüyor ama aslında birbirini tamamlıyor: farklılık kavramlarda, ortaklık temel ögelerde.
- Üçüncü kart bu ikisini görebilmenin koşulunu veriyor: doğru bilgi. Bilgi olmadan ne farklılıklar doğru anlaşılır ne ortaklıklar.
- Denetleyelim: soru "en kapsayıcı" sonucu istiyor ✓ — dinlerin kendi kavramlarıyla tanınması hem farkı hem ortaklığı doğru görmeyi sağlıyor.
Sık yapılan hata: "Ortak öğe bulunmaz" demek. İkinci kart tam tersini söylüyor: ORTAK ÖĞELER BULUNUR; tek Tanrı inancı, peygamberlik ve kutsal kitap kabulü bunlardandır.
12. sorunun çözümü
Bir dinin öğretisi kendi kaynaklarından öğrenilir; tek bir mensubun davranışı öğretinin tamamını temsil etmez.
- Akıl yürütmeyi ayıralım. Gözlem: bir mensubun davranışı. Sonuç: dinin öğretisi hakkında genel bir yargı.
- Bir kişinin davranışı kendi tercihini, bilgi düzeyini ya da içinde bulunduğu koşulları yansıtabilir; öğretiyle uyumlu da olabilir olmayabilir de.
- Öğreti ancak kendi kaynaklarından öğrenilir. Tek bir davranıştan öğretiye geçmek geçersiz bir genellemedir.
- Denetleyelim: aynı mantıkla her din hakkında istenen sonuç çıkarılabilirdi ✓ — her toplulukta farklı davranan bireyler bulunur.
Sık yapılan hata: "Öğretiyi okumamak" demek. Kişi öğretiyi okumamış olabilir ama hatası bu değil; hata tek bir BİREYSEL davranıştan öğretinin tamamı hakkında sonuç çıkarmasıdır.
13. sorunun çözümü
Tek Tanrı inancı ortak olsa da bu inancın ifade edilişi dinlere göre farklı kavramlarla dile getirilir.
- Tablonun kurgusu şu: solda alan, sağda o alanın dinler arasındaki durumu.
- Dolu satır: tek Tanrı inancı → üç dinde de bulunur. Yani inancın kendisi ortak alandadır.
- İkinci satır ise inancın İFADE EDİLİŞİNİ soruyor. Aynı inanç farklı kavramlarla dile getirilir: İslam’da tevhit, Hristiyanlıkta teslis.
- Denetleyelim: tablo ortaklık ile ifade biçimini ayrı satırlarda veriyor ✓ — ikisi aynı şey olsaydı ikinci satıra gerek kalmazdı.
Sık yapılan hata: "Üç dinde de aynıdır" demek. Bu, ÜST SATIRIN durumudur ve inancın KENDİSİ için geçerlidir; ifade edilişi ise dinlere göre farklı kavramlarla dile getirilir.
14. sorunun çözümü
Sunum biçimi, okuyucunun sorumluluğu bireye mi topluluğa mı yükleyeceğini belirler.
- Tablonun kurgusu şu: solda haber sunumu, sağda okuyucuda oluşan izlenim.
- Dolu satır: failin kimliği her defasında öne çıkarılıyor → grup ile suç özdeşleşiyor. Tekrarlanan vurgu zihinde bir bağ kuruyor.
- İkinci satırda fail birey olarak sunuluyor; kimlik vurgusu yok. Böyle bir sunumda okuyucu suçu bir gruba bağlayamaz, sorumluluk bireyde kalır.
- Denetleyelim: olay aynı, değişen tek şey ANLATIM biçimi ✓ — izlenim farkını yaratan da bu.
Sık yapılan hata: "Grup ile suç özdeşleşir" demek. Bu, ÜST SATIRIN sonucudur ve kimliğin öne çıkarılmasından doğar; bireysel sunumda böyle bir bağ kurulmaz.
15. sorunun çözümü
Yahudilikte altı köşeli yıldız ve yedi kollu şamdan yaygın olarak kullanılan sembollerdir.
- Tablonun ölçütü şu: her dinde yaygın olarak kullanılan sembol.
- Dolu satır: Hristiyanlık → haç. Bu sembol Hristiyanlığın en yaygın işaretidir.
- Yahudilikte ise altı köşeli yıldız ve yedi kollu şamdan yaygın semboller olarak kullanılır.
- Denetleyelim: her satıra o dinin KENDİ sembolü gelmeli ✓ — semboller dinler arasında paylaşılmaz.
Sık yapılan hata: Haç demek. Haç, tablonun ÜST SATIRINDA Hristiyanlık için zaten yazılmış; boş hücreye Yahudiliğin kendi sembolleri gelmeli.
16. sorunun çözümü
Kaynak göstermeyen ve sınanmaya kapalı bir iddia denetlenemediği için güvenilirliği düşüktür.
- Tablonun kurgusu şu: solda kaynak, sağda güvenilirlik değerlendirmesi.
- Dolu satır: alanında yetkin ve kaynak gösteren kişi → güvenilirliği yüksek. İki ölçüt var: yetkinlik ve kaynak göstermek.
- İkinci kaynak ikisini de sağlamıyor; üstelik iddialarını sınamaya da kapatıyor. Denetlenemeyen bir iddia doğru olsa bile güvenilir sayılamaz.
- Denetleyelim: güvenilirlik iddianın doğruluğundan değil, SINANABİLİRLİĞİNDEN gelir ✓.
Sık yapılan hata: "Kesin doğru" demek. Sınanmaya kapalı olmak doğruluğun kanıtı değildir; tam tersine iddianın denetlenmesini engellediği için güvenilirliği düşürür.
17. sorunun çözümü
Olağan dışı iddialar daha güçlü kanıt gerektirir; sınanmadan kabul edilmesi yanlış bilginin yayılmasına yol açar.
- Kişinin yaptığı iki şeyi ayıralım: iddiayı sorgulamadan kabul etmiş ve başkalarına aktarmış.
- İddia olağan dışı bir olayla ilgili. Olağan dışı bir sav, sıradan bir savdan daha güçlü kanıt ister; çünkü bilinenle çelişir.
- Kaynağı sınanmadan kabul edilmesi bir hata; aktarılması ise bu hatayı çoğaltıyor. Yanlış bilgi böyle yayılır.
- Denetleyelim: ünitedeki korunma yolları tam bunu önlüyordu ✓ — kaynağı sormak, ehline danışmak, aklı kullanmak.
Sık yapılan hata: "Olayı dinlememek" demek. Kişi olayı dinlemiş; hatası dinlememesi değil, dinlediği olağan dışı iddiayı KAYNAĞINI SINAMADAN kabul edip yaymasıdır.
18. sorunun çözümü
Müslümanlara yönelik, gerçeğe dayanmayan genellemelerle beslenen korku ve düşmanlık tutumuna İslamofobi denir.
- Tanımdaki üç ögeyi ayıralım: hedef bir TOPLULUK, dayanak gerçeğe dayanmayan genellemeler, sonuç korku ve düşmanlık.
- Bu tanım genel bir tutumu anlatıyor ve hangi topluluğa yöneldiğine göre farklı adlar alır.
- Müslümanlara yöneldiğinde bu tutum İslamofobi olarak adlandırılır.
- Denetleyelim: tanımdaki "gerçeğe dayanmayan genelleme" ögesi belirleyici ✓ — tutumu eleştiriden ayıran şey budur.
Sık yapılan hata: Tebliğ demek. Tebliğ bir bilginin aktarılmasıdır; tanımda ise korku ve düşmanlık üzerine kurulu bir TUTUM anlatılıyor.
19. sorunun çözümü
Yahve ve Elohim, Yahudi kutsal metinlerinde Tanrı için kullanılan adlandırmalardır.
- Kartlarda iki ad var ve ikisi de Yahudi kutsal metinlerinde geçiyor.
- Soru bu adların neyi ifade ettiğini istiyor; öyleyse ortak karşılıklarını bulacağız.
- Yahve ve Elohim, metinlerde Tanrı için kullanılan adlandırmalardır. İkisi de aynı varlığa işaret eder.
- Denetleyelim: peygamber, şehir ya da kitap adı olsalardı farklı varlıkları gösterirlerdi ✓ — burada ikisi de aynı varlığı adlandırıyor.
Sık yapılan hata: "Peygamber adlarını" demek. Yahve ve Elohim kutsal metinlerde TANRI için kullanılan adlandırmalardır; peygamber adı değildirler.
20. sorunun çözümü
Deprem doğal bir süreçtir; ancak hasarın büyüklüğünde insan tercihlerinin payı vardır.
- Tablonun kurgusu şu: solda olay, sağda o olayın kaynağı.
- Dolu satır: denetimsiz yapıda ağır hasar → insan tercihi. Yani hasarın büyüklüğü insanın verdiği kararlara bağlanmış.
- Depremin KENDİSİ ise başka bir şeydir: levha hareketleriyle gerilen kayaçların kırılması. Bu tümüyle doğal bir süreçtir.
- Denetleyelim: tablo ikisini ayırıyor ✓ — olay doğal, sonucun ağırlığı ise insan tercihiyle ilgili.
Sık yapılan hata: "İnsan tercihi" demek. Bu, tablonun ÜST SATIRINDA hasar için zaten yazılmış; depremin kendisi insan kararıyla oluşmaz.